Çarşamba, Aralık 17, 2014

Adı yok işte yokluğunun...

Dönüyorum, bu akşam son gecem burada.Çok güzeldi, uzun uzun yazmak isterim...Dönünce artık. Ah kafamdakilerin çoğunu yapamadım ben ama yeni kararlar aldım.Çok hızlı İstanbul günleriydi, arkadaşlarımın hiç birisiyle görüşecek vaktim olmadı.Ancak Çağıl ve ailemle geçti, boş günümüzde olmadı,dinlenmedim.Bilakis yoruldum,olsun Fethiye'de dinlenirim ben.Kimseye doymadan gidiyorum.Gitmem lazım.Şimdiden bir sürü işim çıktı, beni bekliyor, köpek ve kedi çocuklarımı özledim :) Uzunbey merak etme iyi bakıyorum dedi.Çağıl çalışıyor, ancak cumartesi ve bazı geceler görüşebildik.Ne yapalım bu da yeter diyoruz şimdilik.
Sahile hiç inemedim, denizin kokusunu koklayamadım,denize inen sokaklara bakamadım hiç ben.Sabah kalkıp kollarımı açamadım, maviye kucak açamadım,rüyalarımda bile bozkırın sarısına dokunamadım ben.
Bahçalarda gezdim dolandım, bir o kadar ulandım, kendi kendimle yine savaştım ben. 
Baba Hayat; 
Anne Nefes, Sevda Candır.


Perşembe, Aralık 11, 2014

Vedalar; gözleri ile sevenler içindir. Çünkü gönülden sevenler hiç ayrılmazlar*

                                
 İstanbul'dayım.Salı sabahı geldim.Çarşamba günü Kepirtepe Köy Enstitü mezunu babamın bugün Beyoğlu Öğretmen evindeki mezunlar  toplantısına katıldım.Çok güzeldi,çok güzel insanlarla tanıştım, eski öğretmenlerimi gördüm. Köy enstitülü öğretmenlerle beraber oturdum,sohbet ettim,onlara bayıldım :)


                                          
Mutfakcamı Burcu işe başladı, Fhm onların evde yatıyor,akşam  geçmiş olsuna gittim,arada  uğruyorum.Bu kedi Paris... Burcunun kedisi.

Evden.. Ümit Hanım işlemişti..İnstegram sayfamda bunları paylaşıp duruyorum.

Bu eski bir mutfak havluluğu, annem yenilemiş onu... Etaminler annemin son gelişinde, kayınvalidem annem yapıyor diye ona ve bana bayağı bir örtü hediye etti.Onlardan.Bu arada kayınvalidem artık Fethiyede yaşıyor.
Annem Hamarat Kontes ve Babam :)) Beyoğlu Öğretmen evindeki Kepirtepe Gününden.


Kepirtepe gününden...

Beyoğlu Öğretmen evi.
Fethiye Avize çiçeği..

Daha Fethiye'de geçen ay boza sayıklıyordum ben... E İstanbula gelince ve bunu annemlere söyleyince dün Beyoğlundan sonra Vefa' ya da gittik.Çok severim,iki bardak içtim.


Otantik Fethiye Halısı...

Bu haftanın iki büyük etkinliği...

İstanbul'dayım,keyfini çıkarmaya çalışıyorum :)
*: Başlık: Mevlana.

Perşembe, Aralık 04, 2014

Baktım gülüşünden güzel şiir olur. Sevdim gitti... *

Geçen hafta resimleri koyup yazıyı yazmamışım.Araya öğretmenler günü de girince kalmış.Bu gece yeni yazı yazmak için açınca gördüm.Havalar serinledi tabii ki ama güzel günler yaşadık.Geçen hafta denize giren arkadaşlarım vardı. Biz bu resimleri çektiğimiz haftasonu piknikteydik. Burası benim en sevdiğim koy,Kıdrak Koyu. Milli parklara ait ,ücretle girilen yerlerden.


O güneşli günler biraz eskide kaldı,şimdi hava güzel olsa da güneş gittiği gibi soğuyor ve artık rahat denize girilmez,üşürüz :) Ölüdenizin içinde belki...

Deniz tarafından bakınca Babadağ böyle gözüküyor.
Tokat Mangalı yaptı Ümit Hanım, bir arkadaşlarında görmüş,çok beğenmişler,internetten sipariş verdi, aldı.O pazar kalabalık şekilde hep beraber nefis bir piknik yaptık,tadı damağımızda kaldı ama yoğunluktan bir daha piknik yapamadık.O gün onlar denize de girdi.

