seki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
seki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Şubat 04, 2013

Ne güzel şey hatırlamak seni*

                              
Bu aralar ev kalabalıktı,Çağıl ve Annem geldi İstanbuldan. Bir hafta kaldılar,önce onlarla sonra da onlarsız  geçti günler yazamadım.Gezdik,tozduk,yemek yedik, sayılı gün çabuk geçti, salı gelip salı gittiler..

Aslında yazacak çok şey var , bir yandan da yok!  Bu aralar sadeleşme çalışmaları içindeyim :) Evde değişim yaptım.Fazla eşyalarımı verdim, geri kalanlarını odalara daha düzenli bir şekilde aktardım. Her şeyi,çekmeceleri, rafları,dolapları elden geçirmeye çalışıyorum. Çağıl  gelene kadar evle uğraştım, onlar gittikten sonra balkon ve bahçeye uzandım.Aşağıda zaten resimleri göreceksiniz.Bitmedi tabii ki , senelerin izleri var, bakış açımı değiştirdim diyelim.Bir çok şeyi elemeye karar verdim.Takılarım mesela.. Daha çok  hediye gelen ama benim kullanmadıklarımı anneme,burcuya ve arkadaşlarıma açıp en azından 1-2 tane benden hatıra alabileceklerini söyleyip geri kalanlarını mavikuşa ya da partiye vereceğim burslar için satılsın.
Ben otantik- doğaltaş-gümüş olanlarını kullanıyorum zaten,imitasyon uzun süredir almıyorum ama içlerinde çok zevkli çalışmalar da var.Yirmi yaşında kendi yaptıklarımda.

2013 'e girdik ya.. 42 yaşında oldum artık.Daha bir sınırlarımı kaldırmaya karar verdim. Yenilenmelerdeyim ya.. Zaten açık sözlüyümdür de, bakış açısı olarak da sınırlarımı açmaya çalışıyorum,başkalarına bakarken en azından.Daha bir bağışlayıcı ve insanları oldukları gibi kabul etmeye çalışıyorum.Onları düzeltmeye çalışmadan,öylesine, küçümsemeden-eskiden de küçümsediğimi söyleyemem ama yargılamadan diyelim-daha bir hayata bıraktım kanatlarımı, kontrolcülüğümü yenmeye çalışıyorum, olağana bırakmak benim için çok zor aslında..Yani zordu...Savaşım halindeyim anlayacağınız..Kendimle.Küllerimden doğmaya mı çalışıyorum.Sanırım.Güzel bir şey aslında değişim. Kulağa güzel geliyor.Eh yapabildiğimiz kadar diyelim.-şimdilik-
Faceteki grubun ilk sergisi.. Keşke gidebilsem ama zor.Kaktüsleri özlemişim, balkondakilerle uğraşırken ne kadar keyif aldığımı tekrar hatırladım :)

Bu kitaplar Çağıl'ın İstanbulda babamlardaki kitaplığı, benim ilk kitaplığım.Edebiyat sözlüğü ve divan şiiri benim kitaplarım, sınavlara hazırlanırken ona vermiştim.Güzel bir kitaplığı var, kitap okuması çok hoşuma gidiyor, bu blog için kitaplığımı düzenlerken çektim bu fotoğrafları.. İstanbuldakiler eski fotoğraflar, diğerleri yeni.
Bu yeni düzenlediğim misafir yatak odasındaki kitaplık.Dekorasyon dergilerim, bahçe dergilerim, ansiklopediler  ve dünya  müzelerini  anlatan sanat dergilerim mevcut.Yine  bu blogdan kitaplığın tam halini görebilirsiniz.1996 dan itibaren dekorasyon dergileri ,ev bahçe, evim dergileri , cd lerim, sevdiğim bazı büyük kitaplar, sakladığımız tek sayı dergiler gibi..

Bu fotoğrafları çekebilmek için bayağı bir düzenleme yaptım evde, yaparken de farkettim ki kitaplığım eskimiş, yeşil kitaplık en az onbeş senelik, yeni bir kitaplığa ihtiyacım var ve ben ancak bu ayın 24 ünde alışverişe gidebileceğim.Yeni kitaplık evdeki 4. kitaplığımız olacak, nasıl bir şey alacağım henüz muallakta ama bir kitabım dahi benim için çok kıymetli :)) bu yüzden tüm düzenleri kitaplıklara göre ayarlamayı düşünüyorum evde.Diğerleri 2. planda. 
Kitaplığa sığmayanlar..


Düzenlerken farkettim ki babamın bana verdikleri,  Briç kitabı  gibi oynamasam da -ki çok oynamak istemişimdir- arada öyle kitapları bir araya getirip düzenlemeliyim. Alttakiler karışık yığından üstüste denk gelenler :)) Ortaya karışık hali yani..

