Pazar, Kasım 08, 2009


Birmilyonkalem: Altına İmzamı Atarım

Ulu önderi anmadığım tek gün yok bu aralar.Gerek uygulanan yeni anlayışlar gerek etrafta insanlarda gördüğüm değişiklik beni sık sık ülke için söylediklerini tekrar hatırlamaya ve okumaya yöneltiyor. Her ruhum daraldığında ona ait kitaplar okuyup ülkenin gidişatını seneler önceden nasıl anladığını ve neler yaşayacağımıza dair ışık tuttuğunu görünce içim rahatlıyor. .
Bu yüzden imzalamaya geç kaldığım bu kampanyayı sizlerle paylaşıyorum.

Cuma, Kasım 06, 2009

Geçtiğimiz haftanın en güzel manzarası bu manzaraydı diyebilirim. Burası Karaağaç yolu. O gün hava da çok güzeldi ve hem gezdik hem işimizi hallettik. Günlerden salı aylardan kasım :)
Denizde görülen ilk ada St. Nicholas Adası yani Gemiler koyundaki ada. Yeşillikler içindeki mahallede Kirme. Karaağaç'a bağlı bir mahalle.
Bugünlerde niye yazmıyorum diye sordu bana Zen, aslında yazmak istedim ama yazamadım. Bir şeyde yapmadım. Bu hafta artık soğuk havalara geçiş yapmış bir Akdenizli olarak yazıyorum. Geçen hafta utanmasak denizdeydik bu hafta kalın hırkalarımızı ve şemsiyelerimizi çıkardık.

Klima çalışmaya başladı akşamları evde. Uzunbey hasta gibi.. ama hasta olup evde kalacak lüksü yok. Pazara kadar olmaz yani.. Cumartesi belki bir hastalık geçirmiş birine akülü araba almak için kahvaltı yapılacak oraya gidebilirim.. Kaleparkta ama zamanından emin değilim..

Bugün Zen'de aylık bakımdaydım, hiç bitmesin istedim.. Gelecek hafta da masaja gitmek istiyorum.

Bu mantarlar Karaağaç yolundaydı, gidince bir köylüye sordum ama mantarları pek tanımıyor. Yalnız hayvanlar yiyiyor onları dedi, malumatım bu kadar.

Bu da araba yolumuz.. Yeni açıldı da bu yüzden geçen hafta gidilecekti ama yağmur yağınca iptal edildi görüşme. Bu yeni yol Fethiye-Ölüdeniz- Kirme -Karaağaç-Alınca yolu.. Ölüdeniz Faralya arasında yol ayrımı var ve yol Kirme'ye gelmeden böyle toprak yol haline geçiyor. Yukarıdaki manzara da en yüksek yerlerden.. Sonra dağın içinden öbür tarafına geçip yavaş yavaş iniyorsun.. Yine de deniz kenarına değil.Çünkü denizin kenarı Kabak Koyu. Karaağaç ve Alınca Kabak Koyunun üstü oluyor.
Resimde görülen Faralya yolu, biraz dikkatli bakarsanız da yolun üstünde gördüğünüz yer Faralya (Uzunyurt).

Arabadan çekilmiş bir poz, Lykia World. Onun arkası Kıdrak Plajı arkası da Belceğiz -Ölüdeniz..



Bu sefer ters istikametten yine arabadan çekilmiş Kıdrak Plajı.

Uzun süredir bahçe resimleri yoktu. Benim bahçeden Hanımeli..

Bunlar sukulentler.. Öndeki çiçek olanının adını ezberleyemedim bir türlü, diğeri Aşkın Gözyaşı.. Döküldüğü yerde çoğalıyor da ondan.

Evin ön tarafında bu pembiş pembiş açmış çiçekli bitki Ağaç Gülü,yol hatmisi de deniyor... Arka bahçe de var ama zamansız budadıklarından kötü durumda. Normalde bu ağaç budanmıyor.

Çiçekler böyle pembenin her tonunda.. Buruşturulmuş kağıt mendiller gibi. İlk geldiğimden beri sevdiğim bir bitki bu.
Her fırsatta kendimizi dışarı ve denize atıyoruz ya bu da onlardan birisi..Uzunbey bizi mangal yapmaya götürdü Kargı plajına..Kimseler yoktu, hava da çok güzeldi. Mangalı yapıp döndük eve..


