muğla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
muğla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Ocak 30, 2018

O beni mavi sanıyordu,boğuştuğum siyahları bilmeden*

Böylede güzel bir yerde yaşıyoruz işte. Dağlarda karlar mevcut, biz ceketle dolanıyoruz.Geceler çok soğuk,soba yakıyoruz.  Evet, uzun zamandır yazmadım.Canım yazmak istemedi.Hem yılbaşından beri faranjit olduğum için sesim çıkmıyordu, hem de yazacak çok şey olmasına rağmen yazmak içimden gelmedi.Oysa iç sesimle ne romanlar yazdım ben bu ara. Çok şey yaşadım, çok şeyden vazgeçtim,çok şey istedim.Sanırım bu aşamaları yaşamamı istedi yukarıdaki güç.Sabret dedi,sabrediyorum.Çaba göster dedi, çabalıyorum.Öğren dedi, hala öğreniyorum ve insanları tanımamı istedi. Yoksa bu yaşadıklarımın başka bir izahı olamaz.
Uzun süredir yazıyorum-dum- bırakmak hiç aklımdan geçmedi. Sanırım bu kasım ayında (18 Kasım 2005 ) blog hayatımın 13. senesine girdim.Bırakmayı hiç düşünmedim. Buradaki hayatımın büyük bir kısmı burada kayıtlı.Devam etsin istiyorum, olabildiğince de devam etmeye çalışacağım.
Yukarıdaki ev lüks bir kütük ev, 16 dönüm içinde 4+1 dubleks yanında bir de 50 m2 küçük ek binası var. Dönem dönem ben mi gidip orada yaşasam desem de orayı satıyorum :) Ben son bir senedir gayrimenkul danışmanlığı yapıyorum burada. Ben mi enteresan meslekler seçiyorum, meslekler mi beni buluyor bilmiyorum.Kitap yazacak tecrübeler ediniyorum hayatta :))
Bu bir sarmaşık. Adını daha bilmiyorum ama ondan çelikler yapıp diktim.Tutarsa çok sevineceğim. Son bir kaç sene biraz bahçeden uzak kaldım ama bu sene tekrar dönüş yaptım bahçe işlerine. Hep beraber buradan yeni düzenlemeler yapıp,yine eskisi gibi bir sürü bilgi alışverişinde bulunacağız artık.
                                        
Havanın kapalı olduğu bir Fethiye sabahı.Her sabah bu yoldan gelirken rastladığım bu manzara da o günkü tek fark özel ışıklandırılmış gibi duran hava pencereleriydi.

                                                     
Ateş gündüz bahçede gece evde yaşıyor.Eskisi gibi yaramazlık yaptığını pek söyleyemem. Ares gideli beri çok uslu bir çocuk oldu.Sorumluluk sahibi olarak bahçede çok güzel bekçilik yapıyor.Çok ilgilendiğimi söyleyemem,bu aralar hastalıktan bir türlü kafayı kaldıramadım. Artık uslu bir çocuğum var.
Ateş

Çalışmak güzel, insan çalışırken her şeyi unutuyor. 

Bu ara sık sık parti seçimleri için Muğla'ya gittim. Politika tam gaz gidiyor,görevlere devam. 

Muğla'da bir hanımın yaptığı iğne oyası işlerden.

Bu fotoğraf  İl Kongresinden

Kaktüs -sukulent işleri devam,şimdilik fazla çıkmıyorum.

Bahçesi olan arkadaşlar sağolsun, arada portakal getiriyorlar. Bende hemen reçel yapıyorum. 

Bu Aşkın Gözyaşı denen sukulentin çiçekleri.


Annem çok güzel bir kırkyama örtü yapmıştı. Burası Çağıl'ın odası aslında ama artık onun İstanbul'da evi olduğundan misafir yatak odası olarak kullanıyorum. Aslında tablo asılıydı başucunda ama silmek için indirince böyle boş kalmış duvarlar. Burası evin çatı katı.

Annem bana bir tane çift kişilik  bir tane de tek kişilik  daha yapıyor. Yalnız daha bitirmedi ve sergi açtıktan sonra bana verecekmiş.
Uzun zamandır yazmadım, yazamadım. Artık daha iyiyim.Hayatımdan gereksiz olanları çıkardıktan sonra daha mutlu ve huzurluyum. Aramayan sormayan arkadaşları da hayatımdan yavaş yavaş çıkarıyorum. Değişik bir çevre ediniyorum.Etrafımdaki çoğu insanın zaten olmasının bana bir şey katmadığını da yeni farkettim. Bence insan belli bir yaştan sonra sadeleşmeli, hayata bakışını değiştiriyor çünkü. Mutluluk kendi ayaklarının üzerinde durmak ve başkasına ihtiyacın olmamasıymış.
*Başlık: Anonim

Çarşamba, Şubat 10, 2016

Hayallerimiz gerçek olsa yeter...

