Direniş Günlüğü;
İzmir'den Çapulcular Balesi...
http://www.gercekgundem.com/?p=549694
İstanbul'dan Boğaziçi Caz korosu.. Çapulcu musun vay vay...Eylemci misin vay..
https://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=a_48C1JiIgo
Ankara 'dan.... Everday I ' m Çapuling...
http://www.youtube.com/watch?v=FgVbpT-TwuM
THY grevi güvenlik brifingi..Galatasaray meydanı Taksim.
http://www.youtube.com/watch?v=2x56qCv5AgA&feature=player_embedded
Parka yazılanlar... Yaratıcı genç medya..
http://listelist.com/gezi-parki-direnisini-anlatan-83-duvar-yazisi/
Sanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cuma, Haziran 07, 2013
Çarşamba, Ocak 16, 2013
Salvador Dali İzmir'de
SALVADOR DALI İZMİR'DE...
17 OCAK 2013 / 2 MART 2013 AHMED ADNAN SAYGUN SANAT MERKEZİ / İZMİR
İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ VE FİL ADAM TARAFINDAN 17 OCAK 2013 TARİHİNDE AHMED ADNAN SAYGUN SANAT MERKEZİ'NDE AÇILACAK OLAN SERGİ, SALVADOR DALI'NİN 1960 İLE 1969 YILLARI ARASINDA YAPTIĞI "ZODYAK" ADLI ÇALIŞMALARI OLUŞTURAN 40 ORJİNAL ESERİNİ İÇERMEKTEDİR. SERGİDE AYRICA DALI'NİN 23 YAŞINDA SENERYOSUNU LUIS BUNUE İLE ORTAKLAŞA YAZDIĞI VE YÖNETMENLİĞİNİ YİNE LUIS BUNUEL'NİN YAPTIĞI VE DÜNYADAKİ İLK SÜRREALİST FİLM KABUL EDİLEN "ENDÜLÜS KÖPEĞİ"NİN GÖSTERİMİ DE YAPILACAKTIR.. 40 ADET LİTOGRAFİK ESERDEN OLUŞAN ORJİNAL ESERLER 2 MART TARİHİNE KADAR İZMİRLİ SANAT SEVERLER TARAFINDAN GÖRÜLEBİLİR.
*Yazı için kusura bakmayın kopyaladığım gibi yapıştırdım,düzeltmeye zamanım olmadı.Şubat ayında bir izmir -ikea gezimiz var , zaman yaratabilirsek uğramayı düşünüyorum,yoksa sergi İzmirlilere kalacak .. :)
Not: Birde bu kahve keyfi var..http://fincandakimucize.blogspot.com/2013/01/kitabevinde-kahve.html
Etiketler:
blog,
etkinlik,
İzmir,
kahve,
kahve keyfi,
kültür,
resim,
salvador dali,
Sanat,
sergi
Cumartesi, Aralık 04, 2010
bizden başka her şey orda
Görüşemediğimiz süre içerisinde çok yol katettim. Tahmin ettiğim gibi oldukça hareketli geçti haftam. Pazartesi-salı randevularımı ayarladım. Çarşamba başladım görüşmelere.. Aman Allahım biliyordum ama ben görmemiştim, nefis iki butik otel gezdim. Daha önce marinasını yazmıştım ama otelin içinde gezmemiştim. Fethiyenin belgeli ilk butik oteli. O kadar çok fotoğraf çektim ki hepsini bu yazıda kullanamam.Zaten ayrıntılı bir kere daha geçmek istiyorum zaman bulursam yoksa linkteki harika fotolara bakın.
Bu ekolojik elbiseler Bali'den gelmiş.Siz sormadan ben söyleyeyim.En hoşlandığım kısımlardan biri buydu, buna benzer çok ayrıntı yakaladım otelde.
Manzaralarını ve dekorasyonunu tekrar yazacağım, şimdilik bu kadar.
