Perşembe akşamı midemi üşütmüşüm, bayağı sarstı ve korkuttu bizi. Bugünde bütün planları bırakıp evde dinlendim ben.Yarın Mavikuş kahvaltısı var,oraya güç kazanayım dedim.
Arada dangalaklıklarla boğuşmak yordu bu ara. Ben normalde şikayet etmekten hoşlanmam.Şikayet edeceğime durumu düzeltmeye çalışırım.Çok şikayet eden ve devamlı yakınanlardan da hoşlanmam.Bu ara bana mı denk geliyor, yoksa sıkıldım mi bilmiyorum bunaldım.İşimi seviyorum ama bırakıp kaçasım geldi.Onun haricinde çok güzel hediyeler aldım, hepsini ayrı ayrı görüntüleyeceğim çünkü bazıları Çalışta bazıları Kaya da kaldı.Herzamanki gibi çok çalıştık, eve geç gittik, bir ara da hastalanınca haftayı bitirdik.
Size de oluyor sanırım son iki gün hem kendi bloğuma hem de başka bloglara yazdığım yorumlar silinmiş, oturup tekrar yazmak da şu an bana mümkün gelmiyor.Hatta bloğa giriyorum, sonra sayfa kapanıyor. Facebokta da sanırım şifrelenme olayları daha şimdiden başladı.Kadın kolları sayfasını ben yapıyorum.Fotoğraf yükleyeceğim otuz kere deniyorum. Hes protestosuna gittiğimiz günü bir türlü yükleyemedim.Hem bu ilk olmuyor.Bende önce albümün ismini başka bir şey koyup (yanıklar köprüsü mesela) sonra yükledikten sonra değiştiriyorum. (hes protestosu)Madem yazılmasına izin vermeyeceksin ne diye sayfa açtırıyorsun diye de içimden saydırıyorum.
Şifre, sansür, sınav, şimdi de internet özgürlüğünün engellenmesinin yanında geçen gün gelen bir mailde istanbul kanalının hikaye olduğunu, kanalı açmak istenmesinin sebebinin Trakyada bulunan doğal gaz kaynakları olduğu söyleniyor. 49 yıllığına yap,işlet,devret tadında birilerine verebilmek adına istanbul kanalının yapılmasının düşünüldüğü söyleniyor,hala uyanmayanların dikkatine diyorum...!
Ah işi bırakıp bütün gün arkadaşlarla köy köy mahalle mahalle gezmek istiyorum.Anlatacak o kadar çok şey var ki.Hangi birini anlatalım.
Cafederin Zehranın yaptığı ve Zen'in evinde arkadaşlarımla kutladığım partiden bir görüntü.Zehra çekti, pasta nefisti.Ben kestaneli seviyorum diye bayağı bir uğraşmış.Zen'de arkadaşlarımı toplamış, yaprak sarma ve çok hoş ikramlarla doldurduğu masada hep beraber balkonda kutladık. Talin,Reyhan Hanım, Gülderen ve Fatoş da ordaydı ve canım hiç kalkmak istemedi.Hediyelerim çok güzeldi :)) Sarılıp sarılıp teşekkür ettim.
Oradan kadın kolları toplantısına , daha sonra da FETAVda hes toplantısına gittim.Fetavda arkadaşlar bana pasta kestiler, hediyeler verdiler , kırk yaşıma birde büroda pasta yiyerek rekor kırarak girdim :) Büroya Hanife gelmişti, Kadriye Abla hediye yollamıştı ve Fatoşla da beraberdik.
Akşam işlerden oyalandık ve geciktik.Hale de Kaya da oturduğu için akşam eve gelince ara kahve içmeye geleceğiz deyince de çok sevindim. Gittiğim gibi aradım Yavuz Beyle ikisi gelmişti,akşamda onlarla evde çay, kahve içip sohbet ettik.Güzel bir günü güzel bir şekilde kapattık gece ama sabah ilk babamın telefonunu, annemle konuşmayı, oğluşumun aramasını, çarlinin sesini, burcumu, biyonik'in mesajını,bloğuma yazanları, facebookta sayfamı dolduranları ve clematisleri unutmam mümkün değil... :)
Özlem için ayrı bir yazı yazmam lazım aslında.Telefonlarıyla beni yalnız bırakmayıp, hep yanımda olduğu için...
ve Pınar ... Seninle ortak tanıdıklarımızı görüp hüzünlensem de buraya dönmeni bekliyorum.
Pek keyfim yok yine de, nasıl yerine gelir onu da bilmiyorum. Ruhum sıkıldı bu aralar.