ekolojik tarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ekolojik tarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Temmuz 31, 2010

neresi açık adresin neresi yören..

Evdeyim, öğleden sonra dörtte Fethiye Kültür Merkezinde seminer ve kitap imza var, oraya gitmeyi düşünüyorum.

Çok sıcak. İnsanın canı evden çıkmak istemiyor. Ya deniz kenarında gölgede yatıp kitap okumalı insan ya da düşlere dalmalı :)

Bu mevsimde kaçmalı buralardan, kuzeye.. Diyeceksiniz ki her yer sıcak, böyle değil, en azından burası kadar değil.

Gezginler Kulübü yarışma açmış,çok güzel.. Bakmak isterseniz.

Birde bu var,sabahtan beri dinlediğim.. :)

Ekolojik Restorasyon

PROGRAM AKISI: 31 Temmuz: Açılış ve programın halka tanıtılması

Dünyadan Ekolojik Restorasyon örnekleri- Agustin Sepulveda'nın konuşması
Görsel malzemelerle ekolojik restorasyonu ve beş günlük kurs programının Fethiye halkına tanıtımı ve Emet Değirmenci’nin Yeni İnsan Yayınevi tarafından yayınlanan Kadınlar Ekolojik Dönüşümde kitabının tanıtımı ve imza etkinliği.
Bu bölüm ücretsiz olup herkesin katılımına açıktır.

Kokteyl ve sergi:Dünyanın çeşitli yerlerinden ekolojik restorasyon örnekleri

Etkinlik yer ve zamanı: Fethiye Kültür Merkezi, öğleden sonra saat 16.00

Salı, Temmuz 20, 2010

üstüme yıkıldı,dağ gibi hasret..

Gün batımında KAYAKÖY..
Bana az geldi ama herkes sormaya başladı hani yeni yazı diye :) Oysa son yazıdan bu yana günler nasıl geçti bilmiyorum.Bir yoğunluk bir yoğunluk anlatılacak gibi değil. Aradan seçip yazıyorum ortaya karışık ama esas yazı pazar günü yaptığımız Kabak yürüyüşüdür herhalde... Onu da bir sonraki yazıda yazabileceğim ancak.Bugün işteydim ve bütün gün bu yazıyı yazmaya çalıştım.Her zamankinden daha farklı geçiyor bu sene yaz günleri..Oldukça da sıcak, soğuk geçen günlere nisbet yaparcasına, gündüz dışarı çıkmak istemiyor insan.



Bu hafta misafirleri geçirdiğimizde cuma gecesi gittiğimiz Çin Restaurantı.. Hem çalışta hem de yemeklerini güzel.. Çin böreği benim ve Çağılın en sevdiklerinden.. Çin mantısı da güzeldi, belirteyim. Ana yemek içinde demir tava yedik ama fotoğrafı kötü çıkmış..Böreği ekstra istedik, paylaştık, hatta Çağıl ikinciyi istedi..


Ersan ve ailesi (teyzemin oğlu) geldiğinde çarşamba günü saat iki olmuştu. O gün evde yemek hazırladım ve Çalışta bir otelde kalan eşinin annesi , ablası ve oğlunu da bize alarak onları yolda karşıladım. Ersan çok önceden gelip Fethiye de tatil yaptığından son halini falan hiç bilmiyordu.
Bu yüzden hep nasıl büyüdüğünden ve değiştiğinden sık sık sözettik.
Her yer yanıp tutuşurken benim balkonum ve bahçem serindi, yemekten sonra da kıpırdamadık.Hem sohbet ettik hem de keyif yaptık biraz. Biz Ersan'la beraber büyüdük, o benden iki yaş büyük ve teyzemde öğretmen olduğundan genelde aynı ortamlara beraber girdik çıktık, bu İstanbulda da devam etti. O evlendiğinde teyzemlere yakın oturduğundan iş hariç yine aynı çevredeydik.Ta ki on sene önce biz buraya gelene kadar. Yine de her istanbul ziyaretimizde görüşürdük. Onlar da ani bir kararla geçen sene eşinin memleketi olan İzmit' e yerleştiler.Bu yüzden normalde çok sevinmeme rağmen onları her istanbula gittiğimde göremeyeceğim diye çok da üzüldüm. Neyse ki kışın gittiğimde Ersan İzmite uzaklığından dolayı çalıştığı özel okula daha yakın diye arada istanbulda kaldığından görüşme imkanımız oldu. Onunla görüştüm ama eşini de onun kadar severim ve onunla aynı şekilde görüşemediğimden çok özlemiştim.Bu ziyaret sayesinde hem çocuklarla hem de Güngör'le görüşme imkanımız oldu.
Çocuklarımız sanalda devamlı biraradalar, bu yüzden görmek hariç birbirimizden her daim haberimiz var ama gelmeleri hepimizi çok mutlu etti. Tabii ki onları otele gönderemezdim hatta gitselerde gidip alırdım.

