mantar festivali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mantar festivali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Mart 25, 2010

Bir daha vursa idi nefesim nefesine..

Günlerdir yazmak isteyip de yazamıyorum. Bu insanın içinde sancılara neden olduğu gibi rahatlayamamak için de bir neden aslında. Kafam meşgul, iş, güç, her şeyle. Normal şartlar altında sayfalar dolusu yazabilirim ama gel gör ki bilgisayar başına oturunca her şey uçup gidiyor zihnimden. Özlüyorum, yazmayı, başka şeyler düşünmeyi, boş boş oturmayı, birilerinin bana bir şeyler öğretmesini, benimle ilgilenmesini. Öyle uzun zaman oldu ki geçmiş hayal gibi geliyor. Bir daha ulaşılmayacak bir şey. Oysa ben tüm günümü istediğim gibi geçirmek istiyorum, kimseye hesap vermemek, bisikletle tepelere çıkmak, - şu canım sıkıldığında bisikletle gezme olayı kadar beni rahatlatan bir şey yok sanırım, en özlediklerimden ilk sırada bu var :) komik ama öyle. Bir bisiklet, iki fincan, bir termos ve yere sermek için bir örtü, bir de manzaralı tepe..

Yazmadım, yazamadım Devin gitti, son günlerde yazamamamın sebebi biraz buydu. Onu düşünüyorum sık sık. Son ziyarete gittiğimde yanımda götürdüğüm onun için yazılan yorumlar geliyor aklıma.Ne kadar mutlu olmuştu, biz kakara kikiri geçirdik o dakikaları , hatta bize kulak kabarttılar bir ara bunlar ne konuşuyor diye ve onu tanıdığımdan beri hiç çaresiz görmedim ben. Hiç yenilmedi , hiç vazgeçmedi. Her nerede olursa olsun mutlu olduğunu düşünüyorum, o bunu çoktan haketti. Benim için bile ne kadar zor, ben onunla hiç vedalaşmadım ve sanki hala orada biliyorum. Ailesi ve oğlu için kolaylaşsın istiyorum hayat ama bir ölüm hayatı ne kadar kolaylaştırabilir ki..?

Bu bir veda değil, ben onun gittiğini biliyorum ama içimden gitmedi. Gönderemedim daha. Sanırım kolay kolay da gitmeyecek. Biz onunla bir müddet aynı binada yanyana ofislerde çalıştık,tanışıklığımız da oradan ama hayat beni onunla hasta olduktan sonra daha sık aralıklarla görüştürdü, yani ben onu hep zor zamanlarında aslanlar gibi gördüm. Bir kadın böyle olmalı aslında, ona amazon dememin sebebi de bu. Ben onu hiç yılmış,yıkılmış ve darmadağın görmedim..

Örgü hareketini anlatmıştım ona ben biraz iyileşeyim örerim dedi bana..Sonra döndü Jale örsün dedi, :) Jale annesi, en az Devin kadar güçlü bir kadın, örerim çocuğum dedi, bana en son raddeye kadar yaptığı elişlerinin son çalışmalarını daha önce vermiş, kolum şiştiği için artık yapamıyorum,pazarda sat bunları demişti..
Mekanı cennet olsun, nur içinde yatsın. Yazacak daha sayfalarca konu bulabilirim onun hakkında ama ben son günlerde yaptığım gibi sadece kalbimin bir köşesinde yaşatacağım onu.

Yoğunluk devam ama yazılara ağırlık vermek istiyorum artık..

Bir terslik olmazsa 1 nisan da Fethiye Kültür Merkezinde Klasik Müzik Konserimiz var, sanatçılarımız Mezzo-soprano FERDA YETİŞER - arp BAHAR KINIŞ TUĞLU - çello ÖZGÜR ELGÜN . Biletler FETAV' da ve Çalış'ta Roka Restaurantta. Son günlerdeki yoğun işlerimden biri buydu işte.Bu konser Çalış Karnavalı yararına yapılıyor, geliri çocuklara kalacak.