Fethiye CHP Kadın Kollarında perşembe toplantılarına gidiyorum.Bu hafta bir misafirimiz vardı ki onu da çok beğendim. Tavrı, hali ve konuşmasıyla örnek bir politikacı. Bu ismi ilerleyen zamanlarda daha çok duyacaksınız eminim.Şimdilik ben tanıştırayım :) Ömer Süha Aldan.Emekli hük. savcısı. Konuk konuşmacımızdı, güzel bir toplantıydı,çok güzel şeyler anlattı.
Sitesi de var,takip etmek isteyenler için, kafanızdaki soruları aydınlatabilecek insanlardan biri.Onu hatırlıyorum , emekli olmadan önce Fethiye' de çalışıyordu, bizde yeni gelmiştik. Görünce hatırladım.
Bir resim sergisi gezdim ki FKM de Nurdan KARAKAŞ öğretmenimizin kurs sergisi ama içim gitti.Bu sene doğum yapacağından 2. dönem olmayacak ama seneye resim kursuna gitmeyi istiyorum,özellikle bu minyatürler için.Bir yerden başlamanın zamanı gelmişti :))
Sergiyi özellikle daha ayrıntılı yazacağım.Çünkü resimlerin hepsi güzeldi, görmenizi istiyorum.Birde iki ayrı arkadaşım var,onları da yazmak istiyorum.
Ares üşütmüş, dün böyle koltukta oturuyordu. Ben görüntülerken bile kımıldamadı. Sonra istifra etmiş, eve giderken ZEN'de kahve içtik evinde.Bahçeli bir evi var, o güzel bahçe bile onu kendine getiremedi, sonra da acıkmış karşımda oturup durunca kalktım.Neyseki akşam toparlandı, Uzunbey ilaç almış veterinerinden.
Keyifsiz Ares.
Bir çocuğumuz var 17-18 yaşlarında , akülü sandalye ihtiyacı var,son çalışmam bu.Yani ona nasıl yardımcı olabileceğimizin ön çalışmalarını yapıyorum. Zehra sağolsun ucundan kıyısından beni her konuda asiste ediyor burda, geldiği için çok memnunum :)) Tekrar teşekkür ediyorum, tüm desteği için.Özellikle onun sayesinde bir ışık yandı, peşindeyim bu işin.
Birde mimim var, en kısa zamanda deyip ancak üç yazı sonrasında cevap verebileceğim :) Mutfakta1inci Özgen beni mimlemiş :))
Teşekkür ederim :)
1. En sevdiğiniz kelime: En sevdiklerim hiçbir zaman tek değil,ben gönlü geniş biriyim birkaç kelime olabilir benim için... Bahar,aile, sevgi,aşk,hayat.
2.En nefret ettiğiniz kelime: salak - sık kullanırım ve hoş kullanmam.Benim hakaret kelimem olduğu için sevmiyorum.
3. Ne sizi heyecanlandırır?: sevgi.
4. Heyecanınızı ne söndürür?: Duygusuzluk.
5. En sevdiğiniz ses: Gönül sesi. Ben bunu duymadığım insanlarla konuşamam mesela.. :)
6. En nefret ettiğiniz ses: Klima .. araba klimasının sesi.
7.Hangi mesleği yapmak istemezsiniz? : Bilmiyorum,genelde sevdiğim şeyleri yapmayı düşünürüm,sevmediklerimi düşünmem bile.
8. Hangi doğal yeteneğe sahip olmak istersiniz? : Şarkı söylemeye yatkın bir sesim olsun isterdim sanırım. Resim yapmak isterdim bir de güzel yazmak :)) Benim doğal yetenek işlerim bitmez... Heykel yapmak isterdim... Karikatürist olmak isterdim,iyi bir mizahçı olmak isterdim,bir de politikacı :)
9. Kendiniz olmasaydınız kim olmak isterdiniz? : Yine kendim olmak isterdim.
10. Nerede yaşamak isterdiniz?: İstanbul- Fethiye
11.En önemli kusurunuz nedir? : Kusursa şişmanlık :) Başka kusurlarımda var ama ben kendimi kusurlarıyla seven biriyim :))
