kilo sorunsalı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kilo sorunsalı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Aralık 01, 2011

dukan diyeti

DUKAN DİYETİ - (Ben yapıyorum,nasıl yaptığımı soranlar için bu yazı. Siz başlamadan mutlaka dr. a danışınız.Diyet içinde mutlaka suyunuzu için, yeşillik ve sebze yiyin,hareket yapın ve gözünüz kesiyorsa  diyeti yapın.)

Dukan Diyeti 4 adımda zayıflamanızı sağlayacak eşsiz bir programdır.İlk 2 adım istenmeyen kilolardan kurtulmanızı,diğer 2'si ise ulaştığınız kiloyu yaşam boyu korumanızı sağlar.

Tansiyon, kolestrol ve şeker hastası olmayan kişiler bu diyeti yapabilir.
Hayat boyunca sadece iki kere bu diyeti yapabilirsiniz !

1.ADIM:ATAK: Protein bakımından zengin yiyecekleri 2-5 gün boyunca, istediğiniz kadar yiyin.
(et,süt,yumurta,süt ürünleri,haşlama et,ızgara et,beyaz et,kırmızı et ve balık,haşlanmış yumurta,yağsız tavada yumurta,süt,yoğurt, şekersiz kahve ve çay,ayran içilebilir.Tüm kızartmalar ve işlenmiş et ürünleri,meyveli,gazlı içecekler yasak.Hergün en az 1.5 litre su ve sıvı almanız gereklidir.Ekmek,hamurişi,tatlı ve yağdan uzak duruyoruz. Hergün 2 yemek kaşığı yulaf gevreğini  ya istediğiniz kadar sütle ya da yoğurtla yiyiyorsunuz.

2.ADIM:SEYİR:28 çeşit sebzeyi ekleyerek,atak adımındaki yiyecekleri yemeye devam. Havuç,mısır,bezelye yasak.


3.ADIM:GÜÇLENDİRME:Meyve,ekmek ve nişastalı yiyecekler de diğer 2 adıma ekleniyor.Ayrıca haftada 2 öğün ödül yemeği yiyebiliyorsunuz.İlk 2 adımda verdiğiniz her kilo için 10 gün hesabıyla bu adımın süresi hesaplanıyor.(5 kg verdiyseniz x10 gün yapıp 50 gün güçlendirme yapmalısınız.)


4.ADIM:KORUMA:Yeniden kilo alma endişesi olmadan istediğinizi yiyebiliyorsunuz.Yalnız 1 şartla.Haftada bir gün atak adımını uygulayarak.



-KİTABI OKUMADAN BU DİYETİN SİZE UYGUN OLUP OLMADIĞINA KARAR VERMEYİN LÜTFEN.
-KİLO PROBLEMİNİZİN NEDENLERİ FARKLIYSA SADECE BU DİYET DEĞİL, DR.KONTROLÜNDE OLMAYAN HİÇBİR DİYET SİZE UYGUN DEĞİLDİR.LÜTFEN DİKKAT!

http://dukandiyetim.blogspot.com ya da google'dan "dukan diyeti" diye aradığınızda geniş bilgi edinebilirsiniz.

Diyetin esası bu, ayrıntılarda ise ben nasıl yaptım.Neler yiyiyorum onu anlatayım.
Yazın temmuz ayında kilo vermeye karar verdim ve nasıl bir diyet yapmalıyım diye düşündüm.Şanslıydım etrafımda dukan diyeti yapan iş arkadaşım Fatoş vardı.Hem ben sağlıksız diyetlere ve sağlıksız kilo vermeye  karşı olduğumdan öncelikle sağlıklı olup olmadığını gözlemlemem gerekiyordu.Normalde Fatoş zayıf biridir,dukan yapmaya başladığında bana da gel bu diyeti yap dedi şimdi allah için ama ben ne yaptım, önce sen yap, bana uygun mu değil mi bakayım dedim.Bunu söylememin sebebi,şimdiye kadar yaptığım diyetlerde hep aç kalmam yüzündendi.Çok yiyen biri değilim ama aç kaldığımda da diyet sıkıntı veriyor ve ilk zamanlarda sinirli biri oluyorsunuz. Neyse Fatoş gün geçtikçe incelmeye başladı,evet kilo da veriyordu ama gözle görünür bir şekilde incelince ve diyeti sağlıklı bir şekilde gidince beni de etkiledi.Hem dikkat ediyordum sağlıklı yiyecekler yiyiyordu, hem de kiloları yağlardan gidiyordu.Yani diyelim ki fazlalığı belde ve bacakta,oradan inceliyordu,genel vücut yapısında bir değişiklik olmuyordu,yüzü çokmüyordu mesela.

Ağustos ayına kadar büroda yanında neler yedik, ne caydırıcı şeyler ikram ettik, yemedi.Canım istemiyor diye bizi geçiştiriyordu.Bu ilk etkilenmelerle beraber, dukandan ilk derslerimi ondan aldım aslında.Diyet koçum oldu o benim.Önce ondan gördüğüm ve konuştuğumuz içinde en sıkıntılı zamanları sayesinde atlattım.Yani burada demek istediğim, genelde benim gördüklerim kendileri zayıflar, etrafa da bir şey söylemez.Ne olduğunu paylaşmaz,oysa Fatoş cansiperane bir şekilde hem diyeti yapıyor hem de etrafa sende yapabilirsin mesajları verip duruyordu.Gelip gidip bana sende yapsalarını unutmuyorum tabii ki.Bir şekilde geçiştirdim,çünkü zayıf birinin diyet yapması kolay,olay bizim gibi kiloluların yapması  zaten.Tamamen hayata bakış açın değişiyor,yeme kültürün,bazen değer mi bu kadar eziyete diye bile düşünüyorsun :) Değermiş... Bence bu diyeti daha önce hiç birşey denememişlerde yapmalı,herşeyi denemişlerde.Yani bir çıkış bulabilirler diye düşünüyorum.