Çağıl' la Ares kumda koşup durdular..

Geçen hafta gittiğimiz Cumhuriyet Pikniği.. Çocuklar top oynarken Ares'te tüm topları kovaladı durdu.

Çuval yarışı yaptılar, ip atladık ben atlamadım ama ben çevirdim :) Ne de olsa onlar erkek ip çevirmeyi bilmiyorlar..
Çok eğlenceliydi sık sık biraraya gelmeye karar verdik..
O sabah yapılan poğaçalar, bunlar Çağıl'ın, sosisli tart pikniğe gitti :) O pikniğe gelmediğinden ona yarı pişirdim. En sevdiklerinden..

Bazı sabahlar ya da gün içindeki yürüyüşlerde yürüdüğümüz Şat. Bu gördüğünüz yolun ucundan eskiden gemiler maden yüklermiş..

Şat'tan Şovalye adası çok yakın..

Bu tarafta Koca Çalış dediğimiz bölgeye uzanan sahil yolu..Çalış plajı bu görünen kısım yani.

Burası eski 1881 yeni Mutlu Restaurant .. Bir ara servislerinden şikayet ettiğimiz için uğramıyorduk, yeni düzende dile getirince illa gelin deneyin denildi bizde bir pazar sabahı gittik. Denemeye gittiğimi de söyledim :) Görüntüler oradan.. Kişi başı 12.5 lira.

Koca Çalışta .

Hep başkalarının yaptıklarını koyuyorum. Çünkü eskisi kadar bol vaktim olmuyor birşeyler yapmaya.. Gerçi ben başkalarının yaptıklarını seyretmeyi de seviyorum. Yetenekli insanlar hoşuma gidiyor. Bunu ise sandıktan çıkardım. Eskiden kurslara giderdim, kumaş boyama kursunda yaptığım seccade. Kullanmadım, Çağıl'ın çeyizinde :) Kat izi olmuş,aynen çektim ,ütüye zaman bulamadan tekrar yerlerine koydum da..


Modelini kendim tasarladım.. Eski bir kaftandan motif çıkarıp seccadeye uyarladım. Saten kumaş üstüne kabartma boya.

Bu benim bebek arabamın örtüsü.. Resmini bulursam arabanın resmini de paylaşacağım.. Annem yapmış,dikmiş ve işlemiş. Saten altı dolgulu ve kenarları beyaz tül fırfırlı.

Bu da karyola örtüm..Her tarafı işli ama diğer resimler titrek çıktığından koyamadım.. Bebek odası mobilyalarım beyazdı, beş altı yaşına kadar o yatak odası takımı kullanmıştım, hatırlıyorum.. :)

Bu da annemin ben küçükken çeyizim için yaptığı masa örtüsü..O zamanlar bu tarz örtüler çok modaydı..Bunu ben yedi yaşındayken yapmıştı. Her gün kullanmaya kıyamadığımdan hala öyle yeni gibi durur, bu evde ki oturma grubum aynı tonda olduğundan iyi ki öyle kullanmışım diyorum.Masaya serdiğimde çok hoş duruyorlar çünkü..

Bugün Back to black' le buluşacağız. Daha doğrusu onu ziyarete gideceğim.. Geçen çarşamba 2. el pazarında oturup kararlaştırdık..
İstanbul için bilet ayırttım.. Kısmet olursa bayramdan önce ben gideceğim, Çağıl arife günü gelecek, beraber pazar günü dönmüş olacağız.. Uzunbey Ares'le evde kalmaya karar verdi..Pazara döneceğimizden son iki gün beraber olacağız ..
Günler sakin geçiyor, belki böylesi daha iyi bu ara yoğun tempoda yaşamak istemiyorum.
Arada blogda eski yazılarımda linkleri verdiğim şarkıları dinliyorum, bazen sırayla bazen aklıma eseni.. ama şu aralar buna takıldım kaldım.. Çok dinleyemiyorum ama mırıldanıp söylemeyi seviyorum :)

Cumartesi, Ekim 31, 2009

Yüreğimdesin..

Bahar Karları beni mimledi..Bazı mimlere bazen zaman bulamıyorum..Bunu da zaman geçmeden cevaplayayım istedim..

Bloguna neden bu ismi verdin?

