Perşembe, Ocak 17, 2008

BU bloğun 18 aralık tarihli PES ARTIK başlıklı yazısını önce okuyun arkadaşlar.Sonra yukarıya giderek diğerlerini.Uyarmak için link veriyorum.Herkes dikkat etsin lütfen..

Çarşamba, Ocak 16, 2008

Salı günü sabahtan MaviKuş gönüllüleriyle pazarda satış yaptık.İlk defa pazara çıktım :) Zaten dernekler ve gönüllü işler için yapmadığım bir bu kalmıştı:) Çok güzeldi, yine olsa , yine yaparım.Orda topladığımız paraları MaviKuş' un eğitim burslarına bağışladık.Çünkü bu sene eğitim burslarımız çok azaldı.Aslında resmimiz var ama buraya koymadım tabii ki..İkinci el eşya, kitap ve giysi sattık.Sğuktu ve yağmur yağıyordu.

Öğleden sonra ise Çalış Karnavalı toplantımız vardı Çalış Light House' ta.Manzarası üsteki resimde görüldüğü üzre toplantının çok sıkıcı çeviri kısımlarında dışarıyı seyrettik tabii ki.Ben kalkıp bir de resim çektim :)


Bugün Uzunbey'le kaçıp önce müşterilerimize Ovacık'a sonra da Kayaköy'e karnımızı doyurmaya gittik.Kayaköy inanılmaz güzel gözüküyordu ve iyi ki kaçmışız diye de sevindik.Eve erken döndük,yarın sabahtan yoğunum,öğleden sonra , işlerimi bitirip eve döneceğim.Cuma günü Mavi Kuşlar eve hayırlı olsuna gelecekler..

Pazartesi, Ocak 14, 2008

Havvanur

Bugün size yazacaklarım konusunda inanın elim resim koymaya gitmedi..Biliyorsunuz Fethiye'de Mavikuş derneğine üyeyim.Cuma günü derneğe uğradığımda orada Havvanur ile karşılaştım.Ben aslında Havvanur'u biliyorum ama görmek o güne kısmet oldu.Birde o kadar akıllı ve uslu bir çocuk ki onu görünce etkilenmemek elde değil.Aşağıda onun hakkında verdiğim bir sürü linkten ayrıntılı şekilde durumunu öğreneceksiniz ama yine de kısaca anlatayım..

Havvanur, annesi evde yokken başına sarılı eşarbın ateş alması yüzünden ve vücudundan ağır derecede yanıyor.Annesi yetişip canını kurtarıyor ama yüzü ve vücudu yanık içerisinde.MaviKuş' ta Deniz Hanım öncülük ediyor ve çeşitli bağlantılarla Kadıköy Şifa Hastanesinde tedavisi başlatılıyor.Yalnız bu tedavi 2 yıl süreceği için ne bu kadar uzun zaman için dernek destek çıkabiliyor ne de Fethiye-İstanbul arasında bu gidip gelmelere ve tedaviye para dayanıyor.Yani yapılıyor ama minumum seviyede..Niye bunu yazıyorum ,çıkarıp kimsenin 90.000 ytl tutan bu miktarı ödemesini beklemiyorum bir çırpıda ama eğer bir gün bir şey yapmak istiyorum ve gerçekten ihtiyacı olan birisine gitsin diyenler için ve miktar önemli değil bu süreçte bu insanların yanında olmak istiyorum diyenlere yazıyorum..

Yarın Kadıköy Şifa Hastanesinde Havvanur ve annesinin dr.la randevusu var.Dr.Murat Topalan'ın hastası ..sadece biraz desteğe ihtiyaçları var..Yerine göre 5 ya da 50 farketmez. Yeter ki gelip gitmelere ve acil alınacaklara ki giyim-kuşam diğer şeyler için burada yeteri kadar dernek destek çıkıyor ama İstanbulu bilirsiniz her şey para, yani hem tedavi hem de harcamalar var bu iki sene sürecek..