Ben niye başladım.O kadar çok sıkıldım ki insanlardan, ben sporcuyum,eski sporcu.Gelen giden karşısında kilolu birini görünce akıl vermeye başlıyor, iyi de ben bunların alasını  yapıyordum,biliyorum ama yapmıyorum işte.Öneriler, akıl vermeler, laf sokmaya çalışmalar.Bir gün bunları niye dinliyorum ki dedim.Yani insanların başka bir şey söyleyemedikleri için kilo konusunda akıl vermelerinden sıkıldığımdan zayıflamaya  karar verdim.Hoş 18 kilo vermişim,dukan diyetinden çok memnunum, şimdi de sana bir şey önereyim, ben böyle yapıyorum,  şunu da ye, bunu da yap,yürümen lazım, yok yüzün çökmesin, bunu da sür diye akıl veriyorlar.Kurtuluş yok yani.Birde benim işim gereği herşeyi takip edebilecek  olanağım ve durumumda mevcut.Yani söylenenleri dinliyorum tabii ki ama inanın içlerinde bilmediğim nokta o kadar az ki.Şu insanların karşımdakine laf söyleyeyim, illa ben söyleyeyim durumlarına çok sıkılıyorum. Birde her gördüğün yapınca bayıltıyorlar. O kadar çok insanla konuşuyorum ki gece bazen ağzımı açıp konuşmak içimden gelmiyor.

Neyse ağustos ayının birinde başladım.Fatoştan biliyorum ki ilk evre, ilk üç gün biraz zor geçiyor ama bu sefer dayanacağım.Hiç bir şekilde bozmayı düşünmüyorum.Bana ilk gün zor gelmedi açıkçası.Hevesle günü bitirdim.O gün aklıma geldikçe su içtim.Büroda bir şişe su aldım yanıma.Acıktıkça suyu içtim önce ve normal saatlerde de yemek niyetine bana ne serbestse onu yedim.İlk beş gün protein yenmesi gerekiyor, bitki çayları içebiliyorsun.Allahtan içtiğin sıvılarda su sayılıyor,yani çay da sıvı alımı sayılıyor ama olsun ben suyumu içeceğim,zaten Fethiye en sıcak günlerini yaşıyor.Daha da içmem lazım.

Şimdi de baktığımda ilk zamanların ilk üç günün zorluğunu hatırlıyorum.Hatta 1. gün değil, bana 2. gün zor geldi.3. gün biraz alışır gibi oldum.4. gün süperdi ve ben beş kilodan fazla vermek istediğim için on gün protein rejimi yaptım.Beş altı kilo fazlası olanlar beş gün yapmalı,benim gibi on kilodan fazla vermek isteyenler bir hafta yapmalı.Ben neden on gün yaptım.Çünkü o aralar Eskişehir gezimiz olacaktı, oraya gidince de eğer rejimim etkilenirse en azından on gün yaparak en az zararla kurtulayım dedim de o yüzden.

llk hafta sadece protein yiyiyoruz ya mutlaka sabah kalktığımda suyumu içtim.Kendime en az iki-üç çeşit peynir,haşlama yumurtadan oluşan bir kahvaltı hazırladım ama o kadar temkinliyim ki iki-üç yumurta haşladım.Hem de çok pişmiş ki ekmek aramayayım. Yumurtalar tok tutuyor,mutlaka kahvaltıda yumurta olmalı ve peynirleri de hala ekmek gibi katık ediyorum ne yersem. Hergün iki yemek kaşığı yulaf gevreği yenmeli, ki bağırsakları çalıştırıyor ve çok acıktığında tok tutuyor.Ben onu joker tuttum ilk günler yani öğlen ya da akşam öncesi yedim ki yemek öncesi karnımı doyursun.Nasıl yedim ? Yakın zaman kadar sütle yiyiyordum ama süzme yoğurtla yenince daha doyurucu oluyor.Yulaf gevreği sadece iki yemek kaşığı yiyebiliyorsun ama ben mesela bir kase süte attım ve yavaş yavaş yedim.O sütte şiştiğinden doyurucu oldu. Yulaf gevreğini de migros ve tansaş gibi mağazalarda bulabiliyorsun.2. ve 3. gün her aklıma geldiğinde gidip peynir yedim.Canım her istediğinde hem de.Büroya süt,yoğurt ve peynir aldım buzdolabına.Normalde yağsız tercih edin diyorlar ama ben hala da dikkat etmiyorum.Otlu, ezine ki çok severim, kaşar,karper,örgü,dil ne bulursam buzdolabına koyuyorum.Yemek saati olarak beklemeden acıktıkça kalktım biraz peynir attım ağzıma. Sonra öğlen bir nescafe içtim, yine peynir veya yoğurt yedim o gün. Akşam tavuk aldım kendime.Kazasız belasız akşama kadar geçti, türk kahvesi serbest ,her gün içtik,nescafeyi kestim, hem selilüt yapıyor fazla içince.Öyle de devam ediyorum,en fazla iki tane ama çay çok severim.Aklıma geldikçe içiyorum.Akşama gelelim... Eve geldim tavukları yağsız ızgara ya da haşlama yemem lazım.Et yiyebiliyoruz ama buna dikkat ederek. Tavukları hazırladım, uzunbeye de aynısını yaptım. Ona başka bir şey ilave ettim ama kendime peynir ve yoğurt çıkardım, bazen de yumurta bile haşladım yine akşamları doymam diye. Porsiyonlarda kısıtlama yok,bir öğünde istediğin kadar yiyebiliyorsun dokunmayacak yiyecekleri.
Aç kalırım da diyetim bozulur diye tabağımı dolu dolu doldurdum hep ama hiç zararlı bir şey yemedim.Bazen de çok geldi,bıraktım tabağımda. 2. ve 3. gün böyle geçti.Yani aklıma geldikçe peynir attım ağzıma.Yoğurdu süzme severim zaten.Eti kısıtlamadım, öğlen ve akşam et yiyince insanın canı tatlı istemiyor ve ekmek yerine de peynir kattım yemeklerime.Yani akşam ya da öğle yemeğinde et yesemde yanında hep peynir veya yoğurt oldu.Kırmızı et, tavuk eti, haşlama sevmediğim için hep yağsız ve ızgara yedim.Ya da tencerede yağsız pişirdim.Yıkayıp kendi suyuyla.Hergün et yedim.Çoğunlukla sabah,öğlen peynir,yumurta, yoğurt, akşamları da et ,yoğurt ve yulaf kepeği yedim.Gece aklıma gelince ya da acıkınca da peynir yedim.Çok sevdiğimden peyniri zor gelmedi hatta peynirle zayıflıyorum diyebilirim.Suyumu da içtim.Gece birde çay yaptım hep.Haftada bir,iki kere yeşil çay içmeye çalıştım.Bitki çayları falan ama poşet değil,içine daldırmalı ,gerçek bitki çayı.Poşetleri içemiyorum,onların bir faydası da yok bence.
Bu böyle on gün sürdü.Gerçekten 2. ve 3. gün sonrasında alışıyorsun ve düzeni bozmadan devam edebiliyorsun.Acıktıkça istediğin kadar yiyebiliyorsun ,sadece yasak olanları yemiyorsun.Kural bu.Bende hiç bozmadım ama. Suyumu,bitki çayımı içtim, yürümeye çalıştım.Evde hareket yaptım.Sinirlendiğimde gidip yemedim ya da peynir alıp yedim :)

