şezlong etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şezlong etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Aralık 24, 2013

Ne Kadar Yaşarsan Yaşa, Sevdiğin Kadardır Ömrün..*

Bu aralar yazma konusunda ne kadar çalışkan olduğumu herkes görmüştür sanırım.Kuralı bozmayalım,sene sonu çalışkanlığımı Datça gezimizle devam ettirelim. Annem buradayken anneme sürpriz yapıp 2 günlük Fethiye Cumhuriyet Kadınları Derneği gezisine yer ayırtmıştım.O gelmeden, gelince de hemen paylaştım,çok sevindi.Seneler önce tatile gitmişler ve tekrar görmek istiyordu,benim içinde iyi oldu.Ben Datça'yı çok sevdim.Daha önce Uzunbey'le gittiğimizde merkezde, deniz kıyısında  bir otelde kalmıştık.Yeni ve güzeldi.İsteyenler için butik otelin adresini tekrar verelim ve biz geziye fotoğraflarla başlayalım.

Bir otobüs Cumhuriyet Kadını ve bazılarının eşleri :))hep beraber cumartesi sabahı yola çıktık.Marmaris kızkumunda mola verdik.
Oradan Selimiye'ye geçtik.
Daha sonra da Bozburun'a uğradık.
Bozburun' da öğle yemeğimizi yedik.
Gezdik,dolandık ve dinlenmek üzere Datça'ya otelimize gitmeye karar verdik.
Otel,Palamutbükünde deniz kenarında bir motel-pansiyondu. http://www.ceylanmotel.com/   Biz önce kahvelerimizi içip dinlendik, akşam için otelde grup olarak yemeye karar verilmişti,ulaşım sorunu olduğundan merkeze inmedik,bizde herkese uyum sağladık.

Balığımız geç geldi,istediğimiz balık yoktu falan ama o kadar keyifli ve eğlenceli bir yemek yedik ki anlatamam.
Zaten salata ve mezelerle doyduk.
Grupta çok güzel oynayanlar vardı,oraya kadar gidipte Fethiye zeybeği oynamadan olmazdı.
Gece yemekten sonra sırf spor olsun diye ıssız yollarda yürüdük,saat daha 23.00' tü.
Gece kızlı erkekli oturduk masalarda ve dışarıda, sabah aynı masalarda kahvaltı ettik ve ayrıldık otelden.
Keyif kahvelerimizi içmeyi unutmadık.

Önce Ovabükü

sonra Hayıtbüküne uğrayıp, resimler çektirip Datça'ya geçtik.

Eski Datça'yı turladık,tezgahları gezdik.



oyadan küpeler


Eski Datça



Eski Datça

Can Yücel'in evinin önünden geçtik.Parçalanan mezar taşı evinin bahçesine taşınmış.
Evin kapısı...
Annem dahil çoğunluk resim çekti.




Bu evi her gittiğimde çekiyorum :))


Sonra mezarına da gittik Can Yücel'in.


Bu sefer meşhur Zekariya Sofrasına gittik. Ev yemekleri,güzeldi ,temizdi ama ben mecbur kalmadıkça böyle yerlere girmem.Ev yemeği yemeliyim diye derdim olmaz.(Daha önceki gezimizde  Uzunbey'le gece gittiğimiz Coşkunlar Kebap daha iyiydi sanki.. Önceki yazım )
Datça Yarım adası
Marmaris Yarımadası
Datça genel görünüm.
Kahve keyfi yapmadan olmaz.
Mambocino Cafe.
Marmaris genel görünüm.
Çok güzel bir geziydi,Fatoş ve Annem,Asiye,onun arkadaşı Nurşen,Fatoş'un arkadaşı Filiz,Hanife  kalabalık bir gruptuk ama aramızda uyumsuz biri yoktu.Gittiğim güzel gezilerden biriydi.

*Başlık:  Datça yazısına Can Yücel'den başka başlık yakışmazdı zaten :)

Çarşamba, Ekim 03, 2007

Ölüdeniz Minder Mafyası...

Ayın yirmi altısından beri yazı yazmamışım ..Yani arada Likya Yolu' nu yazdım ama o sayılmaz..Bir kısmı araştırma bir kısmı benim yazımdı.Öyle yoğunum ki..Bu cümleyi ancak benim kadar çok çalışanlar anlar..Yani öyle karşıdan söylediğiniz gibi evet sen çalışan bir bayansınla anlaşılcak bir terane değil..

Sıra gözetmeden yaşadıklarımı yazayım da kafamdakilerden kurtulayım hem de..

