politika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
politika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çarşamba, Nisan 23, 2014
Cumartesi, Nisan 05, 2014
Politika hayatın ta kendisidir...
Buraya sayfalar dolusu yazmalıyım aslında.Büyük bir maratondan çıktık biz.Hala ayaklarım ağrıyor,gecem gündüzüm karıştı.Evde normal düzene dönemedik daha. Uzunbey iyi dayandı, gık demedi, bana her konuda destek oldu,sadece artık sondan 2. gece beraber yiyemediğimiz akşam yemekleri için üzüldüğünü söylerken o gece Fethiyespor maçı çıkınca beraber bir yemek yiyebildik günler sonra.-Başkan maça gitti -
Topluca proje sunumundayız bu resimde. Başkan ve meclis adayları.
Bu seçim çalışmalarında özel günleri de kutladık.8 mart.
Projeler ürettik.
Sunumlar yaptık.
Tüm çalışmalarımızı seçim ofisinde yaptık.Gece -gündüz oradaydık,cuma günleri kadın kolları çayımızı yaptık,gündüzleri oturup konuştuk.Geceleri toplandık.
Gece mahalle toplantılarına katıldık,son günlerde gecede iki toplantı yaptık.Pazaryeri mahallesi.
Başkan adayımız ve eşiyle (Ölüdeniz Belediye Başkanı aynı zamanda ; Keramettin Yılmaz ve Ümit Hanım :) kermeslere, düğünlere katıldık.
Konserler yaptık,sanatçılarla... Tolga Çandar Muğla Milletvekili.
Her gece toplantısında başkan adayımız çıkıp konuşuyor, bizde meclis üyesi adayları olarak arkasında toplantı boyunca dikiliyorduk.Bazen adımız söylenirse sahneye çıkıp selam veriyorduk,bazı adayların mahallesinde o adaylar çıkıp halkla tanıştırılıyordu.Tek zor yanı toplantı kaç saat sürerse sürsün,hava soğuk olursa olsun ayakta kıpırdamadan beklemekti.O zamanlarda genelde ben halkı izleyip karşıdan,dinleyip dinlemediklerine ve hangi konularda daha fazla ilgilendiklerine bakıyordum.
Bu üstü yazılı arabalarla gezmek her partilinin yapması gereken bir olay bence. O kadar keyifli ki, giderken halkın size el sallaması ve selamlaması kadar keyifli bir şey yok.
Kadın kolları arkadaşlarla alan çalışmasındayız. Ben görüntüleyip genelde paylaşıyorum ki bu aşamada çok güzel paylaşımlarımız oldu.İlk zamanlarda sabah seçim komitesi çalışmasına katılıyordum seçim ofisinde, öğleden sonraları alan çalışması yapıyordum kadın kollarıyla, sonrada gece toplantılarına katılıyordum meclis üyesi arkadaşlarımla. Daha sonra bu tempoya dayanamadım doğal olarak, hastalandım.Hastalanınca kadın kollarıyla gezmeyi bıraktım ama her gün seçim ofisine gittim.Bu bazen bir toplantı bazende diğer çalışmalar diye ayrıldıysa da her gece toplantılara katılmaya çalıştım.Böylece uzun bir müddet akşam yemekleri zamanı seçim ofisinde geçirdim,toplantılarımızın saatleri çoğunlukla 18.00- 20.00 olduğundan ve her toplantı en az iki saat sürdüğünden 22.00 den önce işimiz bitmedi.Otobüslerle seçim bürosuna dönüp bir çay içimi dinlenip o saatten sonra evlerimize dağıldık. Diyebilirim ki en çok kullanılan seçim ofisi,en dolu seçim ofisi ve en fazla mesai yapılan seçim ofisi bizimkiydi.
Düşündüğünüzü duyar gibiyim... Eeee o zaman kim kazandı..? Biz belediye meclisi anlamında seçimden birinci parti çıktık.En çok belediye meclisi üyesini meclise biz soktuk ama başkanımızı getiremedik, yaklaşık 4.500 oy farkla başka bir partiye geçildik.Hani şu gazetelerde okuduğunuz tabela indiren belediye başkanına başkanlığı kaptırdık.100 bin seçmende 4.500 oyla seçimi kaybetti bizim başkan adayımız ama mecliste birinci parti olduğumuzdan kontenjan üyelerini de biz meclise soktuk.Böylece şu an mecliste 14 meclis üyemiz var. Diğer üyeler 9 akp 8 dp olarak meclise girdi. Büyükşehir belediyesini de chp 'li Osman Gürün alınca da değmeyin keyfimize. Yani başkan adayımızı belediyeye sokamamak hariç zafer kutladık ama o gece bunu görebilecek gözümüz yoktu açıkçası, çok üzüldük,çünkü yola Keramettin Başkanla çıkmıştık.
