hotel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hotel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Mayıs 27, 2012

Hiçbir dilde söylenmemiş, hiçbir dilde yazılmamış, sözler ve şarkılar içindeyim*

Resimlerden anlaşılacağı üzere tatildeyim.Uzunbeyle Kaş'a tatile kaçtık.İş kısmını bilgisayardan halledecek şekilde ama.Bizim tatil anlayışımız farklı olsa da ancak bu şekilde kaçabiliyoruz.Cuma öğlen ben direksiyona o bilgisayara geçerek yolda hem işimizi yaptık hem de arada Tlos gibi yerlere uğrayarak Kaş'a akşam saatlerinde geldik. Yolda bir ara arabanın elektirik sistemi bozuldu.Döğer diye bir köy var,tam elektirikçinin önünde durduk,sistem çalıştı. O sistem çalışmazsa biz tatil yapamayız :( Yani hemen interete girilen bir yere gitmemiz gerekir.Neyse çalışınca ara yollardan kaş-kalkan yoluna  koyulduk.Ben o yolları seviyorum, daha öncede çok gidip geldim.İki paralel yol düşünün, çamurköy yolundan bağlanarak birbirini kesiyor.Herkes bilmez,yolda Uzunbey bana tatlı tatlı sataşıp durdu, araba kullanmayı seviyorum ve şöförken pek etrafa bakmam, ciddi ciddi araba kullanırım ve yol çok güzeldi,tarlalar arasından,kuş seslerinden , yağmur çiselerken geçtik ama biz gittikçe hava açtı.Cuma akşamı müthiş bir esinti vardı, dalga seslerinden ve rüzgar sesinden odada bile etkilendik.Bugün hava çok güzeldi.


Otel yarım pansiyon, bizim için de öğle yemeğinde gezmek için iyi oldu,Kaş'a indik.Hatta gece de kahve içmeye gittik.Yarımadanın ucunda ve tam Meis'in karşısındayız.Uzunbey sabahleyin bana sen burayı yüzersin diye gaz veriyordu :)) Yüzemem diye değil de  tutuklanırım o zaman diye cevap verdim :P


 Öğlende Zeytin diye güzel bir restaurantta yemek yedik.Deniz ürünleri güveci yedik ve bira içtik.Yemek güzeldi ama ben kediyi besledim diye bir ara garson sandalyaye vurup kediyi kovalayınca keyfim kaçtı.O saate kadar iyiydi, vurdunuz mu yoksa diye gayri ihtiyari yüksek sesle sormuşum.Yok biz ya su atarız ya da sandalyeye vururuz dedi ama kedi benim ayağımın dibindeydi.Ben kendimi  kovulmuş gibi hissedince hemen kalktık.Bir daha da gitmem.Türklerin bu uyuz davranışlarına gıcık oluyorum.İstemezsem ben kovalarım,sana ne oluyor.Yerde güzel güzel benim verdiğim ekmek parçacıklarını yedi kedicik.Zaten yemedikleri zaman toplayıpta kalkarım,bırakmam hiç bir zaman.


 Meis'e karşı kahvaltı ...




 Kaldığımız oda kalkan-kaş yoluna bakıyor.
 Meis Adası
 Babamla annem bana hem anneler günü hediyesi hem de yaş günü hediyesi için kargo gönderdi.-Burcununda hediyeleri vardı içinde,onlar sonra resimlenecek-İçinden nefis şeyler çıktı,hatta ikinci bir kargo bile aldım bu arada.Bunlar K.Atatürk yazılı saat,bileklik ve yüzük.Her gün takıyorum.

Hem gündüz hem gece gidince yoldan fotoğraf çektim.
Yarımadanın yolları böyle.Daha çok villalar ve oteller var.
Kaş 
 marina

Gece hava kararmaya yakın, eski kaş evi, titrettiğim halde çok güzeldi..Bol saksılı sardunyalı ev.

