köprü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
köprü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Ekim 18, 2012

İnanmıyorum.........!!

Alın sevdiceğinizi, çıkın Kavacık Tema Korusu'na. Son 2 hafta. Artık girişlerde bilet de yok. Bu eşsiz güzellikteki koruda bir fotoğrafınız, çocuklarınıza anlatacak bir anınız olsun.

Otoyol ve Köprü Özelleştirmelerinin içine sokularak 25 yıllığına ihaleye çıkarılan Tema Kavacık Korusu 31 Ekim'de ihale ediliyor.

İstanbul'un yeşil kalmış son tepelerinden birinin köprü ve otoyol ihalesinin içinde işi nedir?




* Facebooktan alıntı.

Salı, Temmuz 10, 2012

Vedalar gözle sevenler içindir,çünkü gönülden sevenler ayrılmaz.*

Kısa bir zamandı.Cuma sabahı haber geldi, karavanda kalmıştık gece, uzun bir süredir valizimiz hazır bekliyorduk haberi.İyi ki de hazırlamışız.İnsan kötü haber alınca sersem bir tavuk oluyor.Bir saat içinde yola çıktık,diğer işleri yani işlerimizi ayarlamayı yola bıraktık.Sağolsun arkadaşlarımız, çalışanlarımız, bir dediğimizi ikiletmedi,tüm işleri yoldan ayarladık ama Uzunbey'in anneannesini aynı gün başka bir dünyaya uğurlamaya yetiştiremedik, cumartesiye kaldı.İyi ki de kaldı zaten yetişemezmişiz.Saat beşte İstanbul kapılarındaydık ama köprüden geçemedik bir buçuk saatte.Yarım saatte çevre yolundan çıkış yedi, öğlen biz Afyondayken  karar alınmıştı gerçi ertesi gün öğlene ama insanız ya işte bir an önce gidelim istiyorsun.
Topkapı'da  vedalaştık onunla, yani  şimdi İstanbulda vefat edenleri şehrin çok uzak noktalarına defnediyorlarmış.Şehir artık çok kalabalık. Eve yakın bir yerde - Topkapı Mezarlığında-erken yaşta kaybettiğimiz dedemizin yanında.Anneanne bizim için çok önemli, çünkü Uzunbey'i o büyütmüş, beraber yaşanılan bir evde büyümüş Uzunbey. Benim için de bir mihenk taşı. Her dönemde yanımda olan ,beni seven, koruyup,kollayan biriydi her zaman. Son ziyaretimizi  artık  sağlığının yerinde olmadığı zamanda onun için yapmıştık-yazmadım-kimseyi tanımıyordu o dönemde ben kapıdan girdim adımı söyledi :)  o zaman herkes şaşırdı.
En son perşembe günü Çağıl ziyaret etti onu.Cuma da beraberdik.Çağıl iki gün boyunca evde her konumda elimiz ayağımız oldu.Son görevlerimizi yerine getirirken çok yardımcı oldu.Biz ev kalabalık olduğundan kalmaya annemlere gittik.Gece 12 civarında bile adım adım gittik. Bu gittiğimde trafik açısından gördüklerim çok kötüydü.Nitekim biz birazda pazartesi trafiğine kalmamak adına pazar günü döndük ki dinlenmeden döndüğümüzden yol zor geçti.Çağıl pazartesi gelecekti, biz gidince bileti iptal ettik. Bizimle döndü.
Bugün evdeydim,diğer resimler en altta.

 Bir yorgunluk kahvesi ve kutlama aynı zamanda.Nurperi hanımın doğum günüydü.Fatoşla uğradık geçtiğimiz hafta.Uğramışken kaktüslerini de çekelim dedim.Balkonda oturduk.








 Bir akşam Kaya'da yemek yedik, İstanbul Restaurantta. Son zamanlarda Kayaköyün en güzel gözleme yapan yeri de burası bence.Başka yerlere göre tadı çok güzel.Yemeklerde çok güzeldi o akşam.Yorgunduk, bize iyi geldi.