Seçim sonuçları ..
Karaçulha seçim ofisimiz.
Keramettin Yılmaz, sahneden halka sesleniyor,pazaryeri mahallesi.Meclis üyesi adaylarımızdan bir kısmı yanda bekliyor.Ben resmin sol tarafında devam eden bölümden izliyorum :)Kadınlar azınlıkta olduğumuzdan ,sıralamaya bakmadan genelde bizi sahnede öne alıyorlar, 31 kişilik listede 5 hanım olduğumuzu itiraf etmeliyim.Kadın kolları ve partimiz için bence düşük bir oran,nitekim sadece 2 kadın arkadaşımızı meclise sokabildik,ben ilçeden yapılan son sıralamada zaten yüksek bir sıraya giremedim, küsmedim, hayal kırıklığı yaşamadım,çok çalıştım,seviyorum politikayı,hatta daha çok çalıştım, gencim :)) -kadın kolları ve parti içinde genç sayılıyorum(43 yaş)-daha önümde uzun yıllar var-kısmetse-, zaten hele böyle parti listeleri için öyle isimlerle çarpışıyorsun ki ben hem fethiyeli değilim,(küçük yerler için dezavantaj)hem de partide geçmişim 4.5 yıl-daha çömez sayılırım- Çünkü listede adımı gören- asla atmıyorum-tanıdığım herkes benim aslında o listeye çok yakıştığımı ve hakettiğimi söylediğinde çok mutlu oldum.
Kendime biçtiğim en büyük mutlulukta buydu gerçekten :)
(Seçilen gerçek listede yedekte kaldım,meclise giremedim,Uzunbey'in şakayla karışık dediği gibi herkese bir şey olması gerekli ben gireyim :)
Ben hedefe kendimce ulaştım ama gerçekten oraya girmek istedim,çalışmak istedim, olmadı,kendim için asla üzgün değilim, müthiş bir tecrübeydi, her dakikasından keyif aldım, öğrendim, yaşadım,mutlu oldum.Bunun içinde sanırım en çabuk toparlanan ben oldum :) Yani başkanımız seçilmeyince çok üzüldük, sanırım o gece insanların yüzündeki hayal kırıklığını görmek kadar insanı üzen bir şey yok.O geceyi ömrüm boyunca unutmayacağım....
Çünkü çok çalıştık,biliyorum diğer partilerde çok çalıştı belki ama biz kaybetmeyi hiç düşünmedik,hak etmedikte, halkta bize düşündürmedi aslında.Bizi hep el üstünde tuttu,sevdi ,kucakladı,alkışladı,yukarıdaki resimlere bakın, hiç sevilmeyen bir durum görüyor musunuz..? Daha öncede yazmıştım size 70 e yakın yaştaki Sevgi hanım ve Ebru hanım alan çalışmasında...Sevgi hanımın sırt çantasında su şişesi,broşürlerimiz, ben o gün onlarla çalıştım,sokağın sol tarafına biz girdik,sağ tarafına onlar. Ben 3 ev gezene kadar o 6 ev geziyordu...Diğer tüm kadın arkadaşlarım,kimi sokak sokak çalıştı,kimi mamalar pişirip çalışanlara getirdi, kimi iletişime yardım etti, kimi partiye ara sıra gelip sadece toplantılara katıldı.Kimi çaylara insan topladı, kimi bizleri asiste etti.
Seçim büromuz.Osman Gürün ve milletvekillerimiz ,İl Başkanımız Fethiye'ye geldiğinde.
Çalıca gece toplantısı.
Solda Osman Gürün sağda Keramettin Yılmaz. Osman Gürün seçimi Muğla'da beklendiği üzere aldı :)
Gece toplantılarından döndüğümüzde seçim bürosunda çay-kahve saati,yorgunluk atarken.
