Cumartesi, Nisan 19, 2008

Annemle Babam geldi :)) Uzun süredir yazacağım çok konu var ama yetiştiremedim.Diz üstü bilgisayarım bozulduğundan beri resimler konusunda zorluk çekiyorum çünkü şimdiki bilgisayarım masaüstü ve evde de ya Uzunbey'in ya da Çağıl'ın bilgisayarına geçtiğimden zorlanıyorum saatler konusunda..Saat 11.00 e kadar Çağıl derste sonra da uykuda oluyor, onun odasında fazla kalamıyorum.Uzunbey'in işi bitmeden de onun bilgisayarına geçemiyorum.Şimdi herkes yattı ama benim uykum açıldığı için yazı yazıyorum..
Bugün Annemle Babamı otogardan karşıladım.Beraber pazara gittik, kahvaltı ettik,alışveriş yaptık.Eve dönüp sohbet edip ,yerleştik.Daha sonra ben ve uzunbey hastaneye gidip onun dudağındaki dikişleri aldırdık ve pazar günü kısmetse çıkacağımız tekne turu için hazırlık yaptık.
Daha sonra ben eve gelip bir şeyler atıştırıp,annemle ve babamla sahile yürüyüşe çıktım.
Geç geldik ve geç yemek yedik.
Aslında yazacak çok olay vardı en azından Hatice Teyzenin Bahçesi ve benim bahçenin fotoları ve Kayadaki organik pazar ama hepsi fotoya dayandığından bir türlü yazamadım yazıları..Benim için blog yazıları bir bütün, resim koymadan yazı yazamaz hale geldim :) Alışkanlıklarım benim için çok önemli..Yakında 500.cü yazımı yazacağımdan alışkanlık olduğundan resimsiz yazılarımında hoş duracağını sanmıyorum pek.

Bahçem çok güzel oldu sanırım..Yarın hava güzel olursa bol bol resim çekip hepsini birden ekleyeceğim yeni bir yazıya..Yok hava güzel olmazsa bir önce çektiğim resimleri koyacağım.Annem yeter artık çiçek alma diye uyardı beni :)) Dünde bir sürü bende olmayan sardunya ve sakız sardunya aldım renginden dolayı..Sonra da herşey 1 milyoncudan saksı aldım.
Bu gece Facebook'a girip Helin'in rekorunu elinden almaya karar verdim :)) Benim sadece lise den bir sürü arkadaşım var zaten..Sadece tanıdıklarımın selamıyla bile en azından çevre rekorunu kırarım diye düşünüyorum :) Hem saklıyacak bir şeyimde yok, bu aralar şişkoyum ve ne kadar enteresan ki bu beni hiç rahatsız etmiyor.Hatta benden rahatsız olanlar bile beni gıcık etmiyor.
5 li çayı aldım.Biyonikten okumuştum, iki gündür deniyorum ama yiyiyorum da.Biraz rejimde yapmak gerekliydi sanırım.
Aslında bir gün yaşadıklarımı yazmayı düşünüyorum.Gerçek olaylarıyla .Öyle süper film senaryosu gibi bir şeyler yaşamadım ben, sakın öyle sanmayın.Sadece çok ilginç insan ilişkileri gördüm.Hala da görmeye devam ediyorum ve tecrübe ediyorum işimde.İlginç ve zor şeylerde yaşadım ama genelde hepsini atlattım Allaha Şükür.Zor dönemlerimden biri de sağlıkla ilgili konulardı aslında..Kitap çıkmaz ama uzun blog yazıları yazabilecek kadar tecrübelerim oldu bazı konularda..Biraz sugibiye bahsettim,belki sonra buraya da yazarım.Gizlim saklım bu konuda yok sadece hatırlamak bazen üzebiliyor ve eskiyi anımsatıyor..Bunları sugibiyi okuyunca anımsadım da.

Kaktüslerime Babam bayıldı.Giderken onlarda olmayanlardan da çelik vereceğim..Annemde var aslında ama ben kısa bir zamanda bayağı arttırdım çeşitleri..
Sardunyalar,( sakız ve ceylan sardunyalar ) ve kaktüsler ilgi odağım.Sardunyalar takıntım da diyebilirim.Birde clematis istemiştim annemlerden burda bulamadım.Onu da bana almış getirmişler sağolsunlar..Yarın kısmetse onu dikeceğim.. Şimdilik bu kadar..