Bu arada eşinin ailesini de otelde ağırlayıp oldukça iyi ilgilenen arkadaşlarıma da çok teşekkürler :)) buradan..

Bu kadar ayrıntılı anlatmamın bir sebebi onları çok sevmemizden ve de çok güzel zaman geçirip bizlere eski günleri hatırlatmalarından dolayı mutlu olmamızdır.Evimiz şenlendi, kalabalık bir aile olarak her yere iki araba gittik :)) ve en önemlisi Çağıl'ın sınavı açıklandığında birlikte kutladık :)) Ben yine de sonuçlar kesinleştiğinde paylaşacağım sizlerle,çünkü daha tercihler kısmındayız,puanı güzel ama sonuçlar belli değil.Sadece İstanbul olabiliyor diye müjde vermek isterim ama sanırım 2 tercihi olabilir dışarıdan, biri Ankara -iyi bir üniversite-belki biri de Eskişehir.. (Minimalist'in yanına :)

O gün akşama doğru Uzunbey telefon etti, biz Uzunbeyle tanıştığımızda benim ilk tanıştırdığım kişi aileden Ersan olduğundan onlarda iyi arkadaşlar. Hazırlık yapmamı ve hep beraber pikniğe gitmemizi önerdi. Onu işten alacaktık ama işleri bitmeyince o bizim olduğumuz koya geldi :))


Aksazlar da akşam saatlerinde girişi kapatmışlar , bu yüzden Letonya arkasındaki ilk koylardan olan Küçük Samanlık koyuna gittik. Adam başı 2 lira verip içeri giriyorsunuz. Biz köşklerde rahat oturamadığımızdan masalara geçtik,mangalımız ve her şeyimiz yanımızdaydı zaten. Günün geç saatlerine kadar orada piknik yaptık, denize girdik. Yoksa oradan da temin edebiliyorsunuz malzemeleri.Dönüşte ben otelde kalanları otele bıraktım, onlar Uzunbeyi takip edip eve gittiler. Geç saatlere kadar oturduk.. Sohbet ettik. Uzunbey bile geç yattı.. O geceden masa resmi hiç yok, hep onları çekmişim..Bu yüzden piknik görüntülerimiz yok.Kayaköy
Ertesi gün onlarla beraber yine otele uğrayıp diğer misafirleri alıp bu sefer Koca Çalıştaki Mutlu restauranta kahvaltıya gittik.Dünya çok küçük derler ya, onlar karı koca öğretmen. Güngörde eskiden özelde şimdi devlette çalışan bir öğretmen. Ersan hala özel de çalışıyor. Arabalardan indik, bir araba yanaştı otoparka 34 plaka ve içinden bir genç kız inip Ersan'a -aa öğretmenim, babam da sizi gördüğüne çok sevinecek falan dedi :)) bizde öğrenci velisi sandık.Meğerse Ersan'ın çalıştığı vakıf okulunun genel müdürü imiş :)) Bizle tanıştırdı, genel müdür çok hoş bir beydi, sekiz senedir her sene buraya gelirmiş, ailecek tatillerini burada geçirirlermiş, belki de Fethiyeyi bu kadar sevmesi hoşumuza gitti... Ailecek biraz sohbet ettik, biz kahvaltımızı ettik, ve deniz faslından sonra onlarla vedalaşıp Kayaköye geçtik.
KAYAKÖY

Kayaköydeki bir ağacın yaprak kenarında oluşan çiçeği..Çok ilginç geldi ve adını da bilemedik , ilk defa gördüğümüz bu ağacın..
Kayaköyde Bülent'in yerinde mola verdik. Sonra kendimizi taşlara vurup yukarıdaki küçük şapele doğru tırmandık. O kadar hoşumuza gitti ki akşam gün batımına kadar oralarda dolandık,tekrar bir deniz kaçamağı yaparız diye mayolarımızı dahi çıkaramadan hem de. Kayaköye gelen herkes gibi orayı çok sevdiler ve bende bildiğim oranda oranın özelliklerini anlattım.Şapele kadar çıkamadık ama ona çok yaklaşmışken dönmek zorunda kaldık diyebilirim.