Görmek veya ziyaret etmek isterseniz lütfen bir uğrayın ve o pırıl pırıl çocuğun nelerle boğuştuğunu görüp Allaha şükredin.
Gazete haberinde her türlü bilgi var yine de ben buraya annesinin telefonunu yazıyorum..
Saliha Kazık 0 539 6710517

linkler

haber1


haber2

Bu arada anne Saliha Hanım Seda Sayan'a bir şekilde ulaşıyor..HavvaNur' u görmeden biz doğuya yardım ediyoruz sizin orası turizm yeri onlar yardım etsin gibi bir yaklaşımla programa çıkarmaya yanaşmıyor..Bu kadar önyargılı olmasını ve eşitsizlik yaşatmasını anlayamıyorum.Demek ki herzaman doğu da olanlar kaybetmiyor.Ne demek istediğimi Havvanur'un resimlerine bakarsanız anlayacaksınız.

not: Bugün Havvanur'un doktoru Antalyaya kongreye geldiğinden dolayı ziyareteleri ertelenmiş.Yine de haberiniz olsun ve cep numarasından onlara herzaman ulaşabilirsiniz.

Cuma, Ocak 11, 2008

Oldukçe sakin bir hafta geçirdik aslında.Piyasa da kıpırdayacak yer kalmadı.Önce bayram sonra yılbaşı milletin iflahı kesildi.Herkes ocak bitsin gözüyle bakıyor.. Ben bugün önce Fig'in(burada yaşayan yabancıların yaptıkları 2. el satış-bunlardan kazandıkları paralarla Fethiyeli öğrencilere burs veriyorlar) başka bir binaya taşındığından dolayı olan açılışına öğleden sonra da Çalış Karnavalıyla ilgili bir sponsorluk toplantısına gideceğim.6 da okuldan dershaneye geçmiş Çağıl'ı alıp özel derse götüreceğim..Bu ara notları biraz düştüğünden ilk defa özel ders almaya başladı da..ama çok memnun kaldık öğretmeninden.Öğretmeni de daha önce İstanbul'da babasının beraber çalıştığı iş arkadaşının yeğeni.Dünya küçük..!



Resim burdaki yüksekokulun penceresinden..Çekirdek kampanyası için teşekküre gittiğimiz öğretim görevlisi arkadaşların odasından..Aynı zamanda orman işletmeye ve yurtiçi kargoya da teşekküre gittik o gün.

Bu benim genç çalışma arkadaşlarımden Sadike..Tuniğinin modeli hoşuma gittiğinden yayınlamak için izin istedim.O yüzüm görünebilir dedi ama ben yine de saklıyorum.Güzel bir kız olduğundan problem yaşayabiliriz.Telefonda benimle konuşanlar büroya geldiklerinde direk Sadike'ye yöneliyorlar.Sanırım sesim çok genç çıkıyor :)) Ben zaten ilk seferde pek atlamıyorum.Bir problem varsa ya da benimle ilgili biriyse bana yönlendiriyorlar.



Hediyelerimi yazdım ama bitiremedim :) Kolumdan hiç çıkarmadığım için resmini çekmemişim..Burcu'dan bana hediye :)) Leopar desen benim en sevdiğim desen olduğundan giyimimde özellikle kışın çok kullanırım..Avon'da benim için çıkarmış :)) Burcu da bana hediye etti..

Kendime Çanakkaleden almıştım eylülde Aynalı Çarşıdan..Tuz ve biber rutubetlendiğinden içine kaktüs ekmeye karar verdim.Artık büroda ..
Yarın temizlik günü, akşama da yemeğe misafirim var..Pazar dinleneceğim artık.

Pazartesi, Ocak 07, 2008

Haftasonu..

Bu hafta cumartesi o kadar güzel bir hava vardı ki bir ara Uzunbey işten erken kaçtı ve Çalış'a yürüyüşe gittik.Ben zaten işe gitmedim.Evde takıldım.Biz yürürken birisi denize giriyordu Çalış'ta.Evet hem de Çalış'ta.Ölüdenizde her mevsim denize girersiniz ama Çalış öyle değildir.
O gece şömineyi yakıp tv de film seyrettim.Bu aralar güneş batınca öyle
bir soğuk oluyor ki sadece klima az geliyor.Bugün de kilimalar büroyu ısıtmadı.Akşam gittiğim gibi şömineyi yakıp hatta elime şarap kadehimi alıp oturacağım :)
Biraz tersten gitmek olacak ama pazar günü de Pastoral Vadi 'ye davetliydik.Patatesli,ıspanaklı ve tahinli gözlemeleri açık havada kurulan masamızda yedik ve akşam güneş batana kadar sohbet ettik .
Taş evlerin balkonundan görülen manzara..