Uzun süre yazmayınca hele kendi cümlelerimle burayı çok özledim. Bu arada iş yerimi taşıdım.Aynı caddede bir kaç blok öteye taşındık.Birde yoğun şekilde partide çalışıyoruz. Kadın kolları seçimi, gençlik kolları seçimi derken kurultay geçti, şimdi de CHP  Kadın Kurultayımız var. Ben de Muğla İl Kadın Kollarıyla görevli olarak Kadın Kurultayına gidiyorum -kısmetse-yarın akşam.Cuma sabahı genel merkez, cumartesi kurultay derken iki gün tekrar Ankara'dayım :)  Oradan dönüşte İstanbul yapıp eve dönmeyi düşünüyorum. Öyle özledim ki herkesi.. Yalnız ben artık Fethiye'yi de başka yerdeyken özlüyorum. Uzaklar yakın, yakınlar uzak olsa da özlem bitmiyor...

Bu aralar Anka kuşuyum. Tıpkı resimdeki gibi, küllerimden doğmaya çalışıyorum.Hayat, çok güzel bir öğretmen aynı zamanda.

Yarın akşam Muğla'dan bir otobüs  yola çıkıyoruz...
 Ankara'dan CHP 12. Olağan Kadın Kolları Kurultayından canlı yayında görüşmek üzere :)

Çarşamba, Aralık 23, 2015

Bazen tek ihtiyacımız bir el ve bizi anlayacak bir yürektir...*

Özelden gelen nerelerdesin mesajlarınıza dayanamayarak kısa bir cevap vereyim dedim. Buradayım, her zamanki gibi yoğunum.Parti ve büro işlerim hareketli,ikisi arasında gidip geliyorum. Uzun bir yazıyla geleceğim.Resimleri hazırladım ama küçük bir selam vereyim dedim :) 
İyi diyelim iyi olalım, hayat her zamanki gibi devam ediyor. Yazmayı özledim... 
Not: Konser ücretsiz.
*Başlık: Can Yücel.

Cumartesi, Şubat 21, 2015

Gökyüzü mavi ise, umutlar beyaz olsun...

"Özgecan Aslan ve kadınlara şiddete hayır " demek  için perşembe günü protestomuzu ve basın açıklamamızı yaptık. Bugün   parti okulunda eğitimci eğitimi almaya Muğla'ya gittik arkadaşlarla.Diğer ilçeden gelenlerle buluştuk. Gidip gelmek zor olduğu için yarın Muğla'da öğretmen evinde  yer ayırttım kendime. Sabah dokuz akşam yedi dersteyiz. 3 gün süreceğinden pazar akşamına kadar oraya kanalize olmuş durumundayım. Çok keyifli ama biraz zor gibi.. Şu saatte yarınki sunum için çalışıyorum.Hocalarımız çok değerli, hiç bir kelimeyi kaçırmadan takip etmeye çalışıyorum.

Evde Voyage fm açık. Sunumu tekrar edip duruyorum. Uzunbey gelmiş, tam kapıyı açtığında bir kere de ona sunum yaptım.Bu ilk olduğundan şimdilik çok kısa ama heyecanlı :)  Herkes zamanı uzun kullanmaktan şikayet eder, ben erken bitiriyorum, kalan kısmı sorulara ayırdım ve daha yavaş sunum yapmaya çalışıyorum.Hem de bir sürü şey anlatarak.

Perşembe, Mayıs 08, 2014

Datça Koylarına dikkat!


Datça Koyları imara açılmasın diye imza kampanyası... 

Lütfen destekleyin... Sırada Fethiye, Köyceğiz  ve Dalaman da olduğu söyleniyor.Birine izin verirsek deniz kokusu alacağımız yer kalmayacak.Her yer beton olacak..! 
... .... ...

TMMOB, Datça’da doğayı talan edecek Çevre Planı revizyonuna itiraz etti.

TMMOB, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Datça Bozburun’da yapılaşmanın önünü açan Çevre Düzeni Planı’na itirazda bulundu. Mevcut planın sadece Datça’yı değil Fethiye, Dalaman ve Köyceğiz gibi sahil bandına da hazırladığını belirten TMMOB Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Muğla İl Müdürlüğü’ne itiraz dilekçesi verdi.

TMMOB, yaptığı itirazda Datça-Bozburun Çevre Düzeni Planı Revizyonu’nun arkeolojik, kentsel ve doğal sit alanlarının yağmalanmasının önünü açtığını belirtti. Yeni planların bu coğrafyadaki kaçak yapılaşmaya da bir af olduğunu söyleyen TMMOB, plan revizyonuyla kıyıların yok olma tehdidiyle karşı karşıya olduğunu açıkladı.

TMMOB Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhçu, planla ilgili dava hazırlığında olduklarını belirterek şunları söyledi: “Sadece Datça değil, Fethiye, Dalaman, Köyceğiz gibi kıyı alanlarıyla ilgili de yeni planlar yapılmış. Onların da kısa sürede askıya çıkacağıyla ilgili bilgiler geliyor. Kıyı Yasası gereği kıyı bandında yapılaşma yasağı var. Datça’da başlatılan yeni planlarla yapı yasağı olan yerler imara açılıyor. Kıyılarda ayrıca kamuya ait dinlenme tesisleri var, bu tesislerin yıkılıp yapılaşmaya açılmasının da önü açılmış oluyor. ‘Dinlenme tesisi’ yerine ‘turizm, ticaret merkezi’ planlanıyor. Kıyıdaki kamu tesislerinin dışında fiilen yapılan binalar var. Yeni planlar bu gibi yapılara da af getirebilir. Otel ve işyeri gibi kaçak binalar var.