O gün geç vakit eve döndük ve ertesi günü Bodruma erken gidecekleri için erken yattık. Gündüz yaptığımız kahve keyiflerinden fotoğraflar bunlar. O sabah LYS sonuçları açıklandığından Çağıl bize kahvaltı sonrası deniz keyfinde katıldı.

Sabah bir heyecan bir heyecan.. tv karşısında bekledik,bazen de balkonda..

Bu fotoğraflarda misafirler gelmeden önce Uzunbey, ben ve Ares tarafından yaptığımız yürüyüşten.. Oyuktepe koyları..


2. Karagözler..
Fethiye -Çalış


Karşıdan görüntü..

Geçen pazartesi ve salı işte yeni bir çalışmamız vardı,iki gün boyunca Kayadaydım.. Özellikle beşten sonra çıktım ki bürodan sıcakta insanın konuşacak hali kalmıyor, ilk gün yedibuçukta, ikinci akşam dokuzda döndüm. O saatten sonra Kipadan alışveriş yapıp eve geldim.çarşamba ve perşembe misafirlerleydim. Cuma günü de misafirlerim gittiği gibi işe geldim.Cuma sabahı erken kalkıp onlara krep yaptım, en ezineli beyaz peynirlisinden ve çilek reçellisinden, hatta çocuklar için çikolatalısından ve Bodruma uğurladım.O gece Çalışta Chinese Breeze'deydik.Cumartesi temizlik günümüzdü ve gece sevdiğim insanlarla, sevmediğim bir yere gitmek zorunda kaldım.Davetini geri çeviremeyeceğimiz biriydi, kaç senedir gitmediğim,sahibine uyuz olduğum bir yere gitmek zorunda kaldım,bilenler bilir,adını yazıp sinirlenmeyeceğim.. ama ,aması var işte, yemek tabağından daha yüksek ve yuvarlak kenarlı bir tabak düşünün,değişik bir şey yapalım uğruna herşeyi o tabakta servis yapan bir restaurant,yemekleri eh idare eder ama yaptığı bir çeşit yemek ( safranbolu kebabı mesela 37 lira) hiç haketmediği bir yere konuşlanmış olduğundan herkesin gidip yerinden etkilendiği bir yer, beach plaj diye havalara girmiş ama misafirimizin özellikle istediği Tortellini' sini menüden çıkarın hiç değilse dediği yer olarak en azından bizi tekrar davet etmeyeceğini umduğum yer olarak kalacak. ( Yazmayacaktım ama bilin ve kazıklanmayın buraya gelirseniz- Şat Restaurant-ÇALIŞ) -Orayı sevmediğim için fotoğraf yok-


Konuklarla muhabbetimiz çok iyi olduğundan gece güzel geçti, o ayrı :))

Pazar günümüzü ayrıca yazacağım çünkü fotoğrafları bu yazıya sığmaz, Kabak Koyu yürüyüş yazımı Likya Yolu gezginleri ve Kabak hayranları çok beğenecektir diye düşünüyorum :))

Bu hafta :
-21 temmuz saat 19.00 da Ahmet Ümit Fethiye Kültür Merkezinde Kitap İmza Günü var.
Ölüdeniz Belediyesi ve Natür Kitap Evi İşbirliğinde..
-26 temmuz da kayaköy sarnıçta Bülent Ortaçgil konseri var.Saat 21 .00 de.Giriş 30 lira.

Gelecek hafta:

Pastoral Vadi Ekolojik Restorasyon Kursu da bir yandan start almayı bekliyor.Eğer bir terslik olmazsa oralarda olacağım..İzlenimlerimi paylaşırım sonra sizinle..

... ... ... ...

Fethiye Pastoral Vadi
Ekolojik Restorasyon Kursu*
31 Temmuz-5 Ağustos

Latin ve Türkiyeli eğitmenlerle Pastoral Vadi'nin güzellikleri içinde doğanın ritimlerini içeren, eğlenceli oyunlar eşliğinde beş günlük yoğun bol uygulamalı doğayla uyumlu yaşam biçimi tasarım kursu.

Kurs ekolojik restorasyon, permakültür ve eko-turizm konusunda yıllarca değişik ülkelerden deneyimli Latin ve Türkiyeli eğitmenler Agustin Sepulveda ve Emet Değirmenci ile yapılacaktır.