Ares ve Ateş'te bizimleydi. Fotoğraflar kartpostal gibi ama gerçekten o koy bu şekilde gözüküyor...

Neler yaşadık, neler geçirdik bu hafta... Uzun uzun yazamayacağım, kısaca yine yoğunlaşacağımdan not düşmek istedim.
Dün 2. el pazarında Mavikuş standındaydım. Pazar iyi geçti, bugün büroda ve dışarıda işlerim var. Cuma günü hem temizlik günümüz hem de İstanbuldan Uzunbey'in arkadaşları gelecek bize, yatılı misafirim var haftasonu. Pazartesiye kadar doluyum.Pazar günü Çalış'ın xmas pazarı var,umarım yağmurlu olmaz hava...  -Yağmurlu gözüküyor ama..




Bahçedeki güllerden...
Bu doğadan toplanıp yenen bir bitki ama ismini hatırlayamadım..Asiye topladı ve anlattı aslında.



Ateş çok büyüdü, dört aylık oldu ama Ares'ten huyu ve suyu farklı olduğu için yemeğe çok düşkün, ne bulursa mideye indiriyor.Bazen kedilerin mamasını bile yiyor.Sanırım Ares'ten iri olacak.Evde de uslanmaya başladı, tuvalet alışkanlığı tamam, bir heyecanlanınca atlamaları kaldı, zamanla sanırım azalacak.Gerekirse havlıyor yalnız, Ares havlamadığından o huyu da değişik.Yani yabancı ya da tanıdık birini görsün,Uzunbey eve gelsin, canı sıkılsın, bir şey duysun,görsün havlıyor.Ateş'ten çok güzel bekçi köpeği olur. Yine de Ares'e göre yaramaz bir köpek.Evde gece başıboş bulduğu her şeye zarar verebilir,çok ortalarda ve alçaklarda bırakmamak lazım. İkisini gezdirirken de sorun yaşıyoruz, daha doğrusu her zaman Ares'e pek rahat vermiyor.Bir tek yatarken o salonda Ponçikle yatıyor. Ares yatak odasında. Erik bazen dışarıda bazen içeride.Ponçik şimdilik evde,sonra kediler dışarı çıkacak,büyüyünce.Birde Ateş Ponçik' e annelik yapıyor, evet erkek köpek ama geceleri Ponçik Ateş'in üzerinde,sarmaş dolaş yatıyorlar.Bende poz poz resimlerini çekip instagram ve facebook a koyuyorum.
Ponçik sokakta ve çok küçükken  bulunduğu için hiç anne görmedi... Bana geldiğinde bir aydan küçüktü sanırım.Ateş ve diğerleri ona annelik yapıyorlar ama hepsi erkekler :))  Her gece bizde durumlar böyle.

Ateş,  tam bir çocuk,kıskanç,hareketli, hiç büyümeyecek gibi..

Ares ve Ateş..

Ateş..
Ares..

Erik..
Erik..
Ponçik ve Erik.. Buraya yazamadım ama ilk fırsatta hep yazmak istediğim Ponçik'in ilk günler fazla hırpalanınca ölü numarası yapması :)) Kaç kere yanına gidip yaşıyor mu diye baktım hatırlamıyorum. Akıllı kendini sıkıştıran olursa hemen ölü numarası yapıp uyuyor.Yanına gittiğini görünce canlanıyor.Denk getirip videoya alsam,onu öyle görünce korkularım dahil yaşadıklarımızı çeksem inanın çok komik olurdu.Bu yazının resimleri eskiden olduğundan bu kadar yazıp, ara veriyorum.Diğer yazımda Nutuk  Okuma Atölyemizden, 2. el pazarında stand açan arkadaşım Oğlak Kızlarından Çiğdemden ve diğerlerinden bahsedeceğim.
Birde Kızkardeşim Mutfakcamı Burcu'nun eşi düşüp bacağını kırdı, bugün (4 aralık) ameliyat olacak, bu yüzden 2 gündür hastanede sıra bekliyorlar, aklım onlarda,kalbimde...