12. Size en fazla keyif veren kötü huyunuz nedir?: İnatçılık :)
13. Kahramanınız kim? : Tek geçerim Atatürk :))
14. En çok kullandığınız kötü kelime: O ha oldu son zamanlarda...
15. Şu anki ruh haliniz: Özlem dolu, kafası karışık biriyim.Hoş belli de oluyordur kelimelerimden :)
16. Hayat felsefenizi hangi slogan özetler?: Herkes kendi şansını kendisi yaratır.
17. Mutluluk rüyanız nedir? : Anlatsam olay olur :))
18. Sizce mutsuzluğun tanımı?: Ayrılık...
19. Nasıl ölmek isterdiniz? : Çok sıkıntılı olmayan bir şekilde sanırım :)
20. Öldüğünüz zaman cennete giderseniz Allah'ın size ne söylemesini istersiniz?:Bende seni bekliyordum :)
... ... ...
Yarın yılbaşı pazarındayım kısmet olursa.Saat 11.00 den sonra Çalış sahilinde görüşmek üzere...
Not : 1- Opera için tur var, Antalya operası Mozart'tan ZAİDE.. İki gün ,otelde konaklamalı. Aralık 21-22 si için.İlgilenen olursa bana mail atsın lütfen.
Bugün şarkılar Sıla'dan.
Bugün Fethiye Kültür Merkezinde saat 14.te HES toplantısı var Eşen Çayı için.Sanırım bizim itirazlar geri dönmüş Muğla'dan. Daha ayrıntılı bilgi için orada olacağım. Şimdilik bu kadar.
Yarın yılbaşı pazarındayım kısmet olursa.Saat 11.00 den sonra Çalış sahilinde görüşmek üzere...
Not : 1- Opera için tur var, Antalya operası Mozart'tan ZAİDE.. İki gün ,otelde konaklamalı. Aralık 21-22 si için.İlgilenen olursa bana mail atsın lütfen.
Bugün şarkılar Sıla'dan.
Bugün Fethiye Kültür Merkezinde saat 14.te HES toplantısı var Eşen Çayı için.Sanırım bizim itirazlar geri dönmüş Muğla'dan. Daha ayrıntılı bilgi için orada olacağım. Şimdilik bu kadar.
ÖNEMLİ NOT :
Haftaya AKÇEP (Akdeniz Çevre Platformu) tarafından organize edilen Permakültür Toplantısı var Fethiyede, Pastoral Vadide..Bir terslik olmazsa katılacağım. İzlenimlerimi de paylaşacağım :) Sanırım toplantıya katılanlar bu çiftlikten :)
PROGRAM TASLAĞI 10-11 Aralık 2010
10 ARALIK 2010 -CUMA
===========
14:00 - 14:15 HOŞ GELDİNİZ- TANIŞMA
14 :15 - 14:30 Sunum: Biz kimiz, Permakültüre nasil basladık? (PINAR)
- Kendimiz hakkında bilgi, Bostancık’ı alma süreci
- Permakültür ile tanışma ve permakültür çiftliğine geçiş.
14:30 – 15:00 Sunum: Neden Permakültüre İhtiyaç Var? Mevcut Durum, Neleri Yanliş Yaptık?
(TUGRUL)
- Bilge uygulamaların kayboluşu, monokültür uygulamalarının olumsuz sonuçları, kimyasallar, zehirler, petrolde tepe noktası sorunu, çevreyi kirleten ve kaynakları tüketen yerleşkeler, fakir ulkelerde çesitliliğe dayanan tarımın çökmesi
15:00 – 16:00 Sunum : Permakulture Giris (PINAR)
- Permakültür Nedir
- Permakültürün üç etiği
- Prensipler
- Alanlar, sektör analizi
- Permakültür altbaşlıkları: toprak, gıda, orman, zararlılar ile mucadele, su, yeşil mimari, insan topluluğu tasarımı.
16:00 - 16:30 Ara
16:30 - 17:00 Sunum: Kırsalda “tarım turizmi” örneği olan Pastoral Vadi’nin hikayesi (AHMET)
Tarım turizmi; kırsalın kentsel dönüşüme uğramaması için, kentte yaşayanlar ile kırsaldakiler arasında organik bağları güçlendiren sürdürülebilir model olabilir mi.