Sonra bizim gezi iptal edildi,gidemedik.Onbirinci gün ben protein yanında sebzeye de başladım.Aman efendim, sebzeyi normalde sevmem ama bayram gibiydi. Etin yanında salata yiyebilmek ne keyifmiş :))  Hergün et ve salata, ya da yağsız sebze yemeği yemek gerekiyor.Yediklerinin en fazla yüzde onu yağ olabilir,yukarısı olmaz diyor kitapta.Yani çok az bir yağ, kıymanın yağıyla yemek pişireceksin mesela.Yağsız yemek hala bana güzel gelmiyor ama ilk zamanlar hep yaptım.Eti de yağsız yerinden yiyeceksin.Ben ızgara yedim hep.Yağsız yöntemler bulmaya çalıştım.Domatesi ve salatalığı kattım kahvaltıma.Ya da bana göre yemek bulamadığımda peynir,salatalık,domates oldu yemeğim.

Meyve yasak bu dönem.Her iki dönemde.Tatlı,hamurişi  yok.Şeker bayramında ve istanbulda hiç tatlı  yemedim.Rejimimi bozacak hiçbirşey. 1.5 ay hiç kaçamak yapmadım yani.İlk hafta herkes çok kilo vermiş mesela ben sadece iki  kilo verdim ama bozmadım.Sonra gitmeye başladı.Ayın başında başladığımdan ay sonuna doğru kilo vermeye başladım.Öyle öyle on sekiz kilo oldu.Bu ara biraz zor geçiyor.Veriyorum ama eskisi gibi değil.Daha zorlaştı.Sebebi bu kilolarda daha önce çok durmuştum,kilo almadan uzun bir müddet doksanlı kilolarda yaşadım, buradaydım.Sanırım yavaş gidecek,olsun acelem yok.Zaten kısa dönemde kilo vermek istemiyorum.Bir gitsin bir daha almak da istemiyorum.

Şimdi 2. evredeyim. Kilo verdiğim yere kadar gitmeyi düşünüyorum. Sonra güçlendirmeye -3. evreye   geçeceğim.Ne yiyebiliyorum..? Normalde sebze +  protein.Yağsız sebze yemekleri. Havuç, bezelye,mısır  yasak.Yağsız salata,et,tavuklu sebze yemekleri, kıymalı yemekler yiyprum.Patates, bakliyat,çorba yok.
Domates suyuna ,çok az yağlı yemekler yapabiliyorum ama çoğunlukla et ve tavuk ızgara, yağsız tavada kavurma, sote, ıspanak, kabak,ızgara ya da yağsız,az sosla  pişmiş  balık, bol salata gibi yiyecekler yiyiyorum.Menemen yaptım başlarda hep.Bol yumurta çeşidi.Yağsız tavada peynirli omletler, arada on beş  kilo verdikten sonra sucuklu yumurtalar, işlenmiş gıdalar yasak ama sucuk çok sevdiğimden yiyiyorum. Yağsız pastırma, yağı alınmış et yemekleri,çılbır, tüm peynir çeşitleri,yoğurt,her gün iki kaşık yulaf gevreği.

Dışarıda çok yemek yediğimizden, bir yere gidince bana ne serbestse onu yiyiyorum.Mesela ordöv tabağı geliyor,haydari,peynir,domates yeniyor, amerikan salata,sarma ,dolma  yenmiyor, geçiyoruz eğer resturanttaysam ızgara et tercih ediyorum, çorbayı atlıyorum tabii ki...Özel yoğurt istiyorum bazen meze gibi, peynir ya da...Salata yiyiyorum.Başkaları içki içerken tırtıklıyorum bunları.İçki içmedim hemen hemen 1.5 - 2 ay.Şimdi çok nadir bir kadeh alıyorum arada ama içki yasak diyette. Tatlı ve ekmek yok artık.Ekmeği aramıyorum zaten,tatlı sadece özel günlerde mutlaka isteniyor bu rejimdeYemeden duramıyorsun.Bu yüzden illa kriz geçirdiğinde yemen lazım.Yoksa bitmiyor tatlı isteği.

Bu aralar çok kaçamak yaptım.Günlere gidince eğer samimiysem peynir istiyorum,onlar ikramları yiyor ben peynirle çay içiyorum ama canım yemek istemiyor gerçekten.Her gün türk kahvesi içiyorum.

Actifry almıştım,o bir kaşık yağ diyor ama ben özellikle balık ve tavukları yağsız,az soslu yapıyorum nefis oluyor.Yağ yerine limon suyu, nar ekşisi gibi soslarla yapıyorum tavuk etini,içine biraz safran ve susam koyuyorum.Aynı sosa somon alıyorum tansaş ya da migrostan onu bulayıp yine güzel kızarana kadar tutuyorum.İlla o da şart değil, 4 parça tavuk alıp yağsız,sarmısaklı onları yıkayıp üstündeki  su ile çelik tencerede pişiriyorum.
İlk sebzeye geçtiğimde çok roka yedim,her yemekte ,kahvaltıda domatesin yanına ve peynirin yanına ekliyordum.Bu aralar yeşillikleri az yiyiyorum ve maydanoz ,limon kaynatıp içtim ara ara.Ödem için birebir.Sıcak içilmiyorda, ılıyınca alıp bardağa içiyordum.Bu ara yapmadım,yine yapayım,iyi hatırladım :)
ve su, tv karşısnda,bilgisayar başında,yürürken mutlaka içmek gerekiyor.Elinizin altında hep olacak.Unutmadan ilk zamanlar rejim ağızda kuruluk yapıyor, çok susuyorsunuz.Kesinlikle unutulmamalı ya da atlanmamalı su içmek çok önemli.Özellikle gece başucuma su aldım yattım.

