Evrenin Işığı
19. yüzyılın büyük İngiliz ressamlarından William Holman Hunt’ın, bir bahçeyi anlatan tablosu Londra Kraliyet Akademisi’nde sergileniyordu.
Hunt’ın “Evrenin Işığı” adını verdiği bu tabloda gece elinde bir fenerle bahçede duran filozof görünüşlü bir adam vardı.
Adam, öteki eliyle bir kapıyı vuruyor ve içeriden sanki bir yanıt bekliyormuşçasına duruyordu. Tabloyu inceleyen bir sanat eleştirmeni Hunt’a döndü “Güzel bir tablo doğrusu, ama anlamını bir türlü kavrayamadım” dedi.” “Adamın vurduğu kapı hiç açılmayacak mı?
Ona kapı kolu çizmeyi unutmuşsunuz da…”
Hunt gülümsedi. “Adam sıradan bir kapıya vurmuyor ki…”dedi ve tablosunun anlamını açıkladı.
“Bu kapı, insan kalbini simgeliyor. Ancak içeriden açılabildiği için dışında kola gereksinim yoktur…”
Çok sevdiğim bir hikayedir.Çok sevdiğim birinden dinlemiştim. Bunu tekrar hatırlamamın sebebi bazı insanların, bazı sevdiklerimi kendi sorunları ve kendi düşüncesizlikleri yüzünden üzmeleridir. Unutmasınlar ki bir gün gelip kendileri o konumlara geldiklerinde aynı yollardan kendileri geçecek. İnsanlar kendi mutsuzluklarının hesabını kendilerinde aramalı, kendi sorunlarıyla kendileri yüz yüze gelmelidir.Sevdiklerimi kendi duygu yönetimini beceremediği için üzen insanlar bana gelip kendi sevdiklerini savunmasın.Aynı özeni onun ilişkilerine de göstereceğimden hiç şüphesi olmasın. Aynı özende ve aynı eşitlikte karşısında olacağım.Sevdiğim,büyüğüm,ailem asla bir başkasının sevdiklerinden ,büyüğünden,ailesinden daha az değerde değildir.Bunu benim sevdiklerime gösteren aynı saygıyı o şekilde göreceğinden emin olsun...