17:00 - 18:00 Sunum: “Yavaş şehirler” sürdürülebilir yaşamın umudu! ( ………….)
18:00 - 19:00 Ara
19:00 Akşam yemeği
21:00 Film gösterimi
CUMA AKSAM FILM: GLOBAL GARDENER Part I and II veya PERMACULTURE TRIO
11 ARALIK 2010 – CUMARTESİ
==============
10:00 - 11:00 Sunum: Su Sorununa Permakültür Yaklaşımı ve Datça Özelinde Fırsatlar (TUĞRUL)
- Dunyada tatlı su kaynaklarının durumu, tarımda su kullanımı, yağmur suyunun hasad edilmesi teknikleri, gri su arıtma, Akdeniz Bölgesi icin öneriler
11:00 - 11:15 Sunum: Bostancik'ta Permakultur Uygulamalari (PINAR)
- Gezici Kümes/Paddock, Mandala yapımı
- Yukseltilmiş sebze yatakları
- Yağmur hendekleri
- Kuru Tuvalet
- Kompost
- Solucan kulesi
- net and pan
- toprak örtüleme
11:15 - 11:30 Sunum: Akdeniz Bolgesinde Permakulturun Yayginlasmasi (TUGRUL)
- Mevcut konvansiyonel sistem kullanan çiftçinin Permakültüre direnci.
- Alternatif ekolojik çiftlikler olabilir
- Şehirden yerleşenlerin permakültüre kazanılması
NOT:
PERMAKÜLTÜR
Kısaca, herkes ve doğa için dünyayı yaşanacak, iyi bir yer haline getirmek olarak özetleyebileceğimiz permakültür yaklaşımı; dönüşüm, hayal ve şimdi’yi yaşamak, doğaya karşı değil, doğayla birlikte çalışmak, yok eden değil, üreten olmak, yardımlaşma ve paylaşım, basitlik ve yerellik ilkeleri ile tanımlanmıştır. Bizlere, etiğin her şeyin başı olduğunu, korku ve tepki yerine sakinliği, gözlemciliği, imkansızlık duygusundan kurtulmanın ve insanın işleri istediği gibi yapmasının mümkün olduğunu söylemekte, herkes ve her şeyle etkileşim içinde tasarımlar oluşturmaktadır. Bu anlamda permakültür yaklaşımına göre PROBLEM, ÇÖZÜMDÜR.
Yaklaşım etik değerlerini; dünyaya özen göstermek, insana özen göstermek ve adil bölüşüm üzerine kurmuştur. Yapacağımız eğitim, bu temel değerler üzerinden, yaparak, yaşayarak gerçekleştirilecek, felsefe ve uygulamanın birlikte harmanlandığı bir çalışma olacaktır.
Etiketler:
ekoloji,
ekolojik gündem,
hes,
marina,
marinet,
Mim,
otel,
permakültür,
resim,
Sanat,
xmas pazarı
Pazar, Şubat 07, 2010
Sen benim kaderimsin..
İç hesaplaşmalarımın olduğu, kendimi anlattığım yazıları daha çok seviyorsunuz farkındayım. Gelen yorumlardan da bunu anlıyorum ama genelde buraya içimi döktüğümden çoğunlukla izlenimlerimi, düşündüklerimi ve gezdiğim yerleri izlemek zorunda kalıyorsunuz. İtiraf etmeliyim ki önce kendim için yazıyorum, bunları paylaşmazsam rahatsız oluyorum, bu yüzden çoğunlukla sıkıntılarım, dertlerim, kızdıklarım ve yaşadıklarım var. İleride Çağıl'ın ve sevdiklerimin okuyacağı, bazı olayları zamanla değerlendirmeleri gerektiğinde yararlanmaları gerektiğine inandığımdan zamana bu notları düşmek istiyorum.
