Bir terslik olmazsa hafta sonu Eskişehir'i turluyor olacağım.Fethiye Cumhuriyet Kadınları Derneğinin düzenlediği 3- 4 mayıs (2 gün 1 gece )Eskişehir Gezisine Fatoş'la beraber kaydolduk. Normal şekilde gezilebilecek her yeri eklemişler geziye..O kadar uzun zamandır gitmek ve gezmek istediğim bir yerdi ki anlatamam. O şehri gitmeden seviyorum gezince ne olacak bilmiyorum :))
Cuma günü Ziraat Bankası arkası CHP Kadın Kollarının Kermesi, 1 Haziran akşamı bale gösterisi organizasyonu için bir toplantım var, hafta yoğun hafta sonu gezme, hadi bakalım... Broşürler babamın benim için her sene gittiği turizm fuarından, elimde rehber kitap olmadan gezmeyi sevmediğimden ,boş zamanımda bakıyorum.
eskişehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eskişehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Salı, Nisan 29, 2014
Cumartesi, Aralık 01, 2012
Ve nelere baskın gelmez ki seni düşünmenin tadı.*
"Psikolojik araştırmalara göre, birini sürekli düşünürseniz ve bunu engelleyemiyorsanız ,sebebi düşündüğünüz kişinin de sizi düşünmesidir " diye yazıyordu bir yerde. Beni düşünmüş müdür ya da bizi görmüş müdür bilmiyorum ama ben Ankara'ya gittiğimde hep onu düşündüm.Öncelikle meclis için gittiğimizden Anıtkabire yetişip yetişemeyeceğimiz belli değildi, Cafe Derin Zehra ve Selma ile Muğla Kadın Kollarıyla Ankara-Eskişehir gezisine gittik biz.Salı CHP Grup Toplantısı için Muğla'dan pazartesi akşamı yola çıktık.Sabaha karşı Ankara'daydık. Hoşdere'de Zonguldak Amele Birliği Konuk Evine gittik doğrudan,gece orada kalacağımızdan eşyalarımızı odalarımıza koyduk.Yol kıyafetlerimizi çıkarıp elbiselerimizi değiştirdik. Oradan saat 11.00 randevu aldığımız Emine Ülker Tarhan'la görüşmeye meclise gittik. Önce onunla görüştük, Biz küçük otobüsle gittik, yani fazla kalabalık değildik. Fethiye'den üç kişi olduğumuzdan jest yapıp üç arkadaşı ayırmadılar ve aynı odada kaldık. Geziden geleli bir hafta olmasına rağmen yazamadım, nasıl anlatacağımı bilemedim birazda. Aslında çok şey yazmak istiyorum ama bir yandan da hiç bir şey yazamayacağım.Yani düşündüklerimin onda birini anlatabilsem ne mutlu gibi bir durum var ortada. Ben Ankara' yı çok sevdim :) Yani görebildiğim kadar. İlk geldiğimden beri 34 yıl olmuş,arada geldim ama birkaç saatlik bir buluşmaydı bir şey anlamadığım.Ankara'da kapım çok, Aysetun başta Nalan gibi çocukluk arkadaşım var ama daha önce de söylediğim gibi meclise geldik ve resimlerde göreceğiniz gibi akşamüstü geç saatlere kadar oradaydık. Beşe doğru meclisten çıktığımız gibi Anıtkabire geçtik. Kaldığımız yer Çankaya'da ama biz arkadaşlardan ayrılıp Anıtkabir dönüşü otobüsten indik.Zehra önce beni heyecanlandırıp seni Kuğulu Parka 'da götüreceğim dedi -sözü var bana, Aşk tesadüfleri sever filmine gittiğimizde söz vermişti- ama park kapalıymış,tadilattaymış sanırım. Bizde yemeğe Tunalı Hilmi'ye gittik.
Yolda müzisyenler vardı,sokak çalgıcısı, Fethiyeden selamlar diyerek bir şeyler bıraktım ben önlerine. Önce yemek yedik, sonra kahve içmeye Özsüte girdik.Zehranın arkadaşı vardı Ankaradan yanımızda, dördümüz saat dokuza kadar oturduk, ben etrafı seyrettim,kahve falı baktık,sohbet ettik. Özsüt'ün özensiz ve tatsız pastalarını yedik,kahvelerimizi içtik.Dokuzdan sonra kalkıp taksiyle misafirhaneye döndük,çok yorgunduk, yattığımız gibi uyumadık tabii ki,günle ilgili konuştuk.Hatta ben sonra da uyuyamadım.Kalkıp kalkıp gece ışıkları yanan Ankara'yı seyrettim uyuyana kadar.Tunalı Hilmi..