Bunlarda bungalowlar.Bazıları 2 , bazıları 3 odalı banyo hariç her yer ahşap ve iyi ağaçlardan yapılmış,okaliptus altında, yeşillikler içinde bir yer. http://www.pastoralvadi.com/

Bunlarda benim Çanakkaleden aldığım tuzluk biberlik ama benim için kaktüs saksısı :)

Bu yılbaşı o kadar çok hediye aldım ki anlatamam.Hepsinin yeri benim için çok kıymetli..Bu gördükleriniz gibi..Büromun her köşesi hediye dolu :) Dilek ve Kadriyeden..

Bu ise Gülderenden..Çağıl' a ve Uzunbey'e de hediyeler almış..

Benim meşhur okuyucum K. vardı bir zamanlar bilirsiniz :) O eşini ve çiçeğini almış beni ziyarete gelmiş ama cumartesi ben yoktum.Ben uğradığımda görüştük,pazar günü de beraberdik.Zaten aynı mahallede oturuyoruz ve işyerleri de bize çok yakın.Hani geçen hafta yemeğe de gittik ya :P Nurdan, onun çiçeği işte..Bayıldım çiçeğe ve hemen büroya götürdüm.

Bu yazı tamamen hediyeler üstüne olacak zaten.Bu hediyede çok orjinal olduğundan bahsetmek istedim.Bu bir albüm ,teneke bir kutuda ve üzerinde Atatürk resimleri var.İçinde de Atatürk özdeyişleri ile resimleri var.Doğumgünümde Mine hediye etmişti..
Kutuda saklama olanağı çok güzel.Benim gibi teneke kutu seven ve Atatürkçü birine güzel bir hediye bence..Görürseniz kaçırmayın derim :) Kutunun üzerinde de resimler var.

Burcu ile Fhm den yeni büro ve bayram hediyesi bize..Çanakkaleye gittiğimizde saat ve masa için kalemlik ve notluk hediye ettiler..Saatimiz yoktu,çok iyi oldu,notluk ve kalemliği de ben kullanıyorum :)

Kadifeden kesesi :)) Bu kadife kese bana Ümit Hanımdan hediye..O kadar cin fikirleri var ki bazen şaşıp kalıyorum.Normalde atık cd miz çok oluyor bizim.Hep atarken bunları nasıl kullanabiliriz gibi düşüncelerle dolu olurum ve bir çıkış noktası bulamam.Oysa artık atık cd leri de nasıl değerlendirebileceğimizi biliyorum.Böyle elde dikilmiş keselerin içine düz durmasını sağlayacak şekilde cd konulur ve dikişle tutturulur.Böylece keseler düz zeminde düşmeden içindekilerle dik ve güzel bir duruş sergiler..Hatta atık cdleri değerlendirerek topluma faydalı bir insan olmuş oluruz :)

Cumartesi günü Çalış..
Dikkat ederseniz Babadağ'da kar var ama bu deniz kıyısında ya da dışarıda gezmenize engel değil.Üstümde kot mont var benim, Uzunbey kabanlı..
Nurdan'ın başka bir görüşmemizde getirdiği turkuaz kolye..Ne şanslıyım değil mi..? Yok böyle düşünmeyin daha çünkü bitmedi..Bomba en sonda..