Salı, Nisan 15, 2008

Geçtiğimiz hafta pazartesi daha cumartesiden Punto Amca ile mailleşmiştik. Fethiye'yi ziyarete geleceklerini ve bana uğramak istediğini belirtti..Öyle çok sevindim ki ve telefon numaramı bildirerek onları beklediğimi yazdım maile..

Pazartesi Uzunbey için aynı zamanda dr.randevusu almıştık ama sabahtan yol aldıklarını düşünürsek saat 16.00 daki randevuya kadar görüşebileceğimizi düşünmüştüm..Düşündüğüm gibi olmadı ve Punto amca akşamüstü eşiyle beni ziyarete geleceğini telefonda söyleyince ondan özür dileyerek ertesi sabah kahveye beklediğimi söyledim.

Biz o gün Uzunbey'in uzun zamandır dudağının kenarında onu rahatsız eden "ben" i için hastaneye gittik ve küçük bir lokal anesteziyle akşamüstü işlemi gerçekleştirdik.Eve gittiğimde evde iki tane estetikli :) erkek ile yüzyüze geldim.Biri sabahleyin İstanbuldan dönen lazer tedavili oğluş, diğeri uzun kökleri yüzünden bayağı kanlı bir küçük " ben " operasyonu geçiren Uzunbey.

Oğluş cumadan beri tedavili olduğundan yarası kabuk bağlamıştı ama Uzunbey'in dudağı o gece çok şişti ve ağrıdı..Bütün gece acil bir durum oluşur da onu duymayabilirim diye tavşan uykusu uyudum.Bu yüzden ertesi gün dudağı oldukça şişen ve şu anda bile daha dikişleri alınmamış Uzunbeyle işe gittiğimizde Punto Amca ve yine onun kadar işinde tecrübeli, bilgili ve mütevazi eşi ile (adını yazmasam sanırım iyi olur) onların beni büroda karşılamasıyla tanıştık.Diyebilirim ki İstanbul'dan akrabalarım gelmiş gibi oldum :) Kahvemizi içtik,biraz sohbet ettik ve doğal olarak gezmeye gitmek istediklerini belirttiler..

Aklım onlarda kalacağından hiç değilse Amintas Kaya Mezarına kadar eşlik etmeyi teklif ettim.200 basamakla yukarı çıkıp resim çektik.Gerçekten insan hem bizden yaşça büyük olduklarından ama fiziken bu büyüklük belli olmayacak şekilde olduğundan samimi arkadaşlarımla olduğum kadar mutlu ama bir o kadar da kelimelere dikkat ederek :)) sohbet etmeye başladık.Hem gezdik biraz hem de sohbet etmeye çalıştık.Hava da bir güzeldi ki şanslarına anlatamam.Zaten onlar gelmeden yağmur yağdı, onlar gitti yine yağmur yağdı.

Önce Amintas ,daha sonra da bir kaç manzaralı yerden Fethiye resimleri çektik, birbirimizi çektik ve ben onları çektim :)) İstemeyerekte olsa onları kaldıkları yere bırakarak ayrılmak zorunda kaldım ama inanın ki aklım bütün gün onlarda kaldı.Eğer Uzunbey 'in dudağı şiş olmasa mutlaka akşamda ziyaret eder mutlaka gezdikleri yerler hakkında daha çok bilgi sahibi olmayı isterdim.Hatta konuşabileceğimiz o kadar çok konu olabileceğini anlamamıza rağmen konular yarım kalmasın diye genelde kısıtlı konularda kaldık diyebilirim..

Çok güzeldi, çok mutlu oldum ve her Akdenize indiklerinde yollarını gözlüyor olacağım.


Amintas kaya mezarından Fethiye manzarası..

Amintas Kaya mezarı..

Küçük samanlık koyları..Letonya 'dan önce.

Yine aynı bölge..

2.Karagözler Manzarası..

Akdeniz Turkuaz Kıyılar


Ismarlasam bu güzel ve eşsiz hediyem gelmezdi :)) Bebek badem ezmesi.. Punto Amca ve eşi bana getirmiş :)) Süperdi!! :)


Bu resmin konuyla alakası yok..Çocukluğumu hatırlatan bir başka hediye aldım geçtiğimiz hafta..Biz çocukken Demirköy'de çok yerdik elma şekeri..Sonra uzun zaman görmedim, neden sonra marketlerde yapmaya başladılar da bizim çocuklarımız da gördü.

Resimler, onlarla beraberken çektiğim resimler,tabii ki biz resimlerde yokuz.