Bir kere Uzunbey hala sol elini kullanamıyor ve bu da işimize hala yansıyor.Özel şöförüm ben.Hiç bir yerde sırtım artık yere gelmez..Aç kalsam da iş bulurum..Hatta iyi bir koruma da olurum :)) Konuşurken dokunmayı seven insanlar yüzünden Uzunbey'i bu geçen bir aylık zaman zarfında sık sık erkeklerin şu konuşurken omuza kolunu dayayıp sohbet etme durumlarından kollamaktan koruma da oldum :) Ben adamı itiyorum o koluna saldırıyor ..En sonunda elinden çekip yakınıma yaklaştırdım ve kolunu elleme köprücük kemiğini kırdı dedim..Kurtardım eşimi..Yoksa bir ay daha peşinden dolaşmak lazım..
Sanırım iyileşecek..İnsan yazmaya da korkuyor nazar olmasın diye :P ... Gittikçe daha bir güvenle yürüyor,yürüyüşünden anlıyorum..Çok zor aslında ..Hele Uzunbey gibi çalışarak dejarj olan, hatta çok çalışmayı seven bir insan için tek kolu kullanmamak ve benim gibi yanında eline bardak alsa bile leopar gibi atlayıp elinden alan biriyle yaşamak zordur zaten. İyi yapıyorum..Hatta motoru da satacağım ama bizde 2 motor var ve birini elemanlar kullanıyor..Şimdi onunkini satsam da diğeri kapıda duracak..En azından iş varken elemanın motorunu alamaz diye düşünüyorum.