Kurs sırasında ele alınacak ana başlıklar; Akdeniz bölgesindeki insan gereksinmeleri dikkate alınarak su, enerji, yasam alanı (ev/tesis) yiyecek ve ekonomi/eko-turizm olarak ele alınacaktır.

Kursun amacı nedir?
Akdeniz bölgesinin asıl geliri turizm olduğu dikkate alınırsa günümüzün küresel iklim krizi gerçeği sırasında gittikçe azalan kaynaklar, günden güne artan kuraklık, sel baskınları ve eko çeşitliliğin kaybolması, kirletilen doğa ve ekonomik olarak zorlanan insanları gündeme getirmiştir. Dolayısıyla hem var olan, hem de yeni kurulacak turizm işletmelerinin ekolojik, ekonomik ve sosyal olarak yeniden revize edilmesinin gerekli olduğuna inanıyoruz. Bu kursla bir taraftan yaşamınızı doğrudan etkileyen sorunlara çözüm bulurken diğer taraftan da ekolojik olarak kendine yeterli olmanın tadına ve doyumuna varacaksınız. Böylece bugünkü ekolojik ayak izinizi azaltabileceğiniz gibi aynı zamanda gelecek nesillerin yaşamına katkıda bulunacak bilgi ve beceriler edineceksiniz.

Kurs nasıl yürütülecek?
Kurs sırasında var olan bir/iki tesis pilot proje alanı olarak ele alınacaktır. Atıklarının değerlendirilip ekonomiye ve çevreye kazandırılmasından, suyu ve enerjisine kadar verimliliği, insanların etkinlikleri sırasında ürettikleri ve tükettikleriyle bilinçli ağlar geliştirmesi ve yerel ekonomi ve kültürün ekolojik ve toplumsal olarak restorasyonu dikkate alınacaktır.

Yaparak öğrenme önemli olduğundan mümkünse herkesin uygulamalarda aktif rol almasını bekliyoruz.

Kurs aynı zamanda her türden katılımcıya açık olup katılanlar öğrendikleri uygulama, bilgi ve becerileri, kendi yaşamlarında (ev, bahçe ya da çiftliklerinde) yaşama geçirebilecek şekilde dizayn edilmiştir. Eğitim sırasında olası çözümleri görebilmeniz için mümkün oldukça bolca görsel malzeme ve uygulamaya yer verilecektir.

Bu yoğun eğitim sırasında öğleden sonraları uygulamaya ayrılmıştır. Uygulama sırasında kursiyerler iki gruba ayrılarak iki değişik pilot proje alanında çalışacak ya da fiziksel durumları elverişli olmayanlar gözlem yapacaktır. Her günkü uygulama değişik konuları içermekle birlikte isteyenler beceri geliştirmek istedikleri alana göre uygulama yerini seçebilecektir. Uygulamalar sonunda yarım süre ile her iki grup bir araya gelip edindiği deneyim ve bilgileri geniş grupla paylaşacaktır.


Günlük program suresi: Yemek ve çay molaları dahil sabah 9 dan aksam 5 e kadar.

Akşam yemeğinden sonra sosyalleşmeye her günkü konuyla ilgili yuvarlak masa sohbeti ve eğlence!

Kursta interaktif öğrenme ortamı:
Ekolojik yaşam canlıların karşılıklı birbirini desteklemesi ve interaktif çabasını gerektiriyor. Kendi yaratıcı potansiyelinizi küçük katkılarla ortaya çıkarmaya ne dersiniz? Böylece bireysel ve toplumsal anlamda yaşamınızı ekolojik çeşitlilikle daha ahenkli hale getirebilirsiniz. Dolayısıyla kurs kaydı sırasında katkı koyabileceğiniz alanı bilmek isteriz. İsteğinize ve yeteneğinize göre bizden bazı öneriler:
- Kurs öncesi kendi isminizi doğal bir malzeme üzerine yazıp kolye halinde getirip takarsanız baştan birbirimizin adını daha kolay öğrenebiliriz
- Sabahları Yoga/Taichi göstererek grubun güne daha zinde başlamasına yardımcı olabilirsiniz
- Çaylar ve molalarda enstrümanınızla müzik yaparak ortama ahenk katabilirsiniz
- Ayrıca sizin sunacağınız başka önerileri de duymak isteriz....


PROGRAM AKISI:
31 Temmuz: Açılış ve programın halka tanıtılması
Dünyadan Ekolojik Restorasyon örnekleri- Agustin Sepulveda'nın konuşması
Görsel malzemelerle ekolojik restorasyonu ve yapacağımız beş günlük kurs programının Fethiye halkına tanıtımı ve Emet Değirmenci’nin Yeni İnsan Yayınevi tarafından yayınlanan Kadınlar Ekoljik Dönüşümde kitabının tanıtımı ve imza etkinliği. Bu bölüm ücretsiz olup herkesin katılımına açıktır!