TMMOB, itiraz dilekçesi şöyle:

“1/25.000 ölçekli Datça-Bozburun Çevre Düzeni Planı Revizyonu’nun, güncellenmiş, arkeolojik, kentsel ve doğal SİT sınırlarına göre hazırlanmadığı görülmüştür. Bu planda Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun görüşüne de rastlanmadığından Koruma Kanunu’na aykırıdır. Doğal ve arkeolojik SİT derecelerinde değişiklik yapılarak bu alanlarda turizm alanları, yerleşim alanları, günübirlik alanlar ve kamping alanlarının planlandığı görülmüştür. Maden ocakları işletme ve rezerv alanları planda gösterim olarak işaretlenmiş olup bu konuda verilmiş ruhsat ve izinlerden bahsedilmediği gibi, orman alanında gösterilen maden alanlarının ne kadarlık alana yayılacağı koordinatlarla birlikte planda açıklanmalıdır.
Çeşitli koylarda planlanan günübirlik tesis alanlarının ve kamping alanlarının daha sonraki süreçlerde amacının dışına çıkılarak farklı kullanımlara dönüşeceği endişesi oluşmuştur. Örneğin, Hisarönü Körfezi’nde SİT paftalarında 1. derece doğal SİT alanı olarak belirlenmiş koylarda kamping alanları oluşturulmuştur. Yine günübirlik alanlarda yüksek yapı yoğunluğu önerilmektedir. Çok küçük ve korunan koylardaki günübirlik tesis alanları iptal edilebilir. Plan, gizli bir yapılaşmanın önünü açabilir. Tüm bölgede turizm tesis alanları genişletilmiştir.”

.... ... ... ...  

http://www.radikal.com.tr/turkiye/datca_neden_korunmali-1190638   


Perşembe, Mart 27, 2014

Ben senden öğrendim deniz yazmayı, elimden düşmüyor mavi kalem...*


Gördüğünüz fotoğraflarla yazacaklarım pek ilgili olmayacak. Çünkü bunlar daha İstanbul'a gitmeden çektiklerim. Yaşadıklarımı sırasına  göre bloğa koyduğumdan bunları atlayıp geçemedim.Dolayısıyla sırada İstanbul yazısı var :) 

Farklı zamanlarda kutlanmış Fatoş 'un doğum günü pastaları bunlar. Arkadaş çevresi geniş olunca kutlamalar da çoğalıyor...

Bir pazar günü Hisarönü'nde Keramettin Yılmaz'ın kendi mahallesine ve belediye meclis üyelerine verdiği kahvaltıdan sonra o çevrede Ares'i gezdirdik.
Papatyalar çıkmıştı,hava yağışlıydı ama soğuk değildi.
papatyalar
Kahvaltıdan Kayaköy' e geçtik.

Kayaköy'e bahar gelmiş.


Frenk İnciri.
Kayaköy




Keçiler - Kayaköy'ün bir mahallesi.

Likya Lahiti.

Bu resimleri çekmek için Uzunbey arabayı durdurdu.Ben çektim.
Keçiler girişi.

Görüntüsü farklıydı,
Kral mezarının altında birden fazla mezar var, yola daha yakın.
Aynı gün eve biraz erken dönünce bahçedekilerin son halini çekeyim dedim.












Bu yan komşumun, bende bu dikenliyi çok seviyorum ama bir türlü bende olan bir çeşit olamadı.
Limon ihtiyacımı bu ağaçtan sağlıyorum.Her zaman üstü dolu.
Benjamin yaprakları.
Bunlarda Kahve Bloğu için.
Cafe Cafe
Cafe caef

Çarşı Caddesinde bir esnaf arkadaşı ziyaretten...

Onun dışında İstanbuldan geldiğimden beri gündüz seçim bürosu, gece mahalle toplantıları çalışıp duruyoruz.Üç aydır birinci parti konumundayız. Bir terslik olmazsa pazartesi sabahı bizim partimizin belediyesinde buluşacağız.

Bu gece ve yarın gece son mahalle toplantılarımız var.Cumartesi günü sabah 10.00 dan sonra seçim bürosundayız.Öğleden sonra saat 14.00 de Milletvekilimiz  Tolga Çandar bizimle olacak.Saat beşten sonra seçim yasakları başlayacak.Pazar günü ilk defa sandık görevlisi değilim ama önce kendi mahallemde daha sonrada seçim bürosunda olacağım.Umarım pazar akşamı kutlamayı Beşkaza Meydanında biz yapacağız.

Muğla Büyükşehirde adayımız Osman Gürün % 46 ile önde. Bir terslik olmazsa Fethiye dahil 13 + 1 belediye ile zafer bizim olacak. Önce Muğla Cumhuriyeti ,sonra Türkiye Cumhuriyeti.
*Başlık: Turgut Uyar