Ve son sözler... Ben yedikçe zayıfladığımı görüyorum bu diyette, zararlı olmayanlarla  karnınız doyuyor,zararlıları yemedikçe de kilo veriyorsunuz. Gerçekten herkes yapabilir, yalnız insan hayatında iki kere dukan diyeti yapabilirmiş.Bu yüzden kurallarına uygun yaptığınız taktirde zayıflayabileceğine inanıyorum çoğu kişinin.Sormak istediğiniz varsa yazabilirsiniz. Aklıma geldikçe yazıya ekler yapacağım,açıp bakmanızı rica ediyorum.
Mesela sırf süt,yumurta ve yulaf gevreği ile krep yaptım geçen sabah, içine az tuz ve bir fiske şeker attım.Biraz bekleyince daha koyulaştı,kahvaltı için başlarda iyi bir malzeme olabilir. Yağsız pişince de yenebiliyor.Ben ancak denedim.

Meze olarak roka yaprağına peynir sarıp,bir salatalık yuvarlağının üstüne kürdanla oturtup yaptığım kanepelerde fena değildi. Semizotu  veya ıspanak yoğurtla yenebilir.Haşlama tavuktan dereotuyla ve biberle sirkeli salata yapabilirsiniz.Sirke serbest, limon az koyuyorum.

Biberi unutuyordum.Ben rejime başladığımda ağustos olduğundan yeşil biber mevsimiydi.Ben acıktıkça yeşil biber yedim.Birde yolculuğa çıkarken yanıma yıkayıp aldım,arabada uzunbey meyve yedi, ben biber yedim. Büroda da geldim gittim atıştırdım biberleri,bazen peynirli bazen peynirsiz.
Kahvaltı için yumurtalı biber yaptım, ekşimikli biber yapıp buzdolabına attım.Biberinde hakkını vermeliyim ama çok yedim.Hele köylü biberi denen hafif etli tarzda biberler bazen ara öğünüm oldu.

Bu ara biraz zorlandım ne yalan söyleyeyim ama daha devam etmek istiyorum.Vazgeçmeyeceğim.

Fatoş , eklememi istedi. Hergün yulaf gevreği yenmeli diye.Ben sanırım ilk aşamada geçirmemişim.Ve bu diyeti yapmaya karar veren biri bunu baştan kabul etmeli dedi.Diyet bittiğinde de bu durum devam ediyormuş, hatta tüm evreleri bilsin ona göre başlasın diyor ama ben inanın diğer evreleri daha uzun uzadıya incelemedim.
Birde yorumlara da bir bakın mutlaka,orada da paylaşımlar mevcut.Daha sonra buraya güncellemelerle yemek listeleri yazmayı düşünüyorum.Bu sayfayı saklayın,arada okuyun bence.

Çarşamba, Temmuz 07, 2010

Taa uzak yollardan..

Gün geçtikçe eski tatları arıyor insan.Şimdi bakınca Smirnoff meyveli votka mı çıkardı demeyin, o benim yaptığım anneanne usulu meyvesuyum. Marttan beri daha sağlıklı yaşamaya ve biraz kilo vermeye çalışıyorum. Kilo verdim, çok değil ama biraz beni rahatlatacak kadar. Bazıları için çok olabilir ama benim için bir başlangıç sayısı.Yani yine kiloluyum başkalarına göre ama gören aaa kilo vermişsin diyecek kadarda zayıfladım.
Zayıflarken dikkat ettiğim şey,
1-kendime göre davrandım,başkalarının durumuna göre hareket etmedim.
2- hamurişini ve tatlıyı kestim, günde 1-1.5 litre su içtim.Su içmediğim zamanlarda kilo veremedim.(Kilo vermenin esası su içmeye dayanıyor.İçmediğiniz taktirde sadece aç gezmekle yetiniyorsunuz. )
3-yemeklerde bir öğün ekmek yedim diğer öğünleri ekmeksiz yemeye dikkat ettim.
4-baharda özellikle uzunbeyle fırsat buldukça yürüdük hatta fırsat yarattık yürümek için. Şimdi çok sıcak olduğundan yürünmüyor belki yüzmeye başlarım.
5-bizim gibi kilolu insanlar zayıfladıklarında sarkma tehlikesi olduğundan kesinlikle spor yapmalı diyorum eğer benim gibi spor yapacak zamanınız yoksa da profesyonellerden yardım isteyeceksiniz ki bende öyle yaptım.

Zen'de bulunan starvac diye bir program var.Bu program hem bölgesel zayıflamada hem de selilütlerde etkili. Bu program nisan da beş hafta sürdü. Zen, diet programını bana bıraktı.Diet kısmını kendim hallettim.Evet itiraf ediyorum senelerdir biliyordum ama canım yapmak istemiyordu. Çünkü başkaları için zayıflamak istemiyordum, zayıflayacaksam kendim için yapmalıydım. Aslında uzun zamandır karar vermiştim ama en son sıkıldım insanlardan.Çünkü sadece zayıf oldukları için başkalarına laf söylemeyi beceri sananlar yüzünden, işte biraz çaba gösterdim, gitti bir oniki kilo kadar. Üç haneli rakamlardan iki hanelilere indim :) Kendim için ama..

Başta zor oldu, çünkü yemek kültürü fazla gelişmiş insanlar anlar ancak ne demek istediğimi,yemek yemek bir sanat, keyifli ve hoş zamanlar olmalı,mümkünse de yemekler güzel olmalı. Ben başlarda savaş gibi gördüm. Bu savaşçı ruhumda olmasa hiçbirşey yapamam sanırım bu dünyada.. :P Ne kadar az yersem kardır dedim kendime.. ve az yemeğe alıştırdım bünyemi.
İçki de içtim ,okudunuz zaten.. ama içki içmek kalori için tehlikeli.. Haftada bir kereden fazla olmamasına dikkat ettim ve bir kadeh,kaçamakla iki kadehi buldu bazen. Benim gibi sosyal yaşantısı olan biri için zor. Hele bir nisan ayı geçirdim ki evlere şenlik, doğumgünleri, yemekler, dost toplantıları.. Yine de ritmi bozmadım.Beş haftalık programı hiç sektirmeden bitirdim. Arada yosuna girdim ki özellikle göğüs kısmı için toparlayıcı oldu.Bu zaten benim starvac programıma dahildi.Bu yüzden özel durum gerektirmedi.

Beş haftalık dönem bitince de bırakmadım,koruma programındayım şimdi. Yalnız iş ve çağılın sınavı nedeniyle 2-3 haftadır programıma ara verdim.
Benim programım haftada üç gündü.Şimdi haftada bir gidip kendime özel programıma devam ediyorum.Bunu kişinin kilosuna ve durumuna göre Zen ayarlıyor.

