parti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
parti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Nisan 05, 2014

Politika hayatın ta kendisidir...

 Buraya sayfalar dolusu yazmalıyım aslında.Büyük bir maratondan çıktık biz.Hala ayaklarım ağrıyor,gecem gündüzüm karıştı.Evde normal düzene dönemedik daha. Uzunbey iyi dayandı, gık demedi, bana her konuda destek oldu,sadece artık sondan 2. gece beraber yiyemediğimiz akşam yemekleri için üzüldüğünü söylerken o gece Fethiyespor maçı çıkınca beraber bir yemek yiyebildik günler sonra.-Başkan maça gitti -
Topluca proje sunumundayız bu resimde. Başkan ve meclis adayları.

Bu seçim çalışmalarında özel günleri de kutladık.8 mart.

 Projeler ürettik.
 Sunumlar yaptık.

 Tüm çalışmalarımızı seçim ofisinde yaptık.Gece -gündüz oradaydık,cuma günleri kadın kolları çayımızı yaptık,gündüzleri oturup konuştuk.Geceleri toplandık.
 Gece mahalle toplantılarına katıldık,son  günlerde gecede iki toplantı yaptık.Pazaryeri mahallesi.
 Başkan adayımız ve eşiyle (Ölüdeniz Belediye Başkanı aynı zamanda ; Keramettin Yılmaz ve Ümit Hanım :) kermeslere, düğünlere  katıldık.
 Konserler yaptık,sanatçılarla... Tolga Çandar Muğla Milletvekili.
 Her gece toplantısında başkan adayımız çıkıp konuşuyor, bizde meclis üyesi adayları olarak arkasında toplantı boyunca dikiliyorduk.Bazen adımız söylenirse sahneye çıkıp selam veriyorduk,bazı adayların mahallesinde o adaylar çıkıp halkla tanıştırılıyordu.Tek zor yanı toplantı kaç saat sürerse sürsün,hava soğuk olursa olsun ayakta kıpırdamadan beklemekti.O zamanlarda genelde ben halkı izleyip karşıdan,dinleyip dinlemediklerine ve hangi konularda daha fazla ilgilendiklerine bakıyordum.
 Bu üstü yazılı arabalarla gezmek her partilinin yapması gereken bir olay bence. O kadar keyifli ki, giderken halkın size el sallaması ve selamlaması kadar keyifli bir şey yok.
 Kadın kolları arkadaşlarla alan çalışmasındayız. Ben görüntüleyip genelde paylaşıyorum ki bu aşamada çok güzel paylaşımlarımız oldu.İlk zamanlarda sabah seçim komitesi çalışmasına katılıyordum seçim ofisinde, öğleden sonraları alan çalışması yapıyordum kadın kollarıyla, sonrada gece toplantılarına katılıyordum meclis üyesi arkadaşlarımla. Daha sonra bu tempoya dayanamadım doğal olarak, hastalandım.Hastalanınca kadın kollarıyla gezmeyi bıraktım ama her gün seçim ofisine gittim.Bu bazen bir toplantı bazende diğer çalışmalar diye ayrıldıysa da her gece toplantılara katılmaya çalıştım.Böylece uzun bir müddet akşam yemekleri zamanı seçim ofisinde geçirdim,toplantılarımızın saatleri  çoğunlukla 18.00- 20.00  olduğundan ve her toplantı en az iki saat sürdüğünden 22.00 den önce işimiz bitmedi.Otobüslerle seçim bürosuna dönüp bir çay içimi dinlenip o saatten sonra evlerimize dağıldık. Diyebilirim ki en çok kullanılan seçim ofisi,en dolu seçim ofisi ve en fazla mesai yapılan seçim ofisi bizimkiydi.

