Çalış Plajı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çalış Plajı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Aralık 04, 2014

Baktım gülüşünden güzel şiir olur. Sevdim gitti... *

Geçen hafta resimleri koyup yazıyı yazmamışım.Araya öğretmenler günü de girince kalmış.Bu gece yeni yazı yazmak için açınca gördüm.Havalar serinledi tabii ki ama güzel günler yaşadık.Geçen hafta denize giren arkadaşlarım vardı. Biz bu resimleri çektiğimiz haftasonu piknikteydik. Burası benim en sevdiğim koy,Kıdrak Koyu. Milli parklara ait ,ücretle girilen yerlerden.


O güneşli günler biraz eskide kaldı,şimdi hava güzel olsa da güneş gittiği gibi soğuyor ve artık rahat denize girilmez,üşürüz :) Ölüdenizin içinde belki...

Deniz tarafından bakınca Babadağ böyle gözüküyor.
Tokat Mangalı yaptı Ümit Hanım, bir arkadaşlarında görmüş,çok beğenmişler,internetten sipariş verdi, aldı.O pazar kalabalık şekilde hep beraber nefis bir piknik yaptık,tadı damağımızda kaldı ama yoğunluktan bir daha piknik yapamadık.O gün onlar denize de girdi.

Ares ve Ateş'te bizimleydi. Fotoğraflar kartpostal gibi ama gerçekten o koy bu şekilde gözüküyor...

Neler yaşadık, neler geçirdik bu hafta... Uzun uzun yazamayacağım, kısaca yine yoğunlaşacağımdan not düşmek istedim.
Dün 2. el pazarında Mavikuş standındaydım. Pazar iyi geçti, bugün büroda ve dışarıda işlerim var. Cuma günü hem temizlik günümüz hem de İstanbuldan Uzunbey'in arkadaşları gelecek bize, yatılı misafirim var haftasonu. Pazartesiye kadar doluyum.Pazar günü Çalış'ın xmas pazarı var,umarım yağmurlu olmaz hava...  -Yağmurlu gözüküyor ama..




Bahçedeki güllerden...
Bu doğadan toplanıp yenen bir bitki ama ismini hatırlayamadım..Asiye topladı ve anlattı aslında.



Ateş çok büyüdü, dört aylık oldu ama Ares'ten huyu ve suyu farklı olduğu için yemeğe çok düşkün, ne bulursa mideye indiriyor.Bazen kedilerin mamasını bile yiyor.Sanırım Ares'ten iri olacak.Evde de uslanmaya başladı, tuvalet alışkanlığı tamam, bir heyecanlanınca atlamaları kaldı, zamanla sanırım azalacak.Gerekirse havlıyor yalnız, Ares havlamadığından o huyu da değişik.Yani yabancı ya da tanıdık birini görsün,Uzunbey eve gelsin, canı sıkılsın, bir şey duysun,görsün havlıyor.Ateş'ten çok güzel bekçi köpeği olur. Yine de Ares'e göre yaramaz bir köpek.Evde gece başıboş bulduğu her şeye zarar verebilir,çok ortalarda ve alçaklarda bırakmamak lazım. İkisini gezdirirken de sorun yaşıyoruz, daha doğrusu her zaman Ares'e pek rahat vermiyor.Bir tek yatarken o salonda Ponçikle yatıyor. Ares yatak odasında. Erik bazen dışarıda bazen içeride.Ponçik şimdilik evde,sonra kediler dışarı çıkacak,büyüyünce.Birde Ateş Ponçik' e annelik yapıyor, evet erkek köpek ama geceleri Ponçik Ateş'in üzerinde,sarmaş dolaş yatıyorlar.Bende poz poz resimlerini çekip instagram ve facebook a koyuyorum.
Ponçik sokakta ve çok küçükken  bulunduğu için hiç anne görmedi... Bana geldiğinde bir aydan küçüktü sanırım.Ateş ve diğerleri ona annelik yapıyorlar ama hepsi erkekler :))  Her gece bizde durumlar böyle.

Ateş,  tam bir çocuk,kıskanç,hareketli, hiç büyümeyecek gibi..

Ares ve Ateş..

Ateş..
Ares..