Şimdi bir bölüm atladım. Önümde bir kaç bölüm var :)) Arzu ediyorum ki biraz daha verebilirsem çok mutlu olacağım.Hoş veremezsem de mutluyum,çünkü başladığım zaman tamamen sağlık açısından kilo olayına yaklaştım. Ne kadar verebilirsem kardır dedim kendime. Ancak doksanlı kilolarda olmak beni rahatlattı.Sağlık açısından güzel bir şey.Estetik olarak da inceldim, bazı kıyafetlerimi verdim bile.. Bazılarını da küçülttüm.Çünkü biraz daha vermek istiyorum.Eğer rahatsız edecek bir durum olmazsa tabii ki..

Olaya daha sağlıklı yaşamak adına bakıyorum.Çünkü hayatta en sevmediğim insanlar kilo takıntılı olanlar. Başkalarınında hayata kendileri gibi baktığını düşünüyorlar. Oysa ben sağlık açısından korkuyorum. Neyse şimdi bir duraklama devresindeyim.Dikkat ediyorum ama eskisi kadar sıkı bir dönem değil. Kilomun oturmasına dikkat ediyorum ki almayayım.. ama eskisi gibi yemiyorum .. Kilo veren herkesin dediği gibi çok sıkı değil ama şu anki kilomu koruyorum.

Başkalarına göre hareket etmediğim için rahatım, hamur işi de yedim bu dönemde. Yalnız spor kısmı sıcaktan eksik kalıyor. Son bir haftadır çok sıcak buraları. Festivalden ve tüm bir yılın yoğunluğundan sonra erken kalkıp yürümekte mümkün değil.Bu yüzden ikinci bölümde kendimi denizlere vurasım var :)) İlk fırsatta öğlene kadar denize gidip öğlende işe geçeceğim.Bir dönem yapmıştım.Yine yapmak istiyorum.Yeni programa girdiğimde sizlere yazarım artık.İlk bölümü yazmadım, bekledim çünkü biraz sonuçlansın. On iki kilo iyi bir rakam aslında ama ruhum değişmedi gördüğünüz gibi :)) takıntı yapılacak bir şey değilmiş yani.Gerçi ben öyle tiplerden uzak durmaya çalışıyorum -hiç işim olmaz, hayatı kafasına göre yaşamalı insan bedenine göre değil..! Hoş bunu da farketmeyenler, görmemezlikten gelenler de oluyor, olsun ya herkes kendi köşesinde yaşıyor işte, ben kilo verdim onlar için değişen bir şey oldu mu..? Olmadı ama karşına geçip hep böyle irimiydiniz diyebiliyor ilk tanıştığın biri..? Sana ne..!!! Sanane kuzum..! Hayat benim, rahatsız oluyorsan bakma, hatta bana da bulaşma ki rahat edeyim değil mi..?

Farkındayım... Alışılagelmiş bir rejim yazısı değil bu ama ben zaten alışıla gelmiş bir "şişko" olmadım ki şimdi de aynı olayım. Neyse benim yolum uzun. Daha vermem gereken kilolar var. Daha durmak istediğim noktayı şimdilik bilmiyorum,sadece biraz daha vermek istiyorum.
Ha eklemek isterim ki starvac sistemiyle fit göründüm, sarkmadım, hatta toparladı beni, linkte gerekli teknik bilgi var, ben işin estetik kısmıyla ilgili söyleyebilirim ki çok kilo verdim ama starvacla da inceldim.Teşekkürler Zen. Dağıldığım zamanlarda oldu, beni vücutsal olarak toparladığı gibi ruhsal zamanlarda da toparladı, büyük destek verdi, orta şekerli kahveler içirdi :)), fal baktı, dinledi, bazen kızdı, bazen başkalarına karşı korudu, bitkisel çaylar yaptı,her yönden destek verdi. Hayatı boyunca kilo vermeyi düşünmemiş birine kilo vermenin bilincini yerleştirdi..Teşekkürler Selma.. Sen olmasan bu kadar olmazdı.

Şimdi gelelim bu konunun başına, meyve suyuna. Şekerli ve kalorili içecekleri, özellikle içki içmeyi seviyorum ya içkiye bir çare bulamadım.Seviyorum ama az içmeye çalışıyorum ya da içeceğim zaman başka şeyleri yemiyorum falan. Meyvesuyu ya da light içecekleri içememek adına evde kendime bu içeceği yaptım.Normalde de bazen dışarıda kola içeceksem de max ya da zero içiyorum.Çok nadir, yazında bu sıcakta ayran içilmiyor,yoksa bir dönem bol bol dışarıda yemek yerken cola yerine ayran içtim. Metobolik denge sıvısı var annem içer sık sık, ünlü bir doktorun. Ben o malzemelere - yani elma, karabiber,karanfil,tarçın kabuğu- olan karışıma ki bu tarif nette var sanırım , gözkararı kuru kayısı, bu mevsim çıkan kara erik, ve taze kayısı ve maydanoz ekledim. Tarçın kabuğunu biraz arttırdım ve kaynattım. Soğuyunca erikleri ve kayısıları içinde ezdim.Böylece tam meyvesuyu oldu.Şişeye koyup soğuttum.Bu sıcaklarda ki burada susayınca su falan kesmiyor,özellikle bir şey içmek istediğimde onu içtim yemeklerde ve sonra. Ev üyeleri beğenmedi sanırım ama ben şekersiz olduğundan bayıldım.Hem sağlıklı hem de şekersiz olması işime geldi.Sık yapmaya karar verdim kendim için.Maydanoz suyunu içemem çünkü o şekilde .Ödem attırıcı bir özelliği var ya arada içmek iyi olur.

Bu ikramlar festival için yapıldı.Festivalde yemek standı açtık. Berna bana lokumlu milföy yapsana dedi, olur dedim çünkü benim için çok pratik. Buzdolabımda her zaman milföy hamuru vardır acil bir durum için. Daha önce yazmış olabilirim ama Zehra'da (cafe derin) yazsana blogda deyince fotoğrafladım.
Uzunbey bu marka lokum almış,aslında cevizli ya da fıstıklı lokum olmalı.Bu ikram benim özel spesyalim. Lokumlar gözüme az gözükünce ikiye kestim.Aslında kesilmese süper olur :) Yani mümkünse 1 tane cevizli lokum bir kareye olmalı..