Fazlalık kitapları alınca babamın son ziyaretinde benim için düzenlediği biçimiyle kaldı kitaplık, o geldiğinde mutlaka onları düzenlemesini isterim ve tekrar gelinceye kadar asla bozmam.Üst katta İngilizcelerden seçmeler var,babam son düzenlemeyi yayınevlerinin alfabetik sırasına  göre yapmış :))
-Babacım,kitaplık yeni düzenleme istiyor.. Bilmem anlatabildin mi..? :))


Bu kitaplar devamlı elimin altında,arada açıp baktığım resim-ressam  ve bahçe kitapları,salonda durur, uzun kış gecelerinde açar açar bakarım.


CHP Kadın Kolları Ortaca buluşması.. O gün aşırı yağmurluydu ve yağmur altında pazarda çalıştık.Ortaca bizi çok hoş karşıladı,pazarcı hanımlar hem sevecen hem de çok çalışkandılar.Oyalar ortaca kadın kollarından birinin çalışmaları..Ben küpe aldım. Broşlarda vardı. 

Annemle yürüyüş yaptık,  özsüt fethiyeye gittik, deniz manzaralı sıcak çikolatalar ordan.


Annemin bloğu için görüntüledim,bütün el işleri bende genellikle :)) Burcu duymasın..  Evin her yerinde el emeği ve güzellikleri var. Gerçi bu dantel takımı benim çeyizimdendi , alıp masa örtüsü yaptı ,daha da güzel oldu bence.

Seki'ye sucuk-ekmek şarap gezisi yaptık, Çağıl için özel zamanlamıştık, gerçi tepeye çıkamadık kardan,bütün planlar alt üst oldu,kamp yapacağımız yerde duramadık,çok çalıştık oysa biz çalışmayacaktık ama o kadar kalabalık bir gezi oldu ki her şeye rağmen herkesin bayıldığı bir gezi oldu.24 Şubatta İkea -Forum Bornova turumuz var, sonradan Salvador Dali Sergisini de ekledik :) Yani isteyen sergiyi gezecek, isteyen alışveriş yapacak,İzmirde olacağız kısmetse..

Gelelim kaktüslere..Saksıları değişti, balkon elden geçti, az sulandı, düzenlendi.





Soldaki burcunun hediyesi küçük bir sepetti,hala kırıkta olsa bir yerlerde iş görüyor..
Pembe yılbaşı çiçeğim şimdi açtı.

Bunu aranızdan biri iyi bilir :)) Seneler önce bana hediye göndermişti.Bende gözüm gibi baktım. Mine Flora...
Bir kısmı diyelim...
Bunlar da diğer kısmı ama balkonun...
mutfakcamım :))
Balkonum,sağ taraf kaktüs kısmı...
eskilerden
yeni grup
en yeniler,daha büyük..

Bahçede de var ama düzenleme bitince görüntüleyeceğim ve bahçedeki diğer çiçek saksılarımı da azaltacağım,umarım :)

Sırada nefis Gemile Koyu fotoğrafları var, ama az sonra...   :))

Bu arada, Berceste'nin nefis yazısını lütfen okuyun, Delfina'nın  destek isteğini de es geçmeyin..!

Burada üç gündür bahar havası var  :)

*başlık: Nazım Hikmet.

Salı, Haziran 19, 2012

Kimselere anlatamadım, kendime bile. Ola ki ağzımdan kaçırır, bir daha tutamam seni. *


Kabak Koyu Olive Gardendaydık geçen hafta.Koca bir hafta ordan oraya gezmekle geçti,yarı iş yarı gezmek diyelim.Bizim işlerde gezmeyi sevmezseniz ve keyif alacak bir yön bulamazsanız eziyet gibi gelir.Sıcaklar bastırdı, günde 3-4 defa içeri dışarı çıktığımızdan bazen sersemliyoruz, büroda hele öğleden sonra klimasız çalışmak mümkün değil.

Geçen cumartesi - pazarda sergimizi yaptık.Fotoğraflar ortaya karışık,yorumlar altta.

Paul Hope un yürüyüş ve kuş gözlem  kitabı. Bu yöreler ve bu konular hakkında tek kitap,İngilizce :)) 


Çalış Plajında Çalış Karnavalı zamanı küçük bir mola.


Bu modelleri çok sevdim.Konuşmaya dalıp almamışım.Göcekten bir beydi, kendi yapıyormuş.

Fethiye'de son çıkan kültürel  rehber kitaplar.Türkçe -İngilizce yeni çıktı.Bu yörede gezmek isteyenler için.
Yeni hediyelerimden, renklerini ben seçtim.Degrade pembe .Benim için örüldü.
Bu da annemden geçtiğimiz bir yaş günü hediyesiydi,ilk defa kullanıyorum. Kıyamamıştım daha önce kullanmaya, ama bu sehpaya çok yakıştı.
Gülderende arkadaşlarla bir akşamüstü molası..
Gülderen İngilizce bir gazetede köşe yazıları yazıyor aynı zamanda.Bahçe ve yemek üzerine.İngilizce yazıları  kendi yazar,aynı zamanda Fransızca bilir, dert ortağımdır,çok bunalınca kahve içmeye giderim ve benim uzaktan akrabam gibidir kendileri . Bu aralar çok sık uğramadığımdan şikayet eder ama diyelim ki onu aradım ve cevap vermedi, merak ettiğimden izini bir saat içinde bulurum Fethiyede , ohh ne ala, hem uğramaz hem de merak eder diye bana sataşır, ondan çekinir, akıl danışır  ve onu çok severim,bütün arkadaşlarımda bilir.
Bunu bir doğum gününde ben hediye etmiştim,saksıyı alıp kendi çiçeklerimden kokteyl yaptım ona, bahçeyle arası iyi olduğundan çiçeklerde coşmuş.

