Perşembe, Ocak 17, 2008
BU bloğun 18 aralık tarihli PES ARTIK başlıklı yazısını önce okuyun arkadaşlar.Sonra yukarıya giderek diğerlerini.Uyarmak için link veriyorum.Herkes dikkat etsin lütfen..
Etiketler:
blog,
internet hırsızı,
ruh hastası,
sahtekar
Çarşamba, Ocak 16, 2008
Öğleden sonra ise Çalış Karnavalı toplantımız vardı Çalış Light House' ta.Manzarası üsteki resimde görüldüğü üzre toplantının çok sıkıcı çeviri kısımlarında dışarıyı seyrettik tabii ki.Ben kalkıp bir de resim çektim :)
Pazartesi, Ocak 14, 2008
Havvanur
Bugün size yazacaklarım konusunda inanın elim resim koymaya gitmedi..Biliyorsunuz Fethiye'de Mavikuş derneğine üyeyim.Cuma günü derneğe uğradığımda orada Havvanur ile karşılaştım.Ben aslında Havvanur'u biliyorum ama görmek o güne kısmet oldu.Birde o kadar akıllı ve uslu bir çocuk ki onu görünce etkilenmemek elde değil.Aşağıda onun hakkında verdiğim bir sürü linkten ayrıntılı şekilde durumunu öğreneceksiniz ama yine de kısaca anlatayım..
Havvanur, annesi evde yokken başına sarılı eşarbın ateş alması yüzünden ve vücudundan ağır derecede yanıyor.Annesi yetişip canını kurtarıyor ama yüzü ve vücudu yanık içerisinde.MaviKuş' ta Deniz Hanım öncülük ediyor ve çeşitli bağlantılarla Kadıköy Şifa Hastanesinde tedavisi başlatılıyor.Yalnız bu tedavi 2 yıl süreceği için ne bu kadar uzun zaman için dernek destek çıkabiliyor ne de Fethiye-İstanbul arasında bu gidip gelmelere ve tedaviye para dayanıyor.Yani yapılıyor ama minumum seviyede..Niye bunu yazıyorum ,çıkarıp kimsenin 90.000 ytl tutan bu miktarı ödemesini beklemiyorum bir çırpıda ama eğer bir gün bir şey yapmak istiyorum ve gerçekten ihtiyacı olan birisine gitsin diyenler için ve miktar önemli değil bu süreçte bu insanların yanında olmak istiyorum diyenlere yazıyorum..
Yarın Kadıköy Şifa Hastanesinde Havvanur ve annesinin dr.la randevusu var.Dr.Murat Topalan'ın hastası ..sadece biraz desteğe ihtiyaçları var..Yerine göre 5 ya da 50 farketmez. Yeter ki gelip gitmelere ve acil alınacaklara ki giyim-kuşam diğer şeyler için burada yeteri kadar dernek destek çıkıyor ama İstanbulu bilirsiniz her şey para, yani hem tedavi hem de harcamalar var bu iki sene sürecek..
Görmek veya ziyaret etmek isterseniz lütfen bir uğrayın ve o pırıl pırıl çocuğun nelerle boğuştuğunu görüp Allaha şükredin.
Gazete haberinde her türlü bilgi var yine de ben buraya annesinin telefonunu yazıyorum..
Saliha Kazık 0 539 6710517
linkler
haber1
haber2
Bu arada anne Saliha Hanım Seda Sayan'a bir şekilde ulaşıyor..HavvaNur' u görmeden biz doğuya yardım ediyoruz sizin orası turizm yeri onlar yardım etsin gibi bir yaklaşımla programa çıkarmaya yanaşmıyor..Bu kadar önyargılı olmasını ve eşitsizlik yaşatmasını anlayamıyorum.Demek ki herzaman doğu da olanlar kaybetmiyor.Ne demek istediğimi Havvanur'un resimlerine bakarsanız anlayacaksınız.
not: Bugün Havvanur'un doktoru Antalyaya kongreye geldiğinden dolayı ziyareteleri ertelenmiş.Yine de haberiniz olsun ve cep numarasından onlara herzaman ulaşabilirsiniz.