Bir milföy hamurunu dörde kesiyorsunuz.Her kareye bir lokum yerleştirip bohça şeklinde kapatıyorsunuz.Bohçanın altı tepsiye gelecek şekilde olacak.Milföy hamuru yağlı olduğundan tepsiyi yağlamıyorum. Yalnız püf noktası hamurlar dizildikten sonra hamurun üstüne bıçakla iki kesik atıyorsunuz. Dikkatli bakarsanız tepside göreceksiniz.Birde başka malzeme de olur ama lokumlu milföyde bohçalar kenarlardan akmasın diye açık olmadan dizilmeli,üstüne yumurta sarısı olmalı ve kızarmış olarak çıkmalı.Benim yaptığım gibi yanlış görüp kızarmadan çıkarmayın ve yumurta bittiği için üstünü yumurtalamadan atmayın. Çıkardığınız gibi de pudra şekerini üstüne döküp soğumasını bekleyin.

Afiyet olsun..


Lokumlu milföy..



Bunlarda cafederin Zehra'dan gördüğüm sütlü poğaçalar ama fazla kızarmışı :))

Her sene yaptığım vişne likörü .. Geleneğim oldu artık :) Bunlar artanlar, normalde meyvesuyu şişelerine yapıyorum. Bu sene şekerini az tuttum,çok şekerli olmuştu geçen senekiler.

Festivalimize her sene katılan Sunay Akın,insan her sene anlatacak değişik konuyu nerden bulur ki..? Sunay Akınsa bulur.Burada da kendi hayat hikayesini anlatan sunucuyu arada durdurup konuyu geniş örneklerle betimliyor :)) Yanında da Meltem Vural.

Seyirciler kalabalık,yoldan sesini duyanda gelip bakıyor bu kim diye.Bu sene daha bir coşkulu ve iyi gördüm.. Yan standlarda da kitap imzaladılar.

Cafe derin - Zehra bu güzellikleri yapmış, Mavi kuş standında festival için.Akşamdan bana bir şeyler yapacağım derken bu kadar güzel şeyler getireceğini düşünmemiştim aslında.Evet biliyorum herzaman güzel şeyler yapıyor ama o kuşları ve kekleri görmeniz hatta yemeniz lazımdı.Kime göstersem ay bunlar da ne güzel deyip hayretle baktı.Biz giderken uğrayıp öğlende Çağılla teslim aldığımızda Çağıl, göz ucuyla kutuyu açıp baktı ve anne inanmayacaksın bunları en az 3-4 saatte yapmış dedi.

mavikuş kurabiyelerimiz :)) herkes dönüp bir daha baktı..

Bizim festival ilk gün Hisarönü karnavalıyla başladı. ikinci gün bizim etkinliklerimiz başladığından ve ben yoğun olduğumdan cuma gecesi ilk gidebildim,bizim kızlarda geldiler, hepsi bizim de blog kızları demek istediğim.. Gülen ve Zehra...
Cuma gecesi önce Fethiyede kültür merkezinde olan söyleşide buluştuk.Sunay Akın- Meltem Vural 'ı izledik.Sonra hep beraber yukarıya çıktık yani Hisarönüne.Akşam saatleri güle oynaya Gülen'inde yazdığı gibi güzel geçti.Derin bizim için kurabiyelerden sattı. Zehra yemek standını dizdi,Gülen'de getirdiklerimizi boşalttı.Bende seyrettim dermişim :))
Hep beraber akşam toplandık ve Zehra ile yakın oturduğumuzdan onu alıp eve döndük.
Cumartesi günü hem evde temizlik günüydü,unutmuşum kapı çalınıp yardımcımı görünce hatırladım :) hem de o gece yemeğe davetliydik özel bir sosyal klüp başkanlığına arkadaşımız geçti, devir teslim törenine davet edildik.
Gece ancak 12 de yemek bitti ve Ölüdenize gidip Çağıl'ı aldık.
Pazar sabahı yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz çantanın sahibi arkadaşımın çocuğunun doğumgünüydü.. Pastamızı ve hediyelerimiz alıp sabah beraber kahvaltıya gittik.Öğleden sonraki partilerine kalamayacağımız için sabahtan kutladık.
O gün yani pazar günü sabahtan kahvaltı- daha öncede gittiğimiz Yanıklardaki cevizaltı restaurant, öğleden sonra Girdev Yaylası Kuş Gözlemi ve akşam Ölüdeniz Festivaline giderek kendimce yine bir rekor kırdım.
Mavi Kuş standı.. Bu sefer ağırlık yiyecek ve giysideydi,çünkü 30 ağustosta kermes yapmayı düşünüyoruz.
Şimdiye kadar yazmaya fırsat bulamadığım Ölüdeniz Yunus parkı olayımız var ki son hızla burada savaşıyoruz.. Hatta İngilizler çoğunluklu olmak üzere yürüdüler de.Ben o gün müsait değildim ama elimden ne gelirse yapmaya çalışıyorum.
Olay şu ki gerçekte yunuslar küçük bir havuzda gösteri yapsınlar diye tutuluyor.Oysa bu yunus parkları belli standartlarda ve denizin içinde olmalı.Bu havuz eski bir otelin küçük havuzu.Hiçbir özelliği yok ve yunuslar için tehlikeli. Bunun için yürüyüş yaptılar Ölüdenizde..
Facebook sayfası.. ve imza kampanyası.. (kapandı ama görün istedim)
Son durum şu, ruhsat daha çıkmadı ama kaymakamlık bir sakıncası olmazsa eğer ruhsat verecek, oysa sakıncası var ve buradan kolay ruhsat çıkmaz diye düşünüyoruz.Oysa bu işletme bakanlıktan izin alma peşinde, umarım bu izin çıkmaz yoksa o iki yunus bile bile ölüme bırakılacak havuza değil. Eğer izin çıkarsa da ne olacağını kestiremiyorum.. İngilizler bu olayı çok önemsiyorlar hatta Türklerden çok. Millet para kazanma derdinde buralarda yunuslarla uğraşacak zamanı yok ,herkes turizm yapma derdinde.Bu sene gerek havalar gerekse krizden dolayı işler kötü. Ancak şimdi iş yapmaya başladılar..
Yarın gece FIG yemeğimiz var, FIG burada kurduğumuz yaşayan yabancıların oluşturduğu bir grup. FETAV' ın alt grubu.Biletler 15 lira. Bir kısmı FIG'e kalacak. Destek olmak için gitmeyi düşünüyoruz.İkinci el satışları ve öğrencilere bursları ilk FIG ile başlamıştık Başlamıştık diyorum, çünkü kuruluş aşamasında ve elim değdiğince yanlarındayım..
Cuma gecesi Kaya Sarnıç restaurantta Rembetiko gecesi var, gitmeyi düşünüyoruz..
Yarın sabah Çekmeceden çok eski ahbaplarımız geliyor tatile, sabah onları karşılayacağım kısmet olursa.. Bende değil otelde kalacaklar ama çocukluğumdan hatta Demirköyden tanışıyoruz,akrabalarım gibiler.. Annemle babamın yakın arkadaşları..
Geçen hafta festivalde de annemlerin eski komşusu Hisarönünde tatile gelmiş, altlı üstlü on sene komşu oturduk aynı evde ben evlenmeden.. Sık görüştüğümüz bir aileydi onlarda.. Giderken arkalarından baktım ve bir film şeridi gibi geçti hayatım gözlerimin önünden..
Bugün sabahtan beri bu yazıyı yazmaya çalışıyorum. Günlerim çok yoğun geçiyor.Bu sene sanırım ben hiç durulmayacağım.Hayatım çabuk geçiyor sadece, buna üzülüyorum ve uzaklarda olduğuma bazen kızıyorum. Bu buradan keyif almamı önlemiyor ama yine de özlüyorum ..
Dikkat ederseniz Çağıl' ın sınavıyla ilgili bir şey yazmıyorum. Bu ayın onbeşinde puanlar açıklanacak,hayırlısıyla bekliyoruz sonuçları.Şimdilik bir terslik yok diyebilirim.. Belli olsun ilk sevdiklerimle paylaşacağım :))
Puanlar gelince tercihler yazılacak ama en azından puan belirleyici olduğundan yaklaşık sonuçlar tahmin edilebilecek,oysa şimdi herşey belirsiz.
Pazar günü kuş gözlem gezisine gittim ya, bundan sonraki yazı Girdev Gölü olacak,nefis fotoğraflar çektim. Bir yazıya sığmayacak fotoğraflar olduğundan ikiye böldüm.
Günün kitap tavsiyesi : Aycan Alp'in Kuresel Tezgah ve Turkiye (teşekkürler Aysetun)