 Düşündüğünüzü duyar gibiyim... Eeee  o zaman kim kazandı..? Biz belediye meclisi anlamında seçimden birinci parti çıktık.En çok belediye meclisi üyesini meclise biz soktuk ama başkanımızı getiremedik, yaklaşık 4.500 oy farkla başka bir partiye geçildik.Hani şu gazetelerde okuduğunuz tabela indiren belediye başkanına başkanlığı kaptırdık.100 bin seçmende 4.500 oyla seçimi kaybetti bizim başkan adayımız ama mecliste birinci parti olduğumuzdan kontenjan üyelerini de biz meclise soktuk.Böylece şu an mecliste 14 meclis üyemiz var. Diğer üyeler 9 akp 8 dp olarak meclise girdi. Büyükşehir belediyesini de chp 'li Osman Gürün alınca da değmeyin keyfimize. Yani başkan adayımızı belediyeye sokamamak hariç zafer kutladık ama o gece bunu görebilecek gözümüz yoktu açıkçası, çok üzüldük,çünkü yola Keramettin Başkanla çıkmıştık.
 Seçim sonuçları ..
 Karaçulha seçim ofisimiz.
 Keramettin Yılmaz, sahneden halka sesleniyor,pazaryeri mahallesi.Meclis üyesi adaylarımızdan bir kısmı yanda bekliyor.Ben resmin sol tarafında devam eden bölümden izliyorum :)Kadınlar azınlıkta olduğumuzdan ,sıralamaya bakmadan genelde bizi sahnede öne alıyorlar, 31 kişilik listede 5 hanım olduğumuzu itiraf etmeliyim.Kadın kolları ve partimiz için bence düşük bir oran,nitekim sadece 2 kadın arkadaşımızı meclise sokabildik,ben ilçeden yapılan son sıralamada zaten yüksek bir sıraya giremedim, küsmedim, hayal kırıklığı yaşamadım,çok çalıştım,seviyorum politikayı,hatta daha çok çalıştım, gencim :)) -kadın kolları ve parti içinde genç sayılıyorum(43 yaş)-daha önümde uzun yıllar var-kısmetse-, zaten hele böyle parti listeleri için öyle isimlerle çarpışıyorsun ki ben hem fethiyeli değilim,(küçük yerler için dezavantaj)hem de partide geçmişim 4.5 yıl-daha çömez sayılırım- Çünkü listede adımı gören- asla atmıyorum-tanıdığım herkes benim aslında o listeye çok yakıştığımı ve hakettiğimi söylediğinde çok mutlu oldum.
Kendime biçtiğim en büyük mutlulukta buydu gerçekten :)
(Seçilen gerçek listede yedekte kaldım,meclise giremedim,Uzunbey'in şakayla karışık dediği gibi herkese bir şey olması gerekli ben gireyim :)
Ben hedefe kendimce ulaştım ama gerçekten oraya girmek istedim,çalışmak istedim, olmadı,kendim için asla üzgün değilim, müthiş bir tecrübeydi, her dakikasından keyif aldım, öğrendim, yaşadım,mutlu oldum.Bunun içinde sanırım en çabuk toparlanan ben oldum :) Yani başkanımız seçilmeyince çok üzüldük, sanırım o gece insanların yüzündeki hayal kırıklığını görmek kadar insanı üzen bir şey yok.O geceyi ömrüm boyunca unutmayacağım....
 Çünkü çok çalıştık,biliyorum diğer partilerde çok çalıştı belki ama biz kaybetmeyi hiç düşünmedik,hak etmedikte, halkta bize düşündürmedi aslında.Bizi hep el üstünde tuttu,sevdi ,kucakladı,alkışladı,yukarıdaki  resimlere bakın, hiç sevilmeyen bir durum görüyor musunuz..? Daha öncede yazmıştım size 70 e yakın yaştaki Sevgi hanım ve Ebru hanım alan çalışmasında...Sevgi hanımın sırt çantasında su şişesi,broşürlerimiz, ben o gün onlarla çalıştım,sokağın sol tarafına biz girdik,sağ tarafına onlar. Ben 3 ev gezene kadar o 6 ev geziyordu...Diğer tüm kadın arkadaşlarım,kimi sokak sokak çalıştı,kimi mamalar pişirip çalışanlara getirdi, kimi iletişime yardım etti, kimi partiye ara sıra gelip sadece toplantılara katıldı.Kimi çaylara insan topladı, kimi bizleri asiste etti.