Havvanur, annesi evde yokken başına sarılı eşarbın ateş alması yüzünden ve vücudundan ağır derecede yanıyor.Annesi yetişip canını kurtarıyor ama yüzü ve vücudu yanık içerisinde.MaviKuş' ta Deniz Hanım öncülük ediyor ve çeşitli bağlantılarla Kadıköy Şifa Hastanesinde tedavisi başlatılıyor.Yalnız bu tedavi 2 yıl süreceği için ne bu kadar uzun zaman için dernek destek çıkabiliyor ne de Fethiye-İstanbul arasında bu gidip gelmelere ve tedaviye para dayanıyor.Yani yapılıyor ama minumum seviyede..Niye bunu yazıyorum ,çıkarıp kimsenin 90.000 ytl tutan bu miktarı ödemesini beklemiyorum bir çırpıda ama eğer bir gün bir şey yapmak istiyorum ve gerçekten ihtiyacı olan birisine gitsin diyenler için ve miktar önemli değil bu süreçte bu insanların yanında olmak istiyorum diyenlere yazıyorum..
Yarın Kadıköy Şifa Hastanesinde Havvanur ve annesinin dr.la randevusu var.Dr.Murat Topalan'ın hastası ..sadece biraz desteğe ihtiyaçları var..Yerine göre 5 ya da 50 farketmez. Yeter ki gelip gitmelere ve acil alınacaklara ki giyim-kuşam diğer şeyler için burada yeteri kadar dernek destek çıkıyor ama İstanbulu bilirsiniz her şey para, yani hem tedavi hem de harcamalar var bu iki sene sürecek..
Görmek veya ziyaret etmek isterseniz lütfen bir uğrayın ve o pırıl pırıl çocuğun nelerle boğuştuğunu görüp Allaha şükredin.
Gazete haberinde her türlü bilgi var yine de ben buraya annesinin telefonunu yazıyorum..
Saliha Kazık 0 539 6710517
linkler
haber1
haber2
Bu arada anne Saliha Hanım Seda Sayan'a bir şekilde ulaşıyor..HavvaNur' u görmeden biz doğuya yardım ediyoruz sizin orası turizm yeri onlar yardım etsin gibi bir yaklaşımla programa çıkarmaya yanaşmıyor..Bu kadar önyargılı olmasını ve eşitsizlik yaşatmasını anlayamıyorum.Demek ki herzaman doğu da olanlar kaybetmiyor.Ne demek istediğimi Havvanur'un resimlerine bakarsanız anlayacaksınız.
not: Bugün Havvanur'un doktoru Antalyaya kongreye geldiğinden dolayı ziyareteleri ertelenmiş.Yine de haberiniz olsun ve cep numarasından onlara herzaman ulaşabilirsiniz.
Cuma, Ocak 11, 2008
Resim burdaki yüksekokulun penceresinden..Çekirdek kampanyası için teşekküre gittiğimiz öğretim görevlisi arkadaşların odasından..Aynı zamanda orman işletmeye ve yurtiçi kargoya da teşekküre gittik o gün.
Yarın temizlik günü, akşama da yemeğe misafirim var..Pazar dinleneceğim artık.
Pazartesi, Ocak 07, 2008
Haftasonu..
bir soğuk oluyor ki sadece klima az geliyor.Bugün de kilimalar büroyu ısıtmadı.Akşam gittiğim gibi şömineyi yakıp hatta elime şarap kadehimi alıp oturacağım :)
Kadifeden kesesi :)) Bu kadife kese bana Ümit Hanımdan hediye..O kadar cin fikirleri var ki bazen şaşıp kalıyorum.Normalde atık cd miz çok oluyor bizim.Hep atarken bunları nasıl kullanabiliriz gibi düşüncelerle dolu olurum ve bir çıkış noktası bulamam.Oysa artık atık cd leri de nasıl değerlendirebileceğimizi biliyorum.Böyle elde dikilmiş keselerin içine düz durmasını sağlayacak şekilde cd konulur ve dikişle tutturulur.Böylece keseler düz zeminde düşmeden içindekilerle dik ve güzel bir duruş sergiler..Hatta atık cdleri değerlendirerek topluma faydalı bir insan olmuş oluruz :)
İçinden neler çıkmadı ki atkılar,şallar,Uzunbey ve Çağıla hediye,Burcuya ,Fhm'ye ve Atahan'a hediye,Nurdan'a atkı, bana hediye, hepimize o ilin meşhur ürününden yapılmış kocaman bir kutu :)) x, hemen açtım telefonu ve Biyonikkediye teşekkür ettim :)) Sözünü tuttuğu gibi -biliyorsunuz bana şal alacağını yazmıştı bir defa :))- birde ailecek hepimize hediyeler göndermişti.Burcununkileri de bana yollamış.Bende fotoğrafını çektim ve beğendiğim bir kısmına :P el koydum :)) (Son kısım biraz abartıdır efendim..)
