Genelde kendi yazmadıklarımı burada az paylaşıyorum ama o kadar güzel bir yazıydı ki görmeyenler için kayıt olsun dedim.Sanırım yine buralarda olmaya ihtiyacım var bu aralar.Yazmak bana iyi geliyor.
*Başlık: Cemal Süreya 999.Gün Resim : Kabak Koyu - Alınca'dan görünüş.
....
Hayat, bazı kadınlara saçlarını kestirdiği için pişman olup ağlama lüksü vermez…
Hatta bazı kadınlar sırf saçlarıyla uğraşmamak, onlarla uğraşarak vakit harcamamak için kısa kestirir saçlarını… Ağlamak lükstür bazı kadınlar için… Zamanında o kadar çok ağlamıştır ki katılaşmıştır gözyaşı… En büyük acılarını tek bir damla gözyaşı karşılamaya yetebilir…
O kadar çok hayal kırıklığı yaşamıştır ki… O kadar sık kar yağmıştır ki o en güvendiği dağlara… Hiçbir şey şaşırtamaz onu… Gardı hep elindedir… Kendi sorunlarını tek başına çözer… Çünkü bilir ki ne zaman yardım istese bir karşılık bekler yardım eden ama ondan yardım istense elinden geleni esirgemez kimseye…
Kendi yaralarını kendi kapatır… Zaten kendinden başkası onun kadar üzemez onu… Ve yine kendinden başkası onun kadar mutlu edemez… Gerektiğinde hangi konuda kimden fikir alabileceğini bilir… Ama kendi doğrularına ters düşen hiçbir fikir ona göre değildir…
Kavanoz kapağını açmak için bir erkeğe ihtiyaç duymaz bazı kadınlar… Çünkü kapağın havasını alınca kolaylıkla açılabileceğini bilir… Çünkü balıklar önüne tepside sunulmamış, o tutmayı öğrenmiştir…
Kimsenin kimseyi kendisi kadar düşünemeyeceğini bilir… Çünkü insan, doğası gereği bencildir… Dostluk, kardeşlik nutukları iyi günlerin meyveleridir… Hayatta her zaman ama her zaman tek başına olduğunu öğrenmiştir… Erkek ve kadının her konuda eşit olduğunu savunup hesap ödemeye gelince geri duran kadınlardan değildir. Masaya gelen hesaba ilk önce elini atmaktan hiç çekinmez… Masada erkek varken garsonla muhatap olabilir, siparişini kendi söyleyebilir.
Onunla uğraşanlar olur ama o sadece kendisiyle uğraşır… Zaaflarını, eksiklerini kapatmak için… Hep bir adım daha ileriye gitmek için…
Hataları olur ama onlara zaferleri kadar sahip çıkar… Çünkü bilir ki zafere giden yoldur onlar… Pişmanlıklarını gurur tablosuna dönüştürmeyi öğrenir…
Biriyle birlikte olduysa kendi istediği içindir, sadece istenildiği için değil… Sevdiği için evlenir… Zengin koca hayalleri kurduğu için değil…
Duygularına boyun eğmez, onları kontrol etmeyi bilir… Mantığıyla çelişen duygularını ekarte edebilir… Düşer, kalkar… Düşürürler, kalkar…
İşte bu yüzden ağlamaz bazı kadınlar, saçlarını beğenmedi diye…
Bu yüzden mutlu etmek de zordur onları, üzmek de…
Burcu Ergin
yazı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yazı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cuma, Şubat 17, 2017
Pazar, Ekim 23, 2011
Yok birbirimizden farkımız
Buraya yazıyorum ya bazen, yazdıklarım yüzünden çok fazla sorgulanıyorum.Nasıl göründüğünü bilmiyorum,özellikle öyle gözüksün diye de yazmıyorum.Sadece yazıyorum.Gün içinde yaşadıklarımı, kızdıklarımı, bazen başkalarına anlatamadıklarımı ,bazen de anlattıklarımı yazıyorum.Süper yazdığımı da iddia etmiyorum.Buradan ailemin çoğu üyesi takip ediyor,bazen yoğunluktan diyelim ki o gün cepten konuşamadık, eğer buraya tiyatrodayım diye yazdıysam neden cebim kapalı diye merak etmiyorlar mesela.Çoğu arkadaşım o saatte hangi etkinlikteyim biliyorlar, bazen bana eşlik ediyorlar burdan görüp.Bazende yoğunluğumu görüp işlerimin bitmesini bekliyorlar görüşmek için.