Burcunun Çanakkaleye gitmeden evvel bana gönderdiği hediyem :) Bir yazımda Edirne'de ki meyve sabunlarından bahsetmişim.Kardeşim yememiş içmemiş iki arada bir derede Edirne gezisinde çarşıya çıkıp almış.Ban söyleme di tabii ki.Kargo gelipte paketi açınca gördüm ve çok duygulandım.
Şimdi bunlar ne olabilir..? Hemen anlatayım.Yılbaşı geçti, biz Uzunbeyle yemekten döndük ki ne göreyim.Kocaman bir karton kutu masamda..Birden panik oldum.Çünkü ben internetten kaktüs kardeşliği kurdum ve birbirimize kaktüslerimizi değiş tokuş ederek aileyi çoğaltıyoruz.Görünce de benim göndermeyi unuttuğum birinin bana gönderdiğini düşünerek neyi,kimi,nasıl diye hatırlamaya çalışarak masama geldim.Bir baktım ki alttaki adreste tanıdığım bir il :) Kesin odur diye de güldüm ki bu gülüş iki gün boyunca yüzümde kaldı.Yani ağız kulak mesafesi sıfır gezdim :))
İçinden neler çıkmadı ki atkılar,şallar,Uzunbey ve Çağıla hediye,Burcuya ,Fhm'ye ve Atahan'a hediye,Nurdan'a atkı, bana hediye, hepimize o ilin meşhur ürününden yapılmış kocaman bir kutu :)) x, hemen açtım telefonu ve Biyonikkediye teşekkür ettim :)) Sözünü tuttuğu gibi -biliyorsunuz bana şal alacağını yazmıştı bir defa :))- birde ailecek hepimize hediyeler göndermişti.Burcununkileri de bana yollamış.Bende fotoğrafını çektim ve beğendiğim bir kısmına :P el koydum :)) (Son kısım biraz abartıdır efendim..)

Burcunun kupaları sevdiğini unutmamış kendileri ve Burcuya kupa boyamış , ben gene kutudan çıkarırken bana kaktüs için kupa boyamış gibi düşünmüştüm :(( Gitti kupa(m) ...

Bu kırmızı şalı hayatım boyunca saklayacağım ve herzaman bu düşünceli arkadaşımı hatırlayacağım..Beni çok şaşırttı ,çünkü adresimi de Çağıl'dan almış uyanık Biyocan..Ben de ilk gördüğümde hem kutuya bakıyorum hem de nerden bulmuş adresimi ona verdiğim kartvizitte eski adresim vardı diye de düşünüyordum..Burcunun adresini istemesinden rahatsız olacağımızı düşünüp hediyeleri de bana göndermiş ama Burcu rahatsız olmayacağını söyledi ..Yine de iyi olmuş,ben veririm artık güzel bir fırsatta :))
Tekrar teşekkür ediyorum Biyonikkedi..Gerçekten bana şal alacağını söylediğini unutmuştum :))

Perşembe, Ocak 03, 2008

çekiliş

Bakıyorum da bazıları kurt olmadan ADAM yemeğe kalkıyor ..Oysa ne gerek var böyle şeylere..Yorumsuz yazayım diyorum ama (aslında yorumum varda neresinden tutsam, nerden başlasam bilemiyorum o kadar vahim yani..) Çok kaba ama oha oldum ..Hangi zamanda kaldı alınan hediye ile dalga geçmek ya..Hala bunlarla mı uğraşıyoruz.Birde bu kişilerin cümlelerinden sevgi ve arkadaşlık kelimelerinden geçilmiyor..Ayıp ya.En dikkatimi çeken de bu oldu ..Kibar kibar dokundurmuş arkadaşlar, bizde anlamadık ..! Hadi hadi hadi hadeeee pardon çok mu kaba oldu...?
Not: Yazımı anlamayanlar olmuş olabilir..O zaman ADAM kelimesini tıklayıp Pretty nin bloğundaki 3 ocak "2008" başlıklı yazıyı okuyun lütfen..

Çarşamba, Ocak 02, 2008

Hamişler için


Bir sürü hamiş blogger var bu sene..Yeni bir sürü fikir edinebilirsiniz diye size rastladığım bir linki göstermek istedim..Bir bakmakta fayda var :)

Salı, Ocak 01, 2008

yeni yıl


2008 in ilk yazısını başka bir blogda rastladığım bir alıntıya ayırıyorum...