 Kayaköy İstanbul Restaurant
 Topkapı
 Cevizlibağ
 Avcılar
 Annem Büyükçekmece festivalinde görevliydi, Burcu'da. Burcu'nun başka işleri de olduğundan sadece cumartesi sabahı görüşebildik,o da evden çıkana kadar.Atahan'ı annemlerle bu hafta Fethiye'ye bekliyoruz kısmetse.Aslında bugün doğum günü, ben yine de ona burada özel bir kutlama düşünüyorum.(Aslında yazmayacaktım ama dayanamadım)
Yoğun ve karışık duygularla geçen bir kaç gündü, zordu.

* Başlık:  Mevlana

Perşembe, Ağustos 20, 2009


Öykü yazmış.. Bu ülkede önce soruna bakılır sonra denir ki şu lazım, beş sene sonrası düşünülmeden yapılır yapılacak olan.. Beş sene sonra bir bakarsınız ki yapılan yapıldığıyla kalmış, soruna çare bile olamamış ama it ürür kervan yürür, bazılarının gözü boyanır oylar alınır..


On sene sonra bunu yapanlara bu millet ne düşünür ben şimdiden biliyorum aslında ama ben demiştim demekle yaşanmıyor..

3. KÖPRÜ YAPILMASIN..


Araştırmadan beş yıllık planlarda bile olmayan bir köprüyü ben istedim yapıyorum mantığı padişahlarda bile yoktu..Bu işi usta ellere bırakırlardı..

Alın size Mağlova Kemeri..



Köprünün yapılması planlanan yerlerin çevre yolları şehre su sağlayan havzalardan geçecek.Oluşan suyun belki de kaynağını sağlayan ormanlar ve yeşillik köprüye kurban gidecek.

Bir zamanlar bu su havzalarının yapılmasını sağlayanlar suyun damlasını bulamıyorken su gibi ,çevre gibi, doğa gibi önemli etkenleri nasıl gözardı edebiliyorlar trafik için anlamıyorum.

Deniz ulaşımı gibi bir lüksü olan İstanbul gibi bir kentte, hala üçüncü köprü konuşuluyor.O da yetmezse boğazın her yakın yerine bir köprü daha mı atacağız..


Bence köprünün sorunları çözmesinden çok köprü yapılırken elde edilecek rantlar sadece göz önünde tutuluyor..

Soruna çare aranmıyor.. Göz boyanıyor..

3. Boğaz köprüsü yapılırsa on sene sonra geldiğimiz nokta keşkeler olacak.Bunu adım gibi biliyorum. Partisel ya da kişisel fikirler umrumda değil ben artık akıllı çözümler bekliyorum.
Gerçi memleketini vatanını düşünmeyen adamların İstanbul gibi bir şehri gözetmesini de bekliyormuyum..? Hayır, beklemiyorum..
(hızlı metro ulaşımı sağlıyor mu sağlıyor , millet hangi rantlar döndü burada demiyor gördüğüm kadarıyla a ne hızlı gidiyoruz diyor, sanırım onlarda bıktı hesap verilmeyen açıklardan, göz göre göre fakirlerin gözünü parayla doyurup kazanılan oyların hesabı tutulmuyor artık, herkes etrafın birden nasıl hissi duygularının uyanıp gerçek dünya hesaplarında olduğuna bakıp, semirenleri seyrediyor bence.. Hatta ben nasıl değişirsem semirenlere katılırım hesaplarında çoğu.. Bunu görmek için gönül gözü açık olmaya bile gerek yok, gerçek gözle farkediliyor değişimler..)
Bu millet gözünü açıp takip etmeli aslında bazı şeyleri yoksa beş-on sene sonra satılacak vatan da kalmayacak ellerimizde..!!!

Amma başkalarının sömürgesi olmaya meraklı milletmişiz de atalarımız bilememiş savaşıp kanlarını heba etmişler memlekete..
Hazır konu açılmışken yazayım diyorum..Yakın beklentim..
1-pekeke ile savaşıp şehit olan askerlerimiz yakında vatan haini ilan edilebilir.