Perşembe günü hava o kadar güzel ve o kadar güneşliydi ki Uzunbey Ares'i de dışarı yemeğe götürmek istediğinden büroya yakın Zakkum Cafe'ye gittik. Burada hava bir ergen saç modeli gibi her gün değişebiliyor. Bir gün önce soğuktan burnumuzu çıkaramıyorsak, bir gün sonra utanmasak güneşlenip kısa kollu gezeceğiz.. Zaten sabahları ve akşamları serin oluyor. Gündüz güneşin vurduğu yerler sıcak, gölgeler soğuk olduğundan gölgede oturulmuyor.
Bize güneşte oturmak iyi geldi ve bayağı oyalandık orada aslında..
Burası Migros yolu üzerinde bankaların karşısında bir yer.
Köfte yedik, bira içtik Uzunbey'le..
Bizden başka her masada ingilizler vardı, kimi tişörtle oturuyordu :)
En son kahve keyfi yapıp yürüyerek geldiğimiz cafeden yürüyerek gittik. Ares şehir içinde yürümeye pek alışkın değil, yolda arabalardan ve seslerden çok korktu. Her yere arabayla gittiğimizden bu konuda onu daha çok dışarı çıkarmaya ve yürütmeye alıştırmaya çalışmaya karar verdik.
Büroda bilgisayar odasında müşteri için kullandığımız kanepe Ares'in herzaman kullandığı koltuğu.. Bazen koştura koştura oraya gidip oturuyor, müşterilere kendini sevdirmek için bekliyor, kimse sevmezse küsüyor ve onların ayaklarının dibine yatıp bekliyor ama ayrılmıyor odadan.
Bazen benim yanıma bazen de Uzunbey' in odasına gidip yatıyor.
Geçen hafta başı üçümüz kahvaltı kaçamağı yaptık. Pazartesi sabahı biraz geç kalkıp Yanıklarda Çınaraltı diye bir yer vardı daha önce siteyle kahvaltıya gittiğimiz oraya gittik. Geçtiğimiz hafta Çağıl'ın okulunda öğretmenleri son sınıfları toplayıp hergün sınav için özel çalıştırdılar, böylece dershanelerin tatil olmasından faydalanarak zamanı boşa geçirmediler, hani bazı özel dershaneler var ya onlarda çocukları yurtlara alıp çalıştırdılar burada- hani derslerle birlikte başka şeyler öğretenler diyelim..Böyle küçük yerlerde çocukların okuması aile için çok önemli, hem turizm açısından hem de tarım açısından halkın cahil kalmaması ve kendini geliştirmesi, yaşadığı yerin gelişmesi açıcından da ayrı bir önem taşır. Vizyonu gelişmiş bir insanın iş anlamında hayata bakışı bazen çok şey değiştirdiğinden ve çalışırken en çok zorlandığımız hususlar bu olduğundan bizim için de çok önemli..Özellikle okuyan çocukların dönüp bu piyasa da çalışması da.. En azından ben böyle düşünüyorum.
Kahvaltı sonrası yine sahilde küçük bir yürüyüş yapıp işe döndük.. Çağıl ve Ares.
Portakal reçelini hem ben hem de Uzunbey sevdiğinden zaman bulunca yaparım her sene.. Geçen seneyi yapmadan geçirince bu kış kaçırmak istemedim. İki ölçüden yaptım ki hem ingiliz komşuma hem de bana her seferinde güzel şeyler getiren karşı bahçe komşuma da vereyim..
Bir ölçüsü 5 portakal olan reçelin yapımına başladım. Tencerede 10 portakalı iki kere ayrı ayrı kaynatıp acı suyunu atıp, biraz soğuttum.Bu kısımda portakallar çok yumuşamadan fazla kaynatmadan suyunu atarsanız iyi olur. Sonra biraz soğutup onları fotoğraftaki gibi önce uzunlamasına sonra da enine kestim.
12 küçük bardak şekeri 6 bardak su ile kaynattım. İçine kestiğim portakalları attım. Yavaş yavaş kaynattım.
Kıvamına gelince altını kapatıp soğumasını bekledim hatta cumartesi günü Şükran Teyzeyle buluşmaya giderken kocaman bir kavanoz ona da götürdüm.