İyi haberlerle tekrar görüşmek üzere..
*Başlık :C. Süreya

Pazartesi, Kasım 24, 2014

Sen ordan bi canım dersin, benim kalbim kaburgamın altına sığmaz burda... *

Bugün içimdeki çocuk,  tüm öğretmenlerin öğretmenler gününü kutluyor bir yandan da telefon bile açamıyorum ki benim için çok kıymetli iki öğretmenin öğretmenler gününü kutlayayım. Bu sabah partide tertiplediğimiz Öğretmenler Günü kahvaltısına gittim.O canım öğretmenlere baktım,sarıldım,ellerinden öptüm, dokunsanız ağlayacaktım, yakın bir arkadaşımızın dün öğretmen olan eşini kötü hastalıktan kaybettik ki çok üzüldüm, birde  annemle babamı çok özledim, bugün her öğretmen kelimesinde,dokusunda ve tınısında içim titredi, yanlarında olmak istedim. Açtım facebook sayfalarını- her ikisininde var- tek tek onlara yapılan yorumları okudum,elim telefona gitti- geldi,boğazım düğümlendi,konuşamayacağımı düşünüp arayamadım. Bugün bütün öğretmenlerimin, arkadaşlarımın, akrabalarımın ,blog dünyasındaki öğretmenlerimizin ,hepsinin öğretmenler gününü kutluyorum... Annem ve Babamın nezdinde hepsine kucak dolusu sevgilerimi yolluyorum.
 Hayatım boyunca bütün öğretmenlerimi sevdim, onların benim için açtığı güzellikler dolu yol için hepsine buradan tek tek teşekkür ediyorum ve ilk öğretmenlerim Canım Annem ve Babam ; sizi çok özledim... Size de teşekkür ediyorum, hayata benim için açtığınız bu eşsiz pencere için.

* Başlık : Can yücel.

Pazar, Kasım 16, 2014

Bazıları seyrederken hayatı en önden, Kendime bir sahne bulup oynadım.*

Hava durumu gibi bir yazı olacak sanırım bu. Hafif parçalı bulutlu, yer yer güneş açacak :) Uzun zamandır doyasıya yazmadım. Bir ev ve dört hayvan ,söylerken kolay yaşarken zormuş öncelikle..Uzun bir müddet düzen sağlayamadım. Her gün dışarı çıkıp,eve gelip içeride çalışmak, hava güzel,Uzunbey bahçede iş yaparken ben her seferinde eve girip çalışmak zorunda kaldım.Bütün kutular açıldığında ki bu yakın bir zamandı, hem ben hem Uzunbey beşer kilo vermiştik :) Bu güzel oldu gerçi ama çok yorulduk.


Bu kadar ara verince bazı şeyleri hatırlayıp yazmak da zor oluyor.Zaten geceleri yazmayı seviyorum,el ayak çekilince.Kahve kokuları eşliğinde. Facebookta çok sayfam var, kişisel ve işsel. Bazen çoğu zamanımı onlar alıyor,mutlaka girip kontrol etmem gerekiyor.O arada bloğu ihmal ediyorum, farkındayım ama en çok buraya yazmak istiyorum :)
-Soba, benim beğendiklerimden, bu kış klimayla geçirelim diye düşündüm, yeni ev olmasına ve etrafı açıklık olmasına karşı hala battaniye ile yatıyoruz. Hatta akşam Ares battaniyenin üstündeydi,çektim çektim kaldıramadım,sabaha kadar açık yattım, üşümedim.(bu cümleyi yazdığım gece battaniyeden yorgana geçtik,hayat böyle bir şey işte ,asla bulunduğun durumdan emin olamıyorsun)
Ares ve Ateşle yaşam diye özel blog açsam ancak yeter.Bazı durumlar tam seyretmelik oluyor.Ateş çok hareketliydi, zaptetmek zor oldu,şimdi giderek sakinleşiyor, ilk gördüğünde atlamalarıyla uğraşıyorum bu ara.Evde de tuvalet eğitimi bitmek üzere ama çok erken kalkıp birimizden biri çıkarıyor mutlaka...Büyüdü, hem de farkedilecek kadar.
Yazıyı bir günde yazamıyorum artık asla. Arabesk bir yazı olacak bundan sonrası sanırım.Arabeski de hiç sevmem ve dinlemem ama elimden kelimeler bütün bütün çıkıyor bu gece. Keyfim yok, nedenini de buraya yazamam.Zaten ben burayı içimi dökme aracı olarak kullanıyorum uzun zamandır. Yazsam kimse anlamaz,anlatsam anlaşılamam, yazmama sebebim bu.Kimsenin şu an bunu anlayabileceğini de düşünmüyorum.Belki bahar gelse...  Keyfim yerine gelir ama kışa girecek olmak bile nedense beni hüzünlendiriyor bu ara.Oysa buranın kışı daha güzel.Sen hiç ne yapacağını bilmeden dolaştın mı hayat..? Ben bu aralar böyle dolaşıyorum.Ne bahçedeki güller, ne kaktüsler, hatta kitaplar bile keyfimi getiremiyor.
Geçtiğimiz günlerde çok güzel havalar geçirdik.Şimdi hava yağmurlu - bugün.Sanırım böyle devam edecek.Burası sahilboyu.
Kayaköy'deki  29 ekim kutlamasından.
Bunlarda evden.Soldaki ev bana hediye,daha önce yazmaya fırsat bulamadığım birinden.Bu yaz başı geldi ve bana getirmiş.( Blog ) Çiğdemcim ,teşekkür ederim.Ben onu kenara koydum ve bu eve ilk taşındığımda ilk onu astım.
Ponçik ve Erika.
Kahve bloğu için...
Cumhuriyet Kadınları Derneği Tohum takas günlerinden...
Evden... Ares ve Ateş.
Fethiye Körfezi...
Kayaköy.
Kayaköyde etkinlikte bir hanıma arkadaşı İstanbuldan hediye getirmiş.Keçeden.
Uzunbey'in sebze bahçesi ve ağaçlarımız.
Türk Yıldızları Fethiyedeydi.