Burcunun kupaları sevdiğini unutmamış kendileri ve Burcuya kupa boyamış , ben gene kutudan çıkarırken bana kaktüs için kupa boyamış gibi düşünmüştüm :(( Gitti kupa(m) ...
Bu kırmızı şalı hayatım boyunca saklayacağım ve herzaman bu düşünceli arkadaşımı hatırlayacağım..Beni çok şaşırttı ,çünkü adresimi de Çağıl'dan almış uyanık Biyocan..Ben de ilk gördüğümde hem kutuya bakıyorum hem de nerden bulmuş adresimi ona verdiğim kartvizitte eski adresim vardı diye de düşünüyordum..Burcunun adresini istemesinden rahatsız olacağımızı düşünüp hediyeleri de bana göndermiş ama Burcu rahatsız olmayacağını söyledi ..Yine de iyi olmuş,ben veririm artık güzel bir fırsatta :))
Tekrar teşekkür ediyorum Biyonikkedi..Gerçekten bana şal alacağını söylediğini unutmuştum :))
Perşembe, Ocak 03, 2008
çekiliş
Bakıyorum da bazıları kurt olmadan ADAM yemeğe kalkıyor ..Oysa ne gerek var böyle şeylere..Yorumsuz yazayım diyorum ama (aslında yorumum varda neresinden tutsam, nerden başlasam bilemiyorum o kadar vahim yani..) Çok kaba ama oha oldum ..Hangi zamanda kaldı alınan hediye ile dalga geçmek ya..Hala bunlarla mı uğraşıyoruz.Birde bu kişilerin cümlelerinden sevgi ve arkadaşlık kelimelerinden geçilmiyor..Ayıp ya.En dikkatimi çeken de bu oldu ..Kibar kibar dokundurmuş arkadaşlar, bizde anlamadık ..! Hadi hadi hadi hadeeee pardon çok mu kaba oldu...?Not: Yazımı anlamayanlar olmuş olabilir..O zaman ADAM kelimesini tıklayıp Pretty nin bloğundaki 3 ocak "2008" başlıklı yazıyı okuyun lütfen..
Etiketler:
arkadaşlık,
ayıp,
çekiliş,
dalga geçme,
dedikodu
Çarşamba, Ocak 02, 2008
Hamişler için

Bir sürü hamiş blogger var bu sene..Yeni bir sürü fikir edinebilirsiniz diye size rastladığım bir linki göstermek istedim..Bir bakmakta fayda var :)


Salı, Ocak 01, 2008
yeni yıl

2008 in ilk yazısını başka bir blogda rastladığım bir alıntıya ayırıyorum...
" Peki aylaklık yapmak, dizi seyretmek, uyumak varken neden şartlarımı zorluyor, sağlığımı tehdit ediyor, eşimin değimiyle “Boş işler ile uğraşıyorum? Ferhan Şensoy'un Denememeler kitabındaki “Kimin Ki İş?” başlıklı öyküsü ile cevaplamaya çalışayım.Öyküyü kısaca özetlersem: Galata kulesinin dibinde, Galata kulesinin çini mürrekkeple resimlerini çizmekte olan ressamın yanına biri yanaşır. Ressamın çizdiklerini inceledikten sonra, - Gördüğümüz, bildiğimiz Galata kulesini, o kaada çizip bana parayla satıyorsun... Seninki de iş mi kardeşim? der. Bombok oldum der Ressam ve sorar.- Siz ne iş yapıyorsunuz beyefendi?- Avukatım. - Benim yasal hakkım olan, hukuksal durumumu belirlemek üzere, yargıç dosyanın başına oturduğunda, benim ve yargıcın çok iyi bildiği, dava dosyasında yazılı olan şeyleri, bülbül gibi yargıca yineliyorsun. Senin bu zevzekliğin de, genelde yargıcın kararını değiştirmiyor. Avukatlık ücreti olarak benden bok gibi para alıyorsun. Seninki de iş mi kardeşim?Avukat bombok olur. Böyle bakıldığında, kimsenin bir iş yaptığı yok. Herkes birbirinden para tokatlamak için değişik karvizitler bastırmış. Mesai denilen şey, bu paranın peşinde bir koşturmaca. Ortada para olmasa, kimse hiç bir iş yapmaz. Ben gene keyifle, kulenin dibinde oturur resim çizerim, beğenene hediye ederim, der ressam. "