Çarşamba günü merkezdeki 2.el pazarında kendime bu eski çaydanlığı aldım. Kuzinem olduğunda da kullanacağım :) 20 liraydı..
Senem'le geçen Çalış pazarında tanışmıştık , bu sefer onun standını ağırlıkla çektim, çünkü çok hoş tasarımları vardı.. Kendisi köpek kıyafetleri tasarlıyor ve dikiyor.. Düğmelerini de kendi yapıyor..
Keçe çalışmaları..
Onun tasarımı tırnak askı. Bak fotoğrafını koyuyorum çalmasınlar dedim , koyabilirsin dedi..
Kozalaktan fare ve salyangoz.. Keçe mantar.
Bunlar da Talin'den.. Ahşap boyama tepsi.
Etamin.
Tepsi örtüsü.. Başka bir yerden.
Kurdele işi havlular.
Çetikler..
Bu pazarı Fethiye Belediyesi düzenliyor.. Her ay bir stand yiyecek için ayrılıyor ve bunu her ay bir oluşum üstleniyor.. Geçen ay bizdeydi, sosili tart yapmıştım , bu sefer FETAV almış, bizde Berna ile destek olalım dedik Mavi Kuşlar adına ve Dilek Hanıma o bir kek ben de peynirli poğaça yaptım, o sabah bizim eşyaları götürmek için gittim, giderken de yiyecekleri de bıraktık onlara.. Satıp gelirini bağışlıyoruz bu ikramların.. Sabah kalkıp bir panik poğaçaları yapışım vardı ki saat 10 'a zor yetiştirdim evden çıkarken dokuzu çeyrek geçe kalkmış biri olarak...Dün Şükran Teyzeyle buluştuk ve Çalış'ta her zaman gittiğim yerde oturduk. O da bende seviyoruz orayı, daha önceden de gidip kışın soğukta taş boyardık masalarda, kahve içip topluca. Onunla uzun zamandır buluşamadık işlerden, bu yüzden çok özlemiştim ve dün bütün öğleden sonra sohbet edip politika konuştuk, hayattan bahsedip arayı bu kadar açmadan görüşmeye karar verdik, ben onu, o da beni çok özlemiş ve her ikimizde yoğun insanlar olduğumuzdan görüşemediğimizden yakındık durduk.
Akşam Talin'lere gittik mangal yapmaya.. Mangalı balkonda yapıp salonda yedik :)
Biz Ahmet Bey'le İstanbul' dan tanıştığımızdan onun İstanbuldan tanıdığımız ve orada okuyan kızı Beril Çağıl' ın çocukluk arkadaşı, tatil diye burada olduğundan mutlaka görüşsünler istedim.. Buraya geldiğimizde de onlardan bir yaş büyük Doğukan'da bu sene bizim Eskişehiri kazanan ve Minimalist' e emanet ettiğimiz yakışıklımız sömestr için geldiğinden üçü bir yerde buluştular.. Beril geldiğimiz yerden arkadaşı, Doğukan'da ( Beril'in hala oğlu) geldiğimizden beri okul arkadaşı olunca, ikisi bu sene sınava hazırlanan öğrenciler olunca, ben de üçünü de çok sevdiğimden onlara takılınca ortalık panayır yeri gibiydi, güldük, deli gibi fotoğraflar çekilip , birbirimize sataştık, herkes birbirinin arkadaşı olunca çok keyif aldık, bağırış çağırış zaman nasıl geçti bilemedik.. Eve geç döndük. Talin'de çok güzel bir sofra hazırlamıştı doğrusu.. Fotoğraflar daha sonra..