Bugün 20 kişinin bulunduğu havuzda tatile geldiğimize bizi pişman edecek bol çocuklu ama kendileri çocuklardan daha fazla ses yapan ve şu anda otelin merdivenlerinde  bu saatte bile - (00.20)etrafa biz tatildeyiz mesajı veren şehirli tatilcilere bütün otel müşterileri gıcık oldu. 2-3 aile.Şu an çiğdem çitliyorlar oda kapımın önündeki merdivenlerde :)) Birde sanırım büyükşehir dolaylarından kalabalık bir grup var,akşam restauranttan alacakları meyveleri sabah yolda yerlermiş diye muhabbet eden :) Biz bugün uzunbeyle böyle tatiller için yaşlandık mı yoksa huysuz tipler mi olduk diye konuşuyorduk.Onun haricinde iyiyiz.Bol kitap okuyup, bol bol dinlenmeye çalışıyoruz. Kaş izlenimlerine devam...

*Edip Cansever :)

Güncelleme: Kaş aquapark otel;  1- Otel hakkında fazla yazmamışım ama diyebilirim ki yemekleri bir insanı doyuracak amaçlı yapılmamıştı, diyet yaparsanız kesin gidin çünkü aç kalkıyorsunuz, tek etli yemek çeşidini ilk kez bu otelde gördüm.Kahvaltı bir büfede bile daha fazla çeşit vardır.Yemekten kaldı.
2- Havlum arıtmanın üstüne düştü,iki gün sonra zorla alabildim, önbüro müdürü bana havlularla anılarınız mı var dedi,bende çeyizimden değil ama ıslakken sarılmak iyi oluyor dedim.Çok ilgili! ve saygılı! olduklarını da belirtmeden geçmeyeyim.
3- Manzara süper ama bebek arabası veya tekerlekli iskemle gibi araçlarla gidilmemesi gereken bir yer.
4-Sadece yalnız kalmak ve manzara seyretmek,sakin güneşlenmek için ideal.Bu para içinde pahalı.

Cuma, Mayıs 28, 2010

hüzünlü ama güzel..

Bu hafta arası 3-4 kere Kaya'ya gittik.Aslında iş için ama oraya gidince keyfede kaçmadan olmuyor. Fotoğraflar Poseıdon restauranttan..
Teras görüntüleri..

Biz o gece canlı müziğe kalıp biraz keyif bile yaptık.



Kaya da bir sokak.
Kaya..

Kaya da herzaman gittiğimiz Sarnıç Restaurant artık Göcek Club Marinaya taşındı. Açılış gecesini de Ayşe Tütüncü ile yaptı.Biz de gittik.Ancak geç vakit gidebildiğimizden hava kararmıştı. Bu yüzden az fotoğraf var ama göcek'e gidenlere tavsiye ediyorum özellikle mekan çok hoş olmuş, fiyatları da uygun.Göcek genelde Fethiyeden daha pahalıdır ..

Göcek Sarnıç - Club Marina..
Ayşe Tütüncü Konseri..

Dün gece yine Kayadaydık, bu sefer Cinbalde.. Dönüşte Çalış karnavalının sokak partisine
uğradık Çağıl'la ama yetişememişiz. Seyir terasında oturduk ve biraz yürüyüp döndük. Çalış kalabalıktı ve bu hoşumuza gitti.

Cinbal de tanıdık yüzleri görmek mümkün.. Yine de bizbize oturup sohbet ettik.

Keyifte yaptık biraz.

Burası yine kaya da yeni keşfettiğim bir dükkan. Küçük kiliseye yakın,Poseıdon restaurant yanında..Şah Lous Butik..

İçinde değişik kıyafetler ve objeler satılıyor..
Ayna.






Kayaköy

Butik


jeep turları molada..

kaya

Ares

Ares Kaya' da

İşten çıkıp akşamüstü çayını gözlemelerle içtikten sonra müşteriye uğradık. Uzunbeyle o geceyi Kaya da geçirdik.

Geldik pazar günü elsanatlarını pazarından sonra gittiğimiz Faralya Hotele.. Biz o gün sipariş üzerine Adıyaman yemekleri yemeye gittik. Geçen sonbaharda da gitmiştik,tadı damağımızda kaldığından yine gitmeye karar verdik. Bu sefer yolları öğrendiğimizden orada buluştuk. Görüntüler araba çekimi ve camdan yakalayabildiğim kadar.. Ölüdeniz- Belceğiz Plajı..

En sevdiğim plaj Kıdrak Koyu ..

