süveter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
süveter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Ekim 06, 2010

Mavi Kuş Kargo 23 / Stuven

Stuven ,yollamış , bende severek  görüntüledim. Bunları görüntülemek benim için zor olsada ,o kadar keyifliydi ki  anlatamam.Aslında hareketi durdurduk ama geçen hafta  yeni bir paket geldi Pınarbk'dan .Bu yüzden onu da görüntüleyip sıraya koyuyorum. Büromu görseydiniz o zamanlar ne kadar çok desteğin geldiğini anlardınız,  sanırım son kargolardan birinde o durumu da görüntüledim.
Özel notu için ayrıca teşekkür ediyorum.
Maviler, morlar,somonlar ayrıca güzeldi.
Notları da Mavikuş  arkadaşlarla paylaştım çoğu zaman.Hazırlık yaparken pazarlara  içinden çıktıkça okudular.
Hepsi çok güzeldi, çok güzel yerlere gitti :) Çok teşekkürler tekrar.Burslar netleşsin sizlerle paylaşacağım.

Bizi izlemeye devam edin,gördükleriniz en az görüntülenenler kadar şahane.

Teşekkürler STUVEN


Not. Bugün merkezdeki pazaryerinde 2. el pazarı var,arkadaşlarla orada olacağız.Saat 10' dan  sonra Mavikuş standında..

Cuma günü  Esnaf Odası salonunda "Şiddetsiz İletişim ve Yaşam Koçluğu semineri " var.Saat 16.00 da.

9 ekimde Boğaziçi Cafe de "Şehit Yakınları Derneğinin" kahvaltısı var. Saat 10.00 da.

Salı, Haziran 08, 2010

Mavi Kuş Kargo 18 / Hobi Perisi

Hobi Perisi bizim için göndermiş.. Ellerine sağlık :) Açtık kargosunu, üzerine düştüğü not için (bir yavruyu ısıtsın..) ayırdık.Sadece çantayı pazara götürdük,çünkü bazen düşünmediğimiz şeyler bazılarına umut kapısı oluyor.. Açıklamasını da şöyle yapmak istiyorum.Bazı insanlarımız var çok gururlu, onlara bir şey hediye edemiyorsunuz.Parasını ödemek istiyorlar. Kabul etmiyorlar. Oysa giyinmeye ve almaya ihtiyaçları var.Biz bizim masalarda ucuza giysi ve eşyalar satıp gelirini paylaşırken bir bakıma da bu her şey alamayan ama çocuğu özenen , ya da giyinme ihtiyacını bu tarz uygun mallardan karşılayanlara da çare olmaya çalışıyoruz. Yani uygun satarak ancak ucuza alabileceği şeylerle ihtiyacını giderenlere de destek olmaya çalışıyoruz. Bu yüzden elimizin yettiğince ama biraz satıp parasını bağışlayarak ya da uygun vererek çare olmaya çalışıyoruz sayenizde..

Fotoları çekerken su şişelerinden model yaptım büroda.. İdare de etti sanırım :)
Böyle küçük şeyleri katlamaya kıyamıyorum ben :)

Patikler :)


Aynı iplikten süveteri de var.

Şapka


Renkler nefis :)

Kitaplarımız bile var ..

Bu da çantamız..

Sevgili Hobi Perisi, çok çok teşekkür ederiz.. Elinize ve yüreğinize sağlık :))

Cuma, Şubat 06, 2009

no woman no cry :)

Bu günkü şarkımız : Bob Marley

Bundan sonra aklıma estikçe şarkı olacak burada o günkü psikolojik bakışta..

Bu mevsimde nerden aklıma geldiyse artık Kıdrak Plajı resimlerini görünce dayanamadım.. Belki de yazı özledim kimbilir, bitsin istemedim o güzel günler..

(Ölüdeniz de Belcekız'ı geçin Likya World'ün yanındaki plaj.)

Bu gece gittiğimiz Güzel Sanatlar Derneğinin Halk Müziği Konserinde arkamızda çok gürültülü şekilde devamlı konuşan iki adam yüzünden ara da kalktık. Uzunbey sinirlendiğinden illa dönelim diyemedim.Hoş o sakin dursa ben mutlaka bir şey derdim, birini de tanıyorum..Köşedeki tostçu.Konuşmak istiyorsan büfede devam et diyecektim ama Uzunbey öyle zamanlarda ufak bir kıvılcıma baktığından paşa paşa eve döndük.Döndük de diyemem Gülderen'e uğrayıp birer Türk kahvesi içtik.

Yine de eğer okuyan olursa ki içlerinde samimi görüştüğüm bir arkadaşımda var ; kocaman -ama bu abartılı bir kocamanlık- yani bir Halk müziği gecesinde yeni yetme kızlar gibi bir hamburger büyüklüğünde küpelerle sahneye çıkan yaşı büyük hatun yüzünden önce ciddiyetimiz bozuldu onlar sahneye çıktığında.. Ben her uyuzlukta dönüp gülümseyince biraz konser havasından çıktık sanırım..Arkadaki dedikoducularda olaya tuz biber olunca bırakıp gittik aslında.Ben yazmayayım şimdi Fethiyeden biri okur ve söyler dedim ama Uzunbey boşver yaz dediğinden yazıyorum..Daha anlatılacak çok şey var ama yazamıyorum..Herkes tanıdık :)

Bu yazıya aslında akşam başladım.. Bitiremediğimden şimdi işten devam ediyorum.Burası da Babadağ'ın zirvesi.. 1969 m.Paraşütçülerle çıkıp etrafı seyrettiğimiz yer.. Yani ben bir kere çıktım ama bir daha çıkmam. Rodos gözüküyordu ama biliyorsunuz ki Rodos Marmaris' in karşısında aslında .


Bu da Fethiye haritası.. Gezerken en azından nereye gittiğimi görmeniz açısından ve Fethiyenin yerleşim yönünden aslında dağınık bir bölge olduğunun resmi..

Bugün aslında içimden yazı yazmak gelmiyor. Bilgisayarda bir sürü resmim var, yanımda depo getirdim ona aktaracağım.. Bilgisayarı kaldırmam gerekli ki diğerini masaya koyabileyim.. Elden geçirip fazlalıkları da temizleyeceğim hazır fazla işim yokken.




Dün bana İstanbul' dan bir kargo geldi, annemin amca kızı -Fatihte oturan, benimde arkadaşım ve dostumdur - bir sürü hediye yollamış bana..


Yukarıda gördüğünüz beyaz süveter , renk renk gül motifli bir atkı ve çok güzel ,büyük bir şal.. Bu arada beyaz bana çok yakışır ama ben sık giymem .. Yalnız sevdiğim birinden geldiği için daha çok giyeceğimi belirtmem lazım.. Birde çok beğendim.



Bu üst resimde gördüğünüz bizim daha önce hiç tatmadığımız Soslu Bal Kabağı Kızartması.. Bal kabaklarını kesip kızartıyorsunuz daha sonra üzerine nerdek (nar ekşisi) ile sarmısaklı sos yapıp döküyorsunuz.. Soğuk yeniyor ve değişik bir tadı var.. Geçtiğimiz gece gittiğimiz mangal partisinde (Ares' in doktorunda) yediğimiz ve öğretmen hanımın hazırladığı o güzel masa da bilmediğimiz yeni bir tatdı.

Aslında yürüyüşle ilgili bir sürü güzel şey yazmıştım ama yanlışlıkla kaybettim.. Tekrar yazmaya zamanım olmadığından burada kesiyorum.