Bloğu sanılanın aksine ben açmadım , dolayısıyla ismi de ben vermedim. Bloğu kızkardeşim Mutfakcamı zorla açtı bana hatta bir kere yazmadım kapandı, ikinciye küserim yazmazsan diye beni tehdit edince yazmak zorunda kaldım. O bile bu kadar yazmaya meraklı olabileceğimi bilmiyordu :) bu kasımda beşinci seneye gireceğim ..Yani buralarda olmam onun suçu :)


Asortik Krep ismim şehirli olmamdan ileri geliyormuş, yani ben Asortik bir şehir kızı Krep Hanım, o Trakyadan Akıtma Hanım'mış..Bir yazısında öyle yazmıştı, öyle kaldı. Linklerde biraz tuhaf gözüküyor ama Asortik Krep herkesin anladığı anlamda sosyetik anlamında değilde biraz keyifçi bir yanım olduğundan takılmış bir isim. Boğa burcu olup keyfe ve kaliteye düşkünsem benim günahım ne ..? Değil mi ama..? :)


Bloguna yazarken star tribiyle olmazsa olmaz dediğin şeyler var mı?

Belli bir yoğunluğun içinde yazdığımdan daha sakin ve kafamı toplayabildiğim zamanlarda yazmayı seviyorum.Bu da geceleri oluyor ama her şartta ve büroda iş zamanı da yazı yazdım.



En son satın aldığın garip şey nedir?

Genelde satın aldığım çoğu şey başkalarına garip gelir :) Çok takmam böyle şeyleri.Beğendiysem alırım, fiyatı ikinci planda kalır.Alamazsam da aklım onda kalır, kolay kolay bir şey beğenemem bir daha.. Huysuzlanarak yüzüm düşer.

Şeker gibi olduğun anlar?

Beklediğim bir haber almışsam :)
Sevdiklerimle telefonda konuştuktan sonra :)
Denizkenarında dalgaları seyrederken :)
Bahçede ya da balkonda çiçeklerle ve kaktüslerle :)

Oğluşlarla beraberken :)

Arkadaşım, artık sormayın dediğin şeyler?


Yoğunluğun azaldı mı..?

(Hayır hep aynı,benim yoğunluğum hiç azalmaz, her mevsim aynı.)

Aynaya bakınca gördüğün?

Gülen bir yüz :) Her sabah önce kendime gülümserim, sonra da başkalarına..


Kendini okutan blog dediğin?

Samimi duygularla yazılanıdır..Bu da kelimelerden belli olur.


Bu blog sahibi-sahibesiyle karşılaşabileceğin yerler?


Deniz kenarında, yemekte, etkinliklerde,2. el pazarlarda, Fethiye'de her an her yerde :)


Peki ben kimleri mimliyorum?
Link vermeye başladım ki beni durdurmak mümkün değil..ama bu sefer genellikle eskilerden seçtim, sonra da bir yerde duramamak gibi bir sıkıntım oldu ama diğerleri de bir başka sefere.. Zaten 260 küsür linkim var,hangi birini seçeyim ..
Enne'yi,
Feyza'yı,
Yonca'yı,
Tütü'yü,
Mine'yi,
Akvaryum'u,
Mutfakcamı'nı,
Gülen'i,
Minimalisti.. mimliyorum..

Bir kaç gündür evdeyim..Havalarımız da bozdu. Yağmurdan ceketsiz ya da yağmurluksuz pek çıkmıyoruz ama yine de daha hava ılık. Bazı sabahlar ya da ilk fırsat bulduğumuzda deniz kıyısına gidiyoruz. Cuma günü Ares denize girdi ve üşüttü sanırım..

Evde biraz dinlenmeye çalıştım bende.Evde kalmayı da özlemişim.Bugün sadece dışarı yemeğe gittik beraber.Cumartesi akşamlarını da evde seviyorum çünkü bütün polisiyeler CNBCE de o gece ardarda çıkıyor.Uyuyana kadar seyrediyorum.
Bu aralar tadım yok, çünkü Çağıl'la İstanbul'u çok özledik.Planlar yapmaya başladık aslında. Bir fırsat bulursak bayramda gitmeyi düşünüyoruz..Uzunbeyin gelip gelmeyeceği belli değil daha doğrusu daha kararlar belli değil.Çağıl'da annemleri özlediğinden beraber gitmek istiyoruz ama dershane olayları önümüzü tıkıyor..Okulu saymıyorum bile.

