cep telefonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cep telefonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Mayıs 28, 2009

Ben geçen hafta etkinlikler biterse rahat bir nefes alacağımı düşünmüştüm açıkçası. Oysa özel işler ve iş durumlarından geç vakit eve gitmekten pek yazı yazmaya fırsat bulamadım.. Bir de şu resim kotası yüzünden problem yaşıyorum (çözülecek gerçi..)

Arada kaçamaklar da yapıyoruz işle karışık , yine de yoğun geçiyor işte. Yukarıdaki manzara Üzümlü'den.. Bir arkadaşımızın evinin manzarası. Evde , manzara da süper :)
Bu resimlerde hala bir önceki pazardan..

Çağıl'ın bu sene okulda son sınavları başladı bu hafta, gelecek sene OSS sınavlarına gireceğinden yazı pek tatil gibi geçiremeyecek sanırım.. Gelecek ders yılı bayağı hareketli geçeceğinden bu günler aslında onun için önemli, iyi değerlendirmek lazım. Fethiye'de hep iki senelik okullar olduğundan buradan okul kazanan çocuklar hep dışarıda okuyorlar.. Ben İstanbul dahil Ankara, İzmir,Eskişehir, Antalya,Muğla ve Bursa gibi şehirler üzerinde araştırma yapıyorum..İşin en kötü yanı Çağıl'ın bu seneye kadar olan bilgisayar bölümü isteğinin bu sene kararsızlığa dönüşmesi oldu.Bunda sanırım okuldaki derslerinin de çok etkisi oldu. Kararsızlığı normal aslında ama beklemediğim bir şey bu yüzden kötü yakalandım.. Bir yandan da onu etkilememeye çalışmak çok zor. Yani hem rehberlik edip içinden geçenleri ortaya çıkarmamız gerekiyor, hem de ileride bu kararından pişmanlık duymaması için sağlam kararlar vermesi gerekiyor.
Sınav sistemi değişti,gelecek sene sınavlar hakkında daha net durumlar ortada yok, eylülden sonra kesinleşir diyorlar ,özellikle bölüm değiştirme ve hangi derslerden sorumlu olduğunuz kısmı muallakta. Yani bölüm değiştirme eylülde olsun diyelim bu yaz aslında belki de hiç sorumlu olmadığımız derslere çalışmış olabiliriz.. İşte kafamızın karışıklıkları bunlar..


Balkon manzarası.. Üzümlü ovası.


Ares havuzu çok beğendi, ben tam atlayacak derken koşup yanımıza geldi.Yalnız bahçeyi o kadar çok sevdi ki arabaya zor bindirdik. Oyun yüzünden sokaktan gelmek istemeyen küçük bir çocuk gibiydi..
İki gündür doğru düzgün annemle ve burcuyla görüşemedim.Dün cep telefonumu evde unutmuşum .Akşam biraz iş biraz da yemek ,çay içmeye de Yörük Müzesine gidince 10 da eve gittik ..Şarj etmeyi unutmuşum.. Bugünde öten bir telefonla gezdim durdum.Hayatta kızdıklarım arasında bu davranışlar, özellikle anneme ulaşamayınca ,ya da konuşurken şarjı bitince kızıyorum ama bunu bugün kendim yaptım.Bugün de uzun süredir aramadığım bir arkadaşımı aradım.Telefonu kapalıydı, telesekreter çıktı. Hem merak ettim hem de not bırakmadım, bırakamadım gerçi.. Neyse mail atacağım sanırım...Onunla da iki gündür görüşemedik bu tarz şanssızlıklar yüzünden.. Başı dertte mi diye de endişelendim :(