Bizim çılgın seçmenimiz :)) Gerçekten yazılacak,paylaşılacak çok şey var.Sırası geldiğinde size yazarım,yazacağımda. Ama söylemek istediğim tek bir şey var, koşullardan mennun değilseniz gidip çalışmanız gerekli, birileri yapsın ben seyredeyim devirlerini çoktan geçirdik, değil çalışmak son durumları gördüğünüz gibi oylara sahip çıkmak da gerekli artık. Partiler özveri isteyen oluşumlar, orada ne kadar "ben değil biz " kavramını kendine düstur edinmiş insan olursa o kadar doğru adım atılacağı inancındayım.Unutmayın ki problem getirip çözüm önermiyorsanız sizde problem sayılırsınız.Sadece eleştirip seyretmekle kalmayın,kendi fikirlerinizin uygulanmasını istiyorsanız çalışın.
Ve adım adım mahalleleri gezerken, toplantılarda, halkla konuşurken farkettim ki gerçekten bazı konuları bilmiyoruz, oy kullanıyoruz ama neye oy verdiğimizi bilmiyoruz.Bu yüzden olabildiğince kadınların okumasını sağlamalıyız,-çocukları kadınlar yetiştirdiği için- bence bir insanın ülkesi için yapması gereken ilk iş ne kadar çocuğa eğitim imkanı sağlanırsa o kadar karanlıktan kurtuluruz.Hala yanlış düşünüyorsun diyen varsa soruyorum sizlere
1- Oy kullandınız, kontenjan nedir biliyor musunuz..?
2- Hangi şartlarda hangi parti kontenjan kullanır..? (Bizim gibi farklı başkan adayı seçilipte neden bizim kontenjanımız kullanılır mesela)
3- Büyükşehir Belediyelerinde meclis üyelerini kimler oluşturur ?
Bu soruların cevabını bilmiyorsanız oy kullanabilmeniz için bence öğrenmeniz gerekli,bunu da size parti öğretemez, siz bunları öğreneceksiniz ki partiler gelip sizi alacakları oylar için ikna etsin, etkilesin. Her şeyi başkalarından beklemeyin,lütfen bunları da siz öğrenin,yakınlarınızı da bilgilendirin.
Topluca proje sunumundayız bu resimde. Başkan ve meclis adayları.
Bu seçim çalışmalarında özel günleri de kutladık.8 mart.
Projeler ürettik.
Sunumlar yaptık.
Tüm çalışmalarımızı seçim ofisinde yaptık.Gece -gündüz oradaydık,cuma günleri kadın kolları çayımızı yaptık,gündüzleri oturup konuştuk.Geceleri toplandık.
Gece mahalle toplantılarına katıldık,son günlerde gecede iki toplantı yaptık.Pazaryeri mahallesi.
Başkan adayımız ve eşiyle (Ölüdeniz Belediye Başkanı aynı zamanda ; Keramettin Yılmaz ve Ümit Hanım :) kermeslere, düğünlere katıldık.
Konserler yaptık,sanatçılarla... Tolga Çandar Muğla Milletvekili.
Her gece toplantısında başkan adayımız çıkıp konuşuyor, bizde meclis üyesi adayları olarak arkasında toplantı boyunca dikiliyorduk.Bazen adımız söylenirse sahneye çıkıp selam veriyorduk,bazı adayların mahallesinde o adaylar çıkıp halkla tanıştırılıyordu.Tek zor yanı toplantı kaç saat sürerse sürsün,hava soğuk olursa olsun ayakta kıpırdamadan beklemekti.O zamanlarda genelde ben halkı izleyip karşıdan,dinleyip dinlemediklerine ve hangi konularda daha fazla ilgilendiklerine bakıyordum.
Bu üstü yazılı arabalarla gezmek her partilinin yapması gereken bir olay bence. O kadar keyifli ki, giderken halkın size el sallaması ve selamlaması kadar keyifli bir şey yok.
Kadın kolları arkadaşlarla alan çalışmasındayız. Ben görüntüleyip genelde paylaşıyorum ki bu aşamada çok güzel paylaşımlarımız oldu.İlk zamanlarda sabah seçim komitesi çalışmasına katılıyordum seçim ofisinde, öğleden sonraları alan çalışması yapıyordum kadın kollarıyla, sonrada gece toplantılarına katılıyordum meclis üyesi arkadaşlarımla. Daha sonra bu tempoya dayanamadım doğal olarak, hastalandım.Hastalanınca kadın kollarıyla gezmeyi bıraktım ama her gün seçim ofisine gittim.Bu bazen bir toplantı bazende diğer çalışmalar diye ayrıldıysa da her gece toplantılara katılmaya çalıştım.Böylece uzun bir müddet akşam yemekleri zamanı seçim ofisinde geçirdim,toplantılarımızın saatleri çoğunlukla 18.00- 20.00 olduğundan ve her toplantı en az iki saat sürdüğünden 22.00 den önce işimiz bitmedi.Otobüslerle seçim bürosuna dönüp bir çay içimi dinlenip o saatten sonra evlerimize dağıldık. Diyebilirim ki en çok kullanılan seçim ofisi,en dolu seçim ofisi ve en fazla mesai yapılan seçim ofisi bizimkiydi.