Bu yolda , Polatlı' da içtiğimiz çorbalar.
Sabahın yedibuçuğunda çok normal bulduğum Ankara trafiği.
O bölgede gördüğüm en yoğun trafik.Her yer böyle olmaz yeni yerleşim yerleri daha yoğun dediler.
Zonguldak Amele Birliği Konuk Evi.
Kaldığımız odanın penceresinden. Sisten Atakule gözükmüyor.
Ben bu resmi duvarda çekerken Zehra da beni çekiyordu.
TBMM
CHP Grup Başkan Vekili Emine Ülker Tarhan ve Muğla milletvekilimiz Ömer Süha Aldan.
Özellikle odasında bizleri kalabalık şekilde ağırlayan CHP Grup Başkan Vekili Muharrem İnce.
Bir ara oturacak yer bulamadık odada.Muğla Milletvekilimiz Nurettin Demir kalkıp yaşça büyük arkadaşlarımızı oturttu.(siyah ceketli)
Sonra meclis lokantasında yemek yedik.
Yemekten sonra CHP Grup Toplantısına girdik,salı günleri her partinin ayrı salonu var,orada yapıyorlar.Ben İstanbul milletvekili Melda Onur'un sırasına oturdum.Zehra,Tolga Çandar'ın. Zaten milletvekilleriyle beraberdik ama danışmanları da bizi hiç yalnız bırakmadılar.Selma Bursa milletvekillerinden birinin sırasına oturdu.
Salı Grup Toplantısını o gün nöbetçi olan Emine Ülker Tarhan açtı.Biz sabahtan görüştüğümüzde ondan çok etkilendik.Çok sevdik.Gayet hoş ve akıllı biri.Bunu konuştuğunuz da daha net anlıyorsunuz.
Daha sonra Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu salona girdi.Biz girdiğimizde sakin olan salon,toplantı bitene kadar tıklım tıklım ve ayakta bir sürü insanla devam etti.Şafak Pavey, Birgül Ayman Güler gibi milletvekilleriyle tanıştık ve söylemem lazım ki çok resim çekildik.Ben çektim ama beni de arkadaşlarım çekti,böylece bir sürü fotoğraf çekilmiş olduk.
Sonra grup toplantısı bitince randevu aldığımız genel başkanımızı beklemeye başladık.Muğla grubu oldukça kalabalık bir şekilde odasına gittik.Konuştuk.Fethiye Kadın Kollarından geldiğimizi her tanıştığımız kişiye söyledik :)) Genel başkanımıza da ayrı ayrı hem Zehra hem ben söyledik.Çok sevindi.Resimler çektirdik.Gündemi konuştuk. Bize ikramlarda bulundular.Sağ yanındaki Muğla Kadın Kolları Başkanımız.
Gördüğünüz üzere genel başkanımız bir kaktüssever :)) Odasında masasının önündeki sehpadan çektim bu görüntüyü.O diğer arkadaşları uğurlarken.
-Kaktüs ama sukkulentlerden oluşan bir kaktüs düzenlemesi o-
Resmin arkasında bizi uğurlarken, çıkış kapısındayız.Önde Muğla milletvekilimiz Tolga Çandar. Konuştuğu Ömer Süha Aldan.Biraz da meclis toplantısını seyrettik çıkmadan.Orada resim çekmek yasak, bu yüzden fotoğraf yok. Burada ayrı ayrı bizimle ilgilenen milletvekili danışmanlarımızı yazmazsam olmaz.Bütün gün bizimle beraber mecliste dolanıp,rehberlik yaptılar. Çok güzel bir tecrübeydi, herkese o ortamı gidip ziyaret etmelerini tavsiye ederim.Her kapıda güvenlik önlemleri aldıklarını ve kimlik kartı almanız gerektiğini ve bunun kaybedilmemesi gerektiğini de belirteyim.Biz davetli olarak gittiğimizden randevularımızı önceden aldığımızdan bir sorun yaşamadık. Kapıda hanım polislerle sohbet ettik, sanırım Akdenizli halimizde dikkat çekti hemen . Birileri sormadan söyleyeyim, güleryüzlü, sıcak davranışlarımız :)
Aslanlı yol
Anıtkabirden Ankara görüntüsü.. Gündüz gözüyle gördüğüm son görüntü buydu o güne dair. Gece oldu, biz yemeğe gittik,yukarıda zaten anlattım ama, aması var işte. Yetmedi bize.Bana da, Zehra'ya da ,Selma için de sanırım.Ankara'ya gidip bir günde veda etmek gezinin en kötü tarafıydı. Bu gezi meclis gezisi olduğundan başka hiçbir şey görmeden dönmek zorundaydık.Hele ben, üç gün kalmalıydım en azından. Daha arkadaşlarımla bile görüşemedim.Bütün gece bunu düşündüm.Tadı damağımda kaldı.Aslında aklımda.Bu yüzden başka görmediğim bir şehre yola çıkmamıza rağmen Ankara'dan gönül rahatlığıyla ayrılamadım.Bir zamanlar haritasına baktığım semtleri yolda gördükçe de heyecanlandım :) Okuduklarımı düşündüm, bir daha ki buluşmaya kafamdan hesaplar yaptım.