Diğer tarafa taşınacağımız için evden çıkıp önce yeni büroya gidiyoruz, arada önemli evrak beklediğimizden kargoya uğruyoruz..Sonra ustalarla görüşüp bir-iki alışveriş yaptıktan sonra ustaları öğleden sonra kontrol etmek üzere büroya gidip işimizi yapıyoruz..Bazen bir telefon gelip yeni aldığınız koltukları nereye götüreceğiz gibi sorularla tekrar yeni iş yerine gidiyoruz..Orada ayakta ustanın işi bizimle bitene kadar bekliyoruz..Arada müteahhiti bulup eksik bir kaç detayı ona iletiyoruz..Bu arada ceplerimiz açık ve işi telefonla idare ediyoruz..Arada dün akşam ki gibi illa iftar yemeğine davetlerde alıyoruz ve Sarıgerme de çok hoş bir otel olmasına rağmen koşturmaktan bitap şekilde akşam eve dönüyoruz..
Görüşemediğimiz zamanda evdeki banyodan büroya lavabo ve ayna takımı taşındı..Çünkü bu eve de şubatta taşındık ve oraya yeni alacağımıza eve istediğimiz model bir aynalı dolap alıp taktırdık.Banyonun havası değişti :) Bu ne demek? Bu demek ki ustalar önce evde çalıştı sonra da yeni büroda..Neyse ki her iki tarafta iyi oldu :)
Haftasonu Marmarise tatile gelen Uzunbey'in akrabası gündüz Marmaris gece Fethiye , ertesi gün tam tersi vaziyette 2 gün boyunca misafirimizdi..Yeni büro, bir iş dolayısıyla sanayi -bizim işin teknik yönü orada maalesef- arada nefes almak ve misafir gezdirmek için 1881 de yemek , Aksazlarda deniz ve keyif, akşam eve gelip misafir yatağı hazırlamak ve bu arada Uzunbey yoğun olduğundan misafiri oyalama kısımları da yine bana düştü..Şimdi kadın misafir olsa al akşama getir,ben bunu çok yapıyorum zaten ama erkek misafir olunca Uzunbey nereye o oraya ,araba dolayısıyla bende oraya şeklinde gezdik akşama kadar..Pazar günü akşamüstü 18.30 arabasına bindirdiğimiz gibi eve döndük ama ben pestil vaziyetlerinde dinlenemedim zaten.
Konu atlayıp bugünkü aktivitelerimi yazayım da görün ne demek istediğimi :))
Sabah evde 7.30 civarı kalkış ve Çağıl'ı okula geçirme..Sonra yorgunluktan uyuma..Eğer uyumuyorsam akşamki bulaşıkları makineye koyma ve ortalık toplama..Bu sabah uyudum ..Çünkü akşam iftardan dolayı eve geç geldik..Kapı ziline tekrar kalkma çünkü yardımcı hanım temizliğe geldi..Ona direktifleri verip işe çıkma.Kargoya uğrayıp sanayiye gitme..Böyle zamanda ben araba da oturup Çocuk Gibi'de gördüğüm sayfa sayfa konu anlatımlı "Ölmeden Önce Türkiye'de Yapmanız Gerekli 101 Şey" adlı kitabı arabada okuyup sıkıntıdan patlamama oyunu oynama..Yeni büroya gidip dün takılan dikey perdeleri kontrol etme, oradan büroya gelip günü başlatma ,iş yapma, öğlene doğru eve gidip eve gelen su ustalarıyla yeni takılacak olan banyo takımları hakkında sohbet ve fayansçı hakkında tetkik. Bu arada çatı için usta çağırma ve telefonda anlaşma işlemleri devam ediyor..Uzunbey arayıp yemeğe gidelim mi diyor? Öyle yorgun ve açım ki teklife evet diyorum.Yemekten sonra büroya çıkıp bilgisayarda şu an yazı yazıyorum ve akşama eve gidip yatmayı hayal ediyorum.
-İnsanın ense kökü ağrınca ne olur? Aramızda bu konu ile görüş bildirmek isteyenlere soruyorum..Günlerdir evde ya hazır birşeyler yapıp yediriyorum akşam sekizden sonra ya da dışarıda yemek yiyiyoruz..Birde çok yorgunum..Pazartesii beni yataktan kazıyıp kaldırdı Uzunbey ki ben zımba gibi kalkarım genelde..Bir de akşam yorgunluktan uyku tutmayınca gece oturmam var ki evlere şenlik !
Geçtiğimiz günlerde yaşadığımız ama burdan paylaşmaya vakit bulamadığım bir olayı anlatmak istiyorum sizlere..Neden hala bu eşsiz doğa da turist diye ağlaşıyoruz anlayalım diye..
Geçtiğimiz hafta biraz moral bulalım biraz da Uzunbey için güneş banyosu lazım denize gittik Kumburnuna..Yani sizin anlayacağınız dilde Ölüdenize..Buraları Melsa diye bir şirket işletir..Çok iyi bilmem ama biraz başına buyruk bir yerdir..Herkes yakınları sağlam der de biz demiyelim artık :) Neyse..Zaten şikayetimizi yaptık sadece kuru bir telefon özrü..Hatta geri döneriz bile dediklerini sanmıyorum..Beklentim ise sadece bu konu aslında çok çirkin,siz haklısınız demeleri..Başka bir beklentim de yok ! Zaten günümüzün içine ettiler bir de dayak atmadıkları için teşekkür vaziyetlerindeyiz nerdeyse..Suçlamalarda cabası..Anlatıyorum efendim acele etmeyelim..
Geç gittik tabiki ama keyfimiz yok,yalnız kalalım ,sohbet edelim ve güneşlenelim istiyoruz..15.30 dan sonra yani..Normalde bu sene kaçıncı gidişimiz saat sekizde kapanıyor herkes bilir ama saat tam 18.06 da görevli geldi ve kiraladığımız şezlongların şiltelerini istedi..Uzunbey askısını çıkarmış ama dinleniyoruz ve sohbet ediyoruz belli..Bir kere rahatımız kaçtı ve kaçta kapatıyorsunuz bu saatte minderleri verirsek oturamayız ki dedik..ama bana dese ki biz gitmek istiyoruz sizin yüzünüzden geç çıkmak zorundayız o zaman ben ona diyeceğim ki ben kalkınca minderleri götürecek halim yok..Onları tasnif ettiğiniz kısımda ipin altına sokup giderim..Bende turizm çalışanıyım halden anlarım..
