Pazartesi, Mart 23, 2009

Pazar, Mart 22, 2009

Kendime tahammülü öğrendim..

Bu sabah kalktığımızda hava pek kapalı değildi aslında. Çağıl'ı dershaneye bırakıp car boot'a (2.el pazarına) gittim.Ben daha arabadan yeni inmiştim ki bir rüzgar bir yağmur pazar daha saat 9.30 da bitmek zorunda kaldı. Ares'i ikinci fasıl indiririm diye arabada bırakmıştım.İyi ki indirmemişim ,aynı sokağa park etmeme rağmen bayağı ıslandım.Kendimi arabaya zor attım. Eve döndük tabii. Biz eve girerken bu havanın düzelmeyeceği belli olduğundan uzun süredir çıkmadığım bahçenin fotoğraflarını da çektim. Kış düzenine devam.Bu hafta da bahçe bana hava muhalefetinden yasak.. Yine de birkaç fotoğraf çekebildim.


Ben fotoğrafları çekerken Ares balkonda beni seyretti, ıslak bahçeye bir dalsam hayallerinde beni de al diye kısık kısık seslendi.

Arap sümbülü açmış..
Bahçe birden bahara girecek sanırım.Çoğu bitki daha tomurcukta, kıştan çıkamamış.Zaten Akdağlardaki karlar sabahları öyle bir soğuk yapıyor ki Babadağ'da bile hala kar var. Karın soğuğu sabah-akşam var ama gündüz yine kazaklarla gezebilecek sıcaklıklardayız.


Fil kulağı..


En çok sardunya var bende artık biliyorsunuz. Kaktüs,sukulent ve sardunyalar :) Fakat daha bu sene 2 tane dışında açan sardunyam yok. Biraz bakıma almam lazım sanırım onları..
Annemle telefonda konuşmaktan yazıyı yazamadım bir türlü..Önce akşam gördüğüm rüyayı anlattım, sonra biraz muhabbet daha sonra da ahbap-akraba haberleri konuşmayı tamamladık :)


Bu sene bayağı yağmurlu geçince dışarıdaki çiçeklerde daha önceden tutmayanlarda tuttu.
Bu çiçek evin beyinin ismini alır derler ama biz İstanbulda direk olarak "parlak mustafa" derdik. Başka adı da vardır ben bilmiyorum,bilen varsa yazsın lütfen.

Kıbrıs akasyası.. Açmamış halinde.


Çok güzel yeşil yeşil sarkan bir çiçek,ucunda küçük pembe çiçekleri oluyor ama daha büyümediğinden tam halini gösteremiyorum.

Japon şemsiyesini tam oluğun altına dikince iyi oldu, her gün daha bir güzelleşiyor.

Bodrum papatyaları..

Bu aslında karşı komşumun kalonchesi ama onlar devamlı Antalya da yaşadıklarından biri onu benim tarafıma yakıştırmış :)


Açan çiçeklerden biri de bu..

Kayaköy'den çelik getirdim bu sardunyayı bu kış.Bülent'in yerinden Burcular geldiğinde almıştım.


Ön kapıdaki balkonda pembe sarmaşık gül.Daha açmadı.Sanırım bu sene açacak.. Çok zor açıyor ama böyle sarmaşık gülleri çok sevdiğimden sabretmeye çalışıyorum. Öbür evden çelik getirdim bunu.. Uzamadan açmıyor.

Atatürk çiçeğimin son hali..

Saksıdaki papatyalar..


Bu sabah yolda çekilmiş bir resim.Burada kışın tekneler bakım ve onarım için evlerin yanındaki arsalara çekilir,bahar gelince denize indirilir.Bu tekneler küçük büyük farketmez, yolu kaplayacak bile olsa Çalışta ve Günlükbaşında evlerin yanında koca koca tekneleri görmeniz olasıdır. Fethiye'de bir pazar sabahı Barış Manço Bulvarı trafiği :))
Funda Arar'ın son albümündeki bu şarkı son favorim.. Bilgisayarda dinliyorum genelde.
Müziği açıp , sözleri takip edin ki şarkının güzelliğini hissedin )

Gittin, kanadı kırık kuştum
Sustum, sözlerine küstüm
Hani kırılırsın siyaha
Nöbet nöbet geceler boyunca,
Dün güne dize gelince,
Yürek acılara doyunca,
O tez dönüsün geç olunca,
Kendime tahammülü öğrendim..
Kördüm, bilendim, seni unutmayı öğrendim..
Sen yoktun ben yalnız kalmayı öğrendim,
Acıya duvar gibi durmayı ögrendim,
Kaybolmuş bir dilin sözcükleri gibi,
Köksüz, bağsız durmayı öğrendim..
Vazgectiysen hep sağnak yağışlarımdan,
Vazgectiysen bitmek bilmez kışlarımdan,
Korkma kimseye ödenecek borcum yok,
Yok saymayı ben, senden öğrendim..

Cumartesi, Mart 21, 2009

Yıldız Çiçeği (Dahlia)

Benimde aslında yeni keşfettiğim bir çiçek.Geçen bahar hazır fide alıp saksıya diktim ama nedense büyütmeyi beceremedim. Bahar aylarında dikilebileceğini öğrendiğimden beri yeniden dikmek istiyorum.

Hakkında fazla bilgi bulamasam da ilk aşamada bulduğum..

"Yıldız çiçeği Asteraceae familyasından Dahlia cinsini oluşturan yaz ve sonbahar mevsiminde çiçek açan gövdesi çalı kökleri yumru şeklinde bitki cinsi.

