çalış karnaval etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çalış karnaval etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Eylül 27, 2013

Bir masalın başlangıç cümlesi gibiydin sen benim için..

Biz yarın sabah erkenden Demre St.Nicholas Kilisesi- Noel Baba'nın evi- ne ve Anadolu Ateşinin Antalya'daki gösterisine gitmek üzere 2 günlük bir tur düzenledik.Biletleri zaten 90 lira, bizde iyi bir otelde konaklama ve Demre 'yi ekleyip ,hatta küçük bir Antalya turu yapıp geleceğiz kısmetse.
Fazıl Say'la ilgili resimleri koydum,çünkü çok güzeldi.Fethiye resmen Fazıl Say'ı bağrına bastı.Bizim Beşkaza meydanımız yeni yapıldı.Bayağı büyük, doldu, hemde her yeri.Şimdi genelde insanları tanıyan biri olarak diyebilirim ki çok çeşitli insan tarzı vardı.Çocuklarına büyük bir sanatçı göstermek isteyen, konserle alakasız ama çocuğum tecrübe etsin diyen tiplerden, klasik müzik hastalarına herkes oradaydı.Civar yerlerden otobüs tutup gelende vardı.
Ben 12 yaşımdan beri opera,bale,klasik müzik konserlerine giden biriyim.Süper bir izleyici değilim ama her fırsatı kollayıp giderim. Ahh birde bu konseri kapalı  ortamda dinlemek isterdim.O kadar güzeldi ki hiç bitmesin istedim.
Konseri dinlemek mi onu izlemek mi daha keyifliydi bilmiyorum.Fazıl Say,  piyanoda  çalarken o kadar konsantre oluyor ki bir ara müziği dinleyip resmen onu da seyrettim.Normalde piyaniste bakmazsın dinlerken,Fazıl say baktırıyor.Keyif alıyorsun onu seyrederken.
Konser sonunda "Her yer Taksim Her yer Direniş" diye bağırdık, "bu ülke seninle gurur duyuyor" diye haykırdık birilerine inat.Çok güzeldi, o kadar güzeldi ki ona laf söylemek için başkalarının yalakalık için bazı kişilere taktığı yakıştırmaların  beş katı ustalıkta bir görüntüde Türkü-yabancısı oradaki herkesin gönlüne taht kurdu. Sanatçı olmak böyle bir şey dedirtti.

Biz yokuz ama 2 gün tohum takas etkinliği var Cumhuriyet Kadınları Fethiye Şubesinin...



Çalış Çocuk Yardım kuruluşunun 2. el pazarları başladı, takvimi basıldı.Bizde geçen pazar gezdik,ben görüntüledim yine.

Bu yazıyı da en az 15 keredir kaydetmeye çalışıyorum, kaybolmadan göndersem çok sevineceğim.

Bu akşam kitap kulubümüz vardı, Necati Cumalı gecesindeydik.Çok güzel  şiirleri var, hikayeleri zaten enfes, hepsini okumaya karar verdim ve özellikle şiirlerini okumayı düşünüyorum.
Blog yapacağımdan bahsetmiştim ya, başladım.Bizi buradan takip edebilirsiniz...

KEÇİ KİTAP KULUBÜ...  :))   Keçikitap.blogspot.com

Cuma, Ocak 14, 2011

Bu akşam özel bir toplulukla yemekteydik Ecesarayda. Güzel bir geceydi, Uzunbey için özel bir geceydi ve güzel geçti. Anlatmak istediğim o değil aslında.Biz geleli on sene oluyor, geriye baktığımda bir sürü mücadele, bir dolu insan ve yaşanmış iyi kötü olaylar. Hayat ne kadar çabuk geçiyor derken gidenin aslında zaman değil, hayatımızdan gidenler olduğunu düşününce hüzünleniyor insan.Geldiğimde burada bu kadar yaşayabileceğim netliği önümde yoktu,çok sular aktı, çok kötü günlerim oldu ama  buralarda olmak, memleketinden uzaklarda olmak bir derece başa çıkabildiğim olaylar oldu. Ve çalışırken çok mutluyum burda. O zaman her fikir uzakta bana.Keyif alıyorum yaptıklarımdan.İçimden eve gitmek bile gelmiyor ve bir beklentim yok. Bazen kuru bir teşekkür ya da cümle arasına sıkıştırılmış üç beş kelime beni mutlu eden. Çoğaltan sevincimi.Bu gece de öyle bir geceydi aslında. Hoş şeyler duydum kendim hakkımda paylaşmak istedim gecenin bu saati :)

