saklıkent etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
saklıkent etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Ağustos 29, 2012

Ne kadar sussam o kadar birikiyorum *

Uzun zaman yazmayınca bir türlü yeni yazı yazamadım.Oysa keyfimde yok, nasıl desem, her zamanki tadımda değilim bu aralar.Bir çeşit kampta gibiyim.Kimseye tahammülüm yok. Uzun zaman oldu,fotoğraflar birikti ama ben çok güzel günlerde geçirdim. Kuzenim Ersan ve ailesi geldi, Çağıl 'ı çok sevdiklerinden 2-3 gün olsa da tatile gitmek için burayı tercih ettiler.Bizde beraber büyüdüğümüz için ağbim gibidir, onlarla çok güzel vakit geçirdik.Hele bir Saklıkent safari turu yaptık ki sanırım kolay kolay kimse unutmayacak. 
Önce onlarla olan kısım daha sonra da diğer günleri anlatacağım.

Arabayla sabaha karşı  geldiklerinde evde  karşıladık onları.İki oğulları var, Aresle beraber oldular evde 4 delikanlı.Yedik ,içtik ama illa otelde kalalım dediler, çünkü temmuzda geldiklerinde hava çok sıcaktı.Bende tatil yapabilsinler diye fazla ısrar etmedim.Birde Ovacıktan bir otel ayarladık ki orası bir kaç derece daha serin.Zaten bütün gün beraber olduğumuzdan akşamdan akşama yatmaya gittiler.
Önce tekne turuna çıktık, daha önce geldiklerinde çıkmamışız.O zaman koya pikniğe gitmiştik.Deniz -küçük olan - hayvanları çok sevdiğinden tekne turuna bayıldı,her geçen balığa selam verdik, hikayesini dinledik :)
Oğluşum teknede  yatınca dizlerime-okşadım saçlarını,bazen kızıyor bazen de sesini çıkarmıyor. Saçları dalgasına kadar her şeyiyle benden.O da uzun sevdiğinden kesmiyor.Bir kaç güne dönecek İstanbul'a, son zamanları beraber geçirmeye çalışıyoruz.
Etraf balık dolu.
Onlar girdiler , ben resimledim bol bol.
Yassıca adalar..Göcek
Tekne turunun en güzel duraklarından.
Etraf kalabalıktı, en çok gezilen tarihler tabii ki.
Tekne
Bir gece Koca Çalışta karavanda yemek yiyelim dedik,Uzunbey kalabalık olunca rahat edemeyeceğimizi düşünüp organizasyonu yanımızdaki Escape Beach Club 'a kaydırmış.Gelenler ailece müzikçi;  kendileri müzik öğretmeni,çocuklar konservatuarlı, hep beraber çaldık söyledik.Öyle keyifli zamanlar geçirdik ki Escape in sahibi Murat, restauranttaki misafirler, gelen giden arkadaşlarımız,başka karavandan katılanlar,çok eğlendik ve burada resmen hayran kitleleri oluştu.Ersan ve oğlu çaldı, eşi söyledi, bazen Ersan söyledi bazen biz eşlik ettik.
Pazar günü Saklıkente gitmek istiyorduk, Uzunbey iki araba ayrı ayrı gezmek yerine Saklıkent Safari turuna yer ayırtmış, Aresi bırakmak zorunda kalacaktık ama en azından beraber olacaktık.
Tlos
Tlos Yakapark
Yakapark


Yakapark
Saklıkent
Saklıkent
Keyif molası
Saklıkent
Karaçay
Rafting
Şimdiye kadar ilk defa bu tura katıldık ama diyebilirim ki en eğlenceli turlardan biriydi, ara yollardan giderken gönüllü su atan köylüler sayesinde hatta sulayan demeliyim tur çok sulu zırtlak geçti. Allahtan tura çıkmadan uyarıyorlar, arabaların üstü açık olduğundan her türlü ıslaklığı sonuna kadar yaşıyorsunuz.

Ellerinde sularla bekleyen köylü çocuklar.
İşin komik kısmı suları yedikçe o sıcakta mutlu oluyorsunuz.Sıcakta susuz çekilmez o tur.
Turun bazı fotoğrafları turun fotoğrafçısından.Makineleri kullanmak bu turda gerçekten zor,cep telefonlarımızı da almadık uzunbey dışında.



