özlem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özlem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Mart 13, 2019

Esmer yüzlü akşamı dinledim yine sensiz

1 Mart’ta instagramda şöyle yazmışım...   @caglaercen
Bugün babamın gitmesinin 40. Günü.. Öldü demekle ölmüyor işte. Her geçen gün Dünya kazık kakıyor insanın kalbine.Her şey var o yok diye. İnsanın vücuduna girmiş bir hançer gibi kanırtıyor, deşiyor. Bakıyorsun, yaşıyorsun ama herşey senin içinde. Anlatılmaz yokluğu zaten. Bu sabah evde 2 tane olupta sırf ben seviyorum diye aldığı mavi ceviz kıracağıyla ceviz kırdı annem. O ağladı ben ağladım. Onu özleyince gidip odasında oturup eşyalarını elliyorum. Onun kıyafetlerini giyiyorum bazen. Onun sevdiği insanları daha çok sevmeye başladım ve tuttuğu takımı. Resimlerine bazen bakabiliyorum daha. Şarkı dinleyemiyorum. Başkasıyla konuşmak bile onu paylaşmak geliyor, yapamıyorum. Eve gelen herkese kahve yapmak istiyorum çok sevdiği için ve gözlüklerini bile saklamak istiyorum, atamıyorum. #babam

Yarın 52’si... Hala ağlamadan şarkı dinleyemiyorum.


Menekşelendi Sular
Menekşelendi sular, sular menekşelendi
Esmer yüzlü akşamı dinledim yine sensiz
Leylak pırıltılarla bahçeler gölgelendi
İnledi yine bülbül, olmazmış gül dikensiz
Dikensiz gül olmazmış
Çilesiz bülbül ayşe
Her kuş bülbül olmazmış
Her çiçek de gül ayşe
Ne bülbül gülü sevdi seni sevdiğim kadar
Ne böyle seven gönül, ne de senden güzel var
İçli bir özleyişle bırak beni yanayım
Gözlerinde gördüğüm rüyama inanayım
Dikensiz gül olmazmış
Çilesiz gönül ayşe
Her kuş bülbül olmazmış
Her çiçek de gül ayşe


Cumartesi, Ağustos 06, 2016

Dökmeye niyetim yok, içine zor sığdırdım zaten

Geçen gece dizide abla diye bağıran birine mutfaktan efendim dedim. Sanırım ben (mutfakcamı) Burcu 'yu çok çok özledim ..

Pazartesi, Haziran 29, 2015

Kahvenden bir yudum bile almamışsın ; korktun mu beni kırk yıl sevmekten? ‪*

"Uzun zaman yazmayınca insan zannediyor ki yazamayacak.Oysa sular seller gibi yazasım var.Hem de nerelerden girip nerelerden çıkasım. Nereden başlasam nasıl anlatsam? Değişmeye karar verdim.İnsan bile isteye değişir mi..? Bilmiyorum, göreceğiz. Bazı köprülerden çok sular aktı, çok şey yaşadım. Biraz arkadaşlık , biraz iş biraz da sevgi adına. Her şeyden ortaya karışık duygular içindeyim. Kafam da karışık, ben daha dinlenemedim aslında" diye başlamıştım dün gece. -Cuma gecesi-Devam edememişim.
Şu an ki duygularımla bir yazı yazayım..Yazamam ki :)  "Bunu da cumartesi akşamı yazmışım."
Ben size pazar akşamı-pazartesi sabahı yazısı yazayım en iyisi  :))
Annemle babam buradaydı, yaklaşık üç hafta olacak.Bu sefer ne anladım? Hiç bir şey.Çünkü hemen her gün işe gittim. Seçim komitesi yoğunluğundan kendi işimi savsaklayınca annemler burada olduğunda mecburen işe gittim. Bu yüzden hiç anlamadım nasıl geçti zaman.
İlk günler sevdiklerim yokken yani.. Onun parkettiği yerlere, yoldan geçen arabalara  bile bakıp hasta oluyorum ben.Bu yüzden eve girmem gittiklerinde.Uzak işte ya.. Ha deyince buluşamıyoruz.
Kötüyüm bu aralar, sevdiklerim yanımda olsun istiyorum.Konuşup ,dertleşme ihtiyacım var. Böyle gönderiyorum, belki sonra eklerim.
*Başlık: Küçük İskender

