trekking etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
trekking etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Haziran 19, 2012

Kimselere anlatamadım, kendime bile. Ola ki ağzımdan kaçırır, bir daha tutamam seni. *


Kabak Koyu Olive Gardendaydık geçen hafta.Koca bir hafta ordan oraya gezmekle geçti,yarı iş yarı gezmek diyelim.Bizim işlerde gezmeyi sevmezseniz ve keyif alacak bir yön bulamazsanız eziyet gibi gelir.Sıcaklar bastırdı, günde 3-4 defa içeri dışarı çıktığımızdan bazen sersemliyoruz, büroda hele öğleden sonra klimasız çalışmak mümkün değil.

Geçen cumartesi - pazarda sergimizi yaptık.Fotoğraflar ortaya karışık,yorumlar altta.

Paul Hope un yürüyüş ve kuş gözlem  kitabı. Bu yöreler ve bu konular hakkında tek kitap,İngilizce :)) 


Çalış Plajında Çalış Karnavalı zamanı küçük bir mola.


Bu modelleri çok sevdim.Konuşmaya dalıp almamışım.Göcekten bir beydi, kendi yapıyormuş.

Fethiye'de son çıkan kültürel  rehber kitaplar.Türkçe -İngilizce yeni çıktı.Bu yörede gezmek isteyenler için.
Yeni hediyelerimden, renklerini ben seçtim.Degrade pembe .Benim için örüldü.
Bu da annemden geçtiğimiz bir yaş günü hediyesiydi,ilk defa kullanıyorum. Kıyamamıştım daha önce kullanmaya, ama bu sehpaya çok yakıştı.
Gülderende arkadaşlarla bir akşamüstü molası..
Gülderen İngilizce bir gazetede köşe yazıları yazıyor aynı zamanda.Bahçe ve yemek üzerine.İngilizce yazıları  kendi yazar,aynı zamanda Fransızca bilir, dert ortağımdır,çok bunalınca kahve içmeye giderim ve benim uzaktan akrabam gibidir kendileri . Bu aralar çok sık uğramadığımdan şikayet eder ama diyelim ki onu aradım ve cevap vermedi, merak ettiğimden izini bir saat içinde bulurum Fethiyede , ohh ne ala, hem uğramaz hem de merak eder diye bana sataşır, ondan çekinir, akıl danışır  ve onu çok severim,bütün arkadaşlarımda bilir.
Bunu bir doğum gününde ben hediye etmiştim,saksıyı alıp kendi çiçeklerimden kokteyl yaptım ona, bahçeyle arası iyi olduğundan çiçeklerde coşmuş.

Bu çiçeğin adını bilemedik..



Olive garden-kabak koyu

Yemeklerini ayrıca seviyoruz ve genellikle yemek yemek ve dinlenmek için gidiyoruz.
Arkada görülen dağlar Likya Yolu üzeri, Karaağaç ve Alınca tarafları.

kabak koyu
Çok hoş bir mağaza açılışındaydık, Senin Home.
Country yemek takımları ve mutfak eşyaları ve dekorasyonları da mevcut.Fatoşla favori mekanlarımızdan,
Her ayın ilk çarşambası 2. el pazarı.Bu etamin tablo ve yağlı boya tablo pazardan.
Yöresel çocuk taşıma, ilk gördüğümde çocuğun bacaklarına kan gitmez diye düşünmedim değil, oysa yöre insanı çocuğu bu şekilde bütün gün taşıdığı gibi,tarlada da bu şekilde çalışıyor.
2. el pazarından..

Büro balkonundan..
büroda kahve zamanı

Bu sene açılan yeni otellerden.. Sahra su .
Bu resimler benzesede çiçek ve daha sonrakiler Dalaman Toprak Ana restauranttan. Muğlaya giderken kahvaltı ettik bir sabah.Çevre yolu üzeri.





Muğla-Fethiye arasında Dalaman da mola vermek için ideal.
muğla-eski kömürlükler-
burası da yeni bir tatil mekanı- www.kerpicevler.com 

Annemin geziden aldığı küpeler..





hediye :)
hanifenin doğum  günü hediyesi
yaş günümde gelen hediyelerimden,küpeleri de var.

Annemden..
Annemle babamdan...
 çalıştan
çanta
Bu da Paul ün diğer kitabı..Kızböceği.-Kızböceği sadece temiz sularda gezermiş.Bu yüzden etrafta gördükleriniz size temiz doğa mesajı veriyor sakın unutmayın.
Bahçeye Muğla'dan  küçük bir aksesuar aldık.Uzunbey ışıklandırma bile yaptı, evdeyken açıyoruz.
balkondan kaktüsler ve sukulentler
Karavan keyfi akşamüstü çayı-Koca Çalış
Deprem olduğu gün Seki'ye gitmiştik.Resimler oradan.


Akdağlar' da hala kar var...

Deprem anında Ören diye bir köyde bu restaurantta yemekteydik :) Biz aşağıda suyun yanında oturuyorduk.
Sağlam yermiş, fazla sallanmadık,kayalık bir yer olması dolayısıyla sanırım.
Araxa ; Likya şehirlerinden biri ve böyle mezarları var.Gittiğimiz restauranta çok yakın.İlk defa bende resimledim.Bu çevrede görmediğim Likya şehri kalmadı sanırım.Onlara hayranım, bölgenin en güzel yerlerinde hep yaşamışlar.
Samsundan bana hediye gelen özel kahve.Samsunlular bilir, çok güzel olduğunu söylediler, bi deneyeceğiz artık, Kurukahveci mehmet efendiden güzel mi söylerim :)
Cumartesi sabahı, Uzunbeyle karavanda kaldık, sabah kahvaltıya gidelim Yanıklar tarafına dedi.Her zaman gittiğimiz yerlerden farklı çayın yanında yeni bir yere gittik,salaş ama turizm sektöründe çalışan biri açmış, dinlendik ,sakin bir yerdi.
Ares suya girdi çıktı,çok sıcaktı ve tekrar arabaya binmek istemedi.
Levent Kırca kısmetse yarın burada olacak.Yarın akşam 20.30 da da Hisarönünde festivalde çıkacak.Oyunun adı Azınlık. Ertesi günde festivalde yılın keçisi ödülünü alacak.
Cumartesi öğlende açılan sergiden görüntü.
Karavanın manzarası..
Akşamları çok sıcak olduğundan ve genelde gece çok yorgun olduğumuzdan evde kalıyoruz.Ortalık sakin, hayata devam.
Pazar günü sabahı Cinbalde kahvaltıdaydık, Ümit Hanımın davetlisi olarak.Öğleden sonra da Cafederin Zehralarla karavanda mangal ve deniz keyfi yaptık, akşamda misafir ağırladık beraber :)) karavanda.
Çay fasılları facebookta paylaşıldı,çok da ilgi gördü, gördüğünüz gibi hayatım manzaralı yerlerde  çay içmekle geçiyor.OFF...  Bilmem anlatabildim mi..? :))

* Başlık : Nazım Hikmet