Düşündüğünüzü duyar gibiyim... Eeee o zaman kim kazandı..? Biz belediye meclisi anlamında seçimden birinci parti çıktık.En çok belediye meclisi üyesini meclise biz soktuk ama başkanımızı getiremedik, yaklaşık 4.500 oy farkla başka bir partiye geçildik.Hani şu gazetelerde okuduğunuz tabela indiren belediye başkanına başkanlığı kaptırdık.100 bin seçmende 4.500 oyla seçimi kaybetti bizim başkan adayımız ama mecliste birinci parti olduğumuzdan kontenjan üyelerini de biz meclise soktuk.Böylece şu an mecliste 14 meclis üyemiz var. Diğer üyeler 9 akp 8 dp olarak meclise girdi. Büyükşehir belediyesini de chp 'li Osman Gürün alınca da değmeyin keyfimize. Yani başkan adayımızı belediyeye sokamamak hariç zafer kutladık ama o gece bunu görebilecek gözümüz yoktu açıkçası, çok üzüldük,çünkü yola Keramettin Başkanla çıkmıştık.
Seçim sonuçları ..
Karaçulha seçim ofisimiz.
Keramettin Yılmaz, sahneden halka sesleniyor,pazaryeri mahallesi.Meclis üyesi adaylarımızdan bir kısmı yanda bekliyor.Ben resmin sol tarafında devam eden bölümden izliyorum :)Kadınlar azınlıkta olduğumuzdan ,sıralamaya bakmadan genelde bizi sahnede öne alıyorlar, 31 kişilik listede 5 hanım olduğumuzu itiraf etmeliyim.Kadın kolları ve partimiz için bence düşük bir oran,nitekim sadece 2 kadın arkadaşımızı meclise sokabildik,ben ilçeden yapılan son sıralamada zaten yüksek bir sıraya giremedim, küsmedim, hayal kırıklığı yaşamadım,çok çalıştım,seviyorum politikayı,hatta daha çok çalıştım, gencim :)) -kadın kolları ve parti içinde genç sayılıyorum(43 yaş)-daha önümde uzun yıllar var-kısmetse-, zaten hele böyle parti listeleri için öyle isimlerle çarpışıyorsun ki ben hem fethiyeli değilim,(küçük yerler için dezavantaj)hem de partide geçmişim 4.5 yıl-daha çömez sayılırım- Çünkü listede adımı gören- asla atmıyorum-tanıdığım herkes benim aslında o listeye çok yakıştığımı ve hakettiğimi söylediğinde çok mutlu oldum.
Kendime biçtiğim en büyük mutlulukta buydu gerçekten :)
(Seçilen gerçek listede yedekte kaldım,meclise giremedim,Uzunbey'in şakayla karışık dediği gibi herkese bir şey olması gerekli ben gireyim :)
Ben hedefe kendimce ulaştım ama gerçekten oraya girmek istedim,çalışmak istedim, olmadı,kendim için asla üzgün değilim, müthiş bir tecrübeydi, her dakikasından keyif aldım, öğrendim, yaşadım,mutlu oldum.Bunun içinde sanırım en çabuk toparlanan ben oldum :) Yani başkanımız seçilmeyince çok üzüldük, sanırım o gece insanların yüzündeki hayal kırıklığını görmek kadar insanı üzen bir şey yok.O geceyi ömrüm boyunca unutmayacağım....