Biz Ahmet Bey'le İstanbul' dan tanıştığımızdan onun İstanbuldan tanıdığımız ve orada okuyan kızı Beril Çağıl' ın çocukluk arkadaşı, tatil diye burada olduğundan mutlaka görüşsünler istedim.. Buraya geldiğimizde de onlardan bir yaş büyük Doğukan'da bu sene bizim Eskişehiri kazanan ve Minimalist' e emanet ettiğimiz yakışıklımız sömestr için geldiğinden üçü bir yerde buluştular.. Beril geldiğimiz yerden arkadaşı, Doğukan'da ( Beril'in hala oğlu) geldiğimizden beri okul arkadaşı olunca, ikisi bu sene sınava hazırlanan öğrenciler olunca, ben de üçünü de çok sevdiğimden onlara takılınca ortalık panayır yeri gibiydi, güldük, deli gibi fotoğraflar çekilip , birbirimize sataştık, herkes birbirinin arkadaşı olunca çok keyif aldık, bağırış çağırış zaman nasıl geçti bilemedik.. Eve geç döndük. Talin'de çok güzel bir sofra hazırlamıştı doğrusu.. Fotoğraflar daha sonra..
Bu hafta nasıl geçti bilmiyorum, bu aralar aslında iş yönünden çok yoğunum, gittikçe de yoğunlaşacağım.. Sezona hazırlıklarımız başlıyor yavaştan ve haftaya EMİTT Tüyap fuarında Fethiye standımız olacak, ben gitmeyeceğim ama arkadaşlarımız orada olacak Fethiye Ticaret Odasından.. ve çok güzel Ölüdeniz posterlerimiz, broşürlerimiz var, gidecekler için ayrıca standımızdan uğrayıp almanızı tavsiye ediyorum.. Daha ayrıntılı bilgi haftaya yazacağım..
2-3-4 Nisan Kuzu Göbeği Festivali Üzümlüde..
26-30 Haziran Fethiye Kültür Günleri ve Yunus Nadi Röportaj yarışması Fethiye de...
29-30 Mayıs Çalış Karnavalı Çalış'ta..
1-5 temmuz Ölüdeniz Kültür ve Sanat Festivali Ölüdeniz'de ..
3-4-5 Eylül Motorcross yarışlarımız Fethiye' de..
Ekim sonunda da Ölüdeniz Hava Oyunları ile sezonu kapatacağız..
Etkinliklerimiz bunlar, Fethiye bu seneye iyi hazırlanıyor..
Bugün hava soğuk, bu yüzden yürüyüş yapamadık.. Kaya'da kahvaltı edip eve döndük, pazara çıktık Uzunbey'le ve eve dönüp şömineyi yaktık. Şimdi ateşin karşısında yazımı yazıp Çağıl'ın istediği sıcak çikolatalardan içiyoruz..
Bir şarkısın sen de You are my destiny (sen benim kaderimsin) dinliyorum..
Salı, Ağustos 25, 2009
Konser ve Ramazan Şenlikleri

28 ağustos cuma KAYAKÖY SARNIÇTA.. saat 21.00 de. http://www.kayakoysarnic.com/
Giriş ücretsiz..
... ... ...
Sadece Ramazan da her hafta sonu Fethiye Kültür Merkezinde cuma ve cumartesi akşamları
saat 8.30 -9.30 arasında Ramazan şenlikleri yine ücretsiz olarak Pera Organizasyon tarafından Fethiye Belediyesiyle beraber organize edildi.. Ramazan boyunca etkinlikler halka ücretsiz olarak devam edecek.
Ramazan Şenliklerinde meddah ,palyaço balon show, ateş dansı gibi etkinlikleri seyredilecek, değişik standlar da satış yapılacak, cam işçiliği, seramik ,halı standları gibi geleneksel standlar gece boyunca halka açık olacaktır.
Etiketler:
ayşe tütüncü,
canlı müzik,
fethiye geceleri,
konser,
Sanat
Pazartesi, Mart 23, 2009
Etiketler:
art,
eren eyüboğlu,
resim,
Sanat,
sergi,
yağlı boya
Salı, Mart 17, 2009
resim sergisi..
" OTTOWOMAN" Resim Sergisi.. 17 mart -7 nisan 2009 Erenus Sanat GalerisiCinnah Cad. No: 10/ A Çankaya - Ankara 0 312 468 80 85
Bundan sonra gitmek isteyenler olabilir diye davetiyelerimi sizinle de paylaşmaya karar verdim :)
Çarşamba, Şubat 13, 2008
Ölüdenizli İngilizler...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