Kokteyl ve sergi:
Dünyanın çeşitli yerlerinden ekolojik restorasyon örnekleri

Etkinlik yer ve zamanı: Fethiye Kültür Merkezi, öğleden sonra saat 2-5 arası


Beş günlük eğitim sırasında ele alacağımız konular

Ağustos 1, 2010: Yeni kurulacak otel/tesisde dikkat edilmesi gereken noktalar ve var olan bir tesisi etüt etme
· Su kullanımı, enerji, verimliliği, atıkların yerinde dönüşümü, çevresiyle sosyal ekolojik ve ekonomik olarak uyumu
· Eko- turizm: Akdeniz de ve dünyada doğru ve yanlışlar
· Kırsal da agro turizm, kette bio /eco-otel' lerin çevre, ekonomi ve sosyal yapıyla uyumu.

Eko-turizmde ekonomi: Sosyal ve kültürel olarak kendine yeterli EKONOMİ yaratmak
Etik olarak çevresine sorumlu eko-turizm nasıl olmalı?
Sosyal ve kültürel zenginliklerin tanıtılmasındaki doğru ve yanlışlar
· Yerel üretim ve tüketime yönelik pazarlar ve bunların bölgesel, ulusal ve uluslararası ekonomiyle bağlantıları
· Dünyanın çeşitli ülkelerinden yöreye adapte edilebilecek örnekler

Uygulama:
Grup 1: Yeni kurulacak bir tesis
Grup 2: Var olan bir tesisin ekolojik/karbon ayak izini çıkarma

Agutos 2: SU tüketimi, sağlık, koruma ve geri dönüşümü:
· Arazi topografyasına göre suyu yer altında ve üstünde en verimli şekilde kullanma teknikleri
· Ekolojik sulama teknikleri
· Atık gri suyun geri kazanımı ve siyah suyun iyileştirilmesi
Uygulama:
Grup 1:Su hendeği ve su konturları yaratma
Grup 2:Gri suyu kullanarak yenebilir bitkilerle bir bahçe oluşturmak

Ağustos 3: Kendine yeterli YİYECEK üretimi için toprağı tanımak
Bitkiler, ağaçlar ve hayvanların projeye entegrasyonu
· Akdeniz iklimine uygun yenebilir yerel bitkileri tanıma
· Komşuyla paylaşılan yenebilir bitkilerden estetik çitler/sınırlar oluşturmak
· Atıkların dönüştürülmesi ve değişik yöntemlerle doğal gübre (kompost) yapma teknikleri
· Sivrisineklerle doğal mücadele yöntemleri

Uygulama:
Grup 1: İklim ve arazinin durumuna göre yenebilir bitkiler ve şifalı otlardan bir bahçe tasarımı
Grup 2: Toprağı biyolojik atıklarla zenginleştirmek: Atıklardan doğal gübre (kompost) yapma.

Ağustos 4 :Yerel malzemelerle doğaya ve iklime uygun sağlıklı YAŞAM ALANI oluşturmak:
· Pasif enerji kullanarak ekolojik ısıtma ve soğutma yöntemleri
· Akdeniz'e uygun geleneksel Türkiye mimarlığını tanımak ve Latin Amerika’dan öğrenmek
· Binanın izolasyonu ve manto lamada ve kullanılacak sağlıklı ve doğa dostu malzemeleri tanıma
Uygulama:
Dönüşümlü malzemeler (şişe, alüminyum kutu, araba lastiği vb malzemeleri mimaride estetik olarak kullanımı
Ağustos 5: ENERJİ ve enerji verimliliği
· Akdeniz’de güneş, rüzgar, hidrotermal ve biyo enerjinin ekolojik ve ekonomik olarak verimliliği
· Latin Amerika ve İskandinavya dan insani boyutta yenilenebilir örnekleri
· Enerji bilançosu çıkarıp alternatif önermek

Uygulama:
Grup 1: Çatıya günes paneli ya da rüzgar tribünü yerleştirme
Grup 2: Kompost yığınından duşta kullanılacak su için ısıtma sistemi kurma
Ağustos 6: Değerlemdirme ve kutlama: Bu bölümde halka açık olup ücretsizdir. Ancak kursa kayıt yaptıranların konaklama gideri kurs ücretleri içinde değerlendirilecektir.