Çünkü çok çalıştık,biliyorum diğer partilerde çok çalıştı belki ama biz kaybetmeyi hiç düşünmedik,hak etmedikte, halkta bize düşündürmedi aslında.Bizi hep el üstünde tuttu,sevdi ,kucakladı,alkışladı,yukarıdaki resimlere bakın, hiç sevilmeyen bir durum görüyor musunuz..? Daha öncede yazmıştım size 70 e yakın yaştaki Sevgi hanım ve Ebru hanım alan çalışmasında...Sevgi hanımın sırt çantasında su şişesi,broşürlerimiz, ben o gün onlarla çalıştım,sokağın sol tarafına biz girdik,sağ tarafına onlar. Ben 3 ev gezene kadar o 6 ev geziyordu...Diğer tüm kadın arkadaşlarım,kimi sokak sokak çalıştı,kimi mamalar pişirip çalışanlara getirdi, kimi iletişime yardım etti, kimi partiye ara sıra gelip sadece toplantılara katıldı.Kimi çaylara insan topladı, kimi bizleri asiste etti.
Seçim büromuz.Osman Gürün ve milletvekillerimiz ,İl Başkanımız Fethiye'ye geldiğinde.
Çalıca gece toplantısı.
Solda Osman Gürün sağda Keramettin Yılmaz. Osman Gürün seçimi Muğla'da beklendiği üzere aldı :)
Gece toplantılarından döndüğümüzde seçim bürosunda çay-kahve saati,yorgunluk atarken.
Ve adım adım mahalleleri gezerken, toplantılarda, halkla konuşurken farkettim ki gerçekten bazı konuları bilmiyoruz, oy kullanıyoruz ama neye oy verdiğimizi bilmiyoruz.Bu yüzden olabildiğince kadınların okumasını sağlamalıyız,-çocukları kadınlar yetiştirdiği için- bence bir insanın ülkesi için yapması gereken ilk iş ne kadar çocuğa eğitim imkanı sağlanırsa o kadar karanlıktan kurtuluruz.Hala yanlış düşünüyorsun diyen varsa soruyorum sizlere
1- Oy kullandınız, kontenjan nedir biliyor musunuz..?
2- Hangi şartlarda hangi parti kontenjan kullanır..? (Bizim gibi farklı başkan adayı seçilipte neden bizim kontenjanımız kullanılır mesela)
3- Büyükşehir Belediyelerinde meclis üyelerini kimler oluşturur ?
Bu soruların cevabını bilmiyorsanız oy kullanabilmeniz için bence öğrenmeniz gerekli,bunu da size parti öğretemez, siz bunları öğreneceksiniz ki partiler gelip sizi alacakları oylar için ikna etsin, etkilesin. Her şeyi başkalarından beklemeyin,lütfen bunları da siz öğrenin,yakınlarınızı da bilgilendirin.
Perşembe, Şubat 06, 2014
Fethiye'nin birleştirici gücü :)
Bu kadar bakımdan sonra iyileştim zaten ama yatarak değil,ilaçlarla... (Resim; Uzunbey'in bir program yardımıyla çizdiği animasyonlardan,o ve ben :)Dün 2. el pazarındaydık. Bugün de Yanıklar'da alan çalışması yapacağız.Cuma seçim bürosunda buluşuyoruz, cumartesi sosyal medya kullanımı ile ilgili eğitimde olacağım Ticaret Odasında.
Güzel bir haberim var sizlere; Fethiye Belediye Meclis Üyesi Aday Adayı oldum.Zaten çalışıyordum, şimdi daha yoğun çalışıyorum.Bir yandan da işler devam ediyor.
2. el pazarında CHP Fethiye Belediye Başkan Adayımız Keramettin Yılmaz ve Kadın Kollarından bir grup.(resmi ben çektim ) Bu standımızdan elde ettiğimiz gelirlerle burslar veriyoruz, parti çalışmalarımızda kullanıyoruz.
Salı günü esnaf ziyaretine katıldık aday adayları ve başkanımla (Fethiye adayımız hali hazırda Ölüdeniz Belediye Başkanımız)
Belediye Meclis Üyesi Adayı olsam da olmasam da 1 nisana kadar tempomuz bu.Canla başla çalışıyoruz ve genelde siyasette olmayan bir şeyi becerdik sanırım bu sefer, eski yeni adaylar, eski milletvekilleri, eski yeni particiler,belediye başkanları,başka partilerden gelen eski politikacılarla beraber CHP de birleştik :)
Perşembe, Kasım 17, 2011
17 kasım...
"17 Kasım...
Mustafa Kemal için idam fermanı yazan Vahdettin’in Türkiye’den defolup gittiği gündür!" cümle benim değil,Yılmaz Özdil yazmış ama görmeyenler kaçırsın istemedim. Yazısı da burada. Şimdi bloğa böyle yazılar yazdığım günler bloğa erişmek zor olsada malum internetimiz koruma altında , kaç kişi okuyabilirse okusun.