Kim ne ders çıkarırsa çıkarsın , bana ilginç gelen bir hikayeydi işte.Akşam dışardaydık.Samimi bir ortamdı.Yaşlı ama çok içen adamlara gıcık oluyordum zaten ,birilerini istemedim gelsin .Çağırtmadım arkadaşlara..Onlardan kaçtık ya allah başımıza başka birini yolladı.Tek uyuz olduğum nokta o idi..Uzun süredir zevzek biriyle yakın masalarda oturmamıştım.Her gece içen yaşı geçmiş alkoliklere uyuz oluyorum.Şu işi adabıyla yapanlara da saygı duyuyorum.Benim etrafımda böyle tipler çok olmadı da -aslında toplumda çok var! - onun için dayanamıyorum, içmesini bilmeyenler yaklaşmasın lütfen..Ben bu adamı gündüz görsem herhalde konuşmam,bütün nefretim kabardı , gerçi ilk defa akşam gördüm..bir daha da görmek istemem.Bir ara masadaki küçük rakı şişesini kafasına geçirmek istedim aslında ama iyi ki yapmamışım.Aramızda Uzunbey vardı ve en gıcık olduğum davranışlardan biri de tanımadığım insanların böyle özel gecelerde aramıza katılması.Bana mı sordunuz oturturken ya özel bir şey konuşamazsın, zaten tip kaymış,bunu gördükçe keyfim kaçtı..Kalkamadıkta ama onun yüzünden Uzunbey le bile konuşamadım pek.Çünkü ona doğru dönünce zevzek görüş alanıma giriyordu da..Neyse şimdi aklıma getirip sinir olmayayım..
2.30 da geldik ve yattık.Ev çok yakındı gittiğimiz yere..Zaten Çalış ta oturmayı bunun için seviyorum.10 dakikada denize ya da eğlenceye gidebiliyorsun.Keyfim yerinde olsaydı bir de deniz kenarında oturup Çağılla ve Uzunbeyle bira içmek isterdim ya da kahve..Hatta Çağıl'ı götürüp nasıl devam edilir göstermek ama seneye artık.
Bugün 11.30 da kalktık.Kahvaltı ettik ve dinleniyoruz sabahtan beri.Erkekler saç kestirmeye gittiler..
Ben de gidip yemek hazırlayayım aslında..
Cumartesi, Aralık 29, 2007
Cuma, Aralık 28, 2007
Bayram Gezmesi..2
Koçtaşı gezip yolumuzu İkea ya çevirdik.İkea Bayrampaşa da açılmış ve biz gitmezsek olmaz biliyorsunuz...
Şimdi neresi olduğunu hatırlayamayacağım ama gündüz yolumuz hep böyle deniz kenarında ki yazlıkları seyretmekle geçti.
Gece Şehremini dolayları, arabadan çekim..
Floryada görümcemde uçak sesleri boldu :)
Yenibosna Tansaş..Çadırın hemen karşısı..
Çorlu dolmuşları, Yenibosna üstgeçidinin hemen yanından kalkıyor..Otobüsler Tem den gittiğinden bu yöntem bulunmuş, bayağı da iyi olmuş :)
İkeaya giderken Aksaraydan yolu kaçırdık..-Biz yani düşünün o bölgede çocukluğumuz geçmiş ama bu sefer çok değişmişti yollar, - neyse Eyüp' ten döndük tabii..Ben arabada şak şak resim çekiyorum :))
Edirnekapı Surlarının devamı..
Bu da dönüşten önce ,bekliyoruz..