Biz Karaçayla gittik, memnun kaldık.
Bardan geçen balıklar olduğundan turistlerin sevdiği bir yer Yakapark.

Saklıkent havzası...
Saklıkentin içi.
Etrafta balık yiyebileceğiniz restaurantlar dolu, biz turla gittiğimizden tura dahildi.

Ben çok ıslanmayayım diye ileriye gidemedim ama suya giremedim ya içim gitti.


Sonra çamura gittik,daha sonra denize. Ben hepsini özel durumlardan  seyretmek zorunda kaldım, çamuru yüzüme,kollarıma ve bacaklarıma sürdüm,sonra buz gibi suda yıkanma faslı çok güzeldi ama herkes girdi yine.Ben Uzunbeye daha sonra bu çamura beni getirmesi için özel ricada bulundum.Çağıl ve Uzunbey çamur sevmeyenlerden ama yıkayınca tenin pamuk gibi oluyor, ben çok beğendim.
Ersan'ın ablası sadece anlatılanlardan ve fotoğraflardaki neşemizden bir daha geldiğimizde bizi de götürün diye özel tembihledi.Biz gülmekten ve eğlenmekten yorulduk.

Ersan'ın eşi benim için Ersan gibi . Onunla acaip eğlenip, konuşuruz, görmeyince çok özlerim ve herşeyi paylaşırım onunla. O kadar eğlencelidir ki öğrencilerinin ne kadar şanslı olduğunu düşünürüm hep.Bu geldiğinde de buna taktık... Yaşlı bir adamın mahallede evi yanmış,komşuyla ropörtaj yapıyorlar.Kameraman beni buluyor hep diye söyleniyor arada. Komşu diye bu muhatab alınmış ama kadın çatlak çıkıyor. Birbirimize "mumdan çıkmış yangın" diye diye kahkahalar attık :)) Arada mesaj çekiyoruz ya da telefonda söylüyoruz birbirimize.

Birde bu var...

Diğer yazı hazır olana kadar  , şimdilik bu kadar.
Günün şarkısı
*  Başlık: internetten

Perşembe, Mart 17, 2011

ah burda olsan, çok güzel hala

Üç gündür diş ağrısı çektim, iki gündür de zirvede yaşadım ağrıyı.Pazartesi günü ve gecesi artık çıldırtıcı boyuttaydı.Salı günü diş doktoruna gittim ama geç olmuştu.Dişim iltihaplanmış, bunun üstüne üç tane iğne yedim,bir türlü uyuşmadı dişlerim  o zaman anladık iltihaplandığını.Çarşamba sabahı fuar yerine evde kaldım çünkü yüzüm şiş içinde dudaklarım kapanmıyordu ki konuşayım.Nazara geldik sanırım.Oğluşta döndüğü gibi İstanbulda hastalandı.Ona annem bakıyor bana da Uzunbey baktı. İki gecedir yemekler ondan. Dişçide de yalnız bırakmadı ki iyi olmuş.
Bugün dinlendim evde, arada arkadaşlarım aradı. Fuara da benimle beraber gidecekken bensiz idare etmek zorunda kalan Fatoş ve Zehra gittiler.Büroda iş arkadaşım doğum iznine ayrıldı.Bu yüzden Uzunbey teknik kısımdan bir arkadaşla dönüşümlü bizim kızlarla beraber fuarı  idare etmiş. İlk gündü ama ben evde olsamda bensiz götürebilmeleri hele arkadaşlarımın beni yalnız bırakmaması çok güzeldi.Umarım yarın sabah kalktığımda yüzümdeki şişlik konuşabilmeme müsaade eder de bende işime gidebilirim.( gidemedim,çünkü şiş azaldı ama çok konuşunca ağrı yapıyor)
Evde olduğum sürece haberler,yemekteyiz, ve master şef  seyrettim. Başka bloglara haberler üzerine yorum yazdım ki bunlar vurulan şarkıcı haberlerinin Japonya daki nükleer santral haberlerinin önüne geçmesi yönündeydi.Hala nükleer santral kurmak isteyenlere inanamadığım için hayretler içinde etrafı seyrediyorum.Nerden nereye geldik be..! (Burada be! ünlemini bilerek ve isteyerek kullandım) Çocukken şu yaşadıklarımızı birisi anlatsa hadi canım derdik.Hey gidi Ülkem hey...!
-Bu konuda nefis bir yazıyıda sizinle paylaşmak istedim.Köşeyazısı gibiydi mübarek :)
Hapistekilerden ,ülke gündeminden ve devletin durumundan bahsediyorum tabii ki.Blogları açmışlar, açsınlar tabii , buralarıda yazıp okumasak ne olur bizim halimiz.Yazımı edebiyat öğretmenimizin bize sık sık söylediği "gülersiniz ağlanacak halinize "cümlesiyle bitiriyorum. Kadın o günlerden geleceği nasıl da görmüş!!!