Daha fazla bilgi ve kayıt için:
Pastoral Vadi:
http://www.pastoralvadi.com/eng/index_eng.html
Tel: Phone : +90 252 633 6627
"Ahmet Kizen" ,
*. Program permakültür ve eko-turizm uzmanı Emet Değirmenci tarafından hazırlanıp kurs Şilili eko restorasyon uzmanı Agustin Sepulveda işbirliğiyle yapılacaktır.
... ... ... ... ..
Bugün BURCU'NUN DOĞUMGÜNÜ.. Yine bir 20 temmuz ve yine uzaktayız. Daha güzel şeyler yazmak isterdim ama ellerimden dökülen kelimeler bunlar oldu. İyi ki doğdun Burcu, sana yaşgünü hediyesi olarak ben gelmek isterdim..
-Bana bakma aşırı sıcaklar sanırım beni böyle hüzünlü yapan, :) yaramadı herhalde.. Demek ki neymiş sadece sarı sarı yapraklar insanları hüzünlendirmezmiş..
not: 1 - Bu cümleden sonra eklemek istedim ki bazen içimden geçenleri yazamamışım bloğa.. Bazen başkaları ne düşünür diye dürüst olamamışım sanki. Daha sade ve daha umarsız yazmayı hayal ediyorum kendim için. İnsan hayatında sadeleşmeye gitmeli. Olabildiğince kendi içinde yapmalı bunu.Bugün farkettim ki başka insanlar bazen beni çok bağlıyor, ya da hep bir şeyler için hesap veriyor- vermeye zorlanıyorum. Yani başkası için hesap olmayabilir ama bana hesap gibi geliyor, ben başkalarına kendimi anlatmayı sevmiyorum.Beni olduğum gibi kabul etmeliler, başkaları için tutum değiştirmemeliyim.Sırf bunun için bile arşivimi herkese açık tutuyorum ben beş senedir oysa orada en saklılarım ,en gizlilerim var.Yani okurken bazen geçmişi, bunu niye buraya yazmışım ki gibi bir hisse kapılıyorum.Bazen çok kızmışım,hıncımı kelimelerden almışım. Bazen neye kızdığımı bile hatırlamadığım yazılar var, saçma geliyor şimdi ama yine de orada olmalarını seviyorum işte. Orada hasret var, özlem var, ayrılık var. Kısaca ben varım.
Başladığımdan beri başkaları için yazmadım ben. Burası yazarken benim rahatladığım bir yer.Kimse okumasaydı bile yazardım..
Ve bugün yine canım sıkıldı, bugün bir tanıdığımız bana Çağıl'ın dayısı (uzman rehber ya) tercihlerini yapacak sen niye araştırıyorsun ki dedi.. İyi de ben hala insanlara neden araştırdığımın hesabını vermek zorundamıyım..?Sadece o da değil ki.. Herkes bugün bana takmış gibi.. İyi de ben yanlış olabilirim ama bunu bana söylemek için herkes sözbirliği edince benim inat damarım daha çok tutuyor..Bırakacağım varsa da bu sefer bırakamıyorum. Hem bence bu işleri başkalarına bırakanlar o işleri önemsemeyenler, ben öyle olmak istemiyorum. Hoşuma gidiyor bunlara bakmak, keşke bazen davranışlarımıza da link verebilsek yazılarımızdaki gibi, neden böyle yapıyorsun diyor mesela,uzun uzun açıklama yerine link ver görsün neden öyle olduğunu.. Artık nerden verirsin linki bilmiyorum ama :P Yani neden böyle yaptığımın açıklamasını nasıl yapayım ki..? Sadece bunun için tek çocukla kaldım ben desem.. Onunla ilgilenmek bana keyif veriyor, onu düşünmek beni mutlu ediyor desem, hadi olmadı düşkünüm evet aklım onda olacak o okuldayken desem.. Benden uzak bir şehirde olmasına başkaları kadar kolay alışamayacağım desem. Gizli gizli onu özleyeceğim desem. yokken buraları bana dar gelecek desem.Manyak derece de dünya bir yana o bir yana desem anlarlar mı ki..?
Onu o kadar boğduğumu düşünmüyorum birde.Bunları düşündüğüm gibi uygulamıyorum ki , yani normalde yazdıklarım okuyunca abartı geliyor sanırım. Ya da dışarıdan bakarken nasıl görünüyor bilmiyorum, bilmek de istemiyorum.Bizde böyle.
İşte böyle blog, kendimi sana anlattığım kolaylıkta başkalarına anlatamıyorum demek. Muhtemelen ben başaramıyorum. Bazen ortadan yok olasım geliyor, kimseyi aramadan, şu kaybolma hissi beni bu kadar çok rahatlatmasa, bazen bundan bile korkuyor oluyorum itiraf edeyim.
Canım sıkıldığında kaybolsam, bir daha ortaya çıkmasam. Kimseye hesap vermesem, kimseden de hesap sormasam ne güzel olurdu..!!
Geçen günkü piknikten güzel bir şarap vardı, kalkıp onu içeyim ben. Bu sıralar hatlarda tutukluk var, insanlarla bağlantım gidip gidip geliyor ...
5 gün evden çıkmasam ne güzel olur :)) beş gün kesmez ıssız bir adaya gitsem .. Ya da birileri beni rahat bıraksa.. ne güzel olur.
Saat: 4.56 yine asi gece kuşu modlarındayım. Burcum normal bir doğumgünü yazısı olmadı farkındayım ama yanında olsam bunları benden böyle dinleyeceğinden bugün piyango sana vurdu, sana anlatır gibi yazdım bende..Doğum günün kutlu olsun benim küçük kardeşim.Sanırım beni bu dünya da en çok dinleyen sensin. Blog bile senin kadar dinlememiştir beni..
Seni özledim.. Senle konuşmayı da.. Eski yazılardan birine link vereyim ve oradan tekrar hatırlatayım seni ne çok sevdiğimi..
Herkese "Hayırlı " günler dilerim..