Erik..
Erik..
Ponçik ve Erik.. Buraya yazamadım ama ilk fırsatta hep yazmak istediğim Ponçik'in ilk günler fazla hırpalanınca ölü numarası yapması :)) Kaç kere yanına gidip yaşıyor mu diye baktım hatırlamıyorum. Akıllı kendini sıkıştıran olursa hemen ölü numarası yapıp uyuyor.Yanına gittiğini görünce canlanıyor.Denk getirip videoya alsam,onu öyle görünce korkularım dahil yaşadıklarımızı çeksem inanın çok komik olurdu.Bu yazının resimleri eskiden olduğundan bu kadar yazıp, ara veriyorum.Diğer yazımda Nutuk  Okuma Atölyemizden, 2. el pazarında stand açan arkadaşım Oğlak Kızlarından Çiğdemden ve diğerlerinden bahsedeceğim.
Birde Kızkardeşim Mutfakcamı Burcu'nun eşi düşüp bacağını kırdı, bugün (4 aralık) ameliyat olacak, bu yüzden 2 gündür hastanede sıra bekliyorlar, aklım onlarda,kalbimde...

İyi haberlerle tekrar görüşmek üzere..
*Başlık :C. Süreya

Pazartesi, Aralık 10, 2012

Umulmadık bir gün olabilir bugün.. Bir çay söyle yağmurların kokusunda.*


Dün yılbaşı pazarı- xmas market vardı Çalış Plajında. O kadar güzel standlar vardı ki hepsini koymak adına link veriyorum.Bu seçtiklerim size yön göstermesi açısından elinizin altında olsun dedim :)
Aslında önce cumartesi Antalya gezisini yazmaktı niyetim ama yılbaşı hediyeleri için ne kadar erken yayımlarsam daha iyi olur diye düşündüm. Buyrun Çalış Karnavalı Yılbaşı pazarına...

-Çok yağmur yağdı ama çok da kalabalıktı.Yağmur olmasa sanırım gelen sayısı rekor kırılan bir etkinlik olurdu.

 etaminler
 Taş boyamalar


 örgü
dikiş...

 keçeler..
 Noel Baba..


Xmas pazar- Yılbaşı Pazarı  Geri kalanlar linkte. :))  

(Linki yeniledim,artık ulaşabilirsiniz.)

*C.Süreya.

Salı, Haziran 19, 2012

Kimselere anlatamadım, kendime bile. Ola ki ağzımdan kaçırır, bir daha tutamam seni. *


Kabak Koyu Olive Gardendaydık geçen hafta.Koca bir hafta ordan oraya gezmekle geçti,yarı iş yarı gezmek diyelim.Bizim işlerde gezmeyi sevmezseniz ve keyif alacak bir yön bulamazsanız eziyet gibi gelir.Sıcaklar bastırdı, günde 3-4 defa içeri dışarı çıktığımızdan bazen sersemliyoruz, büroda hele öğleden sonra klimasız çalışmak mümkün değil.

Geçen cumartesi - pazarda sergimizi yaptık.Fotoğraflar ortaya karışık,yorumlar altta.

Paul Hope un yürüyüş ve kuş gözlem  kitabı. Bu yöreler ve bu konular hakkında tek kitap,İngilizce :)) 


Çalış Plajında Çalış Karnavalı zamanı küçük bir mola.


Bu modelleri çok sevdim.Konuşmaya dalıp almamışım.Göcekten bir beydi, kendi yapıyormuş.

Fethiye'de son çıkan kültürel  rehber kitaplar.Türkçe -İngilizce yeni çıktı.Bu yörede gezmek isteyenler için.
Yeni hediyelerimden, renklerini ben seçtim.Degrade pembe .Benim için örüldü.
Bu da annemden geçtiğimiz bir yaş günü hediyesiydi,ilk defa kullanıyorum. Kıyamamıştım daha önce kullanmaya, ama bu sehpaya çok yakıştı.
Gülderende arkadaşlarla bir akşamüstü molası..
Gülderen İngilizce bir gazetede köşe yazıları yazıyor aynı zamanda.Bahçe ve yemek üzerine.İngilizce yazıları  kendi yazar,aynı zamanda Fransızca bilir, dert ortağımdır,çok bunalınca kahve içmeye giderim ve benim uzaktan akrabam gibidir kendileri . Bu aralar çok sık uğramadığımdan şikayet eder ama diyelim ki onu aradım ve cevap vermedi, merak ettiğimden izini bir saat içinde bulurum Fethiyede , ohh ne ala, hem uğramaz hem de merak eder diye bana sataşır, ondan çekinir, akıl danışır  ve onu çok severim,bütün arkadaşlarımda bilir.
Bunu bir doğum gününde ben hediye etmiştim,saksıyı alıp kendi çiçeklerimden kokteyl yaptım ona, bahçeyle arası iyi olduğundan çiçeklerde coşmuş.

