Ares bizim için çok önemli.Sanırım bizde onun için.
Şöyle bir görüntü düşünün bizim evin arka sokağında bir dört yol ağzı.Konteynırın tam karşısında evler var.Yağmur yağıyor bugün, ıslanmaya aldırmadan Ares'i dışarı çıkardım.Tabii ki büyükşehirlerdeki gibi elimizde poşetle gezmiyoruz biz buralarda, nedeni her yer zaten çok müsait, boş arsalar var,sazlıklar var, yolun ortasında köpek pisliği olmaz zaten. Hayvanların doğasında bitki olan, ot olan yere yapmak var, insanlar gidipte özel olarak asfalta tutmazsa yapmazlar. Neyse bizim sokak dahil iki üç arsa var boş,büyük tuvaletini oralara yaptırıyoruz. Ben öğretmedim ama o zaten oturulan yere yakın bir yerde yapmıyor.Yağmurda ben şemsiyeli o şemsiyesiz yürüyoruz.Her zamanki yoldan gidiyorum çünkü bağlanmayan köpekler Ares'e saldırmasın diye korkuyorum her sokağa gitmiyorum.Arka sokaktaki görüntüsü bunun gibi olan konteynırın önündeyiz,yağmura rağmen iğrenç bir koku var ve içi değil ama etrafı çöp dolu.Ares yavaş yavaş çiş yapıp ilerliyor.Karşıdaki evden bir hanım çıkıyor ve
-Hanımefendi köpeğinize orada çiş yaptırmayın diyor.
-Neden diye soruyorum tabii ki.
-Oradaki sular benim bahçeme giriyor diyor!! -Sanırım dalga geçiyor, orası bir cadde ve bahçeye en az on metre mesafedeyiz. Bu çöpün yanından sular aksa bile bahçeye girmesi mümkün değil.
-Dönüp şemsiyeyi yüzüm görünecek şekilde kaldırıyorum ve bu sefer ben ona
-Siz şimdi bu pis kokan çöpten rahatsız olmadığınızı ve benim köpeğimin çişinden rahatsız olduğunuzu mu söylüyorsunuz dedim.
-O yerdekiler kalkacak ordan gibi bir cümle söyleyerek bana cevap verir gibi mırıldanıyor.Bende ona-Tebrik ederim !! diyorum.Hayret ki susuyor.
Ares'i çekmeye devam ederek normal seyrimizde devam ettik.Onu dinlemediğimi farkedince mi sustu. yoksa tebriklerime karşı söyleyecek bir şey bulamayınca mı anlamadım :)
Türkiye'de köpek beslemek ya da bir hayvanla yaşamak böyle bir şey işte.Kadın takıntılı hasta bence.Bana gerekçe gösterdiği şeye karşı benim kahkahalarla gülmem gerekir.Allahtan Ares evde yaşıyorda böyle insanların zarar verebilmesi ihtimali azalıyor.Bazen hayvanlardan değilde insanlardan daha çok korkuyorum.
Yolda gidiyorsun, köpek bağlı,saldırmasın diyerek bana soranlar mı istersiniz, bir kere saldırgan bir köpek değil Goldenlar, birde bağlıyken saldıramazki tutuyorum.Tamam kabul ediyorum iri bir köpek ama bağlıyken bana laf atanlara uyuz oluyorum.İçimden çözmek geliyor :)
Yemeğe gidiyoruz, masanın altında ve açık, ne olursa olsun ordan çıkmaz,çıktığı an zaten elimiz üzerinde. Hamle yapıyorsa birine onu sevmesi için ama nedense Yabancılar ve köpekleri tanıyan bir kaç kişi haricinde bir golden'ın saldırmayacağını ve ısırmayacağını bilen yok.Buradan yazıyorum saldırgan en son cins goldenlar,lütfen onlardan korkmayın.Siz korkunca bizde heyecanlanıyoruz ve boşu boşuna korkuyoruz.O ise neden karşısındakinin onu sevmediğini anlayamıyor :(
Sabahları yürüyüş yaparken oturmamızı istediğinde gidip masanın yanına duruyor,bizde oturuyoruz.Tost ısmarlamamızı isteyince de yalanıyor, garson ağbisine hamle yapıp getirirken eşlik ediyor ve kesinlikle elimize saldırmıyor.Kendi tostu bitincede oturup bizim bitirmemizi bekliyor.
Havlamıyor,havladığında da etkili bir wof sesi çıkıyor,o sesin nerden çıktığını anlamıyor. Evde ve işyerinde daha kırdığı döktüğü hiçbir şey yok,terlikler dahil hiçbirşeyle oynamaz.Tek dünyası biziz.Bizim de o.
Gece yatağın ayak ucunda yerde yatıyor, ben yatağın solunda ve pencere kenarında yatarım.Doğal olarak kalktığımda üstüne basmamak için yataktan geçmek zorunda kalıyorum.Sabah ya da gece bilgisayarımız açıksa kapatsakta bir hareket yapmaz ama sabahleyin bilgisayarın kapağını kapattığımız gibi ayaklanır ve kapıdan çıkarken ona söylemesekte konuşmalarımızdan onu götürüp götürmeyeceğimizi bilir ve kapıya gelmez.
Aramızda konuşurken "çiş" gibi bir kelime geçerse onu dışarı çıkaracağımıza yorar.Bu yüzden gece eğer onu çıkaramayacak durumdaysak aramızda üç harfli şey var ya diye konuşuruz :) Ne konuştuğumuzu anlar ve takip eder.Yemek istediğinde kesinlikle bana gelir :)
Çocukları çok sever, kesinlikle çocuk sesi duyunca etrafa bakıp onlarla oynamak ister.Eğer zarar verecekse o hareketi yapmaz.Mesela diyelim ki onu Yiğit gezdiriyor ve çok hızlı gidiyor, düşüceğini düşünürse yavaşlar.
Karşıdan biri geldiğinde eğer korktuğunu anlarsa kesinlikle ona dokunmadan geçer.İşyerinde de kapıdan biri geldiğinde ilk o karşılar ve korkan biriyse yine dokunmadan gidip yatar.Ama eğer seven biriyse çıldırır :)
Evde mutfağa girip çıkıyoruz ya ,genelde ben ona dokunmam.Seversem de gider elimi yıkarım.Ben ona dokunmadığım için asla o gelip bana dokunmaz.
Benden korkar , ben onu çok severim.Hem de gözümden sakınırım.O da bana güvenir.Tatile gittiğimizde onu çok özlerim.Her seferinde bırakmayalım deriz ama köpekle gidilebilecek çok az yer var.Onu her yere götürebilirsiniz,yanınızda olduğu sürece hiç problem olmaz.Masanın altı en sevdiği yerdir dışarıda.
O geldiğinden beri diğer hayvanlarıda daha iyi tanıdığımı ve sevdiğimi hissediyorum.Sayesinde hayvanların sadece konuşamadığını ama diğer tüm duyguları bizim gibi hissettiklerini öğrendim :)
Önemli not : Resimlerden de anlaşılacağı gibi o manzara sever sosyal bir köpektir :)















































Almanyadan yapma çiçek :))





Çalıştaki deniz keyfimizden..Denizin en sevdiğim hali.. Dalgalı hali :)) Sabahtan düz ve sakindir 12 ye doğru dalgalanır Çalış ve tam benim istediğim gibi kıpır kıpır olur :) 