Dün gece (çarşamba gecesi)  Uzunbey Çağıl'ın  on beş gün sonra geleceğini söyledi.Birden o tarih o kadar uzak geldi ki bana anlatamam.Söyleme öyle dedim.Daha koskoca bir on beş gün var. Ben daha evin sessizliğine,geceleri onsuz olmaya alışamadım. Onun odası evin en üst katında. Ben oraya sadece banyoda çamaşır yıkamaya çıkıyorum.Odaya girmeden,etrafa bakmadan da aşağı iniyorum.(temizlik kısmı hariç,onu da bu aralar ben yapmıyorum) Hayatta en zor dayandığım nokta bu uzaklıklar. Alışacağımı da sanmıyorum.Bazen bekliyorum aşağı insin ahşap merdivenlerden gürültücü bir şekilde ama yok.Evim sessiz ve benim bu aralar tek keyfim skype ta onunla sohbet etmek.

Gündüz bir toplantıdan diğerine zor yetiştim. Sabah Çalış Karnavalı toplantısındaydım. Eyna bar-restaurantta ,çalışta. Karşımız deniz, bir masa dolusu insan gelecek 2. el pazarı ve etkinlikleri hesap ettik , hazırlık yaptık.Bir ara ondan da fotoğraf koyayım aslında. Toplantılarımızdan yani.Çalış Karnavalı'nın gönüllü gücünü görün diye. O da önemli benim için, bu sene 4. sünü yapacağız.

Oradan direk eğitim toplantılarına gittim, bugün Aile Hekimliği konusunu işledik.Güzel bir toplantıydı, bu yeni uygulamanın açıklarını konuş allah bitmedi. Bu uygulamanın buradan görüntüsüne dayanarak söyleyebilirim ki bu iş tutmaz arkadaşlar.Bunun gidişatı bir sağlık sektörü çalışanı olmasam bile net söyleyebilirim ki özel sigortalar ve özel hastaneler. Zaten halka bir kerede dayandıralamadığından kademe kademe geçişi sağlanacak. Bu iş tutmadı ne yapalım denip diğerlerinin yolu açılmaya çalışılıyor.

Öğleden sonra Ares'i alıp eve geçtim, biraz dinlendim ve akşama da Uzunbeyle yemekte buluştuk.

Cuma günü (yani bugün) pazar gününün hazırlıkları var, bir müşteri çalışması var, oraya gidip hazırlık yapmam gereken ve akşama da Cafe Derin'de yemekteyiz  bir terslik olmazsa :) Zehra ve ailesi kalabalık bir grup yeni yıla merhaba partisi yapacağız :)) 

Cumartesi haberlerden de görürsünüz büyük bir misafirimiz var, Recep Bey :) Forumlar ve face coşmuş ama bu coşma sandığınız gibi değil.Burası Muğla yani çoğunluğu tahmin edersiniz. Ben duygularımı buradan yazmayacağım ama gerçek izlenimlerimi paylaşacağım emin olun :)  ve insanların konuştuklarını.
Beklentim sizi il yapacağım oyunuzu bize verirseniz demesi. Klasik yaklaşım ama buranın gerçekten il olmaya ihtiyacı var o ayrı konu.Merkeze uzaklığı, tarım ve turizm merkezi olması ve nufus yoğunluğu açısından yapılan anketlerde Türkiye de üçüncü sırada il olması gereken ilçeydi.Sanırım anketide bu gezileri belirlemek adına yaptılar.Yani nerden yaklaşacakları iyi biliyorlar.Bu halkla ilişkilere gösterdikleri çabayı vatandaşın dertleri  için gösterseler herşey daha iyi olur diyeceğim ama amaç farklı.Bunu da hepimiz biliyoruz artık.
Ben il olmasını istiyorum,çünkü sınav merkezi olarak  hem açıköğretimde hem de üniversite sınavlarında köylerden Muğlaya sınava gitmek çok zor. (72 köyümüz var) Resmi dairelere giden de bir sürü insan. Tarım yapacak hal bırakmayıp, hayvancılık ve besiciliği tamamen ithalata teslim eden bir hükümete de  köylü nasıl davranır aslında merak ediyorum.Sırf bunu görmek üzere gidebilirim belki.Referandum öncesi patatesi elinde kalan ve satamayan patetes eken köylüler fikir değiştirip hayır kullanmıştı ama bu milletin gözünün ne zaman açılacağını görmek istiyorum sabırsızlıkla :)  O'nun içinde basında paylaşmasalarda Fethiye ilginç bir tecrübe olacaktır eminim :) Burası Fethiye !