Cumartesi, Mart 07, 2015

Canımla besliyorum şu hüznün kuşlarını.*

Perşembe sabahı İstanbuldaydım :) 5 martta yani.geldiğim gün erkek kardeşim Çarli yeğenimi alıp beni ziyarete geldi, çok sevindim.
 Bugün Berna ile Bahçeşehir üniversitesinde okuyan ve Ihlamurdere caddesinde  yaşayan oğluna uğrama maksatlı küçük bir gezinti yaptık. Ortaköyde yedik,gezdik,dönüşte Muratcan'a uğrayıp eşyalarını aldık,onu gördük.
 Akşama Büyükçekmece Çevre Derneğindeki Annemin doğum günü partisine anca yetiştik... Şimdi oradan geldik, ben yazıyorum çünkü fırsat bulamayabilirim bir daha. Yarın sabah küçük bir Trakya turuna çıkacağız :))
 Bu akşam Beylikdüzü bu renkti...
Uzunbey'in Anneme Doğum günü kutlaması böyleydi Facebookta. Annemin çok hoşuna gitti.
Bunlar Mutfakcamı Burcu için aldığım hediyeler... 

Diğer havadisler ve resimler diğer yazıya kalsın.... İyi geceler :)
*Başlık : Cemal SÜREYA.
Bu gecenin ŞARKISI..



Çarşamba, Aralık 17, 2014

Adı yok işte yokluğunun...

Dönüyorum, bu akşam son gecem burada.Çok güzeldi, uzun uzun yazmak isterim...Dönünce artık. Ah kafamdakilerin çoğunu yapamadım ben ama yeni kararlar aldım.Çok hızlı İstanbul günleriydi, arkadaşlarımın hiç birisiyle görüşecek vaktim olmadı.Ancak Çağıl ve ailemle geçti, boş günümüzde olmadı,dinlenmedim.Bilakis yoruldum,olsun Fethiye'de dinlenirim ben.Kimseye doymadan gidiyorum.Gitmem lazım.Şimdiden bir sürü işim çıktı, beni bekliyor, köpek ve kedi çocuklarımı özledim :) Uzunbey merak etme iyi bakıyorum dedi.Çağıl çalışıyor, ancak cumartesi ve bazı geceler görüşebildik.Ne yapalım bu da yeter diyoruz şimdilik.
Sahile hiç inemedim, denizin kokusunu koklayamadım,denize inen sokaklara bakamadım hiç ben.Sabah kalkıp kollarımı açamadım, maviye kucak açamadım,rüyalarımda bile bozkırın sarısına dokunamadım ben.
Bahçalarda gezdim dolandım, bir o kadar ulandım, kendi kendimle yine savaştım ben. 
Baba Hayat; 
Anne Nefes, Sevda Candır.


Pazar, Haziran 29, 2014

Gitmekle gidilmiyor ki... Gitmekle gitmiş olamazsın; gönlün kalır, aklın kalır, anıların kalır.*

İstanbul'dayım.Cuma günü Çağıl'ın mezuniyetine katıldık.Sabahtan beri yazmakla yazmamak arasında bocalıyorum. İstanbul'u çok özlemişim. Özlem de güzel bir şey..  :) 


 Çarşamba akşamına kadar buradayım. Çağıl işe girdi bu yüzden cumartesi pazar beraber olabilmek için pek kıpırdamadık.Okulda da devam edecek. Dün akşam sahilde gezdik beraber, eskiden yalnızken gezdiğim yollarda oğluşla ve annemle yürümek bana iyi geldi.Babamla kahve keyfi, arada muhabbet kaçamakları, Burcu da çay keyfi, Çağıl' a alışveriş güzeldi.
                             
 Çarşambaya kadar buradayım. Buradayken Fethiye ,Fethiye'deyken burası o kadar uzak ki..

 Bugün resim konuğumuz clematisler.. Bunları çok seviyorum ama hala tekrar alamadım bahçeye.
 Resim seçerken daha çok pembeler önüme geldi.Mavileri de çok güzel.
 Mezuniyet günü yazısı daha sonra. Şimdilik izninizle...