2-assalanın öldürdüğü diplomatlar reddi millet edilir...
3-Adamın gözüne baka baka açılımlar desteklenir, sorulursa imralı diye bir ada yokmuş gibi davranılıp ana haber bültenlerinde sokakta oynayan çocuğun bile haberinin olduğu durumlardan sanki karşı komşu dedikodusu kadar bi haber davranılır.
Son bir şüphem var ki Hırka-ı Şerif ortadan kayboldu ya hakkındaki düşüncelerimi yazacağım ama korkuyorum paranoyak olmakla suçlanacağım..Bir insan bu kadar kıymetli bir eşyayı nasıl olur da bu kadar hırpalayarak kullanır.. Sevmeyin bu kadar çevrenizi ya.. Ülkemi bu kadar sevmeyin, insanlarımı bu kadar sevmeyin.. Sevdiklerinize bunları yaparsanız sevmediklerinize ne yapacağınızı düşünemiyorum ben.
Ramazan başlıyor.. Herkese hayırlı ramazanlar diliyorum.. Gelecek ramazan da neye ütü basılır, hangi şehrin canına ot tıkılır hangi memleketi ne yaparlar , hakkımızda hayırlısı diliyorum..

Çarşamba, Ağustos 27, 2008

Mimarsinan Köprüsü - İstanbul 2.bölüm

Burcu gittikten sonra tabii ki hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Sadece annem beni çok özel yerlere götürdü.. Burcu nasılsa arkeolog, o çok görmüştür öyle yerler ben seni gel kervansarayın oraya götüreyim canım kızım dediğinden bende severek onu dinledim. Gittik Mimarsinan köprüsüne bir keyif aldık ki sormayın.Yolu düşenlerin, hatta özellikle ramazan ayında gitmelerini tavsiye ediyorum. Geceleri özel ramazan eğlenceleri düzenliyorlar.

(Resimleri tıklayarak büyütünüz ve öyle bakınız lütfen)

Köprüdeki gelinle damat, istesem orda olamazlardı herhalde.Köprünün çevresindeki cafelere gelenlerde oldukça fazlaydı.Tabii manzara harika..Sessiz bir dinginlik hakim her yere. Sadece cafelerin müzik gürültüsü..

http://www.sinanasaygi.com/ diye çok güzel bir siteden aldım bu bilgileri ve eskizleri..


Biz zamanımızda fazla olmadığından sadece köprü tarafında gezindik annemle, daha sonra da E5 ' e bakan tarafta oturduk resimlerde göreceğiniz üzere..




Bir köprü bu kadar mı güzel olabilir, çevresiyle ve yöresiyle bu kadar mı bağdaşır.. Biz çocukken de trafiğe kapalıydı ama babamın teyzesi açık zamanlarıyla ilgili hikayeler anlatırdı bize.

Sokullu Mehmet Paşa Mescidi eskizi
Orada köprünün yanında bir kervansaray (Sultan Süleyman Kervansarayı) ve bir mescid bulunmakta .( Sokullu Mehmet Paşa Mescidi) Onlarda yine Mimarsinan'ın eserleri. Yine ben çocukken kervansaray harabe ve köprünün çevresi farklı konumdaydı. Büyükçekmece Belediyesi sanırım Karayolları ile birlikte düzenlemelerle orayı bambaşka hale getirdi. Barış Manço amfitiyatrosu yapılmış birde, festivalde etkinliklerin düzenlendiği..

Sultan Süleyman Kervansarayı dıştan görünüşü..

İçten görünüşü.. Kervansarayda eskiden atlar aşağıdaki kısıma bağlanırmış..Yüksek kısımda da sıra sıra yataklar olurmuş.Gece herkesin atı önünde bir şekilde konaklanırmış.Biryerlerde okumuştum aklımda öyle kalmış :))



Bu arada biz yerlisi Mimarsinan Köprüsü deriz, hatta köyü bile vardır Büyükçekmecenin ama kayıtlarda Sultan Süleyman (Büyükçekmece Köprüsü) diye geçiyor. Benim için Mimar Sinan.


Köprünün çekmece tarafından girişi,karşıda Mimarsinan heykeli ve kervansaray.Heykelin arkası da mescid.