Not: 20 mart günü saklıkent koruma platformunun saklıkent ve fethiye civarına yapılacak olan HES'lere dikkati çekmek için yapacağı piknik var. O gün saklıkent minübüsleri yolcuları ücretsiz taşıyacak.Sabah 10.00 da piknik başlayacak. Altta fethiyede yapılacak olan heslerin haritası mevcut.

Tam 16 proje,ikisi şu an yapılmış,14 'ü yapılmak üzere olan. Hala heslerin iyi bir şey olduğunu düşünenlere diyorum ki, siz gelecekte körfezler dolduğunda, içme sularınız kalmadığında, heslere sahip olan şirketler bu sulara 49 yıllığına el koyduğunda, balık çiftliklerini bu işletmelerin sularına kurduklarında, ürettikleri enerjilerin 2M bir migrosa yetecek kadar hedefleri olduğuna inanmayın, size söylenenlere inanın.
Tabii ki bunları size biz bunları yapacağız diyerek yapmayacaklar,araştırın biraz, armut piş ağzıma düş olmayın.
Pazartesi  günü birde ÇED raporu toplantısındaydım. Yat çekek yeri yapılması planlanan Karaot Mevkii için yapılan toplantıda gördüğüm komiklikleri belirterek konuya girelim mesela.. Mevcut alanının Karaot Mevkiine taşınıp taşınmaması konusunda görüşülen toplantıda o civarda bulunan turizm tesislerinin çağrılmaması, toplantının nerdeyse herkese haber verilme durumlarının unutulması ilk aşamalar sayılsa da toplantıda ne kadar taşınmasına karşıt olmayan  adam varsa konuşturuldu.Bu toplantılar hakkında uzman olan birileri varsa eğer içimden acaba aynı fikirde olmayan açıklamaları rapora koyacaklar mı diye de düşünmeden edemedim.Öyle bir kontrol mekanızması var mı bilmiyorum ama tavırlarından sanki olmasını istediklerini konuşturdular gibi geldi.Kayıtları var aslında ama raporu görmek lazım sonra.Nasıl görülebileceği hakkında bir bilgim yok.
Bu arada Karaot Fethiyenin en bakir alanlarından biri, kuş ve balıkların ürediği ,carettaların sahiline geldiği bir yer. Çıkan haberlerden insanların nasıl bir tavırda olduğunu da görebilirsiniz. Yat çekek yerine karşı değilim ,şimdiki yerinin uygun olduğunu düşünüyorum ama Karaota yapılmasına karşıyım kısaca.

Günün şarkısı: Neden bilmiyorum ama bu şarkı, içimden o geçti.Hastayım diye olabilir.

Not: 2 Mutlaka bu iki linke bakın derin.Bugün yazı tamamen çevre yazısı oldu ama doğa ona yapılanları affetmez.!
Link 1   Doğa Derneğinden nefis bir uyarı.       
    Link 2     Japonya depreminin öncesi sonrası görüntüleri.

Pazartesi, Ocak 10, 2011

acısa da öldürmez

Crebro yollamış,onun yılbaşı çekilişini kaçırınca yazdığım bir yorum üzerine.Çok teşekkür ediyorum buradan. Bu tasarımını gerçekten çok sevmiştim. 


Günlerdir kendi işim ve sosyal işlerim arasında koşturup duruyorum.Çarşamba aşağıda fotoğraflarını göreceğiniz üzere 2. el pazarındaydım.Bu sefer chp kadın kolları olarak burslar için aylık yiyecek standını biz almıştık.Satışlar çok güzel geçti.Pazarda bayağı kalabalıktı.