Likya world tatil köyü..

Faralya yolu,dönemeçli ve uçurumlu bir yol.İlk gittiğinizde tedirgin oluyorsunuz ama tedirgin olduğunuz kadar kötü bir yol değil..
Bu gördüğünüz geniş yarık Kelebekler Vadisi..

Faralya Hotel, gizli saklı ve sessizlik içinde..
Önce geç de olsa yemeklerimiz yedik, çünkü oraya gidince illa yürüyüş yapmak isteyen arkadaşlarımız var grupta.

Sonra da sessiz sinema oynadık, yine biz yendik kadınlar olarak ve sinemaya gitmeye hak kazandık :)

Gittiğimiz gibi biralara sarıldık,zaten pazarda yanmışız ,yorgun da gidince iyi oldu.


Eşkili Lülük içtik yine.. (Adıyaman yemeği-ekşili lülük)
En sevdiklerimden..İçli köfteler-özellikle kızarmışı çok nefis oluyor..

Yaprak sarma.. Yine en sevdiklerimden..nefisti.

Pazar günü güneşi Faralya'da batırdık..Saat onbire kadar sessiz sinema oynadık durduk..

Fotolar haftabaşından son güne olduğundan pazartesi yürüyüş fotoğrafları da yazının en sonuna kaldı. Genelde nerede fırsat bulursak orada yürüdüğümüzden, o sabah şansımıza kargı plajı düştü,biraz ben düşürdüm aslında :) çünkü orada yürürken kumda yürüyoruz, daha sağlıklı ve enerji harcayıcı, ve etrafta pek kimse olmuyor, bu da benim hoşuma gidiyor.. Sonra birer çay içip işe kaçtık uzunbeyle..
Ares'inde sevdiği yerler olunca zor biniyor arabaya..

Daha sabahtan yazıyı yazmaya başladım bugün.. Gelen giden, yoğun oluyor artık,haftalık düzende daha sık çalışıyoruz bu ara.. Bir ara Zen de yüz bakımına kaçtım. Zen bana" babor şampanya köpüğü bakımı " yaptı. Ben iç organlarımıza da bakım yapalım neden sadece yüzümüzde kalsın deyince de güldü, sen zaten o kısımlara iyi bakıyorsun dedi :)) Evet haklısın dedim sadece ..
Yazıyı artık göndermeliyim.. Çağıl bu aralar sadece dershaneye gidiyor artık, sınava bir ay kadar zaman kaldı. Dershane çıkışı da büroya geliyor, eve dönüyoruz. Ya da kaçamak yapıyoruz hep beraber.
OSS sınavları 2. aşamaları artık ağırlıklı ders üstüne, yani diyelimki TS giriyorsanız bir gün sosyal, bir günde edebiyat sınavlarına gireceksiniz. Birinci sınavlara Fethiye de girmemize rağmen 2. basamak sınavları Muğla'da. Düşünebiliyormusunuz Fethiye, Marmaris gibi nufus yoğunluğu fazla olan yerlerin tüm öğrencileri o gün sınava Muğla'da giriyor..Fethiye gibi dağınık yerleşimli ve kalabalık nüfuslu bir şehirde-evet artık şehir gibiyiz- köylerden gelen öğrencilerin sabah beş otobüsleriyle muğlaya gitmesi gerekir ki sınava yetişsin..Hadi imkanları olan gidiyor,imkanları olmayanların canı çıksın bu ülkede..Onlar okumasa da olur...! Seneye yine değişecekmiş sınav sistemi,biz zaten bu ülkeye kobaylar yetiştiriyoruz dert değil..! Başka partilerin iç olaylarına takan zihniyet benim vatandaşımın çocuğu ne şartlar altında yaşıyor diye bir etrafa baksa iyi olur.Okuma üflemeyle olmuyor bu olaylar işte,bilim gerekiyor..
Bugün dün akşamın yorgunluğundan olsa gerek biraz rolantide gittim sayılır, bir ara çok güzel ve hüzünlü parçalar dinlerken buna takıldım, face' te de paylaştım.. Günün şarkısı bu olsun..Çok güzeldi.. Acı veren ama insana yaşadığını hissettiren bir şarkı.