Bu çiçeğin adını bilemedik..



Olive garden-kabak koyu

Yemeklerini ayrıca seviyoruz ve genellikle yemek yemek ve dinlenmek için gidiyoruz.
Arkada görülen dağlar Likya Yolu üzeri, Karaağaç ve Alınca tarafları.

kabak koyu
Çok hoş bir mağaza açılışındaydık, Senin Home.
Country yemek takımları ve mutfak eşyaları ve dekorasyonları da mevcut.Fatoşla favori mekanlarımızdan,
Her ayın ilk çarşambası 2. el pazarı.Bu etamin tablo ve yağlı boya tablo pazardan.
Yöresel çocuk taşıma, ilk gördüğümde çocuğun bacaklarına kan gitmez diye düşünmedim değil, oysa yöre insanı çocuğu bu şekilde bütün gün taşıdığı gibi,tarlada da bu şekilde çalışıyor.
2. el pazarından..

Büro balkonundan..
büroda kahve zamanı

Bu sene açılan yeni otellerden.. Sahra su .
Bu resimler benzesede çiçek ve daha sonrakiler Dalaman Toprak Ana restauranttan. Muğlaya giderken kahvaltı ettik bir sabah.Çevre yolu üzeri.





Muğla-Fethiye arasında Dalaman da mola vermek için ideal.
muğla-eski kömürlükler-
burası da yeni bir tatil mekanı- www.kerpicevler.com 

Annemin geziden aldığı küpeler..





hediye :)
hanifenin doğum  günü hediyesi
yaş günümde gelen hediyelerimden,küpeleri de var.

Annemden..
Annemle babamdan...
 çalıştan
çanta
Bu da Paul ün diğer kitabı..Kızböceği.-Kızböceği sadece temiz sularda gezermiş.Bu yüzden etrafta gördükleriniz size temiz doğa mesajı veriyor sakın unutmayın.
Bahçeye Muğla'dan  küçük bir aksesuar aldık.Uzunbey ışıklandırma bile yaptı, evdeyken açıyoruz.
balkondan kaktüsler ve sukulentler
Karavan keyfi akşamüstü çayı-Koca Çalış
Deprem olduğu gün Seki'ye gitmiştik.Resimler oradan.


Akdağlar' da hala kar var...

Deprem anında Ören diye bir köyde bu restaurantta yemekteydik :) Biz aşağıda suyun yanında oturuyorduk.
Sağlam yermiş, fazla sallanmadık,kayalık bir yer olması dolayısıyla sanırım.
Araxa ; Likya şehirlerinden biri ve böyle mezarları var.Gittiğimiz restauranta çok yakın.İlk defa bende resimledim.Bu çevrede görmediğim Likya şehri kalmadı sanırım.Onlara hayranım, bölgenin en güzel yerlerinde hep yaşamışlar.
Samsundan bana hediye gelen özel kahve.Samsunlular bilir, çok güzel olduğunu söylediler, bi deneyeceğiz artık, Kurukahveci mehmet efendiden güzel mi söylerim :)
Cumartesi sabahı, Uzunbeyle karavanda kaldık, sabah kahvaltıya gidelim Yanıklar tarafına dedi.Her zaman gittiğimiz yerlerden farklı çayın yanında yeni bir yere gittik,salaş ama turizm sektöründe çalışan biri açmış, dinlendik ,sakin bir yerdi.
Ares suya girdi çıktı,çok sıcaktı ve tekrar arabaya binmek istemedi.
Levent Kırca kısmetse yarın burada olacak.Yarın akşam 20.30 da da Hisarönünde festivalde çıkacak.Oyunun adı Azınlık. Ertesi günde festivalde yılın keçisi ödülünü alacak.
Cumartesi öğlende açılan sergiden görüntü.
Karavanın manzarası..
Akşamları çok sıcak olduğundan ve genelde gece çok yorgun olduğumuzdan evde kalıyoruz.Ortalık sakin, hayata devam.
Pazar günü sabahı Cinbalde kahvaltıdaydık, Ümit Hanımın davetlisi olarak.Öğleden sonra da Cafederin Zehralarla karavanda mangal ve deniz keyfi yaptık, akşamda misafir ağırladık beraber :)) karavanda.
Çay fasılları facebookta paylaşıldı,çok da ilgi gördü, gördüğünüz gibi hayatım manzaralı yerlerde  çay içmekle geçiyor.OFF...  Bilmem anlatabildim mi..? :))

* Başlık : Nazım Hikmet