Daha sonra 2-3-4 nisan da Üzümlü de Kuzu Göbeği Mantar Festivali var ve ben oraya bu gönderdiklerinizle gidip stand açmayı düşünüyorum.Yani ordayım, Üzümlü'de, gelmek isteyenleri bekliyorum. Mavi Kuş standına gelip bana yardım edebilirsiniz.. Herkes gelebilir- eşya yollayan yollamayan , festivali görmek isteyenler dahil :)

Mavi kuş Hareketi

1-Ece
2-Dersaadet
3-Bilge ve annesi-1. kısım
4-Sude Duru
5-Selmanın sepeti
6-Tülin Hanım (PDA)
7-Şanslı
8-Özlem-Trakya (2 kargo)
9-Canan Hanım
10-Eryaman
11-Anne İşte :) O kadar dalgınım ki farketmeden adını yazmışım :))
12-Petek C.
13-Mine Flora
14-Bilge ve Annesi (2. kısım)
15-Selma T. (Dün gelmiş)
16-Gülden Y. (bugün geldi)

Listemiz şimdilik bu kadar. Kırmızılar yayımlananlar.Siyahlar sıradakiler. Adı yerine bloğunun yazmasını isteyenler lütfen mail atıp bloglarının isimlerini yazdırsınlar.
Bir kaç gündür sizleri habersiz bıraktığım için üzgünüm.Bir terslik yok sadece ben hayata yetişmeye zorlanıyorum.
226463177 kargo göndermek isteyenler için adres ve isim yerine indirimli gönderecekleri numaramız bu.

Bugünün şarkısı eskilerden..Benim çok sevdiklerimden. Uzak yerlere gönderiyorum bu parçayı.. En uzak yerlere..

Perşembe, Nisan 09, 2009

Daldan dala..

Bugün işbaşı yaptım artık. Büromu ve işimi özlemişim..Ben yokken arkadaşlarım da beni özlemiş :)
Ben de onları..


Masamı şimdi çektim.Fazla dağılmadan derli toplu bir fotoğrafı olsun dedim..Yerdeki kilim Ares'in , canı istediğinde benim yanıma geliyor,yere yatmasın diye koyuyorum.Birde şarkı çaldığımda bana eşlik eden kanaryam var sağda gördüğünüz üzere..Müşteri gelince de onlara laf atıp ilgi çekiyor kendince.. Annemin Ares için yaptığı yatak Uzunbey' in odasında.



Ares, bugün sessizce bizim işimizin bitmesini bekledi, çıktıktan sonra eve geldiğimizde Çağıl' ın dönem ödevi vardı, elimizden geldiğince yardım etmeye çalıştık. Bir ara Uzunbey yardım ederken ben Ares'i tuvalete çıkarttım. Dışarısı sıcak artık, çıkınca üşümüyorum..Benim bile canım içeri girmek istemedi..Dışarıda çok güzel bir Ay vardı onu seyrettim biraz .. Dünyanın neresine gidersen git aynı gözüküyor , ne güzel :)



Dün akşam Fevzi ve arkadaşı bir de Ali ve eşi geldiler.. Daha önceden hani Karadeniz yemekleri yemiştik kışın..Hamsili pilav falan. Alinin eşi yapmıştı. Onlar zaten iyi arkadaş , ben daha sonra tekrar diğerlerini çağıracağım için sonradan akıl ettim de onları da çağırdım.. Güzeldi, gece . Sohbet edip şarap ve votka içtik.. Menüyü de yetiştirdim son dakika ama en son biber kızartırken Fevziler geldi :)

Dün yemeğe çıktık Uzunbey'le sonra da pera'ya uğradık biraz. Mavi Kuş derken biraz oyalandık,yazıyı yazmaya başladım ama bitiremeden çıktık.Akşamda Çağıl'ın ödeviyle geçince ancak bu sabaha kaldı .

Havalar burada düzelmiş artık, ben yine de hırkayla geziyorum. Gündüz ne tarafa gideceğimiz belli olmadığından denizseviyesinin üstüne çıktığında hava farklı olabiliyor.Bu yüzden arabada yağmurlar bitene kadar ki bu da mayısın 15 i falan demek yanımda yedek hırka veya montla geziyorum.

Bugün mantar festivali başlıyor.Ben komiteden ayrılsamda yarın belki uğramayı düşünüyorum.Çünkü Mutfakta Zen Tijen mantar festivali için buraya geliyor..Daha önceden tanışmıştık ,geçtiğimiz senelerde buraya gelmişti, ortak arkadaşlarımız da var burada..


Dün akşam ki menüde Rulo köfte-onlara bu yemekten yapmamıştım- et suyuna domates çorbası, safranlı tavuk sote, zeytin yağlı kabak dolma, mercimekli köfte, beyaz peynirli sigara böreği, biber kızartması,Lokumlu milföy, rokoko, annemden gelen domates sosu ve Uzunbey'in aldığı çiğ köfte. Bir de acı çuşka biberler ama onları yiyen olmadı :)

Yazmayı özlemişim..Bugün bütün gün maille gelen klasik parçaları dinledim hepsini değil , yetiştiremedim çünkü.Bugün daha çok ıf you go away , Historia de un Amor , St ll got the blues
'u dinledim..