 Seçim büromuz.Osman Gürün ve milletvekillerimiz ,İl Başkanımız Fethiye'ye  geldiğinde.
 Çalıca gece toplantısı.
 Solda Osman Gürün sağda Keramettin Yılmaz. Osman Gürün seçimi Muğla'da beklendiği üzere aldı :)
 Gece toplantılarından döndüğümüzde seçim bürosunda çay-kahve saati,yorgunluk atarken.
Bizim çılgın seçmenimiz :)) Gerçekten yazılacak,paylaşılacak çok şey var.Sırası geldiğinde size yazarım,yazacağımda. Ama söylemek istediğim tek bir şey var, koşullardan mennun değilseniz gidip çalışmanız gerekli, birileri yapsın ben seyredeyim devirlerini çoktan geçirdik, değil çalışmak son durumları gördüğünüz gibi oylara sahip çıkmak da gerekli artık. Partiler özveri isteyen oluşumlar, orada ne kadar "ben değil biz " kavramını kendine düstur edinmiş insan olursa o kadar doğru adım atılacağı inancındayım.Unutmayın ki problem getirip çözüm önermiyorsanız sizde problem sayılırsınız.Sadece eleştirip seyretmekle kalmayın,kendi fikirlerinizin uygulanmasını istiyorsanız çalışın.

Ve adım adım mahalleleri gezerken, toplantılarda, halkla konuşurken farkettim ki gerçekten bazı konuları bilmiyoruz, oy kullanıyoruz ama neye oy verdiğimizi bilmiyoruz.Bu yüzden olabildiğince kadınların okumasını sağlamalıyız,-çocukları kadınlar yetiştirdiği için- bence bir insanın ülkesi için yapması gereken ilk iş ne kadar çocuğa eğitim imkanı sağlanırsa o kadar karanlıktan kurtuluruz.Hala yanlış düşünüyorsun diyen varsa soruyorum sizlere
1- Oy kullandınız, kontenjan nedir biliyor musunuz..?
2- Hangi şartlarda hangi parti kontenjan kullanır..? (Bizim gibi farklı başkan adayı seçilipte neden bizim kontenjanımız kullanılır mesela)
3- Büyükşehir Belediyelerinde meclis üyelerini kimler oluşturur ?
Bu soruların cevabını bilmiyorsanız oy kullanabilmeniz için bence öğrenmeniz gerekli,bunu da size parti öğretemez, siz bunları öğreneceksiniz ki partiler gelip sizi alacakları oylar için ikna etsin, etkilesin. Her şeyi başkalarından beklemeyin,lütfen bunları da siz öğrenin,yakınlarınızı da bilgilendirin.



Pazartesi, Ocak 27, 2014

Sonsuza kadar konuşabileceğimizi hissettiğimiz insanlar, en güzelleri...*

Uzun zamandır yazamamamın sebebi yerel seçimlerdir. Biz öyle yoğun girdik bu durumlara anlatamam.Adayımız belli olduğu gibi çalışmaya başladık.Ha biz önceden çalışıyorduk,aday adaylarımızda ama, adayımız kesinleşince daha yoğun çalışmaya başladık.Bu yazı bir nevi martın sonuna kadar göreceğiniz yoğun temponun aynasıdır. Ölüdeniz Belediye Başkanımız Keramettin Yılmaz, Fethiye Belediye Başkan adayımız oldu :) 

Bugün yağmurlu bir gündü ve evde dinlendik.Cuma - cumartesi bol bol yürüdüğümden ayaklarım ağrıyordu.
Geçen hafta gittiğimiz Davraz, bizi böyle karsız karşıladı.Ben bir gün önce ancak doktora gidebildim ve çok üşüttüğüm için antibiyotiklerle ancak bu hafta iyileşebildim. Yaklaşık 3 hafta sürdüğünü yazmam gerekli. Hasta olduğum için ben ve Fatoş hariç herkes karlarla oynamak,kaymak için telesiyejle yukarı çıktı.Biz aşağıda sohbet-muhabbet ,yeni insanlarla tanışma derken bayağı bir eğlendik. 2006 da gitmişiz en son, yaklaşık aynı günlerde ama daha önceden gittiğimizde kar içindeydi.Ne yazık ki artık küresel ısınma on seneye bile kalmadan iklimleri değiştirebiliyor... 