Birde kadın kolları eğitim komitesi olarak öyle bir HES toplantısı yaptık ki sizlerle de paylaşmak istiyorum.Çok güzeldi,kalabalıktı,sadece kadınlar değil herkes katıldı.
Konuşmacılarımız Muğla  il genel meclisi üyesi, avukat Burak Erbay, ( Yuvarlakçay'ı koruma platformu avukatı )  tema vakfı Fethiye temsilcisi Okyay Tirli. (solda) 

HES'ler ülke açısından çok önemli bir konu. Fethiye için de o kadar çok proje için izin verilmiş ki hepsi yapılırsa Fethiye yaşanmaz bir yer olur. Tam 16 hes projesi mevcut Fethiye için.Bunlardan ikisi çalışır vaziyette benim bildiğim. Diğerleri seçimden sonrasını bekliyor başlamak için anladığım kadarıyla.Bunlardan en önemlisi Eşen çayı  üzerine Saklıkent'e yapılması istenen projeler. Bildiğiniz üzere Yuvarlakçay hes  projesi ilk davanın kazanılması üzerine Akfen holding'in çekilmesiyle şimdilik son bulmuştu ama Akfen Holding orası olmadı o zaman Saklıkent olsun diye düşünmüş olmalı ki yönünü Saklıkent'e çevirdi.Şimdi milletvekili seçimlerini bekliyorlar bence  başlamak için. Oysa Saklıkent'i görenler bir düşünsün bakalım orada bir hes projesine gerek var mı ..? 
Turizmden bu kadar çok geliri olan bir yerde sadece büyük bir alışveriş merkezini aydınlatacak enerjiyi sağlayacak projeye ne ihtiyacımız var..? Bence yok.Amaç benim gördüğüm suyun başını tutmak , daha önce de yazmıştım, şimdi de yazıyorum.49 yıllığına kiralanan ve suyu istediği gibi kullanmasına olanak veren bu izinleri aldıktan sonra bu şirketleri kimse tutamaz.Balık da üretirler, (suyu kirleten bir uygulama bu) suyun yönünü de değiştirirler, suyu da keserler.Bu hak devlet tarafından sağlanmış oluyor zaten. 
Biz çocukken İstanbulda bazı semtlerde sular kesilirdi, herkesin deposu vardı, saatlerle su verilirdi evlere, bu HES'lere izinler verildiği sürece ileride aynı günlere döneceğiz gibi görünüyor, ben şehirde yaşıyorum doğa beni bağlamaz diyenlere sesleniyorum.  Yurtdışında HES'ler  akarsuyun yönünü değiştirmeden kurulduğu için Türkiyedeki kadar suya engel olmuyor ama ülkemizde suyun kullanım hakkı veriliyor, istedikleri zaman kesebiliyorlar,yönünü değiştirebiliyorlar,bunu kanıtlamakta izinler verildikten sonra çok zor.En büyük sakıncalarından biri de bu.İzni alıp halkı ve tarımı düşünmeden suyu kullanma hakkını bu kadar rahat kullanmalarına izin vermeyin ve hes'leri ciddiye alın. İleride birden yüzyüze kalacağınız sorunları şimdiden hesap etmeniz çok zor. Böyle giderse çocuklara kalmadan yaşlılığınızda susuz kalacağınızı söylemeden geçemeyeceğim.
Aman dikkat! 

Güncelleme :Son gelen bilgiye göre Fethiye'ye yapılması düşünülen HES'lerin listesidir.