Pazartesi, Aralık 01, 2008

Çevre Dostu Ürünler Sergisi 2. bölüm

Serginin bence en ağır misafiri bizdik.Nedeni ise çekirdek gibi bir konunun genelde insanların bakışında hafife alınmasıdır.Oysa bir olaya bakışınız onun sizin değerlendirmenizle alakası yoktur. Belki de hala keşfetmediğiniz bir noktada önemlidir..En güzel olay genelde yeni broşürlerimizi verdiğimiz ve sergiyi gezen insanların bende çekirdek topladım, size yolladık demesiydi..Birinci gün Berna ile ikinci günde Pera Organizasyonla idare ettik bizim standı.Zaten onlar da Mavi Kuş olduğundan yalnız kalmadım anlayacağınız.. İkinci gün daha keyifliydi, ilk günün belirsizliği yoktu çünkü.Standlar paylaşılmıştı, ben biraz iyileşmiştim. Sergi düzenlemek ve herkesi tanımak zordur böyle zamanlarda.Kimse yerinden memnun olmaz, dır dır yapan çoktur. Geç gelip olay çıkaranlar da vardı ama benim anlayışıma göre-biraz kuralcı biri olduğumdan- sergi açılışından bile geç bir saatte gelen birine ben stand açmazdım ama FETAV Müdürü Dilek Hanım bu konuda oldukça pozitif biri olduğundan bir şekilde olayı halletti.


Çekirdekleri topladığımız çuvallar.. Aynı zamanda Ekmek Askıda kampanyamızı da tanıttık.. Berna standın başında çalışırken.. Ben resimlerde yokum bu arada..(siz sormadan ben söyleyeyim:) Çünkü fotoğrafları çektim ve serginin dosyasını hazırladım arşiv için.
Mavi Kuş Çekirdek Kampanyası standı..
Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatçi, Pera Organizsayonun standında.. Hilkat Hanımla.
Üzümlü Dastarı Kadianda projesi..
Ahşap Oyuncaklar Standı..İlkay Oyuncakçılık.
Doğayı Koruma Derneği
Carettalar için özel üretilen, yumurtaların korunmasını sağlayan kafes.
Bitkisel Atık Yağları Toplama kapları..
Atık Pil Kampanyası Standı..
Elektirikli motorlar..
Artı Mühendislik Güneş enerjisi standı..
Artı Mühendisliğin güneş enerjisi ile havuz ısıtma örtüsü..
Zen Bitkisel Ürünlerle sergideydi..Selma Hanımın yanına kaçtım sık sık, dinlendim ve sergi hakkında yorum yaptık genelde.
Japon gülleri, Zen standında..
So Design , ısı pompasıyla sergideydi..