Önemli bir işim var, özel bir iş.Olmasını bir haftadır bekliyorum.Hergün işe gelirken bugün başlasın artık diyorum..Bütün bir gün işimi ona göre planlıyorum..Telefon geliyor ve yarın olabilir deniyor.Sıkıldım artık,olmadan da paylaşamıyorum huyum değil.Hayırlısıysa olsun deyip geçiyorum.Şimdi telefon geldi,pazartesiye kalmış..
Dağ mantarlarıyla ilgili bir sunu var gelecek hafta ben gidemem çünkü İstanbulda ama gidebilecekler için "amatör mantarcılığa giriş" 5 haziran saat 11.00 de İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesinde ..Gitmek isteyenler bana mail atabilir kayıtlar cep telefonundan çünkü..
Bu hafta aslında buradan da bir sürü okuyucum olduğunu keşfettim :) Tek farkı insanların bunu bana belli etmemeleri, sanki onlar okuyor diye yazmayacağımı mı sanıyorlar bilmiyorum :P Yazacağım..Elimden geldiğince yazmaya gayret edeceğim..Yazmayı ve paylaşmayı seviyorum :)
Dertleşmeyi de ..
Ben gidip bir Türk kahvesi içeyim :) Fal bakan birini de bulursam ne ala ..

Çarşamba, Kasım 19, 2008

Çantamın içindekiler..

Hayat(Hislerim ve Ben ) sobelemiş beni..

Çantamın içindekiler için.Çantamı yeni aldım.Çünkü siyah ve deri çantayı sadece kışın kullanabiliyoruz burada. Başkaları kullanabilir ama sıcakta şekil değiştirince kötü duruyorlar :) Aslında böyle göründüğü kadar parlak değil.Flaştan dolayı öyle çıkmış. Genelde büyük çanta seviyorum .Sadece gece ve gerektiğinde küçük çanta kullanabiliyorum.

Nedenini yazının ilerleyen bölümünde göreceğiz :) Asortikliğim çok şıkırdak ve renkli şeyler kullanmamdan değil.Öncelikle onu belirteyim.. Ben dışarı çıkarken ayakkabıma uygun olmayan bir çantayla dışarı çıkamam.Çok nadir çıksamda bu beni rahatsız eder psikolojik olarak takarım buna. Bu yüzden renk , desen ve modeli değişik bir sürü çantam var. Burada biraz Akdenizin verdiği rahatlık var bu yüzden daha rahatım.İstanbulda uyumsuz ayakkabı ve çantayla göremezdiniz :)) Hatta kıyafete göre çanta ve ayakkabı değiştirdiğimden genelde çantamda daha küçük çantalar olur ki bir çırpıda çantayı değiştirip çıkayım..


Aldığım çantaların mutlaka omuz askısı olması gerekir. Hatta mümkünse hem omuz askısı hem de elde taşımak için askı. Sırt çantalarını da burada oldukça fazla kullanıyorum. Günlük olarak değiştirdiğim için çabuk eskimezler zaten bende kaliteli çanta almaya özen gösteririm. İleride yani yaşlanınca :) kullanmak istediğim için - nedense bazı eşyalarımı ileride kullanmak için de alıyorum, bu düşünce beni mutlu ediyor , bu yüzden bazı kıyafetlerim ve aksesuarlarımın modası geçmesin diye klasik olmasına dikkat ederim, tabii o günleri görmek kısmet olursa herhalde mutlu olacağımı düşünüyorum anısı olan eşyalarımla :))


Çantamda ve yanımda herzaman bulundurduğum tek şey gri telefonum ve anahtarlarım..Gri telefon benim annemle ve burcuyla konuştuğum indirimli hat. Diğer telefonum işyeri hattım.O da devamlı açık ama pazar günleri pek kullanmıyorum. Yürüyüşte ve çantamda ,büroda masamda telefonlar her halde yanımda.Çok mu sık çalıyorlar..? Hayır, Ben istediğim zaman başkalarına ulaşabileceğimi bilmek beni rahatlatıyor.Çok uzun konuşmayı sevmiyorum telefonda.Sevdiklerim sesini duymak yeterli geliyor :) Uzun zaman konuşmazsam da çok özlüyorum..
USB Port' u Uzunbey aldı bana..Fotoğraf makinasını istediğim zaman kullanabileyim diye. Resimlerde göreceğiniz herşey , her an benim yanımda olmaları gerekenler zaten :)
Fotoğraf makinemin kılıfı..Makine elimde çünkü resim çekerken.. Çok sevdiğim ve devamlı yanımda taşıdığım kaliteli bir makine..