Sabah erkenden yola çıktık,böylece Beypazarını gezebilecektik.
Demirci ustası ,
takılar,
havuç döner,
baklava,
yeni onarımına başlanmış han,
sokaklar,
kuru biberler..
Hepsi Beypazarı'nı anlatan güzelliklerdi.Bol alışverişten sonra otobüsümüze bindik ve Eskişehir'e doğru yola çıktık. Fakat yolda yaşadığımız teknik bir sorundan ötürü saat 13.30-14.00 te olmamız gereken Eskişehire 16.00 da varınca gezi planı değişti.Gün kararmadan gezebildiğimiz kadar ki bu bir saatte ancak Göletli Parkı gezdik.Oradan yemeğe gittik Porsuk kenarına, gondollar kışa girdiğimiz için kaldırılmıştı, Boynerde kahve içtik ve dönüş yoluna geçtik.Zehra bu olayın tamamen bizim oraya tekrar gidip gezmemiz için olduğunu düşünüyor.Bende katılıyorum.Biz Fethiye Kadın Kolları olarak baharda belki bir gezi düzenleyebiliriz,zaten geçtiğimiz sene istemiş ama yapamamıştık.
Eskişehire giriş..
Göletli park- başka bir adı var mı bilmiyorum,varsa yazarsanız sevinirim.
Porsuk nehri o gece bana bambaşka ışıldadı ama sadece gördük,gezemedik.
* Ahmet Arif.
Etiketler:
anıtkabir,
ankara,
Atatürk,
beypazarı,
chp,
eskişehir,
Fethiye,
kadın kolları,
kaktüs,
kemal kılıçdaroğlu,
muğla,
muharrem ince,
nurettin demir,
ömer süha aldan,
tolga çandar,
ülker tarhan
Perşembe, Ağustos 18, 2011
Anı bahçelerinde üşümek sıcaktı *
Dikkatimi çekti, son yazılarıma gelen seni son zamanlarda melankolik görüyorum cümlelerine uzun uzun cevaplar verip üstüme alınmışım sanki öyleymiş gibi.Kimse kusura bakmasın ama benim gibi sosyal çevresi bu kadar çok ve yoğun insanda melankoli ne arasın diye düşünürken şu linke rastladım.Eğer ben yazılarımda böyle gözüküyorsam yuh bana...Ben kendimi hiç anlatamamışım demektir.
Bunu dün akşam yazdım.Bugünde aynı düşündüğümden silmeden devam ediyorum.Evet arada bunalıyorum, insanlardan sıkılıyorum ama bu içlerine giremediğimden değil çok girdiğimden oluyor :) On yıl önce tanıştığımız bir kadın bana geçtiğimiz günlerde tanıştırıldığımızda ben sizi tanıyorum dedi. Nerden diye sordum- ne yazık ki çünkü ben günde en az 2-3 kişiyle tanışıyorum onu hatırlamam mümkün değil, sonra da iddiası beni gülümsetti ve hoşuma gitti.Ben olsam bu kadar iddialı bir cevap veremezdim.Hem kişi hatırlamıyorsa hatırlamıyor,bu suç olmamalı ve ne olur tekrar tanışsak, simasını hatırlasam bile adı mümkün değil aklıma gelmez on yıl önceki birinin.
Bu satırlara kadar ilk defa okuyup ne kadar ukala diyenler için de ben işimi doğru yapmaya çalışırım, isimleri ezberlemem,isim ezberlemeden de kelime haznemle durumu idare ettiğim zamanlar çok olur.Öyle yapmak zorundayım çünkü insanın hem işini takip edebilmesi hem de tanıştığı kişileri aklında tuttabilmesi çok zor.Hem ben eski tanıştığım biriyle yeni tanıştığıma aynı şansı tanırım.Belki biraz daha samimi davranırım o kadar.O an benimle iletişimi çok önemlidir benim için.Laf mı sokmaya çalışıyor yoksa samimiyet mi kurmaya çalışıyor bende ona göre davranırım.Her ikisi de beni bağlamaz,iş yapıyorsak beni sevmek zorunda değil,sadece işini kolaylaştırmak adına yardımcı olurum.Genelde severler ama..Samimiyetime inanırlar.