Uzunbey Atlas hobiye gitmiş, Eldirek köyünü yazmıştım geçen gün hani pet pansiyon vardı, oradan beni bulmuşlar .. Asortikkrep sizin mi (sizin siteniz mi..? ) demiş o da benim eşim demiş :)) Tanıyoruz birbirimizi aslında ama resimden mi yoksa yazılardan mı çıkardılar merak ettim :) Görünce soracağım.

Obama hakkında Enne 'nin yazdığı bir yazı var, aynı düşüncelerde olduğumu yazmadan edemedim.

Seçimle ilgili dedikodularım var, her dedikoduda olduğu gibi gerçeklikleri de fazla. Çekmece' de ki seçimde Tepecik diye eski belediye Çekmeceye bağlandı.Oradaki köylülere ampül'e basın diye akıl vermişler..Köylüde gidip seçim kağıdığın tepesindeki ampül'e basmış. Oysa alttaki kutuların içindeki yuvarlak kısıma ve onun çevresindeki alana basmak zorunda. Oysa bazı uyanık sandık yetkilileri parti amblemi yanındaki bu oyları kabul etmişler. Neyse seçim bitipte chp çıkınca Tepeciklilerden itiraz gelmiş, bu yüzden her itiraz da bu tarz sayılan oylardan bizim başkana oylar yükselmiş..(Allahın sopası yok! ) 600 oy farketmiş seçimden sonra, oysa ilk seçim sonuçlarında 48 -50 oy fark varmış.

Kırklarelinde sandık başkanı olan akrabam anlatmış..Muhtar adayının her ikisinde de elle yazılmış bir not çıkmış zarftan ve aldınız mı oyları diye okkalı bir küfür ve her iki muhtarın kağıtları top yapılıp parçalanmış.Benim anlamadığım hem notunu hem de muhtarların kağıtlarını aynı zarfa nasıl sığdırdığı :)

Birazdan toplantım var,çıkacağım.. Hava nefis, buraların keyfinin çıkarılması gerektiği zamanlar aslında. Yalnız da gezilmez ki şimdi..Deniz kenarına gidip kahve mi içsem :)

Annemler Burculara gidecek, yazmadım ama daha sonra resimlerle ayrıntılı yazacağım Çarli'nin işyerine gittik annemle son gün..Çok keyifli sohbet ettik, onu böyle işinde ve başarılı görmek beni mutlu etti :)

Ekşi'de Trakya Argo Sözlüğü var, geçenlerde bir şeyler ararken buldum.. Çok güzeldi.. Ben de bir şeyler katsam fena olmayacak aslında... Hala onay bekliyorum , çaylak' ımda. Gerçi yazılanlar argodan çıkmış Trakya sözlüğüne dönmüş , güzeldi.. Bazı insanlara yakışıyor aslında küfür etmek.Usturubunda ederse ben garipsemem ,çok kullanmam ama kötü şekilde kullanandan hoşlanmam.Bazen de şurda biri olacaktı ve şunu söyleyecekti diye içimden geçiriyorum :) Özlüyorum yerinde laf kullananları .. Evde pek kullanmalarına izin vermiyorum ama bazen insan araba kullanırken kullanıyor istemeden.
Huylarım mı değişiyor..? Yaşlanıyormuyum ne..!
Bu da kilimin dolu hali :))

Sarı şeker coştu (kanaryam) :)) Şu an öyle güzel makara çekiyor ki bir gün kayıt yapmam lazım anlamanız için.. Zaten büroya gelenler bir yanda köpek, bir yanda kuş,diğer yandan kaktüs ve çiçekleri görünce şaşırıyorlar..Onlar buraya canlılık katıyor. Onları görmeden keyfim yerine gelmiyor.Normalde yazı yazarken sesler rahatsız ediyor beni,ama kanarya ya da müzik sesine eşlik edince , ya da telefonda konuşurken ona konuştuğumu sanıp ötmeye başlıyor. Şimdi yeşillik ve yumurta sarısı getirdim evden.Çok sevdiğinden coştu sanırım.

Masamın üstünün toplu hali.. Ben böyle seviyorum yani eşyası bol ve her şey elimin altında.

Not: Birde çok kötüyüm,alışkanlıklarımdan kolay vazgeçemiyorum :) Bırakamıyorum diyelim.