" Peki aylaklık yapmak, dizi seyretmek, uyumak varken neden şartlarımı zorluyor, sağlığımı tehdit ediyor, eşimin değimiyle “Boş işler ile uğraşıyorum? Ferhan Şensoy'un Denememeler kitabındaki “Kimin Ki İş?” başlıklı öyküsü ile cevaplamaya çalışayım.Öyküyü kısaca özetlersem: Galata kulesinin dibinde, Galata kulesinin çini mürrekkeple resimlerini çizmekte olan ressamın yanına biri yanaşır. Ressamın çizdiklerini inceledikten sonra, - Gördüğümüz, bildiğimiz Galata kulesini, o kaada çizip bana parayla satıyorsun... Seninki de iş mi kardeşim? der. Bombok oldum der Ressam ve sorar.- Siz ne iş yapıyorsunuz beyefendi?- Avukatım. - Benim yasal hakkım olan, hukuksal durumumu belirlemek üzere, yargıç dosyanın başına oturduğunda, benim ve yargıcın çok iyi bildiği, dava dosyasında yazılı olan şeyleri, bülbül gibi yargıca yineliyorsun. Senin bu zevzekliğin de, genelde yargıcın kararını değiştirmiyor. Avukatlık ücreti olarak benden bok gibi para alıyorsun. Seninki de iş mi kardeşim?Avukat bombok olur. Böyle bakıldığında, kimsenin bir iş yaptığı yok. Herkes birbirinden para tokatlamak için değişik karvizitler bastırmış. Mesai denilen şey, bu paranın peşinde bir koşturmaca. Ortada para olmasa, kimse hiç bir iş yapmaz. Ben gene keyifle, kulenin dibinde oturur resim çizerim, beğenene hediye ederim, der ressam. "

Kim ne ders çıkarırsa çıkarsın , bana ilginç gelen bir hikayeydi işte.Akşam dışardaydık.Samimi bir ortamdı.Yaşlı ama çok içen adamlara gıcık oluyordum zaten ,birilerini istemedim gelsin .Çağırtmadım arkadaşlara..Onlardan kaçtık ya allah başımıza başka birini yolladı.Tek uyuz olduğum nokta o idi..Uzun süredir zevzek biriyle yakın masalarda oturmamıştım.Her gece içen yaşı geçmiş alkoliklere uyuz oluyorum.Şu işi adabıyla yapanlara da saygı duyuyorum.Benim etrafımda böyle tipler çok olmadı da -aslında toplumda çok var! - onun için dayanamıyorum, içmesini bilmeyenler yaklaşmasın lütfen..Ben bu adamı gündüz görsem herhalde konuşmam,bütün nefretim kabardı , gerçi ilk defa akşam gördüm..bir daha da görmek istemem.Bir ara masadaki küçük rakı şişesini kafasına geçirmek istedim aslında ama iyi ki yapmamışım.Aramızda Uzunbey vardı ve en gıcık olduğum davranışlardan biri de tanımadığım insanların böyle özel gecelerde aramıza katılması.Bana mı sordunuz oturturken ya özel bir şey konuşamazsın, zaten tip kaymış,bunu gördükçe keyfim kaçtı..Kalkamadıkta ama onun yüzünden Uzunbey le bile konuşamadım pek.Çünkü ona doğru dönünce zevzek görüş alanıma giriyordu da..Neyse şimdi aklıma getirip sinir olmayayım..

2.30 da geldik ve yattık.Ev çok yakındı gittiğimiz yere..Zaten Çalış ta oturmayı bunun için seviyorum.10 dakikada denize ya da eğlenceye gidebiliyorsun.Keyfim yerinde olsaydı bir de deniz kenarında oturup Çağılla ve Uzunbeyle bira içmek isterdim ya da kahve..Hatta Çağıl'ı götürüp nasıl devam edilir göstermek ama seneye artık.

Bugün 11.30 da kalktık.Kahvaltı ettik ve dinleniyoruz sabahtan beri.Erkekler saç kestirmeye gittiler..

Ben de gidip yemek hazırlayayım aslında..

Cumartesi, Aralık 29, 2007

İyi seneler...