Ya da buna bile gerek yok.Madem eskiye oranla daha az kalabalık her akşam nöbetçi koy,oruçluları erken çıkar..Kalanlar diğerlerini toplasın..Yok! Bunlar minder bekçileri ama herşeyi senden benden iyi bilir..Zaten kaba kuvvet denen bir şey var bağırıp,çağırıp üstüne yürürsün siner, minderi bırakıp giderler..Ne gerek var? Turistte neymiş?
Uzunbey de daha erken şimdi vermiyoruz deyip yolladı ama gelen sarışın mavi gözlü çocuğun tavırlarından ben gıcık oldum ve bütün kanım aynı anda kafama hücüm edip geri geldi..Sakin olmaya çalışıyorum çünkü ben tetiklesem Uzunbey kalkıp birşey söyleyecek..
Esas zaten bu terbiyesizin tavrına gıcık oldum ben..Şimdi artık beni tanıyorsunuz sanırım..Ben bu adamlara bir şey söylemezsem ölürüm..Keyfimde kaçtı,tadım tuzum kalmadı ben toparlanmaya başladım.Normalde ben erkek olsam ve plajın bu kısmında bizden başka bir grup
kalsa, bu adamların ikisi de karşımıza geçip bizi seyretse kavga çıkarırım.. ama Uzunbey'in arkası dönük ve ben bu pozisyondan rahatsız olup zaten toplanmaya başladım ama sinirden gözümü kaçırıyorum ki Uzunbey çakmasın..
Birden karşıya baktım ve adam üst kısmı çıkmış şemsiye ayağına tutunmuş bizi seyrediyor..O kadar yakın ki zaten kalsak hiç bir şey konuşamayacağız..Bende ona gülerek "zebani gibisiniz..Böyle resminizi çekeceğim" dedim.O da bana hazır cevap ya kendini öyle hissediyor.."Altına da yazın 4000 kişi çıktı biz kaldık koca plajda" dedi.Ben de ona aslında turizm için çalıştığımızı ve biz bir turist için onlarca şey için uğraştığımızı ama onun gibi adamlar yüzünden turizmin bu hale geldiğini söyledim..Etrafta daha sonra keşfettiğim bir şey vardı ki en son kalanlarda uç kısmı hariç biz değildik.Neyse bu sözün üstüne bu iki adam kısaca zebani ve arkadaşı , üstümüze gelip neden sorun çıkardığımızı ,minderleri vermemiz gerektiğini bağıra bağıra söylediler.. Tabiki bizde cevap verdik..Ama kullanılan kelimelerde bir hakaret yok sadece atışıyoruz..Ben bu cümle üstüne alın minderlerinizi bile dedim ama devamı yok..Bilirsiniz kötü söz sahibine aittir..
Neyse bunlar bizle atışırken müdürleri beyefendi geldi..Biz ya bir terslik olmuş diye bir yaklaşım beklerken bunlar bize geç geldiğimiz için alınan paraların gücümüze gittiğini , hatta o kadar para !! (burada dikkatinizi çekiyorum bu laf onlardan çıkma..Yani kendi kiraladıkları ve içeri giriş parası için aldıkları parayı çok bulduklarını itiraf ettiler yani- ben demedim hatta bir yazda en az beş kere aynı saatlerde gelmişim..Paraya acısam zaten 3.30 dan sonra gelmem ki! giriş 10 ytl, şezlonglar 5 ,iki şezlong 10 ytl = 20 ytl parayı bayılmışım bilerek zevzek..
Bir de hakaret işitince en sonunda Uzunbey dayanamadı sizin ukala ve saygısız elemanlarınıza sahip çıkacağınıza işinize sahip çıkın gibi bir şey söyledi..
Bu arada ben Uzunbey'in askısını onların gözü önünde giyindik ya taktım, yani hasta olduğu her halinden belli..Bu lafların üzerine zebani olan bir atladı..Ben araya kadın halimle girip elimle uzaklaştırdım..Tam 3 kere delikanlıyı Uzunbey'in yanından ben bu şekilde aldım.Ben ittiriyorum arkadaşları tutup bırakıyor..Çünkü biliyorum ki Uzunbey'e dokunsa karşılık verecek..Bu hamle 3 kişi onu tutana kadar devam etti..Eğer bir yanlış hareket yapsak inanın ki 15 kişi oldular ,üstümüze atlayacaklar..Eline şemsiye sopasını alan geliyor bağırışlara..Bu arada müdür bize, size arabaya kadar eşlik edeyim, saldırmasınlar diye de psikolojik bir tavır sergiliyor..Bizde dağdan indik ya..Eşkiya görmemişiz hiç, gerekli cevapları biraz sıralayınca bu biraz çekincemede kaldı..Hatta parayla ilgili yaklaşımı da yapınca tepem attı ve en kötü lafları ben söyledim ne yani beni mi dövücek,bunlardan korkan tipler değiliz dediğimde karşıda binadan çıkan müdürü göstererek ona şikayet edebileceğimizi söyledi..Uzunbey zaten sinirlendi ve kendini zor tutuyor, ben sakinleştirip devamlı kontrol ediyorum ki atlamasın o da..
Yani halimi düşünebiliyormusunuz..Köprücük kemiği kırık,kolunu oynatması yasak bir adam ve ona saldırıp,bağırış ,çağırış hakaret eden 2 delikanlı, bizi güya koruyarak arabamıza kadar eşlik eden bir minder müdürü ve olayı anlattığımızda zaten dünde böyle bir şey yaşandı deyip bizi eve gidin ben halledereim diyen bir müdür.
Yazdık tabiki..Yazmasak kendime saygım kalmaz benim..Önce Melsa'ya...Sonra Kaymakamlığa..Anlattıklarım yaşadıklarımızın hafif hali..hatta iddia ediyorum eğer ben Uzunbey'le o zebanilerin arasına girmesem kesin itişecekler ve olan bize olacak çünkü onlar 15 kişi ve tetikte üstümüze atlamaya hazır bekliyorlar..Ve olayın en ahlaksız yönü bu adamın hasta olduğunu görüp iki kişi olarak üstüne gelmeleri..Hala bana ukala diyemezsin tavırlar, saygısız yaklaşımlar..
Melsa, bu konuda daha geri dönmedi..Kaymakamımızın tayini çıktığından biraz işler yavaş buralarda..ama ben bu konuyu unutmadım, unutmayacağım..
Bu arada Fethiye Kaymakamı İstanbul Fatih'e gidiyor, Bursa Nilüfer Kaymakamı da buraya geliyormuş..Fatih'çok şanslısınız..Kıymetini bilin Hasan Bey'in..