*Başlık: Cemal Süreya

Cuma, Nisan 04, 2014

Ben, gittiğini sanan kalanlardan...! *

Seçimlerden önce arada İstanbul yazısı var ya, başka yazı yazmak için bunu da yazmak zorundayım.Yazı disiplini deyin,günlük disiplini deyin ama arayı yazmadan atlayıp son yazıya geçemiyorum kafamda. E ben bu bloğu kendim için yazıyorum o zaman hadi bakalım İstanbul günlerine dönelim.
İstanbul'a gitmeden önce her zaman ki gibi çok özlemiştim herkesi. Biz bir ev işi için gittik aslında ama gitmişken bir sürü işimizi de hallettik. En azından Uzunbeyle  uzun zamandır beraber gitmemiştik,iyi oldu. Hem o döndü ben bir -iki gün kaldım, gerçi bir gün erken dönmek zorunda kaldım,bilet bulamadım dönüşte..Bu resim Çağıl, ben ve Uzunbey'in bir İstanbul kaçamağından. Nedense başka yere gitmek istemedik beraber ,çıkıp sokaklarına dalmak, mısır çarşısına gitmek eskisi gibi, biz her ay mutlaka bir kere mısır çarşısının hayvan ve tohum satış yerine giderdik, tahtakaleye uğrardık, eskiden Doğubanka da bakardık, yemek yerdik Hamdi'de, Eminönü'nden deniz koklayıp dönerdik.Bu sefer beraber olmamıza rağmen sadece mısır çarşısının hayvan ve tohum satış yeri çok anlamsız geldi.Böyle bir yerden sonra susamışçasına o dükkanlara dalıp saatlerce hayvanlara ve bitkilere bakmamız aklıma çok uzak geldi, o zamanmış etkileyiciliği, şehirde yaşadığımız içinmiş.Şimdi alelade bir yer gibi geldi ya da biz çok değiştik. Alacak ya da bakacak bir şey bulamadık, çıktık,yürüdük biraz köprüde.Çağıl'la beraber bira içelim dedik köprüde :) 


 Bunlar Silivri'den...
 Silivri
 Silivri
 Büyükçekmece , bu yol ara bir yol,herkes bilmez. Dallas Yolundan Gürpınar'a kestirme çıkar.Teyzemin kızı düşüp bileğini kırmıştı ya,ameliyat oldu.Buradan ona gidip geldik, Beylikdüzüne.
 Ara yoldan manzara..
 Burcuyla Fhm bizi ve annemleri  bir gece yemeğe götürdüler çevre derneğine, balıklar o geceden :))
 Annemin balkonundan.
 Naneleri..
 Orkideleri Burcu almış :)
 İki saksı orkide vardı.

 Annemin en son ben gelmeden önce çalıştığı son kırkyama tablo bitmiş.Çok güzel olmuş.

 Hep anneler kızlarına bir şey öğretecek değil ya.. Bunlarda benim sayemde kaktüslere saran kayınvalidemden :) Bazılarını bize geldiğinde çelik  vermiştim o da çoğaltmış.




 Çoğu benimkilerden güzeldi, yerlerini sevmişler.
 Gittiğimiz yerlerden ara ara küçük çekimler.. Cennet Mahallesi.
 Sirkeci.
 Hamdi Restaurant- Biz çatıda oturduk, bir ara inerken bu fotoyu çektim.
 Eminönü.
 Galata Köprüsü.

 Eminönü.
 Köprünün diğer yüzüne geçmek için orta kısma kadar yürüdük, ben bol bol resim çektim.
 Diğer taraf.
 Topkapı sarayı,uzaktan..
 Saray manzaralı kahve ve biralar...Bu blog için.


 O gün uzun bir gündü,sabah çıkıp akşam döndük. Ailece İstanbul'da gezmeyi özlemişiz :)
 Annem ve Burcuyla bir başka günden.. Çay ve alışveriş keyfi.
 Perlavista..

 Bu resimlerde teyzemin kızı Berna ameliyat olduğunda ona hastaneye giderken..




 Yeşilyurt Feneri
 Çınar hotel- Hastanenin camından manzara böyleydi :) yeşilyurt international hospital.


Kalan istanbul resimleri de böyleydi. Güzel bir geziydi, seçim olmasa dönmezdim o kadar çabuk :))
*Başlık : C. Süreya