2007 ' yi kapatmak için iki nefis karikatür..Üsteki pek tarzım değil ama o kadar iyi bağlamış ki haketti bloğa konmayı..
2008 hepinize mutluluk,sağlık ve başarı getirsin.Sevdiklerimizle nice güzel günlere..
İyi seneler :))

Cuma, Aralık 28, 2007

Bayram Gezmesi..2

Yılbaşı yazılarına geçmeden bayram yazısını bitireyim..O gün Çanakkale'den Beykent' e kadar etrafı seyrede seyrede yol aldık.Pek durmayı sevmediğimizden ,hava da güzel ve soğuk olduğundan Keşan hariç hiç bir yerde kar görmeden , yollarda yazlıklara baka baka akşamı ettik.Beykent'te yemeğimizi yiyip Florya'ya görümceme geçtik.Sonra Uzunbey'in ailesi bizi akşam bekliyormuş diye onlara gittik.Akşam gelip yattık tekrar görümcemde..Ertasi gün kahvaltı edip alışverişe çıktık tabii kii...Önce bizi bu Yenibosna da açılan alışveriş çadırına götürdüler..Beymen gibi markaların olduğu upuzun bir yer,sağlı sollu ayakkabı, kıyafet ve bir sürü ihtiyaç için değişik yerler vardı.Fiyatları da Fethiye'ye göre çok uygundu.Şöyle bir turlayıp bizim ailece çok sevdiğimiz yapı marketlerden birine gitmek istediğimizden hemen çadırın karşısındaki Koçtaş'a gittik.Tekrar o tarafa döneceğimizden araba çadırın orada kaldı.Üstgeçidi geçerken daha önceden bildiğim ama bilmeyen olabilir diye görüntülediğim Çorlu dolmuşlarının resmini çektim.Uzunbey dalga geçti ama ben çektim :))
Koçtaşı gezip yolumuzu İkea ya çevirdik.İkea Bayrampaşa da açılmış ve biz gitmezsek olmaz biliyorsunuz...

Tekirdağ sahil ..

Şimdi neresi olduğunu hatırlayamayacağım ama gündüz yolumuz hep böyle deniz kenarında ki yazlıkları seyretmekle geçti.Gece Şehremini dolayları, arabadan çekim..

Floryada görümcemde uçak sesleri boldu :)


Yenibosna Tansaş..Çadırın hemen karşısı..

Çorlu dolmuşları, Yenibosna üstgeçidinin hemen yanından kalkıyor..Otobüsler Tem den gittiğinden bu yöntem bulunmuş, bayağı da iyi olmuş :)

İkeaya giderken Aksaraydan yolu kaçırdık..-Biz yani düşünün o bölgede çocukluğumuz geçmiş ama bu sefer çok değişmişti yollar, - neyse Eyüp' ten döndük tabii..Ben arabada şak şak resim çekiyorum :))

Edirnekapı Surlarının devamı..
Bu da dönüşten önce ,bekliyoruz..