Kelimelere çok önem veririm birde ben.Cümlede kullanılan kelimelerin vurgusu ve tonlamalar önemli benim için.Tüm ilişkimizi bu vurgular ve tonlamalar belirler.Önem verirsem peşinden giderm, benim için önemli biri değilse de umurumda bile olmaz.
Sıkıldım, evet çünkü bence çok çalışıyorum.Aynı yerde çalıştığın eşi idare etmek bile zor bir kadın için.(Alışık değilsiniz değil mi böyle cümlelere..? Sadece işsel yoğunluğumuz yok bizim, kişisel yoğunluklarımızda var, hepsi beraber toplanınca bunalıyorsun zaten.Eşimde çok çalıştığından arada bunlar yaşanıyor yani eve gidememek, en az haftanın üç gecesi dışarıda olmak.Bu aralar yardımcım da yok.Evdeki işlerde bana bakıyor.Ben zamanında çalışmadım,çocuğumu büyütürken, bu yüzden iş yapmayı bilirim ama insanın iş yapacak zamanı ve keyfi olmadığı zaman iş yapamıyor.Evde de bir köpekle yaşarsan her gün süpürülmesi gereken bir evin oluyor.Bu yüzden bana akıl vermeye çalışanlara uyuz oluyorum.Evde bol zamanda her işini bitirip bana şunu şöyle yapmalısın diyenlere de.
Romantik bir resimle başlayan bir yazı böyle olmamalı diye düşünenlere zaten canım burnumda, bu kadar
işin arasında tertip edeceğim kadın kolları gezisi için onca hazırlık yaptım,kendime zaman yarattım, işlerimi ayarladım ama birinin ihmali yüzünden kalacağımız yerde bir sorun çıktı, bize yer ayarlayamamışlar.Oysa ben yarın arkadaşlarımla Eskişehirde geziyor olacaktım. Porsukta tekne gezisi yapacaktım, bilim ve arkeoloji müzesine gidecektim,Kent parkta korsan gemisinde resim çektirecektim, lületaşı müzesini gezip Odunpazarında yeni açılan mumya müzesine bakacaktım. Gece barlar sokağında piyasa yapacaktım.Tüm hazırlıklarım şu anda Eylülü bekliyor,gezi eylüle ertelendi, bende bu yüzden Kayseride ki arkadaşımın kızının düğününe gidemiyorum.Geziyi ben düzenlediğim için de bu geziyi de iptal edemiyorum.Kayseri planı yattı.Eskişehir eylüle kaldı.
işin arasında tertip edeceğim kadın kolları gezisi için onca hazırlık yaptım,kendime zaman yarattım, işlerimi ayarladım ama birinin ihmali yüzünden kalacağımız yerde bir sorun çıktı, bize yer ayarlayamamışlar.Oysa ben yarın arkadaşlarımla Eskişehirde geziyor olacaktım. Porsukta tekne gezisi yapacaktım, bilim ve arkeoloji müzesine gidecektim,Kent parkta korsan gemisinde resim çektirecektim, lületaşı müzesini gezip Odunpazarında yeni açılan mumya müzesine bakacaktım. Gece barlar sokağında piyasa yapacaktım.Tüm hazırlıklarım şu anda Eylülü bekliyor,gezi eylüle ertelendi, bende bu yüzden Kayseride ki arkadaşımın kızının düğününe gidemiyorum.Geziyi ben düzenlediğim için de bu geziyi de iptal edemiyorum.Kayseri planı yattı.Eskişehir eylüle kaldı.
* Başlıktaki söz Özdemir Asaf'tan.
Pazar, Ağustos 16, 2009
Eskişehir Logosunu Seçiyor ..
Eskişehir Valiliği bir yarışma açmış ve Valilik Logosunu seçmeyi halka bırakmış..
Ben üstteki kırmızı logolardan birini seçeceklerini düşünüyorum ama benim beğenime yakın olanı sağdaki renkli olan .. (Tam olarak beğenimi yansıtmıyor ama en yakını diyelim) ..
Keşke her ilin bu konulara duyarlı bir yönetimi olsa.. En azından bazı iller gerçekten değerlerine yakın logolara kavuşsa.. Her yeni gelen politik sebeplerden değiştirmese de şehirlerimiz gerçek kimliğine kavuşsa.. diyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