Arıcıları geçmek istemedim.. Fethiyenin balıda güzeldir, şekerlenmez.
Bunlarda böğürtlenlerimiz.. Bende bir kök aldım.Şimdilik saksıda olacak..Daha sonra bir yer ayarlayacağım..
Yakabağda organik zeytinyağ ve şarap üretmeye çalışan bir organik tarımcı standı..
Bu standta İstanbul Şişli ve Ankara daki organik pazarlara sebze ,meyve üreten organik tarımcılarımız Yanıklar ekibi..

İki gün boyunca yağmur yağmadan , bir şekilde terslikler yaşamadan güzel anılar biriktirdiğimiz bir sergi yaşadık. Fethiye için bir ilkti. 5 haziran Dünya Çevre Günü haftasında sanırım bu tarz bir organizasyonumuz daha olacak.Bu standların yanında daha bir sürü standlarımızda vardı ama bunlar benim seçtiklerim olarak yer aldı yazıda. Organik Tarım ve Ekolojik Ürün kavramları daha Türkiye için oldukça uzak kavramlar, amacımız buradaki insanları biraz olsun bilinçlendirmek ve Fethiye' de yer alan projeleri tanıtmaktı. Serginin en güzel yanı genelde ilgili insanların olmasıydı gezenler arasında.Bu da demektir ki biz bir sürü insana anlattık, onlarda gidip bir sürü insana anlatacaklar..

Gülderen' den aldığım kuş ve doğa sesleri cd si oldukça ilgi gördü sergide..Kuş sesleri ve doğal sesler arasında sergiyi tamamladık.

......

Özel Not: Yazılarımı başkaları "ağır konular" ya da "hafif konular" diye betimleyebilsin diye yazmıyorum.. ama insanı özelliklerinizi özellikle beni okuduğunu kullandığı cümledeki kelimelerden bile anladığım insanların ben yokken hakkımda yazdıkları beni İNSAN olarak rahatsız etti.. O kadar özeniyorsan açarsın bir blog seni de okurlar, benim olmadığım ortamlarda hakkımda hem de adını yazmadan yorum yapmak, prim yapmaya çalışmak ancak kişilik bozukluğudur.

Çarşamba, Kasım 26, 2008

Çevre Dostu Ürünler Sergisi

İki gün boyunca iki haftadır üzerinde çalıştığımız sergide olacağım.. Bu konuda Fethiye yapılan ilk oluşumlardan diyebilirim bu sergi için. İleride fuara dönüştürmeyi düşünüyoruz.. Normal şartlarda gelecek için yapılabilecek en iyi çalışmaların bu konsepte olacağına inanıyorum.
Hatta Fethiye'nin bu konularda Türkiye çapında öne çıkacağına da..

Bu tarz çevre ve ekoloji bazında her çalışmada da gönüllü çalışıyorum :) Gerçi bu sefer zamanlama yüzünden bazı işlerini de ben yapmak zorunda kaldım ama normalde bu konular benim zevk alarak çalıştığım konular..

Sergide genel olarak ilk aklıma gelen ürünler Fethiye'deki organik tarım ürünleri , güneş enerjisini elektrik enerjisine dönüştüren sistemler, yine güneş enerjisinden elde edilen enerji ile dolan akülü motorlar, rüzgar enerjisinden elektrik elde edilen sistemler, bitkisel bakım ürünleri, Fethiye Belediyesinin geri dönüşüm projesi, atık pil kampanyası ve bizim çekirdek kampanyamız gibi.

Bu arada standlarda satışta yapılabilecek.Bizde Berna ile Çekirdek Kampanyası standında olacağız kampanyamızı tanıtacağız .

Not: Organizasyon ve süslemeye pera organizasyon,
afişlere so heating,
ikram için Rıhtım pastanesi sponsor oldular da içecek için doğadan
bir şekilde geri çevirdi bizi..2 gün içinde hazırlayamazlarmış.. Gerçi bana cevap veren müdürbey çok kibardı ama bu zihniyeti anlayamıyorum işte.. Adı DOĞADAN olan bir marka çevre dostu ürünler sergisine hayır diyor.. Normalde sergiye katılması gereken bir ürün , geçtim sponsorluğu stand açıp böyle bir sergide bulunması gerekirken.. off ya bu ülkede bu işler deveye hendek atlatmaktan zor.

Bu arada Ankara'da Çankaya Belediyesinin açtığı Aşağı Ayrancıdaki pazar yerinde Fethiyeden organik ürünler gidiyor haberiniz olsun..Yani gerçek belgeli ve ekolojik ürünler. Birde İstanbul Şişli deki organik pazara yine bizim Yanıklar daki organik tarım çiftliklerinden giden ürünler satılıyor.