Kayaköy İlköğretim için 22 metrelik yoldaki Migros önünden pazar günü saat 10.30 da ücretsiz servis kalkacak.

Ve bir etkinlikte pazar öğleden sonraya :

İŞÇİ PARTİSİ FETHİYE İLÇE BAŞKANLIĞI KONFERANS

KONU              ABD'NİN FÜZE KALKANI PROJESİ
KONUŞMACI    EROL BİLBİLİK ( EMEKLİ KURMAY BİNBAŞI)
TARİH            16 OCAK 2011 PAZAR
YER                FETHİYE KÜLTÜR MERKEZİ 
SAAT             16:00



Görüşmek üzere..

Cumartesi, Aralık 19, 2009

Yeni yıl Pazarı-1

Bu sene yeni yıl pazarımız çok kalabalık geçti. Öngörürsünüz ki bu yazı tam olarak bir yazı kıvamında olmayacak daha çok resimlerle günü anlatmaya çalışacağım..

O gün arabamın arkasına parkeden bir 07 li"hıyar" yüzünden 3-4 saat hapis kaldım. Hatta yeni makinamın şarjı bittiğinde Uzunbey gelip beni alıp büroya götürüp başka makine almama yardım etti..4 saat sonra hala araba arkamdan çekilmemişti ama yandaki araba değiştiğinden ona çarpmadan çıkabildim.Etkinliği görüntüleme adına etrafta zabıta arayacak ve arabayı çektirecek zamanım olmadı.Ucu ucuna çekim yaptım da denebilir. Güzel bir gündü..


Xmas korosu :)








Değişik gelebilecek tüm yiyecekleri görüntülemeye çalıştım.





Bir Alman hanımın pantalonu.. Yalnız elde yıkamak gerektiğini söyledi resmi çekerken..

Rahşan yapmış, köpek maması kutularından..

Bu şirin hatunun hırkası ve şapkası çok hoştu..Babası komiteden arkadaşımız.


Geçen sene toplanan para..

Çalış Karnaval sponsorlarından Pera Organizasyonun sahibi Hilkat Hanım(benim de komite arkadaşım) tüm süslemeleri ve daha sonra göreceğiniz Noel Baba evini onlar yaptı. Chrisy boynundaki bardakta sıcak şarap ikram etmiş, hem çalışıp hem de bir şeyler içmek için nefis bir olay ..

Fuarlar ve tanıtım için yaptığımız bez torba.

O gün hava güzeldi ve deniz çok güzel gözüküyordu. Ben tüm standları hemen hemen çektim.. Daha çok orjinal şeyleri çekmeye çalıştım..


Yılbaşı pastası.. Eskiden Burda dergisinde böyle kocaman bir kütük pasta vardı, annem alırdı Burda dergilerini ,uzun yıllarda sakladı..




Havlu kenarı




Etamin panolar






Buradaki mangalda sıcak şarap sattık.Bardağı 3 lira. Hazır şişelerden alıp,plastik bardaklarda ikram ettik.





Güller el yapımı gibi geldi..

Keçeler boldu..





Bunları Fethiye Kültür Merkezinin açtığı kırkyama kursu öğretmeninin standında buldum.. İstanbuldan gelmiş, çok tatlı bir hanımdı, sohbet ettik.Sergisini kaçırmışım -inanamıyorum-ama bana yardımcı olabileceğini söyledi.. Özel ziyaretine gideceğim :)








Hilkat Hanım ,Chrisy, Ersin Bey (Hilkat Hanımın eşi ve beraber çalışıyorlar Pera da.)Pera'nın yaptığı Noel Baba evinin önündeler..




Ev yapımı ürünler..



Çağıl için alacaktım aslında..Böyle şapka buldum mu kaçırmıyorum o da bayılıyor :)) Daha önce de ona almıştım bu tarz şapkalarından GS ve kırmızı -beyaz..




















Bugün Fethiye'de "Şehide Saygı, Teröre Lanet Mitingi" vardı ama ben gidemedim.. Yarın 2. el pazarımız var yine. Şimdilik hava açık,yağmur yok.Böyle olursa yarın stand açacağız Fatoşla..

Çok güzel bir maille geldi,onu sizinle paylaşmak istiyorum. Dinlerken mutlu olacağınıza eminim.. Taş plak ve Gramafondan şarkılar..

Babam biz çocukken anneme hep tangolar mırıldanırdı, çoğu Tangoyu onun söylediklerinden biliyorum ve çok seviyorum :)

İkinci yazıda size bir sürprizim olacak ..!

Görüşmek üzere..