Şu andan itibaren bile yapabileceğimiz çok şey var, çöplerimizi belediye ayırmasa da biz ayırmalıyız, organik ve atık diye.. Kullanmadığımız eşyaları mutlaka kullanabilecek insanlara ulaştırmamız lazım.Yeni çıkan bir teknolojiyi almak pahasına işimize gelmeyecek şekilde hareket etmemek belki..  Bunları neden yazıyorum,biraz olsun  farkındalık yaratmak için.
En güzeli de alışveriş yapmadan önce almamaya programlanmak.Yani nokta atışı yaparak daha sonra kullanmayacağınız, işe yaramayan şeyleri önceden almamak.Alıp fazlalıkları ya da beğenmediklerinizi başkalarına vermekten çok daha kolay.

Şimdi biraz çalışmalara dönelim...


Salı toplantılarına devam... Hafta içi ne yapacağımıza orada karar veriyoruz.

 
Muğla Belediye Başkanımız 3 gün boyunca bizlerleydi. Muğla Büyükşehir Belediyesini kazanacağı % 99 gözüyle bakılan Osman Gürün babacan tavrı,samimi davranışları ve iyi başkanlık dönemiyle halkın arasında toplantılar yaptı.Ben bizim mahalledekine ve Ölüdenizdekine iştirak ettim. Benim favori politikacılarımdan olduğunu da yazmak isterim.
CHP Fethiye teşkilatı eski-yeni demeden kenetlenmiş halde mahalle toplantılarında... Soldan sağa, 1. belediye başkanı aday adayımız, 2.eski dp ilçe başkanı- bizim partimize geçti- 3. cü Üzümlü belediye başkanımız, 4. cü eski milletvekilimiz, 5. Muğla Belediye Başkanımız Osman Gürün, 6. Ölüdeniz Belediye Başkanımız Keramettin Yılmaz, 7. bir önceki seçimdeki adayımız, 8. yeni ayrılan belediyemiz,Seydikemer'in adayı Alim Karaca, Onun yanındaki de Göcek Belediye Başkanımız. Mikrafonu tutan ilçe başkanımız. Foça Mahallesi toplantısı.
Muğla Belediye Başkanımız  Osman Gürün.
Cumartesi günü kız yetiştirme yurdunun küçük bir kermesi vardı. Mavikuşta stand açmıştı,bizde destek olmaya gittik.

Ümit Hanımın babasının ölüm yıldönümüymüş, lokma döktürmüştü, bir kısmını kermese götürüp dağıttı. Bizde Keçi'de yedik, orada buluştuk. Sonra ben bir randevuma gidip 3 te tekrar keçiye döndüm.Ümit hanımla çıkıp bir kaç yere uğradık. Akşamda ADD -Atatürkçü Düşünce Derneğinin Organizasyonunda Uğur Mumcu'yu Anma Gecesine katıldık.İki milletvekilimiz aynı zamanda yeni HSYK düzenlemeleriyle ilgili de konuştular.
Gece Fethiye Kültür Merkezindeydik.
Muğla Milletvekilimiz Ömer Süha Aldan 
Antalya milletvekilimiz Gürkut Acar 