Geçen yaz Onur Akın Kayaköy'de çok güzel bir şarkıya klip çekti, şarkısı yüreğimdesin :)

Not. "Bu kalp seni unutur mu..?" adlı diziyi izliyormusunuz..? İzleyin bence. Çemberimde gül oya tadında bir dizi. Salı günleri saat 20.00 de.

Perşembe, Ekim 29, 2009

Cumhuriyet sadece ona sahip çıkanların..İhanet edenlerin değil.

O gün Kemal Kılıçdaroğlu Cumhuriyet Paneli oldukça kalabalıktı. Geçen sefer Erdal Sarızeybek'te dışarıdan izlemek zorunda kalınca biraz erken gidelim dedik. Fevzi de bizimle geldi. Önce onun işyeri önüne arabayı parkedip beraber Fethiye Kültür Merkezine geldik. Alt salonda arkalarda yer bulabildik ancak. Kemal Kılıçdaroğlu hiç de ekranlarda görüldüğü gibi değil.Yani alışık olduğumuz politikacılar gibi değil, gayet aklı başında ve güzel konuşuyor.Sessiz gözüküyor ya sessiz bir adam da değil.. Sanırım show yapanlara alışık olduğumuzdan ekranda bize sessiz ve uyumlu gelmişti.Oysa hitabet yeteneği var ve taşı da istediği zaman gediğine koymayı biliyor.Yani lider olabilecek kadar yetenekli,belli bir zümreyi peşinden koşturabilecek kadar da etkileyici. Oldukça kalabalıktı, çıkışta dışarıda kokteyl vardı ama biz kalamadık.
Dışarı çıktığımızda sergi salonunda o gün açılan bir sergiyede denk gelince bir çırpıda geziverdik.



Günlerdir yazmak istiyorum aslında. Yazamadım. Hem resimleri ayarlayamadım hem de bir türlü konsantre olamadım. Oysa pazartesi ve bugün evdeydim. Pazartesi hiç bilgisayar açamadım. Tüm gün ev düzeni ile uğraştım. Bitmedi, çabuk bitmiyor artık ya da ben eskisi gibi iş yapamıyorum. Dikkatim dağılıyor ya da sık yorulup mola veriyorum. Molalar bilgisayarda son bulabiliyor. Evde işler de kolay bitmiyor aslında. Balkonlar,bahçe, yemek derken akşamı ediyorum. Bugün de evdeydim, biraz kolayladım ama bitmedi. Üç gündür hava bozdu artık, ara ara hava serinliyor ve üstümüze bir şey giymeden dışarı çıkamıyoruz.Hatta 2 gündür bir yağmur ki sormayın..Bugün mesela bizim köyde bir işimiz vardı ama yağmurdan ertelenmiş. Telefon geldi gelmeyin diye..
Bu iki güzellik ne zamandır sıra bekliyor görücüye çıkmak için..Annem örüp getirmişti, en sonunda çekip koyabildim bloğa.. Büyük ve güzel bir koleksiyonum oluyor galiba..Hele annemin ördüklerini kıyamıyorum kullanmaya..
Geçen haftaki motorcros yarışlarından görüntüler. Çok kalabalıktı , hava da çok güzeldi. Bu pist yeni yapıldı.Konserlerde güzel geçmiş duyduğum kadarıyla..
Ortalık toz duman oluyordu motorlar geçerken..

Yarış motorları..

Sahanın yanında bakım üniteleri vardı değişik markaların..

Havada atlamaları çok etkileyici.. Br ara üç tanesi havadaydı.
Burası Muğla-Antalya çevreyolu, Fethiye Esenköy yanı. E-5 gibiydi :) yarışlar boyunca.

Çok yakında olunca tozlanmamak mümkün değil.Uzaktan da bu kadar keyifli olmuyor.

Bazıları çekirdek çitleyip seyrederken arada bizim gibi gezerek izleyenlerde mevcuttu..
Biz bir tur atıp çıktık, o haftasonu hastaydım ya, pek keyfim yoktu.

Motorcros pisti..

Bu da pistin planı..

Biraz da Çalış Karnavalı 2. el pazarı görüntüleri.. O gün sabahtan pazar öğleden sonra motorcros yarışlarına gittik. Havaoyunlarına kalabalıktan ve saatini kaçırdığımızdan izleyemedik bu sene.Ben Türk Yıldızlarını ancak yoldan izleyebildim. Sonra da yoldan dönmüştük ,yazmıştım.