Perşembe, Nisan 10, 2008

Melissa Peyzaj


Geçtiğimiz cumadan beri bloğa yazı yazacak ve resim koyacak zamanım olmadı doğru düzgün.Oysa bir sürü yazacak olay ve koyacak resmim var.Sırasına uygun gitmeye çalışarak yavaş yavaş ekleyeceğim yeni yazıları..

Cumartesi bu resimleri çektim..O gün hava güzel sayılırdı ve sabahtan anlattığım gibi Devinle kahvaltıya gittik.Çok eğlenceliydi tekrar görüşmek,sanırım hoşuna da gitti..

Cumartesi günü kahvaltı dönüşü girip bu yeni açılan peyzajcıya resim çektim.Uzun süredir görmediğim güzellikte kaktüsler ve çiçeklerle dolu..Hafta arası tanışmıştık zaten ama resim çekememiştim.Düzenlemeleri modern ve hoş gözüküyor.Pırıl pırıl bir yer ve sahibide öyle bir küçük hanım..Müşteriler dükkan sahibini soruyorlarmış kendisine,patron nerede diye ama diplomalı işini seven biri gördüğüm kadarıyla.İstanbul'dan yeni geldiği için de yeni fikirlerle dolu.Çok sevdim hem sahibini hem de burayı..Gitmek isteyenler Karayolları mevkiinde bulabilirler Melissa Peyzajı.



Kaktüs anlamında Akdeniz iklimi yetiştirmek için çok uygun olsa da çevrede pek kaktüs yetiştirme sevdalısı yok.Ara ara bahçe düzenlemelerinde kullanılıyor ama öyle doğru düzgün bir düzenleme görmemiştim şimdiye kadar.Çoğunlukla yabancılar bu tarz işkollarına başvuruyorlar burada ama ne yazık ki iklime uygun olmasına rağmen çok kaktüs meraklısı bahçe şimdilik göremiyoruz.Umarım böyle bir yerden sonra çoğalır burada da kaktüs mereklıları..

Ben zamanla keşfettiğimden ,keşfettikçe de sevdiğimden ilgilenir oldum kaktüslerle.
Sadece kaktüsler yok tabii ki, begonvillerin her rengi ve çeşidi de var.
beyaz begonvil
bir dalda bir kaç renk gül


çiçekli kaktüsler
dikenli kaktüsler

bende de var ve çok güzel sarı çiçekler açan bir kaktüs bu

sukulent: yani dikensiz kaktüs diyebiliriz

sukulent

Aslında bunların tek tek latince adlarını yazmak lazım ama bildiklerimin Türkçesini yazacağım,bilmediklerimi ve bildiklerinizi yorumlarda yazabilirsiniz..


kaktüs
kaktüs, cactus,








begonvil
kaktüsler


Bahçedeki havuz ve arkada benim gelin arabası gibi duran arabam :)




sardunya
begonya

petunya galiba..


Satılırken gördüğüm en büyük kaktüslerden biriydi bu kaktüs.




Kaktüslerden sonra davetli olduğum bir kuaför salonu açılışına gittim.DSİ yanında Manço Kuaför ..Hem kadın hem erkek kuaförü..Sahipleri dostlarımdı,özel telefon gelince hatırları kırılmasın dedim.Ordan da doğru eve ve bahçeye vurdum kendimi..Neskafe yapıp kendime balkonda oturdum önce sonrada bahçede gezip akşamı ettim..

Pazar günü saat sabahtan yağmur çiseledi önce.Oysa bahçeyi biçmeyi düşünüyordum ben.Sonra zaten az yeri kaldığı için değişik bir makasla kötü gözüken yerleri aldım.Uzunbey zaten evde yoktu.Bende öğleden sonra saat 3 e kadar bahçede takıldım.Tam 3 ten sonra yağmur iyice bastırınca eve kaçtım.Neyse ki bahçe işini bitirmiştim..Akşama kadar evde dinlenip, tv izledik Uzunbey'le..Çağıl İstanbul'da ve o gece yolda olduğundan gece pek uyuyamadım.Pazartesi sabahı onu karşılamak üzere otogara gittik.

Pazartesi gelen bloggerı ve çektiğim bahçe resimlerini bir daha ki yazıya saklıyorum..

Not: Bu pazar tekneyle çıkıp yaşgünümüzü kutlamayı gelecek pazara kaydırdık çünkü hava biraz daha açsın istiyoruz :))

Yarın kısmetse Kayaköy'e kahvaltıya gidip, organik ve el sanatları pazarını gezeceğim.