O gün İkea ya gittik ama yolu bulmak için dörtgöz etrafa baktık, zor girdik,doğru dürüst bir tabela yok, tamamen alışkanlıkla yolu bulduk..Çok kalabalıktı ama alışveriş yaptık.Bir sürü ayrıntı aldık,bizim arabaya yükledik,kayınvalidemlare uğrayıp eve geçtik akşama..Yine görümcemlerde geceyi geçirdik ama eve giderken Florya da Flyinn diye bir yer var ona uğradık..Bu sefer de giyim alışverişi yaptık ve eve döndük.Sabah çok erken saatte kimseyi uyandırmadan kalkıp yola çıktık.Bu sefer afyon üstünden yayla yolundan geldik.Her ne kadar müzik dinleyip sohbet etsekte yolda canımız sıkıldı bozkırlardan..Etrafta hiç bir şey yok.Dönüş hele Afyondan sonra oldukça kalabalıktı, E-5 gibiydi..Afyona kadar Uzunbey sonra ben kullandım.Antalya ayrımı olan Burdur'a kadar 34 ve 06 lar yolda çoğunluktaydı..Hepsi bayrama gitmiş anlaşılan :)) Sonra yol sakinleşti, biz Fethiye yoluna saptık, ilk defa Fethiye plakalarını da görmeye başladık tek tük.En ilginç rastlantı,kayınvalidem şehrin göbeğinde oturduğundan çok zor araba park yeri bulduk.Eve çok yakındı ama neyse park ettik ki öndeki arabaya baktık 48 plaka ve Fethiye den..Onu harflerden ve plakasındaki satış ve bakımyeri adresinden anladık.Giderken sileceklerine Çalış broşürlerinden bir tane sıkıştırdım :) ) Adam dumur olmuştur gördüğünde :P
Yılbaşı çekilişinde ben TONTONTOMBO yu çekmiştim.Ona gönderdiklerimi yayınlamış ..Bir de Fethiye kitabı göndermiştim ama resimde yok.Aslında kültablası kullanmadığımdan göndermeyi sevmiyorum ama kış ya doğru düzgün üstünde Fethiye yazan birşey bulamadım..Gümüş küpelerin aynısı bende de var ve çok severek kullanıyorum.Umarım beğenmiştir..(mumun üstünde) Kartpostal benim firmam değil ama elimde bir sürü olduğundan değişik yerleri gösterdiğinden bunu gönderdim.İyi seneler diliyorum tekrar..Bloglardaki tüm arkadaşlara..
Akşam üstü beş civarı Fethiyedeydik.Dinlendik,yemek yedik ve yattık.Yüzümüzde sevdiklerini görmenin mutluluğuyla yorgun ama rahat bir şekilde de bayramı bitirdik.Bu yolculuk sırasında arkada devamlı uyuyan Çağıl efendi de :)) babasının ara ara bana yaptığı esprilere yola bak,annemi rahat bırak gibi tavırlarla uyuyarak gitti geldi arabada..Büyüsün de o da kullanacak sonra üç şöför heryere gideceğiz kısmetse :))
... ... ....
Yılbaşı çekilişinde ben TONTONTOMBO yu çekmiştim.Ona gönderdiklerimi yayınlamış ..Bir de Fethiye kitabı göndermiştim ama resimde yok.Aslında kültablası kullanmadığımdan göndermeyi sevmiyorum ama kış ya doğru düzgün üstünde Fethiye yazan birşey bulamadım..Gümüş küpelerin aynısı bende de var ve çok severek kullanıyorum.Umarım beğenmiştir..(mumun üstünde) Kartpostal benim firmam değil ama elimde bir sürü olduğundan değişik yerleri gösterdiğinden bunu gönderdim.İyi seneler diliyorum tekrar..Bloglardaki tüm arkadaşlara..Bu arada geçtiğimiz akşam Nurdan'da yemekteydik.Çay kesmedi Nurdan'ı mutlaka yemeğe gel dedi.Aman tanrım öyle güzel yemeler yapmıştı ki eşinden utandığımdan fotoğraflayamadım :))
Gerçi Biyo endişelenme , senin için de yedim ben ama hem tatlı,hem de yemekler nefisti..Bir kere burada restaurantta bile öyle güzel bir yemek yemedim ben..Çok güzeldi.Bir de üstüne çok güzel sohbetler edince gece nefis geçti.Ben de ocak sonuna doğru onları eve şömine keyfine çağıracağım :)
İstanbul gezisinin devamını yazmadan araya bir başka yazı sıkıştırmak zorunda kaldım.Sebebi bugün gelen yılbaşı çekilişi hediyem.Evet bana bugün kargodan çok güzel bir hediye çıktı.Azimli' nin yaptığı yılbaşı hediye çekilişinde beni çeken Yeşim bana Paşmina yollamış.Teşekkürler Yeşim :))Diğer resimler ise Karaağaç ve Alınca resimleri..Bayram öncesi Uzunbey'le gitmiştik Karaağaca..Hava çok güzeldi.Havanın ne kadar açık olduğu zaten resimden de belli değil mi..?
Bana çekilişte çıkan ve hediye yolladığım kişiyi yazmıyorum ..Eline geçmeden deşifre olsun istemediğim için tabi kii.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