Üzümlüden becerikli bir hanım,Kayaköyde stand açmıştı.
Cumhuriyet Kadınları derneği standından...
Kocaçalış.
Kocaçalış Türk yıldızları.
Ponçik ve Erika.
İnstagramdan... Bu fincan eşimin dedesinden kalma ama kenarı yapıştırılmış, bende kıyamadım ve sukkulent diktim.
Türk Yıldızları.
Erika. Erkek olduğunu yeni anladık ,aslında Erik ama biz yine de Erika diyoruz.Çok uyanık,tavuk falan kovalıyor, tam bir sokak çocuğu ama bizim kedimiz artık.Kısa zamanda çok büyüdü.
Ares her zamanki gibi,sessiz,sakin ve halden anlayan. Bu kadar uyumlu bir köpek sanırım daha yeryüzüne gelmemiştir.
Annem geldiğinde dikiş makinesini açtık,keyifli zamanlar geçirdik.
Ponçik...
29 ekimde kayaköy kutlamalarından...
Beyaz olan Ponçik, sarı olan Erika.
Ponçik Bey.İlk vesikalık çalışması :)
Kayaköy standından.

Evden..Sanırım bu kış şömineyi çok yakacağız :) İçindeki sandık Ares ve Ateş'in oyuncak sandığı kışın odun koyuyorum.
Fethiye yörüğü... Halil Çaylı.
Ares ..

Çalıştan...üstümüzden geçtiler çoğunlukla..ve çok güzel fotoğraflar çektim.
Arka bahçe.
Atatürk canlandırmasıyla Ispartalı emekli ilköğretim müfettişi misafirimizdi.
Ponçik..
Çıntar.. Huzur sofrası.Yanıklar. En favori kahvaltı yerlerimden.
Resimler karışık,bir düzende koyamadım.
Verandadan...
Sahil..
Çalıştan bir bahçe.


Bir proje sunumundan. Yacht Butik otel. Fethiye Lezzetleri.
Koca Çalış.
Ponçik Bey.

Ateş...
Ares ve Ateş.

Komşularım, tanıdık mı geldi..? :)

Erika..
Fethiye Körfezi...
Anneye ev likörü ikramı... Bu seneki vişne likörüm.
Türk yıldızları.
Huzur sofrası- yanıklar.
Hava güzelken bu manzaraya kalkıyoruz... Sıcak basana kadar koyunlar yan tarlada.
Acı biberler,tohumluk aldık,kuruttuk.
Ateş... Bütün gün evdeki koltukların üstünde,doğal olarak üstüne hep örtü kullanıyorum.
Ateş Bey..
Sahil boyu..
Hayalimdeki soba :)
kayaköy - 29 ekim
ponçik

Uzun uzun usta yazısı yazmalıyım. Biz evi bitmiş aldık ama ustalar konusunda bir blog açabilecek kadar hikayemiz oldu.Hepsi kendine münhasır.
koca çalış
ares ve ateş..

Birde bunlar var :
  yazı 1     Orta doğululardan niçin nefret ediyorum yazısı..
 yazı 2      Türkiye'den neden taşındım.? yazısı...

Karmaşık bir yazı oldu ,farkındayım,düzeltmeye çalışırsam yollayamayacağım bu yüzden burada kesiyorum.
*Friedrich Nietzsche.