Alışverişlerimi yazmıyorum bile, pahalı gördüklerimi de.Yazdıklarım ya ucuza alınmıştır ya zor bulunandır.Gezdiklerimi yazıyorum, yaptıklarımı ve yediklerimi. Yakında yemediklerimi yazacağım mesela :)
İçtiklerimi yazıyorum, arkadaşlarla beraber zaman geçirmeyi ve beraber içmeyi seviyorum. O da haftada bir bile değil.Bu ara içki de içmiyorum zaten.
Arada bir iki kere eski yazlığımı yazdım, yazmasamıydım bilmiyorum.Herkesinki kadardı işte,Asortik diye ismi olunca insan saraylarda yaşamıyor, gösterişli evi de olmuyor.Blog adımı da kendim koymadım zaten.Kızkardeşimin keyifli yaşamayı sevmeme karşı yaptığı bir göndermeydi sadece.
Tek hava atabileceğim şey size karşı olduğum gibi gözüküp, gözüktüğüm gibi olabilmemdir.
Evet, gerçek hayatta insanlar beni çok sever,bende onları.
Kendim için pazara çıkmam ama burslar için gidip pazarda mal satarım,eşya taşırım.
Herkesinki kadar evime bakarım, herkesten çok işte çalışırım.Aynı anda bir sürü sorumluluk taşırım, iş yönetirim.Aileme çok düşkünüm,sevdiklerimi özlerim, onlarda beni çok sever.
Çok hızlı hareket edebilirim,pratiğim, sakin görünürüm ama sinirliyim.Ekip çalışmasını severim ama yalnız da çalışabilirim.Kolay kolay şikayet etmem.
Arkadaşlarım benim için önemlidir, onlar için elimden gelen herşeyi yaparım.Yaptığım her işte başkalarını da düşünürüm.
Kolay küsmem ama bir kere küstüğüm biriyle bir daha barışmam.Pişman da olmam ama arada kırılabilirim...
Kendime güvenirim,başkalarına göre hareket etmem.Tek başıma da kalsam fikrimi değiştirmem.Bu yüzden blog yazılarım hakkında gelen eleştirileri dinlerim ama kendi bildiğim gibi de devam ederim.Çünkü onlar içimden geçenlerdir,başkaları için yazılmamıştır,tabii ki insanlar benim için önemlidir, fikirlerine saygı duyarım ama burası başkası için yaptığım bir şey değildir.Buraya yazdıklarım beni bağlar,istediğim mesajı veririm,benim için bu platformda nasıl göründüğüm önemli değil, nasıl paylaştığım önemlidir.Ben buradan sevdiğim bir işi, sevdiğim insanlara ulaşmak için yapmaya çalışıyorum.Yazıyı yazarken düşündüğüm en son şey bu iletişimi başka düşünceler için harcamak olacaktır.Bir daha böyle bir yazım olsun istemiyorum.Böyle kötü yazılarımı bazen yazdıktan sonra silmek bile istiyorum ama silmiyorum.Çünkü onlarıda hayatımın bir parçası olarak görüyorum.
Yazdıklarınız veya söyledikleriniz söyleyen kişinin önemine göre etkiliyor beni, farklı bir görüntü veriyorsam bu beni rahatsız eder çünkü ben davranışlarıyla ve söyledikleriyle insanları etkilemeyi seven biriyim.Benim açımdan değişen bir şey yok,yazılara devam, sadece bazen insanlar gerçekten eleştirmek için mi yoksa karşısındakini yaralamak için mi konuşuyor arada onu merak ediyorum.
*Resim : Beyaz elbiseli benim. Herkes kadar farklıyım sadece :)
Not:
PAZAR GÜNÜ ETKİNLİKLERİ ...
Cumhuriyet Kadınları Derneği Fethiye Şubesi Tanışma Kahvaltısı
23 ekim pazar saat :10.00 Yakamoz Restaurant -Fethiye
Çalış Karnavalı ekim ayı 2. el pazarı
saat: 7.00 - 14.00 arası Çalış Plajı
Cumhuriyet Kadınları Derneği Fethiye Şubesi Tanışma Kahvaltısı
23 ekim pazar saat :10.00 Yakamoz Restaurant -Fethiye
Çalış Karnavalı ekim ayı 2. el pazarı
saat: 7.00 - 14.00 arası Çalış Plajı
Etiketler:
2. el pazarı,
açıklama,
asortik krep,
çalış,
kendim,
pazar,
yazı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