Anavatanı Meksika olup bu ülkenin ulusal çiçeği olarak kabul edilmektedir.

İspanyollar tarafından ilk olarak Meksika dağlarında bulunmuştur.

1872 senesinde bir kutu yıldız çiçeği Meksika'dan Hollanda'ya gönderilmiştir. Sadece tek bir bitki bu yolculukta canlı kalabildi.

Yıldız çiçekleri bazı kelebek (Lepidoptera) türlerinin larvaları tarafından besin olarak tüketilmektedir.

Yıldız çiçeğinin bilimsel adı Dahlia 18. yüzyıl İsveç botanikçisi Anders Dahl adından gelmektedir. Yıldız çiçeği Washington Eyaletinin başkenti Seattle'nin resmi çiçeğidir. "



ÇİÇEK YAPISI: Dolgun ve yarı katmerli çiçekleri ile güçlü ve düzgün bir üretim imkânı tanır. Kaliteli üretim ile mükemmel sera ve bahçe performansı vardır.

Bitki boyu 20-25cm olup, olgunluk evresinde 5-10cm kadar uzamış olabilir.

Ekim zamanı: Şubat-Nisan

Gelişim zamanı: 9-12 hafta

Çimlenme: Çimlenme süresinde, 18-20 °C sıcaklık uygundur.

EC: Düşük derece tuzluluk ister.

Nem: Nemli topraklar gelişimi için uygundur. Fakat aşırı nemden kaçınılmalı ve sulamalar arası toprak kuru bırakılır.

Tohum kapağı: Hafif bir tohum kapağı oluşturulur.

Gelişim sıcaklığı: Gelişimi süresince 18-20°C sıcaklıklar tercih edilmelidir.

Isı hem büyüme oranını, hem de bitki kalitesini etkiler.

Düşük ısılar büyümeyi yavaşlatır. 27°C’nin üstü sıcaklıklar, çiçek oluşumunu engeller ve çiçek kaybına neden olur.

PH: 5,8-6,2

Tohum rengi :Kahverengi

Tohum şekli: Yatısı ve ince bir yapıya sahiptir.

Tohum kokusu: Kokusuzdur.


Bir linkte buraya

Dahlia' lar mavi hariç hemen hemen her renkte olabiliyorlar.

Bilgi alınabilecek bir link


Benim ilk gördüğüm renk portakal renginin kahveye bakan bir tonuydu ve çok alakasız bir yerde çıkmıştı.. Gözümü alamadım ve o zamandan beri onun peşindeyim..




Çok güzel renkleri var, kısa ya da uzun olabiliyorlar.. Bahçede ya da balkon da kullanabilirsiniz. Saksı çiçeği de olabilir.Bir el büyüklüğünde çiçek açabiliyorlar. Bir kere açtıklarını gördüğünüzde vazgeçemeyeceğinizi düşünüyorum. Bu yüzden sizinle paylaşmak istedim.

Cuma, Mart 20, 2009

Ben hayatta en çok maviyi sevdim..

Bahçe yazılarına numara vermekten vazgeçtim. Artık numarasız yazılar olacak. Benim bahçe yazılarım çoğaldıkça numara bulmak zor olacak da ondan aslında. Bahçede en çok doğallığı seviyorum galiba.Olabildiğince yeşil ve renk renk çiçekler.





Bahçe havuzları başlı başına bir konu..Ben çocukken bahçesinde havuzu olan evler çoğunluktaydı ya da bahçeli evlerin hepsinde havuz vardı sanırım..Sonra zamanla bu havuzlara toprak dolduruldu, en nihayetinde de havuzlar artık kullanılmıyor. Oysa nilüferlerle ve kurbağalarla dolu havuzların keyfi hiçbir yerde yok.


Bu da çatı bahçesi..



Mavi -beyaz güzellikler..


Yine kaktüs yine kaktüs :)



budama sanatı (topiary) ya da bitkilere form vermek.


Değişik bitkilerle peyzaj.

Kaktüslü balkon.

Sukulent-succulent- sukkulent-



Kaktüs-cactus- yılan kaktüsü

Kaktüs bahçesi

Değişik bir formda begonvil.


Bu örnekte renk kullanımı öne çıkmış. Herşey aynı tonlarda boyanmış.

Bazı saksılarda kaktüsler daha mı güzel duruyor ne.


İki farklı tarz.


İpek çiçeği..
Yılbaşı çiçeği..

Süper bir kaktüs bahçesi..

Mor salkım



Bahçe de kaktüsler..


Küçükler kadar büyük kaktüsleri de seviyorum.


Karışık düzen kaktüsler

Yine topiary örneği bir resim.
Topiary: İlk kez eski Roma bahçelerinde uygulanan bir budama sanatıdır. Süslü ve geometrik şekillerde budanmış bitkilere topiary denir. Zarif yapılı çalılar bu iş için en uygundur. Hayvan ya da herhangi bir bitki yahut cansız bir maddeyi andıran şekillerde, çok ilginç ve değişik budamalar yapılabilir. (Bitkihastanesi.com)
Aslında yazıya akşam başladım ama uykuya yenik düşüp yattım. Bugün işyerindeyim. Akşama Çağıl'la Çağıl'ın öğretmenininde oynadığı bir tiyatro oyununa gideceğiz. Yarın Çalış' ta 2. el pazarı (car boot) var.
Hafta arasına göre daha iyiyim. Arada kötü kötü öksürüyorum sadece. Hava güneşli. Ben şimdi size bahçe bitkilerinin olduğu bir yazı hazırlıyorum :)
Yarın da belki bahçeden biraz fotoğraf çekebilirim.