O gün İkea ya gittik ama yolu bulmak için dörtgöz etrafa baktık, zor girdik,doğru dürüst bir tabela yok, tamamen alışkanlıkla yolu bulduk..Çok kalabalıktı ama alışveriş yaptık.Bir sürü ayrıntı aldık,bizim arabaya yükledik,kayınvalidemlare uğrayıp eve geçtik akşama..Yine görümcemlerde geceyi geçirdik ama eve giderken Florya da Flyinn diye bir yer var ona uğradık..Bu sefer de giyim alışverişi yaptık ve eve döndük.Sabah çok erken saatte kimseyi uyandırmadan kalkıp yola çıktık.Bu sefer afyon üstünden yayla yolundan geldik.Her ne kadar müzik dinleyip sohbet etsekte yolda canımız sıkıldı bozkırlardan..Etrafta hiç bir şey yok.Dönüş hele Afyondan sonra oldukça kalabalıktı, E-5 gibiydi..Afyona kadar Uzunbey sonra ben kullandım.Antalya ayrımı olan Burdur'a kadar 34 ve 06 lar yolda çoğunluktaydı..Hepsi bayrama gitmiş anlaşılan :)) Sonra yol sakinleşti, biz Fethiye yoluna saptık, ilk defa Fethiye plakalarını da görmeye başladık tek tük.En ilginç rastlantı,kayınvalidem şehrin göbeğinde oturduğundan çok zor araba park yeri bulduk.Eve çok yakındı ama neyse park ettik ki öndeki arabaya baktık 48 plaka ve Fethiye den..Onu harflerden ve plakasındaki satış ve bakımyeri adresinden anladık.Giderken sileceklerine Çalış broşürlerinden bir tane sıkıştırdım :) ) Adam dumur olmuştur gördüğünde :P
Akşam üstü beş civarı Fethiyedeydik.Dinlendik,yemek yedik ve yattık.Yüzümüzde sevdiklerini görmenin mutluluğuyla yorgun ama rahat bir şekilde de bayramı bitirdik.Bu yolculuk sırasında arkada devamlı uyuyan Çağıl efendi de :)) babasının ara ara bana yaptığı esprilere yola bak,annemi rahat bırak gibi tavırlarla uyuyarak gitti geldi arabada..Büyüsün de o da kullanacak sonra üç şöför heryere gideceğiz kısmetse :))
... ... ....

Yılbaşı çekilişinde ben TONTONTOMBO yu çekmiştim.Ona gönderdiklerimi yayınlamış ..Bir de Fethiye kitabı göndermiştim ama resimde yok.Aslında kültablası kullanmadığımdan göndermeyi sevmiyorum ama kış ya doğru düzgün üstünde Fethiye yazan birşey bulamadım..Gümüş küpelerin aynısı bende de var ve çok severek kullanıyorum.Umarım beğenmiştir..(mumun üstünde) Kartpostal benim firmam değil ama elimde bir sürü olduğundan değişik yerleri gösterdiğinden bunu gönderdim.İyi seneler diliyorum tekrar..Bloglardaki tüm arkadaşlara..
Bu arada geçtiğimiz akşam Nurdan'da yemekteydik.Çay kesmedi Nurdan'ı mutlaka yemeğe gel dedi.Aman tanrım öyle güzel yemeler yapmıştı ki eşinden utandığımdan fotoğraflayamadım :))
Gerçi Biyo endişelenme , senin için de yedim ben ama hem tatlı,hem de yemekler nefisti..Bir kere burada restaurantta bile öyle güzel bir yemek yemedim ben..Çok güzeldi.Bir de üstüne çok güzel sohbetler edince gece nefis geçti.Ben de ocak sonuna doğru onları eve şömine keyfine çağıracağım :)
















İstanbul gezisinin devamını yazmadan araya bir başka yazı sıkıştırmak zorunda kaldım.Sebebi bugün gelen yılbaşı çekilişi hediyem.Evet bana bugün kargodan çok güzel bir hediye çıktı.Azimli' nin yaptığı yılbaşı hediye çekilişinde beni çeken Yeşim bana Paşmina yollamış.Teşekkürler Yeşim :))Diğer resimler ise Karaağaç ve Alınca resimleri..Bayram öncesi Uzunbey'le gitmiştik Karaağaca..Hava çok güzeldi.Havanın ne kadar açık olduğu zaten resimden de belli değil mi..?


Alınca da yolun üstünde bir evin damından çektiğim fotoğraflardan biri.

Karaağaç'ta 400 yıllık çınar..
2007 nin ilk kuzularından...
Bürodaki çiçeklerim..Güller bahçeden..

Bu eldivenleri Arzu ördü.Yani Çarli 'nin eşi..Pançodan kalan ipleri Annem götürmüştü eldiven için.Arzu da ben örerim demiş.Çokta güzel olmuş.Teşekkürler Arzu.

Bu eldivenleri de bir arkadaşımın arkadaşı örüyormuş..Annem burdayken sipariş vermiştik,sonra geldi.Değişik bir model.
Bana çekilişte çıkan ve hediye yolladığım kişiyi yazmıyorum ..Eline geçmeden deşifre olsun istemediğim için tabi kii.