
Cumartesi Hayal Sinemasında "Mustafa" yı seyrettikten sonra işe döndük. O kadar canım sıkıldı ki dün bile ara ara ve hatırladıkça yapılan haksızlığa sinirlendim. Filmden çok çoğu insanın hala filme inanmalarına aklım ermediği gibi Atatürk'ü sevmeyenlerin ekmeğine yağ sürülmesine ve böyle algılayanlara savaş açılmasına inanamıyorum.Nerdeyse filmi eleştirmeyin diyecekler. İyi de yapmak, çekmek, Ata'yı eleştirmek,gereksiz mesajlarla filmi donatmak serbest sen beğenmeyince kabahat. Bu nasıl iş böyle.Yılmaz Özdil'in yazısına buradan link veriyorum..
Biyonun da yazısı var .. Eline sağlık Biyo

Cumartesi gecesi ertesi gün için hazırlık yaptım.Deniz havlullarımızı, çantalarımızı hazırladım. Pazar günü gereken bir kaç eksik için alışveriş yapıldı.Bizim yaz sezonuna veda yemeğimizi daha önceki yazılarımda link verdiğim Thermemarishotelde vereceğimizden sabah 9 da pazaryerinde bizim işyerimizde destek olan ve çalışan hemen hemen herkesi davet ederek kalabalık bir grupla yola çıktık. Bu otel Dalaman'da havalimanın yanında..Biz Fethiyeden bir otobüsle güle oynaya,sohbet ede ede otele vardık.Burası bir termal otel olduğundan , açıkhava da kükürt havuzları ,SPA'sı olan bir sağlık tesisi gibi. Önce otelin müdürü Dr.Haluk Bey ve eşi bizi otelin imkanlarından nasıl faydalanabiliriz gibi küçük bir geziyle bilgilendirdi.Daha sonra da herkesi serbest bırakarak saat birde havuzbaşındaki yemeğe kadar özgür kalabileceklerini söyledik.Bunu söylediğim andan saat bire kadar da en çok ben bu havuzların keyfini çıkardım diyebilirim.Girmediğim kükürt havuzu kalmadı ki tam 3 taneler. Bir tane de normal yüzme havuzu vardı.Kışın kullanılabilecek kapalı havuzuna ve jakuzi ile sauna keyfini açıkçası yapmadım..Çünkü hava o kadar güzeldi ki kendimi camekanlı da olsa kapalı bir yerde tutma fikri hiç hoş gelmedi. Bu resimler benim çektiğim resimler değil ama yazıyı daha bekletmemek adına evdeki bilgisayarda kalan resimleri kullanmadım.

Öğlen bire zor yetiştim.Özellikle diğerlerinden daha sıcak olan(28 derece) doğal kükürt havuzları var ki etrafı kayalarla çevrili ve isterseniz çevresindeki çimlerde şezlonglarda güneşlenme imkanınız var.Ben en çok bu havuzu sevdim. Sanırım diğer misafirlerimizde.. Kalabalık bir şekilde girdik çünkü.Sohbet-muhabbet gırla gitti.Bunun yanında astım mağarası vardı ama kullanmaya gerek görmedim açıkçası.. Sedef hastalığı gibi cilt hastalıkları için balıklarda mevcut ama onlar özel bir bölümde. Sonra çamur havuzuna fırsat bulamadan öğlen oldu ve yemeğe geçtik. Sağlıklı ve lezzetli yemeklerle bize hazırlanan özel bir masada kalabalık şekilde yemeğimizi yedik, kadeh kaldırdık gelecek çalışmalar için. Hava çok sıcak olduğundan soğuk bira ve şarapla kutladık başarımızı..

Yemekten sonra aynen yukarıda gördüğünüz gibi çamur banyosu yaptım.Yalnız çamur banyosu kısmı ve web sitesindeki bazı havuz resimleri tesisin eski hali.Bizim gittiğimiz hali son derece modern düzenlenmiş pırıl pırıl masmavi havuzlardan oluşuyordu.Oldukça da temiz bir yer. Akşamüstü beşe kadar o havuz senin bu şezlong benim gezdim durdum. Arada kahve keyfide yaptık ve en sonunda sabahtan bize üstümüzü değiştirmek için verilen odalara gidip gün batmadan duşumuzu alıp, giyinip çıktık.

Pazartesi Mavikuş'ta Berna ile buluştuk, ordan kahve içmeye Boaters Coffee 'ye gittik Paspatura, Bernanın eşiyle de buluştuk balık pazarında.Çok güzel balıklar gelmiş, hatta hamsi vardı ama ben balık ayıklayamadığımdan alamadım.Burada nedense hamsi ayıklamıyorlar. Mumla arıyorum Balıkçı Kenan'ı buralarda. Neyse Berna ve eşi H.bey benim halimi görünce o zaman balıkları alıp bize gideriz , bize yemeğe gelin yarın akşam dediler. Ne kadar şanslıyım ki böyle arkadaşlarım var :)
Dün aslında Çağıl'ın maç günüydü ve ilkokulun bahçesindeki halı sahada maç yapıyorlar akşamları hoca-öğrenci karışık. Bizde işten geç çıkıp Çağıl'ı halı sahadan alıp eve gidip , o duş aldıktan sonra Bernalara gittik.Çok güzel bir gece geçirdik.Berna zevkli biri , neden böyle söylüyorum çünkü aileden kalma eşyalara çok değer veren ve bunu da günlük hayatına oldukça hoş bir şekilde taşıyabilen biri olduğu için onu ayrı seviyorum.
Dün gece mesela genç bir hanımın evindeyiz -bizim yaşlarda genç oluyorsun işte- ama herşey o kadar iyi harmanlanmış ki eski İstanbullu -Kınalı ada-dan olan ailesinden kalma ve en az 3-4 nesillik bir yemek takımında yediğimiz yemeklerden tutun oturduğumuz sandalyelere kadar zevkli bir ortam içinde etrafa bakmaktan , keşfetmekten keyif alarak yedik balıklarımızı ve nefis salatalar ve mezeler eşliğinde Burgaz'ın yaş üzüm rakısı da çok iyi gitti. Hele küçük ve eski ince rakı kadehinden susuz rakı içmesi beni eskilere götürdü :))Çok keyifli bir akşamdı.Okuyor mu acaba bilemiyorum ama çok güzeldi, teşekkür ederiz.. Çok şanslıyım arkadaş yönünden de görüyorsunuz..
Kendi resimlerim 2. bölümde..