Bu çiçeğin adını bilemedik..



Olive garden-kabak koyu

Yemeklerini ayrıca seviyoruz ve genellikle yemek yemek ve dinlenmek için gidiyoruz.
Arkada görülen dağlar Likya Yolu üzeri, Karaağaç ve Alınca tarafları.

kabak koyu
Çok hoş bir mağaza açılışındaydık, Senin Home.
Country yemek takımları ve mutfak eşyaları ve dekorasyonları da mevcut.Fatoşla favori mekanlarımızdan,
Her ayın ilk çarşambası 2. el pazarı.Bu etamin tablo ve yağlı boya tablo pazardan.
Yöresel çocuk taşıma, ilk gördüğümde çocuğun bacaklarına kan gitmez diye düşünmedim değil, oysa yöre insanı çocuğu bu şekilde bütün gün taşıdığı gibi,tarlada da bu şekilde çalışıyor.
2. el pazarından..

Büro balkonundan..
büroda kahve zamanı

Bu sene açılan yeni otellerden.. Sahra su .
Bu resimler benzesede çiçek ve daha sonrakiler Dalaman Toprak Ana restauranttan. Muğlaya giderken kahvaltı ettik bir sabah.Çevre yolu üzeri.





Muğla-Fethiye arasında Dalaman da mola vermek için ideal.
muğla-eski kömürlükler-
burası da yeni bir tatil mekanı- www.kerpicevler.com 

Annemin geziden aldığı küpeler..





hediye :)
hanifenin doğum  günü hediyesi
yaş günümde gelen hediyelerimden,küpeleri de var.

Annemden..
Annemle babamdan...
 çalıştan
çanta
Bu da Paul ün diğer kitabı..Kızböceği.-Kızböceği sadece temiz sularda gezermiş.Bu yüzden etrafta gördükleriniz size temiz doğa mesajı veriyor sakın unutmayın.
Bahçeye Muğla'dan  küçük bir aksesuar aldık.Uzunbey ışıklandırma bile yaptı, evdeyken açıyoruz.
balkondan kaktüsler ve sukulentler
Karavan keyfi akşamüstü çayı-Koca Çalış
Deprem olduğu gün Seki'ye gitmiştik.Resimler oradan.


Akdağlar' da hala kar var...

Deprem anında Ören diye bir köyde bu restaurantta yemekteydik :) Biz aşağıda suyun yanında oturuyorduk.
Sağlam yermiş, fazla sallanmadık,kayalık bir yer olması dolayısıyla sanırım.
Araxa ; Likya şehirlerinden biri ve böyle mezarları var.Gittiğimiz restauranta çok yakın.İlk defa bende resimledim.Bu çevrede görmediğim Likya şehri kalmadı sanırım.Onlara hayranım, bölgenin en güzel yerlerinde hep yaşamışlar.
Samsundan bana hediye gelen özel kahve.Samsunlular bilir, çok güzel olduğunu söylediler, bi deneyeceğiz artık, Kurukahveci mehmet efendiden güzel mi söylerim :)
Cumartesi sabahı, Uzunbeyle karavanda kaldık, sabah kahvaltıya gidelim Yanıklar tarafına dedi.Her zaman gittiğimiz yerlerden farklı çayın yanında yeni bir yere gittik,salaş ama turizm sektöründe çalışan biri açmış, dinlendik ,sakin bir yerdi.
Ares suya girdi çıktı,çok sıcaktı ve tekrar arabaya binmek istemedi.
Levent Kırca kısmetse yarın burada olacak.Yarın akşam 20.30 da da Hisarönünde festivalde çıkacak.Oyunun adı Azınlık. Ertesi günde festivalde yılın keçisi ödülünü alacak.
Cumartesi öğlende açılan sergiden görüntü.
Karavanın manzarası..
Akşamları çok sıcak olduğundan ve genelde gece çok yorgun olduğumuzdan evde kalıyoruz.Ortalık sakin, hayata devam.
Pazar günü sabahı Cinbalde kahvaltıdaydık, Ümit Hanımın davetlisi olarak.Öğleden sonra da Cafederin Zehralarla karavanda mangal ve deniz keyfi yaptık, akşamda misafir ağırladık beraber :)) karavanda.
Çay fasılları facebookta paylaşıldı,çok da ilgi gördü, gördüğünüz gibi hayatım manzaralı yerlerde  çay içmekle geçiyor.OFF...  Bilmem anlatabildim mi..? :))

* Başlık : Nazım Hikmet