Pazartesi, Haziran 01, 2009

tombul kuş ..

Şimdi ben kiloluyum ya.. Dün kahvaltıdayız Uzunbey'in bir müşterisi ama ailece de görüşüyoruz ama adam benimle mesefali yani ben öyleyim..Tarzlar farklı çünkü neyse karısıyla yeni evli ama karısını daha çok sevdim.. Tuttu kahvaltının ortasında bana siz eskiden de böyle "irimiydiniz..?" dedi..
Şimdi içimden geçen..

-Yok Uzunbey beni at çiftliğinden böyle aldı :P
-Benim babam fabrikatör, babamın parası için Uzunbey beni almak zorunda kaldı :P
-Önceden böyle değildim kadın olunca şiştim :P

oysa benim söylediğim.. (kibarlık yapmanın alemi yoktu ama)

- hayır evlendiğimizde zayıftım.. ama iri yapılıyım evet Çağıl gibiydim :) Sonradan sporu bırakınca kilo aldım. (aslında çok uzun değilim ama uzun da gözüküyorum)
Böyle söylememin nedeni de karısının Çağıl'ı görünce bizim yaşımızı sorması..
Şimdi tabii ki böyle şeylere takmıyorum, taksam zayıf olurdum zaten ama eğer şişmanları sevmiyorsanız oynayın arkadaşlar,rol yapın ve onlara böyle sorular sormayın.

Kadınlar haddini biliyor daha çok ama erkekler çok cüretkar.
Birde bunu eşimin yanında soruyor,sanırım ona daha çok bozuldum.Orda başka bir cevap vermek lazımdı ama yapamadım. Neyse kendi kaşındı normalde nette yakalarsa okur,okursa da ders olsun kadınlara ne sorulur ne sorulmaz öğrensin.Hiç de umrumda değil..

Birde geçen hafta bir patavatsızlık örneği var ki onu literatüre geçebileceğinden yazıya bile sokmadım. .

Bu kışa göre beş kilo verdim,istersem de veririm ama canım kilo vermek istemiyor.Ne yapacağız şimdi. Gözüne güzel gözükelim diye sıkıntıya mı gireceğiz Bay x...? Bence erkekler kendi alanına girmeyen kadınlara bu kadar hoyratça davranmamalı.Bir kere daha bu tarz bir yaklaşımda bulunursa ona iki sene önce başkasına yaptığım gibi anında müdahale edip gereğini yapacağım..

Bir çiçekçideyiz..Uzunbey ve ben işten tanıştığımız ama muhabbetimiz selamdan sabahtan ileri gitmeyen bir beyle konuşuyoruz. Birden bu akıllı bana dönüp işyerinizde merdivenli ,çok spor yapıyorsunuz ama değişen bir şey yok gibi birşey söyledi.. (o zaman büromuz dördüncü kat ve ben günde en az 5 kere inip çıkıyorum,asansörsüz-Uyuz şey,sanane benim kilomdan..Her gördüğünde laf sokuyorsun) Sizde benim kiloma taktınız, artık sizi ne ilgilendiriyorsa dedim .Senelerdir her görüşmemizde bıkmadınız kilo konusunu açmaktan, ben sıkıldım konuyu es geçmekten siz sıkılmadınız dedim :) Ama çok kibarca, çiçekçi bile dumur oldu. O eşimin yanında bana bunu söyleyebiliyorsa bende ona bunu rahatlıkla söylerim .. Hem benim içimden geçenleri söylemediğime dua etsin,(seninde yüzün maymun dötü gibi ama bunu ben sana söylüyormuyum,yut benim gibi düşüncelerini diyecektim ) onu da söylerdim.Uzunbey'e söyledim arkasından ve Uzunbey üç gün güldü :)

İşte böyle..Şimdilik zayıflamayı hele bu tarz yaklaşımlar yüzünden düşünmüyorum.. Kiloma gelene kadar diğer özelliklerimle sevsinler ya da konuşmasınlar.. dert değil.Yazının başlığı maymun dötü olsa daha mı iyi olurdu acaba..? :P

Anafikir: Kilolu birine laf söylerken dönüp kendinize bir bakın, genelde insanlar birbirini içsel zenginlikleriyle değerlendirir ,fiziksel görünüşle değil.