1. Kargı Çayı:  Yanıklar I HES, Yanıklar II HES - Erikoğlu Holdinge bağlı Erikoğlu Elektrik Üretim Dağıtım A.Ş. 
2. Yukarı Akçay:  Sekiyaka I, Sekiyaka II, Çayan HES projeleri - Akfen Holdinge bağlı Bereket Enerji Elektrik Üretim Dağıtım A.Ş. 
3. Tezli Deresi:  Çökek HES - Batıçim Elektrik Üretim  A.Ş.
4. Eşen Çayı:  Eşen HES I, Eşen HES II - Göltaş Elektrik Üretim  A.Ş.
·         Eşen 1, Eşen 2, Eşen 3 - Bereket Enerji Üretim Dağıtım A.Ş. 
·         Çaygözü HES, Çukurincir HES - Ernanur Elektrik Üretim A.Ş. 
·         Çobanlar HES - Çobanlar Elektrik Üretim A.Ş.
·         Burgular-Gebeş HES, Eşen HES - Kiler Holdinge bağlı Ekol Elektrik Üretim A.Ş.
5. Fethiye HES - Fethiye Elektrik Üretim Dağıtım A.Ş.

NOT: Bu konuda Fethiyede özel bir platform kuruldu.



Yonca'dan gelen yılbaşı kartım :) Tam bir sürpriz oldu, çok teşekkür ederim Yonca' cım :)




Bu sürprizde çok uzaklardan gelen bir sürprizdi :)) Sevgili Beste bana göndermiş,çok teşekkür ederim Beste :))  Şaşırttın beni..



Bu görüntülerde 2. el pazarından.CHP fethiye kadın kolları yiyecek standı,soldaki mavili hanım,  kadın kolları başkanı,sağdaki de Ölüdeniz belediye başkanı. Eş oldukları fotoğraftan da belli oluyor sanırım :))


Pazardan görüntü.

Hanife'nin kaktüsleri.
Hanife'nin yatak örtüsü.

Mavikuş standı :)) Fatoş Hanım  ve ziyaretimize gelen  Rafet Bey  :))  

Şapkalar.

Hanife'nin çantaları.

Perşembe günü bir hediye daha aldım ama onu daha sonra paylaşacağım. Zehra benim için kolye dizmiş :)  Cuma dolu dolu işlerle, cumartesi de duvar kağıdının yarım kalanlarıyla geçti. Biz Zehra ile perşembe uzun uzun görüşemeyince onu eve çağırdım yardıma :))  Gerçi ben yemek yaptım, sonra da beraber yedik ama böylece konuşmuşta olduk. Pazar günü de beraber kar görmeye gittik Nif'e onun paylaşımları da daha sonra. 

Duvar kağıtlarının bir bölümü desenli olduğundan hepsi yetmedi, mutfak kaldı.Onu da annemden istedik,bugün almış sağolsun yarın yollayacak. Burcu aradı telefonla,eskisi gibi rahat konuşamıyoruz artık.O erken yattığından bende arayamıyorum. Zaten bu aralar uyku düzenim iyice değişti, çok geç yatıp geç kalkıyorum,çoğunlukla uzunbey ve aresle yürüyüşe gidiyoruz sabahları, eğer geç kalmayacaksak işe. Birde yeni bir çalışmamız vardı o yordu biraz.Bu arada biz mavikuşlar kendi aramızda kahve günü yaptık onbeş günde bir .Cuma günüde hem kahve gününe gittim hem de toplantı aradan çıkardım oradan da müşteriye gittim, çekim yaptım :)) Akşam eve geldiğimde uzunbey yemek hazırladı, yorgunluktan kıpırdayamadım.

Trendyol siparişim hala gelmedi :(  Yarın telefon açacağım.

Ve uzun zamandır yazmadıklarım var ama şimdi havamda değilim. Güzel yazmıyormuşum birde ama kimin umrunda. Yazmayı seviyorum. Bir gün yazmazsam psikolojimi nasıl düzeltirim bilmiyorum. Yazmaya ihtiyacım var bence herşeyden önemlisi de bu.
Ha birde fotoğrafsız uzun yazılar yazıcam bir ara. Aynen eskisi gibi :) 

2010 pop listesi  - sevdiklerim bir kenarda olsun istedim.Daha sonra hatırlamaya...
2010 dan bize kalan yeni sanatçılardan sanırım sıla'nın yeri ayrı olacak. 
Mustafa Ceceli de. 
Gripin'in bu şarkısını çok sevdim ama keşfetmek ve adını öğrenmekte geciktim. 
Yıldız Usmanova ve Yaşar - seni severdim 
Ziynet Sali  -  Rüya
Herzamanki gibi Şebnem nefisti -yalnız
Gökhan Tepe sevmezdim ama bu şarkısı çok güzel