Geçtiğimiz hafta bir İngiliz arkadaşımız ve eşi bizi yemeğe aldı..Yaklaşık 12 senedir Türkiye'de yaşayan bu arkadaş, kuş gözlemcisi ve bu konularda kitap yazan biri..Evde ve yemekte izinle çektiğim fotoğraflardan sizinle paylaşacağım ve ingiliz usulü bir kaç yemek tarifim var :)
Evde çok hoş mütevazi ve bizden çok bizim değerlerimize sahip çıkan bir dekorasyon anlayışı hakimdi..Resimler ve bilgi bu blogda..
Evde ve işte bir koşturmaca hakim..Kısmetse bu hafta sonu ya da pazartesi yeni büroya taşınacağız.Resimleri yerleşince artık çekerim..
Çekirdek kampanyası tam gaz devam ediyor..Geçtiğimiz hafta cuma gecesi sahilde basını çağırıp proje hakkında tekrar bilgi verdik.Bütün yerel gazetelerde çıkmışız..Böylece bir kesime daha ulaştığımıza inanıyorum..Yakında okullardayız.
AslıBerry bloğu şifrelemiş..Davet bekliyorum.Daha önce de Azimli davet etmişti ama giremedim..Tekrar bekliyorum.Nes davet etti mi hatırlamıyorum ama onu da kaçırdım..Görenler görmeyenlere söylesin :)) lütfen.
Bu arada haziran 2008 de yapılacak olan Çalış Festivali ile ilgili sponsorlara ihtiyacımız var.Bu festivalin özelliği yabancıların bu konuyla ilgili bir çalışma halinde olması..Yani Çalış'ta ve Fethiye' de oturan İngilizler ve Almanlar Çalış'ın tanıtımıyla ilgili bir festival düzenleme komitesi kurdular.Bu konuda yardımcı olmak isteyenler lütfen bana özelden mail atsınlar..
Yabancılar için basım yapan yayınevleri, uçuş firmaları, tur şirketleri, gümrük ve pasaportla ilgili firmalar, taşımacılık sektörü,telefon ve bilgisayara kadar aklınıza gelebilecek her sektör(hatta emlak ve yapı malzemeleri,havuz firmaları çünkü hepsi burada ya ev alıyor ya da yaptırıyorlar) ve yiyecek, içeçek firmaları, domuz eti ve ürünleri, özel sos markaları, özellikle şarap ve bira üreticilerinden gelen sponsorluklar ilgi görecektir diye düşünüyorum.Şimdi diyeceksiniz ki büyük markaların temsilcileri oralarda yok mu? Var da arkadaşım.. Vizyon ve öngörü yok ki!
Geçtiğimiz ay yapılan bir etkinlikte şarap sektörünün en çok bilinen iki markasıyla görüştüm (Ka...-Se....) her ikisi de hayır dedi..Oysa o gece 300 kişilik oldukça da kaliteli bir topluluk vardı.Bu adamlar burada satış yaptıklarını sanıyorlar..Bu öngörüşle ancak bu kadar işte..Birde yabancıların en fazla para harcadıkları sektör bu.. Neyse bu konuda aslında uzun bir yazı değil 3 tane bile yazarım da sonra irdeleriz artık. e-mail: asortikkrep1@gmail.com
Resimlerin teması Afrika.. Uzunbey' sabah gösterdim 2. resim sensin diye :)) Neden Afrika, çünkü renkler nefis ve içimden öyle geldi.