Yorumlarda bulduğum kitaplardan alınan bir bilgi:
Hazret-İ Sultan Süleyman kim ona şah-rahola sırat-ı mustakim Başladı bu cisrolmadan temam kıldı azm-i süy-i cenabü'l-naim Geldi anı zıll-İ Hakk Sultan Selim itdi tekmiloldı cisr-iazim.



Bu büyük köprünün inşa tarihi,inşaat masrafları ve ebced hessabıyla Süleyman Kanuni'nin inşasına başladığı 973 tarihi çıkar. Köprünün diğer tarafında;' Yabdı ab üzre bu cisri Şeh Selim ; mısraının bulunduğu göze çarpar ki ebced hesabıyla Süleyman Kanuni'nin vefatıyla Sultan Selim'in tamamladığı tarihtir.


Diğer bir noktada yazılı olan; inşasına geçdi bu demde cihanda pir Mimar Sinan mısrası ile de söz konusu köprünün 996 (1588) tamamlanma tarihi çıkar. Bu köprünün mimarı meşhur Mimar Sinan olup inşaat masrafı için 114 yük 73.853 akçe sarfedilmiştir. 'Hams seb'in tis'a mie' (975) tarhi de yazılıdır.' Büyük ustaya saygılarımla..


seyretmeye doyamadım o gün köprüyü
e5 teki köprü ve arkada albatros sahili
köprünün diğer ucundan görünüm
yansıma..
E5 manzarasında ördekler..



Annemle oturduğumuz yer.. Telefonla konuşurken resimlemişim :) Soğuk diyet colalarımızı içerek etrafı seyrettik bir süre.

Yukarıdaki köprü fotoğrafları benim.Son fotoğraf arkasındaki tüm haşmetiyle çimento fabrikasını gösterdiği için ve köprüyü çok hoş belgelediği için konmuştur. (Ercüment Akat fotoğrafı)

Mimarsinanın hayatı

Büyükçekmece Belediyesi, kervansaray çevresine küçük yöresel evler şeklinde lokantalar yapmış. Mesela Trabzon evinde Karadeniz yöresel yemekleri-karalahana sarması gibi- lezzetleri yiyebiliyorsunuz..Her evin dekorasyonu ve yemeği farklı.Çok başarılı bir uygulama olduğunu düşünüyorum.Böylece her esnafın müşterisi farklı oluyor.

Perşembe, Mayıs 29, 2008


Resmi ve fikri bu blogdan aldım :)

3.köpruyü yakında yapmaya gerek kalmayacak çünkü benzin ve mazot fiyatlarından yakında kimse arabalarına binemeyecek bence ...

Köprülerden geçişlere de boyuna zam yapıldığından yakında yine arabalarda azalma olacak..!
Bir de gerçekleştiğinden beri bakıyorum o kadar gündem yoğun ki kimse bu konuda yazmadı mı acaba..? Yoksa ben mi görmedim..
Hani şu kartla geçiş olayı var ya köprülerden, nakit parayı kaldırdılar,kuyruklar olmasın trafik sözüm ona açık kalsın diye..Merak ettiğim bir nokta var ki bu uygulamayı öneren! akıllılar mesela bizim gibi şehir dışından gelip bir kere karşıya geçip dönecek insanlar İstanbulda ki bu uygulamayı nerden, nasıl bilecek de kart alıp (hadi şimdi köprüye yaklaşırken satıyorlar) ya bilmeden gişeye girip trafiği kitleyecek , yurdum halkı hele Anadoludaki amca hayatında İstanbul görmemiş, değil köprü kart olayını bilsin..Bunlar Oxford mezunu da değil ki..Bütün gün gündem takip etsin..Birde yok efendim karşıya geçmek için deniz yolunu kullansın bu araçlar..Olur canım..Tüm Dünyada transit çevre yolları yapılır metropollerin içinden geçmesin bu tarz araçlar ve trafiği kilitlemesin diye bunlar köprüden geçemeyeni en yoğun trafik olan muhtemelen Beşiktaş, Üsküdar,Harem arasında dolaştıracaklar..Bu konuda benim göremediğim ama yetkililerin gördüğü iyileştirici bir durum var mı ben mi çok karamsarım bu konularda bilemedim..