Her devir bir gün biter..!
Etiketler:
etkinlik,
padişah,
politika,
vahdettin,
Yılmaz Özdil
Pazartesi, Nisan 18, 2011
seçim yatırımı ucube değil
Bu blogdaki yazı üzerine okurken bir şey farkettim ki bu heykel ucube olduğu için yıkılmayacak.Bence bu heykeller biz kapı kapı dolaşıp oy toplamak için çalışırken hükümet partisinin seçim yatırımları yüzünden yıkılacak.Yani oy uğruna sanat gözardı edilecek. Sebebine gelince bu yıkım hep kafamı meşgul etti, neden memlekette bu kadar sorun varken kendi hükümetleri zamanında yapılan böyle önemli bir şehirde önemli ve barışı simgeleyen bir heykeli yıkmak isterler. Heykel Kars'ta Ermenistan'dan gözüken ve barışı simgeleyen bir anıt.Ortada bir protesto yok,Ermenilerle ilgili bir durum yok, prim yapma uğruna neden sanat gözardı edilecek diye düşünürken biraz nette dolaşınca insan çözümü hemen buluyor.
Şimdi bu haberdeki yerel seçim sonuçlarına bakalım. AKP % 32.7 MHP % 27.9 CHP %22.1
DTP %14.7 AKP normal şartlarda ülke çapındaki uygulamalarla zaten oy oranını düşürdü. CHP yükselişte. DTP den yine oy çıkmayacak.Gizli yapılan ön hazırlık anketlerinde kesin AKP oy oranı düşünce CHP ve DTP den de oy çıkmayacağına göre Kars'ı garanti altına almak adına bu heykele oynadılar. Hem oy alabilecekleri en yakın parti MHP hem de daha önceden MHP kanadı tarafından hoş görülmeyen bu heykelin - Fikri nerden çıkardığımı bu yazıdan anlayacaksınız- (Türkiye'nin en büyük heykelinin inşası yine bu şehirdedir. Yapımına 2006 yılında başlanan İnsanlık Anıtı, Kars Kalesi'nin simetriğine, heykeltraş Mehmet Aksoy tarafından yapıldı. Bu heykelin amacı tüm Dünya'da barış ve hümanizme katkıda bulunmaktır. Heykel, 2000 m²lik bir alanda 35 metre genişliğe ve 30 metre yüksekliğe sahip olup Ermenistan'dan da görülecek biçimde tasarlandı. Mehmet Aksoy, heykeli 1 Eylül 2008 gününde kutlanan Dünya Barış Günü'ne yetiştirmeye çalışmışsa bile, heykelin açılışı 4-6 Ekim 2008'de yapılan Kafkas Kültürleri Festivali'ne ertelendi.Fakat İnsanlık Anıtı yapılmasına rağmen, Ermenistan'a jest olarak gören halk tarafından şikayetler üzerine MHP Belediye Başkanlığı tarafından veto edildi ve dikilmedi.)
yapımı ertelendiğinden oy oranı için böyle bir yönteme başvurmaya karar vermiş olmalılar. Bu fikrin yanlışlığı heykelin yıkılmamasını engelleyemedi ve heykel ani sayılabilecek bir kararla bir an önce kaldırılmaya çalışıyor.Tabii ki seçimden önce olacak.Hatta yıkım başlamış.Hiç şaşırmadım. Çünkü seçim yatırımı, bu heykel ucube falan değil.
Hep beraber artık 12 haziran sonrası işe yarayıp yaramadığını Kars oy oranında görürüz diyorum. Hesap çok basit ama hedef yüksek. Tamamen alışılagelmiş mantıklarıyla. Aslında biraz uğraşsak tüm mantığıda çözücez de ancak böyle biraz dikkat etmek gerekiyor.
Not: Ben yazıyı sabaha karşı yazdım, dün bloğa giremedim bir daha, çünkü bloglar yasaklı ve iş yerimden zor girebiliyorum.Açık falan değil yani blogger.Kandırmaca yapıyorlar.Ah birde sandıklarda halk kandırmaca yapsa birilerine çok sevineceğim.Akşam öğrenebildim Bedri Baykam'ın bıçaklandığını. Üzüldüm, insan olarak, sanki ülkede herkes bitmiş artık Bedri Baykam gibi sanatçılara kalmış bıçak savurmak. Sonra bıçağı eline alıp saplamak bir insana ne kazandırır ki diye düşündüm.Neyi çözer, neye dikkat çeker.NEDEN..? HABER
Umarım benim gördüklerimi birileri de görüyordur diyorum. Umarım gördüklerinize sandık başında FRANSIZ KALMAZSINIZ.