Osman Gürün Ölüdeniz Toplantısı.Yanında Ölüdeniz Belediye Başkanımız Keramettin Yılmaz.
Cuma günü de kadın kollarıyla beraber üzümlü,nif ve incirköye gittik. Önce İncirköyde gezdik.
Bizi koyunlar karşıladı.. Arkadaşlardan bazıları onları koyunların içinde çekmemi istedi :) İncirköy içiçe geçmiş,eski taş ev,yeni beton evlerden oluşan küçük bir köy.Öğlene kadar gezdik köyde,sonra düğün evine uğradık.
Evleri gezerken böyle yaratıcılık dolu eserlerle karşılaşmak süper oluyor...Eski çamaşır makinesinin kazanından mangal mesela.. :)

Eski evler hele böyle yastık dayanmış eski pencerelere de hiç dayanamam.
Gülümser Teyze ile akraba olduk biz :) Bu yaşta bu kadar aydın köy insanı az bulunur çünkü.Hayran oldum ben ona. Çay yapmak istedi bize ama zamanımız azdı,başka zaman içmeye söz verdik ama halk tv seyrediyormuş devamlı, zaten bir spiker hatta bir politikacı kadar olaylara hakim bir kadın  köyde ilk defa gördüm. Sonra konuşurken benim tanıdığım, akrabası olan emekli bir köy enstitülü öğretmenimizle akraba olduğunu keşfettik.İçimden aydın olmak genlerle ilgili olabilir mi diye düşünmedim değil :) Merdivenin üstünde görülen Atatürk takvimine dikkatinizi çekiyorum. Ben ona sizle akraba olabilir miyiz dedim ,o bana kızım ol dedi :)) Tekrar gidip çayını içeceğim. Esattan, saddama, bir gece önceki arena programına gündemdeki herşeyi biliyordu, valla ... Bence tv'ler eğitme amaçlı kullanılmalı, kadın programı diye bütün gün saçma sapan şeyler seyrettirince demek halk uyuyor... Daha çok özgür basınımız olmalı.. !
Bu pencere bana o kadar çok şey söyledi ki.. Bir gün anlatırım.
Gittiğimiz üç köyde de afişimiz asılıydı... Düğün yemeği olduğundan Keramettin Başkan da köye uğrayıp yemek yemiş sonradan.Burada 3 gün 3 gece düğün sürer,düğün evlerinde yemek özeldir,herkesin katılımı beklenir.
Bu sofra bir düğün yemeği sofrasıdır. Yedi çeşit yemek ortaya konur ve beraber yenir.. Yemekler çok güzeldi,mutlaka keşkek olur. Ben helvayı ve etli nohutu da çok beğendim.

Bulaşıklar için koca bir kazan su kaynatılıyordu bir yanda. Düğün evinden çıkıp asker evine uğradık.

 Köyün sokakları çok dardı, çoğu yere arabamız giremedi.

Asker evi yakınında bir duvara durumu işlemek bizim facebook duvarlarını anımsattı bana :)  

Burası da Nif. Kirazıyla ünlü köyümüz.
Toplantımızı yapıp bir-kaç esnafa merhaba dedik.
Nif.                                      



Nif'in pazarını da gezdik biz.Fethiye tulumu.

Nif'ten Üzümlü'ye geçerken deniz manzarası...


Üzümlü 'de pazarda gezip sırf alışveriş için uğradık.Daha önceden kızlar gitmişti oraya.
Adaçayı...
Çalı süpürgesi...
Ezme, pestil,cevizli sucuklar vardı.
Bu incir kaya inciri diye geçer genelde..Kolay bozulmaz. Nerede görsem almaya çalışıyorum.
Gelincik otu.
Adaçayı.. Gerçek bitki çayı.Suyun içine daldırıp içtiklerimizden.

Bundan sonra sanırım parti günlüğü izleyeceksiniz :)) Neyse güzel işler bunlar,hayat okulu gibi.Ben çok seviyorum, bu yüzden de sık sık çalışmaya gidiyorum,kendi işimi bırakıp.Bir gün bana gidip çalışmalısın demişti bir arkadaşım,çalışıyorum,keyifle ve heyecanla... Gelecek güzel günlere ...  

*Başlık: C.Süreya.