Nerden başlasam nasıl anlatsam durumları yok aslında. Çok güzel günler geçirdim. Uzun süredir fotoğrafımı koymadığımı farkettim ve özel istek üzerine bol gıdılı fotoğrafımla İstanbul yazıma başlıyorum.Pazar :
Buradan gitmeden daha pazar günü denize gittik Uzunbeyle, çok güzel bir koyda ve nefis denizimizde yüzdük, onu bile denize sokabildim yani.. O güzel olmayan zamanlarda girmez, ben bir yudum su bulsam atlarım :)
Salı:
Çağılla pazartesi akşamı yola çıktık ve bizi Büyükçekmeceden Annemle Babam karşıladılar. Eve geldik Burcu ile Atahan'da orada.
Hemen gezi planlarımızı yaptık. Biliyorsunuz Aneannemin senesi olduğu için ve Burcu da pazara kadar gideceği için Demirköy'e erken gitmek zorunda kaldık.
Altta resimlerde göreceğiniz üzre Fatih'te Nermincim' e gittik. O bizim yakın akrabamız hem de arkadaşımız..
Şimdi nerden gittik nerden geldik anlatmak için güzel bir harita aradım, bulamadım.Bende var bir tane Trakya yolları haritası ,olmazsa bir gün onu tarayıp koyayım da nette doğru düzgün bir köy yolları haritası bulamadım çünkü.. Kabaca okla gösterilen yol normal Demirköy yoludur.. Yani Büyükçekme-Çorlu- Lüleburgaz- Pınarhisar - Demirköy-İğneada..
ama biz genelde arabayla TEM'den Çerkezköy -Saray-Poyralı-Demirköy yaparız..
Bu sefer dağdan değişik bir yol denedik.Yol asfalt, tabii diğer yola göre daha dar ama boştu. Çerkezköy- Saray-Bahçeköy-Kömürköy-Sivriler-Demirköy yaptık.
O gün İğneadada denize girdik, döndük mezarlığa Anneannemle Dedemi ziyaret ettik.İki torun çocuğu (Atahan ve Çağıl) mezarlarına su dökerken bizim çocuklarımızla gurur duydukları zamanları hatırlamamak mümkün mü..? Anneannemin de mezarı yapılmış artık.Teyze kızım temmuzda gittiğinde hala yemenisinin durduğunu anlattı. Bu ayın 18 inde 2. senesi doldu. Onu hala çok özlüyorum ve çok sevdikleri torunlarının çocuklarını ikisininde başında görünce hepimiz duygulandık.Çağıl ilk defa gidebildi.. Zaten bu gezi özel olarak onun için bile düzenlendi diyebilirim. Mekanları cennet olsun. Zaten cennet gibi bir yerde yatıyorlar. Orayı seviyorum.
Sadece onların olması bile yetiyor.Oraya gidince huzurlu oluyorum. Oysa çocukken kendimi Büyükçekmecede mutlu hissederdim.
Sadece onların olması bile yetiyor.Oraya gidince huzurlu oluyorum. Oysa çocukken kendimi Büyükçekmecede mutlu hissederdim.
Oradan evlerine gittik. Bahçesini gezdim.Hala çiçekleri duruyor. Onun sevdiği meyvelerden topladık.Hatmilerin( fatmagül diyorlar orada ) kuru tohumlarını topladım. Buradaki bahçeme ekerim diye. Gerçi annem pembe getirmişti şimdi açmış ve gidip gelirken seviyordum onu. Bunları yine ekstradan topladım. Cevizin altında durdum, etrafı seyrettim. Nedendir bilmem çektiğim tüm resimler de kıpırdamışım. Bir tane düzgün bahçe resmi yok. Komşularıyla selamlaştık, eve girdik.Dayım evi kiraya veriyor şimdi, alt kattada teyzemin evi var , arasıra gelip kalıyorlar. Annemde bir ev olsun istiyor çok ama şimdilik uygun değil. Bende istiyorum bana ne oluyorsa.En uzak ve en yoğun benim.Yani en az gelebilecek ama istiyorum, istemek parayla değil ya.
Ordan hava kararmaya başlarken çıktık. Bu sefer Pınarhisar üzerinden Lüleburgaza gideceğiz. Pınarhisara giderken Hislerimveben i aradım.Müsaitsen seni görelim dedim. Burcu da yazmış, yorgun ve paspal bir haldeydik ama o benim toprağım :)) her şekilde bizi görebilir ..
Anıtın karşısında bir köfteciye girdik, o da geldi sağolsun..Çok tatlı, çok şeker biri. Sohbet edip ,karnımızı doyurduk ve hemen yola çıktık çünkü gece eve dönmeyi düşünüyoruz. Annem direksiyonda Lüleburgaza kadar o kullandı, önce Dayıma kapıdan sonra da halama uğradık ve tekrar arabaya geç vakte eve döndük.
Anıtın karşısında bir köfteciye girdik, o da geldi sağolsun..Çok tatlı, çok şeker biri. Sohbet edip ,karnımızı doyurduk ve hemen yola çıktık çünkü gece eve dönmeyi düşünüyoruz. Annem direksiyonda Lüleburgaza kadar o kullandı, önce Dayıma kapıdan sonra da halama uğradık ve tekrar arabaya geç vakte eve döndük.
Ertesi gün evde güzel bir kahvaltı ile ancak kendimize geldik.
Hırka-ı Şerif İlköğretimin tam yanı bu ev .. Nerminciğimin sokağı.. ( Gazel Vakti için yazdım :))
Edirnekapı, bilmeyenler için.. :) yine arabadan..
Bu kısım birinci bölümdü.Burcu gidene kadar balkonda keyifler, sahilde gece pazarı, cumartesi sosyetik pazar, gece sahil yürüyüşü, alışverişin sonuna vurma, bahause, carrefour, nescafe kaçamakları, ev ziyaretleri, Demirköye gezinti, Fatih gezmesi gibi bizim için çok eğlenceli işler yaptık. Arzunun da bizimle Fatihe gelmesi ve ilk defa beraber gitmek de çok hoşumuza gitti.O da Annem gibi çok becerikli olduğundan değişik örneklere bakmak ve o konularda sohbet etmek güzel oldu.
Burcuyu pazar günü Silivriden geçirdik, oradan dayımlara gittik.
Burcu bana abla iyi ki zayıf değilsin yoksa sen sana ne uyarsa alırdın dedi.Şimdi bu iyi mi kötü mü tam algılayamamakla beraber benim anladığım yani şişmansın ancak bu kadar buldun ama bu bile bizi yordu anlamına geldi sanırım :))
Ne yapalım.Burda öyle güzel kıyafetler yok. Bizde alışık olduğumuz üzre İstanbul çarşılarına daldık :) Bence fena da olmadı.. Aldıklarımda atla deve değil, kullandığım şeyler :)
Babam boşuna kızlarım gelince esnaf bayram yapıyor demedi ama..
İstanbul yazısının ikinci bölümünde buluşmak üzere.