Perşembe, Nisan 14, 2011
"içimde ikinci bir insan gibidir seni sevmek saadeti..."
Uzun zamandır eski yazılar kıvamında yazamadım yasaklardan.Hoş ben blogların açılacağına da inanmıyorum.Hatta bu son haber olan blogspot yerine blogsport yazıldığı için mahkeme kararının çıkmamasını da iyi niyete bağlamıyorum.Bu konularda inancımı yitirdim.Bunun için sayacak bir sürü nedenim var. Ben öyle insanlar söylüyor buna inanıyorum diye inanamam ki...! Çünkü onlara inanmamam için en az beş uygulama sayarım size.Al işte birisi üniversite sınavları-şifre mevzuu- diğeri 2B lerin seçimden sonraki zamanlara bırakılması.3-HES'lere teslim edilen Anadolu.4-Özel sigortalara dönüşü sağlayacak aile hekimliklerinin halka kakalanması.5- Kendi tohumunu kullanamayan çiftçi.6- Ankara sanayi sitesindeki patlamanın üstünün örtülmesi.7- Çok kıymetli! Apo'nun ev hapsinin konuşulması gibi ilk aklıma gelenleri yazayım da en azından kapatılma sebepleri olduğunu düşündüğüm politik konular yüzünden yazmış olayım.Özgürlük bizim neyimize....? Ya da ülkeyi yönetmek sizin neyinize..? !
Gelelim Fethiye güzelliklerine.. Bunlar geçen haftaların güzellikleri.Ares,uzunbey ve ben yaptığımız kaçamaklarla hayatımızı şenlendirdik.Erken çıkılan bir iş günü sonrası Kargı Karataş Plajı pikniği.
Deniz esintilerinin yüzüne vurduğu bir portre.Ares yakışıklısı :))
Özel piknikler için aldığım kadehler...
Karataş Plajından Şovalye Adası ve arkada Babadağ.
Kaya'da bir yürüyüşten Kaya Lalesi.
Papatyalar.
Bir iş çıkışı akşam yemeği. Aminthas Mezarı-200 basamaklı-enfes manzaralı.
Kings Garden Restaurant -Aminthas Karşısı
Gece görüntüsü en az yediğimiz yemekler kadar güzeldi.
Bir kahve gününde evsahibi arkadaşımızın Almanyadan gelen çiçeği. Böyle bir durumda büyüyor ve çiçek açıyor.Adını bilemedik.
Bu fotoğraf daha Kaya ya yerleşmeden çekilen bir öğlen kaçamağından.Fotonun tam ortasında kocaman bir kertenkele var.
Kayanın kebapçıları haricinde en meşhur yiyeceği ,gözlemeleri.".Bülent'in yeri."
Unutmadan Nükleere Hayır...!!! Hele İğneada' yı duymayayım... Sinirim zıplıyor. Akkuyu ve Sinop'a da hayır,yurdumun diğer bölgelerinde de hayır.Önce kaçak enerjileri halledin siz bir hele,ekonomi yapın bakalım,sonra geleceğin enerjilerini düşünürsünüz. Bir ev düşünün evin hanımı hiç evde yemek pişirmiyor, her gece dışarıda yiyor, sonra da eşine yeni bir işe gir para yetmiyor diyor.Aynen öyle işte.
Hes panelinden görüntüler...
Konuşmacılarımız çok beğenildi, çok güzel konulara değinildi ama yeter mi..? Hayır. Gelecek günlerde değişik etkinliklerimiz olacak Fethiye Saklıkent Koruma Platformu olarak.
Hes'lere hayır yazanı arabamda şu an :) -aynısını facebookta paylaşmıştım geçen haftalarda-
Kaya evi.
2.el eşya pazarı örgü damacana örtüleri.
Geçen hafta perşembe günü uzunbeyin doğumgünüydü.(7 nisan) Önce yürüdük başbaşa Gemiler koyunda, sonra planlar yaptık hayata dair.Gün içerisinde de büroda kutladık arkadaşlarla beraber.Akşamda Hale'lerde yemek yedik davetli olarak.