Çalışta üçüncü senesini yapacağımız karnavalın 2. el pazarı oldukça yoğun geçiyor. Kocaman bir otoparkı doldurup yanındaki sokağı da resmen dolduruyoruz.Bu hafta da oldukça kalabalıktı.


Burası da pazarın girişi..

Bu pazarlarda sadece 2. el eşyalar yok.Ev yapımı İngiliz tarzı yiyecekler ve turşular,soslar da yapılıp satılıyor.


Pazardan genel görüntü..

Bu hanım hem telefonla konuştu hem de bana poz verdi :) Çoğu beni tanıyor artık, her hafta komite için resim çekiyorum çünkü.
Bunu beğenmiştim ama almayı unutup çıktım, yaşlanıyorum mu ne :P

Yeni takvimlerimiz bunlar. Takvimlere sponsor bulduk, bastırdık..Sonra onları karnaval yararına satıyoruz beş liradan.. Böyle etkinliklerle tüm kış boyunca geçen sene 24 bin daha önceki sene de 23 bin lira para topladık. Sonra toplanan bu paralarla Patlangıçta okul yurdunun bahçesine oyun grupları aldık,izcilere çadır aldık, belediyeye başvurup burs alamamış çocuklardan 10 tanesine burs sağladık.. Bunun gibi desteğe ihtiyacı olan ama yardım alamamış dernekler dahil ihtiyacı olana komitede oybirliğiyle karar verip yardım ediyoruz.

Komitenin bir kısmı.. Ana grup diyebiliriz aslında.Resmi ben çekince grup eksik oldu ama bu sene daha kalabalığız aslında.. İskoçlar ve İngilizler bu grup.. Alman bir ailemizde var komitede.. Hilkat Hanım var (Pera Organizasyon)bir de ana sponsorlardan ve Dilek Hanım Fetav müdürü.. İki senedir Mete Bey var yine Türklerden..
Bu sene yeni katılan Türklerde var ama onlar daha acemiler bu konuda..

Pazaryerinin dışarıdan görüntüsü..

Çatalarık İlköğretim okulunu anaokulunun yeni düzenlenen sınıfı Çalış Karnavalından elde edilen gelirle yapıldı.
Geçen hafta orayı ziyaret edip alınanları gördük hep beraber..Beyazlı bey Peter , komite başkanımız.Kendi ülkesinde de (İskoçya) öğretmenmiş.. İyi bir başkandır, severiz kendilerini..

Bu gömleğim eski aslında,çok severek giydim zamanında. Daha yeniyken bir gün önü leke olmuş,çok üzülmüştüm.. Annemde ben senin için bir şeyler yaparım ver onu bana dedi.. Kırkyama kursunda üstüne kırkyama yapmış hatta kursun sergisinin olduğu gün giymiş.Bu gelişte bana getirdi.. Ben bayıldım..

Fikri mühimden gelen hediye paketim..Bebek diş fırçası ve macunu bu hafta Elçin'in bloğu için hazırladığım hasta destek kargosuna gidecek.. Küçük bir paket ama daha çok kitap ve yap boz ağırlıklı oldu. Kitapları pazartesi alıp göndereceğim..
Yarın Fethiye Yetiştirme yurdu ile Mavikuşlar Üzümlü'de Avcı Kulubesi adlı yerde Cumhuriyet Pikniği yapacağız.. Yarın erken kalkıp sosisli tart yapacağım.. Resmi tatil olduğundan Çağıl da bizimle gelebilir sanırım..
İyiyim, yani evde yeni düzenlemeler yaptım. Yoruldum ama evde çalışmayı özlemişim..
Saat geç oldu ama hala uykum gelmedi... Asi gece kuşu olmayı özledim galiba.. :) Bir zamanlar gece hiç uykum gelmezdi allahtan uzun süredir düzenim bozulmadı.. Erken kalkmak bir kenara ama geceleri uyumamayı seviyorum aslında..Geceler benim. Kendimi geceleri daha rahat hissediyorum.
Bu saatte yemekteyizin gece yayınları var. Ankaradalar, kalede çekim yapmışlar. Çok hoştu, Ankara Kalesi ilk gezeceğim yerlerden sanırım..Eğer bir gün gidersem :)


Not: Bu hafta Devin'le görüştüm..İyi gözüküyordu,bilgisayarı bozuk bu yüzden yazamıyormuş.