Çarşamba, Mayıs 20, 2009

İçimden Dökülenler..

1- Manyaklar gibi herşeyi çekip yayınladığım için ve fotoğraf küçültme işi zor geldiğinden, benim akıllı oğlumun uyarmasına rağmen, onu dinlemediğimden, fotoğraf yükleme kotamı doldurmuşum.. Picasadan fotoğraf yüklemeyi becerene kadar el sanatları yazısının 2. bölümünü yayınlayamayacağım.Hatta resimli yazı koyamayacağım.Hayal kırıklığınızı anlıyorum ve benim yazılarımda resimsiz olmaz diye düşündüğümden bu işi kısa sürede çözmeye çalışıyorum.

2-Fotoğraflarda çok kilolu çıkıyorum.(Öyleyim ama insan aynaya bakmazsa bunu görmeyebiliyor fotoğraflar haricinde..) Bu yüzden uzun süredir kendim fotoğraf çekilmiyorum .Yediklerine dikkat etmek, bu da yemeyi içmeyi seven birine en büyük eziyet bence.Yani zayıf olabilmek için az yemek ya da yediğine çok dikkat etmek.Dikkat ettiğimi söyleyemem ya da önemsediğimi.. Bu da kilolu olmamın en büyük nedeni işte.Önemsememek.. Neyse başkalarıyla bu konuda konuşmaktan hoşlanmıyorum .. Herkesle de konuşmam ..

3- Son günlerde beklediğim ,beklemediğim bir grup insan tarzı var ki beni deli ediyor.. Asortik Hanım, evet buyrun (telefondayız) sizi şu etkinliğimize davet etmek istemiştim.. Tamam o gün müsaitsem gelirim diyorum..Cümle şöyle devam ediyor, davetiyenizi aldırabilirmisiniz..
O ha! demek lazım ama diyemiyorum şimdilik, susuyorum.. ama bir gün birine diyeceğim artık bu hafta bu iki oldu. Davet ediyorsan davetiyeni bana getirirsin,koskocaman harflerle dışarıda koca bir tabelamız var. Ha elinde davetiye kalmadıysa şart değil, aç o zaman telefonu ,sizi bekliyoruz buyrun de.. Geliriz istersek.. Ama davetiyenizi nasıl yapalım,birini gönderirmisiniz diye kibar bir cümle de kursanız bence aynı hödüklüğe girer.Hiç uğraşmayın! Sırf bu nedenle gitmediğim bu ikinci etkinlik olacak..

4- Bu aralar sık sık yolda gördüğüm insanları sevdiklerime benzetiyorum.. Onların olmayacağını bilsem bile yüzlerine bakıyorum.Bu da beni komik duruma düşürüyor bazen..Bu bir hastalıksa hastayım, itiraflardayım..

5- Canım Boşnak böreği ve Kürt böreği istiyor birde .. Kürt böreği hani şu pudra şekerliden olacak.. Boşnak böreği de patatesli.. Buradaki börekçiye gidip adı Sarıyer olan ama Sarıyerle hiç alakası olmayan börekler satan yere sorsam adamın suratını tahayyül bile edemediğimden düşünemiyorum .Oysa sormak beni rahatlatırdı ..En azından yok diyecek.

6- Birde canım çok yürümek istiyor, acaip derece de yürüme isteğim var deniz kıyısında..
Dudaklarımda Fransızca bir aşk şarkısı .. Ne keyif alırdım ama anlatamam.

7-Birde içimdeki şu küçük kız çocuğu gibi özlediğini görme duygusunu atsam iyi olur artık ama yapamıyorum..Kurtulamıyorum.. Bu beni mutlu ediyor, olmadığında da mutsuz.

8- Böyle madde madde yazmak zormuş..Nedense ona tamamlama isteği doğurdu içimde.

9- Özledim.. Evimde oturmayı, bahçede dolaşmayı..

10- Bir daha böyle bir yazı yazabileceğime emin değilim ve bunu da sizinle paylaşmak istedim ..
Sevgiler :)

Cumartesi Çalış karnavalı günü (sabahın dokuzundan akşamın dokuzuna kadar Çalışta olacağım -gündüz kıl çadırın orada, pazar kahvaltı düzenliyoruz Çalış Sahilde-(Tıkıntı Cafe), yarın bir köye gitmem gerek (Saklıkent tarafında) ,cuma da işin yoğun günü.. Bu haftayı da kazasız belasız bitirirsek gelecek hafta dinlenmeyi düşünüyorum biraz..

Not: Bu sabah (perşembe) Şat'ta yürüdük Uzunbey'le ve Ares'i denize soktuk.. Sabah sabah manzara süperdi.. Ares şıpıdık şıpıdık ,yüzmeyi yeni öğrenen çocuklar gibi yüzüyor, işin komik yanı kendini köpek gibi hissetmiyor belli ki köpek yüzüşü yapmıyor :P Kollar suyun dışına vurup çıkıyor, Uzunbey çok komik yüzdüğünü söylüyor ben küçük erkek çocuğu haline gülüyorum..Bir çocuktan tek farkı konuşamaması.. zaten doğru düzgün havlamadığını yazmıştım bir ara.. (Havladığında da kurt gibi wow wow gibi havlıyor,sesli ve güçlü hatta tanımayan için korkutucu) Kıskanç ama en çok Çağıl'ı ve bizi kıskanıyor birbirimizden :) Birde aşırı kollamacı.. Uzunbey'e tapıyor, ama dün numara yaptık ve Uzunbey bana kötü davranıyor gibi yaptı, beni kollayıp onu ısırıyor hafiften..Aynı şeyi dün gece ben Uzunbey'e numaradan yastıkla vurunca da yaptı ama tek fark bende yastığa hamle ediyor ve kesinlikle bana dokunmuyor.. Bu köpek ölçüsünü biliyor :))
Bizde onu çok seviyoruz :)

Salı akşamı evde çin böreği yaptım istek üstüne.. Tai yufkası ve noodle gibi malzemeleri de ilk defa kullandım.. Buralarda yabancılar yaşadığından ve oteller bol olduğundan bu tarz şarküteri dükkanları var ve istediğin malzemeyi rahatça buluyorsun..
(Resimleri daha sonra paylaşacağım)İlk deneme için fena değildi..