Her sabah onlar Ares'le yürüyorlar.Ben işim elverdikçe ya da kalktıkça yürüyorum.Bu sabah mesela çok güzel patika bir yol keşfettik ormana giden.Hep beraber yarısına kadar gittik.Arada kaya mezarları gördük ki evin etrafında da çok var görülen.Kaya ilginç bir yer, burada yaşamak değişik bir tecrübe, bu yazıda daha fazla foto koymak istemedim ama geçen pazar mesela fırında ekmek yaptı komşularımız, bizde tavuk pişirdik oturduk bahçede yedik gelen arkadaşlarla. Çiçekler dikiyoruz bahçeye,ben evden de çiçek getiriyorum.Bazı çekirdekler ve tohumlar vardı biriktirdiğim,arkada 4 dönüm bahçe var,komşularla (evsahibimiz) paylaşıyoruz, beraber dikeceğiz de onlar bensiz başladı "dermişim" her ne kadar çiçeklerden ve ağaçlardan anlıyorsam da sebzelerden de bir o kadar anlamıyorum diyelim,tanımak baabında değil, ekip biçmek anlamında. Neyse daha önceki bahçe tecrübelerimi hatırlamaya çalışıp ,öğrenmeye çalışacağım bilmediklerimi.Ben daha çok keyif tarafını çalışıyorum,yani çay ve kahve molalarını tasarlama gibi.Gerçi şimdilik sabah çıkıp akşam girdiğimizden ancak geçtiğimiz pazar evde kalıp çalıştık ama olsun,kaya yaşamak için güzel bir yer.
Kaya'da arada Avea çekmediğinden Burcularla olan hattımla rahat konuşamıyorum.Oysa bu hat hem eski,hem de bizim indirimli hattımız olduğundan geleneksel uzun konuşmalarımı Kayada yapamıyoruz burcularla ama bende yoğunluktan gündüz konuşamayınca iş hattımdan konuşuyorum şimdilik.Bu yüzden midir nedir bu aralar daha çok özledim bizimkileri.Gündüz de yoğunluktan konuşamıyoruz. Bu da beni bunaltıyor.Bloğa hala işyerinden giremiyorum,kapalı.Bu harf yanlışı numarası ne kadar gidecek göreceğiz.Yoksa kaya da vınn'lıyorum.Bu da akşamları bloğa rahat girebilmemi sağlıyor ama eskisi gibi her yerden bloglara giremediğimden yazılar yazılamıyor.Dün gece mesela evde yükledim fotoları,işe gittim ki fotoların numaraları gözüküyor, kendileri yok.Ben resim altına yazı yazan biri olduğumdan hangi resim altına
ne yazacağımı planlayana kadar iş yoğunluğundan yazıyı yazamadım.
Bugün kadın kollarıyla ev gezmesindeydik, bizimkiler çalışmıyor diye eleştirenlere söyleyeyim biz canavar gibi çalışıyoruz.Herşeyde çok güzel gidiyor.Milletvekili listelerimiz belli oldu, hepsi de zıpkın gibi maşallah :)
Muğla milletvekili adaylarımız
1-Tolga Çandar-bildiğimiz sanatçı :)) mühendis
2-Nurettin Demir-Bu çevrede çok sevilen Dr. öğretim görevlisi.
3-Ömer Süha Aldan -Kadın Kollarına gelip eğitim çalışmalarına katılan adayımız. (Benim adaylar arasına katılmasına çok sevindiğim biri, sözlük diliyle
saygıdeğer kişilik diyelim :)
Emrah Doğu- Turizmci (eski ilçe başkanı)
Ali Aslan-dr.(şimdiki vekillerden)
Mustafa Öztürk-mali müşavir
Bizim buralarda seçim çalışmaları gayet hızlı gördüğünüz gibi, bir yandan da bu seneki sezona hazırlanıyoruz.Başımızı kaşıyacak zamanımız yok.
Bu gecenin şarkısı çok özlediklerimiz için gelsin...
Ümit Hanım-kadın kolları başkanımız hediye getirdi bana cdsini arabada çevirip çevirip onu dinliyorum.-
*Başlık N.Hikmet.
Etiketler:
aşk şarkıları,
chp,
hes,
karataş plajı,
kargı plajı,
kaya,
ömer süha aldan,
politika,
seçim
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

























