Geçen hafta çarşamba günü bitmesi gereken merdiven altı dolap işi perşembeye de sarktı.Bende mecburen cuma günü dolap yerleştirmeye evde kaldım.Evde az kalabildiğim içinde hemen arkadaşlarımı çağırdım o gece çay içmeye.Adına çay içme dedik ama her zamanki gibi değişik bir menü yapmaya çalıştım.Kilosuna dikkat etmeye çalışanlar ve çalışmayanlar için iki ayrı menü hazırladım. Aslında bayağı bir arkadaş çağırdım ama herkesin planları vardı bu yüzden sadece Fatoş,eşiyle ve Derinsu ile, Zehra'da Kedikafa ve Derinle geldi.Ahmet Bey ve Talin uygun değillerdi.Zen ve eşi Ali Bey gelinlerine iftar yemeğine davetliydi, Gülderen ise misafirleri nedeniyle gelemedi.
Menümüz aslında basitti.Peynirli tepsi böreği,tavuk salatası,kırmızı lahana salatası ve elmalı tart.Geceyi geç vakit yanına kuruyemiş,meyve ve kurukayısıların içine saklanmış kaymakların oluşturduğu bir tabakla tamamladık..Birde vişne liköründen çıkma bomba tabir ettiğimiz vişneler var,buzlukta,böyle zamanlarda sofraya mutlaka onlarda çıkar. Bunların yanında kilosuna dikkat edenler içinde roka yaprağına sarılmış krem peynirleri salatalıklara kürdanla saplayıp yaptığım kanepelere de kızlar bayıldı diyebilirim.Zaten salatalara yağ koymadığımdan onlardan bizde yedik.Yine de değişiklik olsun diye haşladığım yumurtaların üstüne rokfor parçacıkları koydum ve yanına salatalık dilimleri serpiştirdim.İnsan masada muhabbet ederken atıştırmak istiyor,kalorisiz şeyler olsun istedim böyle zamanlarda. Çağıl benim için annem misafir geldiğinde on kaplan gücünde oluyor diye iltifat etti bana. Özeniyorum çünkü istediğim her an evde olamıyorum ve ben arkadaşlarımı az ağırlıyorum.Misafir ağırlamayı da çok sevdiğimden hep özel şeyler yapmak istiyor canım. O gün gündüz Çağıl'ın da yardımıyla dolapları yerleştirdik, işi bitenleri taşıdık ,o da cumartesi günkü ehliyet yazılı sınavına çalıştı.Gece de çok güzel geçti,arkadaşlarla olmak çok keyifli.
Cumartesi günü Çağıl'ı sınav yerine bıraktım, alışverişe gittim ve eve döndüm.Çağıl işi bitince arkadaşıyla buluştu ve daha sonra geldiği gibi Sun Camp'a denize gittik.Akşam yedi-yedibuçuk civarı döndük ki Uzunbey aradı.Hem bir kaç müşteriye uğrayalım hem de yemek yiyelim diye Hisarönü ve Kayaköy'e gittik. Yeni açılan Jazibe de yemek yedik.Bitince gayet güzel bir mekan olmuş.Haftasonu kahvaltıları ve gece konserleri şimdiden gözde.
Pazar günü uzunbey bürosuna gitti.İşi varmış,bizde Çağılla bizi uyandırma öğlene kadar yatalım diye tembih ettik.Ben öğlene kadar yatamadım tabii ki.Uzunbey'in arkasından kalkıp makyaj masamdaki takı kutularımı dizdim.İş yaptım.Öğlene doğru Çağıl kalkınca da bir güzel kahvaltı ettik. Öğleden sonra beş civarı uzunbey işten gelebildi.Üstümüz değiştirip mutlu restauranta plaja gittik.Güneşi orada batırıp,yemeğimizi de orada yedik.Kahve içmeyede Ahmet Bey ve Talinlere geçtik.Döndüğümüzde geç bir vakitti ve biz hala plaj kıyafetiyledik :)
Uzun zamandır güneş batarken denize girmemiştim.Manzara nefisti ve ben çarşaf gibi denizde gücüm tükeninceye kadar yüzdüm. Çok güzeldi,dalgalara kendini bırakmak bana iyi geldi.
Bugün bizim evlilik yıldönümümüz , yirmi yılı geride bırakıyoruz. İnsan, kırk yaşında ve yirmi yıllık evli olmasına inanamıyor.Hayat o kadar çabuk geçiyor ki...! Değiştim mi dedim Uzunbeye , değişmedin dedi, oysa ben değiştiğimi hissediyorum.Umarım çevremdekiler için olumlu değişimlerdir bunlar. O zamanlarda farklı bir eş, farklı bir anne,farklı biri olacağımı tahmin ediyordum çünkü genelde bizim çevremizdekiler için genç bir yaşta evlendik biz.Başkalarına bakıp bu kararı veremezdik.Herşeyi kendimize göre ayarladık. Ben gelecekte değişebiliriz ama bunu göze almamız gerekli diye düşünerek evlendim.
Bu gece uzunbey'in mensubu olduğu bir grupta davetliyim. Çok güzel bir etkinlik var, kaliteli bir sanatçıyı burada ağırlayacağız,onun toplantısına özel davetliyim.Etkinlikte beraber çalışacağız :)
Önümüz bayram, bayramda Fethiye'deyim kısmet olursa, Eylülde Kaya da Mimarlar odası çok güzel bir etkinlik düzenliyor, benim Eskişehir gezim var, Ekimde sanatçı konuğumuz var.Böyle böyle yavaşça sezona giriş yapacağız.
Üniversite sonuçları açıklandı, Fethiyeden yine güzel sonuçlar var, hatta bir arkadaşımızın kızını Çarli'nin oraya(üni) burslu gönderiyoruz, çok seviniyorum.Bu tarz başarılı çocuklar görmek beni mutlu ediyor.
Not: Sessiz ve sakin tavrım sadece yazılarda göstermeliktir, çok kavgacıyımdır, kavga etmeyi de severim,saygısızca değil ama savaşmayı ve tartışmayı severim, bu yüzden mümkün olduğunca benle takışmamanız rica olunur. Laf sokulmasına, gösteriş yapılmasına ayrıca uyuz olurum ve ne gerçek duygularla söylenmiş anlarım. Bir boğa olarak asla affetmem.Beni de kimsenin affetmesini istemem.Zaten takışıyorsam herşeyi göze almışımdır.
Laf sokmadan, kinaye yapmadan, içinizden geldiği gibi yazabilirsiniz aksi halde karışmam.
-Bu uyarıyı bloğun ana sayfasına mı yazsam ne yapsam..? :)
Ben melankoliğim (!)ya günün şarkısı bu, dinleyip dinleyip ağlıyorum :P


Paris.jpg)