Ev, araba, işyeri anahtarlarım.. Ufak çakım ( sergilerde, açılışlarda ve acil durumlarda kullandığım , kulaklığım, biri kaybolur ya da bulamazsam diye kalemlerim.. Birde küçük mavi bir düdük taşırım çantamda. Depremden sonra adet edindim ama bu çantama koymamışım henüz.. Geçen sene çalış karnavalının yürüyüşünde çok yardımcı oldu, bol bol öttürdüm yürüyüşü düzenlerken..
Bir dergiden çıkan not defterim,not kağıtlarım ve kesinlikle vazgeçilmez gözlüğüm :))
Kolanyalı mendil ve nokia'nın şarjı.. Yeni çıkanlardan olduğundan herkeste olmuyor ince girişliler.. Cep telefonunu çok gezdiğimden kaybolursa üzülmemek için pahalı modellerden almam.Bürodan masa üstünden çaldırmışlığımda vardır .
Kozmetikte mutlaka Avon kullanıyorum.Hem de senelerdir.
1-Memnun kaldığım için, 2- Burcu satıyor zaten ondan almak için 3-Hayvanlarda deney yapmadıkları için.. 4- Ekonomik olduğu için.

Parfümüm mutlaka çantamdadır. Gerçi banyo dolabımda en az beş çeşit vardır..Sıkmadığım gün hasta olurum :)) Bana daha çok baharatlı kokular yakışır ve egzotik olanlar.. Bende iyi seçiyorum demek ki kendime yakışanı çünkü herkes bana sürdüğüm kokuyu sorar .. Ne marka kullanırsam kullanayım..Ne marka bu, hangisi falan diye..Yalnız benim inandığım benim auram kokumdan da oluşuyor.Genelde parfümle birleştiğinde de güzel bir etki bırakıyor :)

En çok Far Away bana gidiyor resimde görülenin aksine.. Yeni çıkan Tahitian ise günlük kullandıklarım arasında hemen birinciliğe yükseldi..
Bozuk para cüzdanım.
Aynı zamanda yürüyüşlerde de yanıma alırım..
Şimdi benim gibi ciddi birinin makyaj çantası aslında deri ve genelde renkli olur. Ama bu mor inekli şeyi Çağıl markette bana alıp sen dışını kullan ben içindekileri yiyeyim (milka çikolata) dediğinden eskiyene kadar oğluşumun bana aldığı bu çantayı kullanıyorum makyaj çantası olarak.

Bunlarda her daim yanımdaki malzeme.. Hepsini aynı anda sürmüyorum tabii ki :) Sadece özel günlerde.. Tarak, ancak bu irilikteki dişlerle dalgalı saçlarımı tarayabiliyorum. Pata Krem, biraz koyu, sadece kışın ve solgun zamanlarda, beyaz far, çok nadir ama bunun birde çok açık mavisi var, o renkler yakışıyor bana.. Rujum, günlük kıyafetime göre sabah çıkarken banyoda makyaj yaparken kullandığımı alırım yanıma. Eğer kahve rengi sürdüysem pembesi yedektir, bazen afyonum patlamadan aynaya bakınca yanlış tonda görebiliyorum :) Yanımda yedek olursa rahat oluyorum.. Dudak kalemim olmadan ruj süremem, yani ikisi birbirini bütünlüyor bence. Rimel günlük kullanımda bazen, kışın her gün. Birde olmazsa olmazım eye liner..Onu sürmeden çıkmam.Gözlerime kalem süremiyorum alerji yapıyor bu yüzden moda olsa da olmasa da siyah eye liner sürerim her zaman.Yakıştığını da söylerler..Ben de severim ve onsuz gezmem.Yani eye liner, dudak kalemi ve ruj her gün kullanırım ve arada gün içinde tazelerim.. Diğerleri duruma göre..

Normal şartlarda en az taşıdıklarım bunlar olduğundan genelde ağır, dolu ve dağınık çantam vardır. Her şey elimin altında olsun isterim..Birde masamda not alıp yanıma alırım ki son dakika da bir şey unutursam ordan durumu toparlayabileyim :)