İngiliz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İngiliz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Şubat 13, 2008

Ölüdenizli İngilizler...

Ölüdeniz Belediyesi Sanat Evi 2 senedir burada yaşayan yabancılara halk oyunları ve Türkçe kursları veriyor. Halk Oyunları ekibi artık o kadar ünlü ki bu önümüzdeki hafta Kars'ta yapılacak bir etkinliğe davetliler.Daha önceden Isparta ve Burdur' a da gittiler.Burdur da yapılan çekim youtube'ta yayınlanmış.Sizlere de gösterinin linkini vereyim dedim.Bakın bakalım İngilizlerin Türk Halk Danslarını yorumlaması nasıl olmuş :)

Pazartesi, Aralık 10, 2007

Christmas market...

Dün Çalışta christmas pazarındaydık..Çalışı bilmeyenler için söyleyeyim.Çalış plajı boyunca oteller ve restaurantlar deniz kenarında bir sıra halinde uzanır,önlerinden denize girersiniz, normal zamanda da yaz-kış cafelerde oturursunuz ya da yürüyüş yaparsınız.Çalış İngiliz nufusun fazla tercih ettiği bir semttir çünkü evler bahçeli ve yüzme havuzlu villa şeklinde satılır..Fethiyenin içinde sadece Çalışta denize girilebilir.Gün batımı meşhurdur ama artık İngiliz adetleri de sanırım meşhur olacak.Ben Çalışta 6 haziranda yapılacak olan Karnaval Komitesinde olduğumdan pazar günkü etkinlikte de bir sürü stand sattığımdan görevli idim.Şimdi komite Türk-İngiliz -Alman milliyetlerinden oluşuyor ama hepimiz Çalış' lıyız..Yalnız para toplama ve organize konusunda onlardan öğrenecek çok şeyimiz var :) Burada yaşayan İngilizler Çalış için bir karnaval düzenlersek daha iyi tanıtım yaparız ya da toplanan parayı Çalış için harcarız gibi bir düşünceyle yola çıkmış.Yaptıkları toplantılar çok profesyonelce.Normalde böyle etkinliklerde çalışmış insanlar var aralarında kendi ülkelerinde.İşte karşılıklı bir şeyler öğreniyoruz ve çalışıyoruz diyelim :))
Masalar 10 ytl karşılığında isteyen herkese satıldı.Bu masalarda 2. el giysi ve hediyelik hariç her türlü ürün satışa sunuldu.Satış yapmak isteyen dükkanlar ya da kişiler masaları satın aldılar ve masaların üzerine ürünlerini sundular.
Bunun haricinde mesela çekilişli hediyeler konuldu.1 ytl verip çekiliş numarası alıyorsunuz ve çektiğiniz numaranın hediyesini alıp gidiyorsunuz.
Ya da bir pasta var çok güzel 1 ytl ile yine ayrı bir kuraya katılıyorsunuz, çekiliş 20-3o kişiyle sınırlandırılmış.O kadar kişi katılınca çekip çıkan numaraya pastayı hediye ediyorlar ama karşılığında 30 ytl kazanıyorlar gibi.Size de çıkarsa 1 ytl pasta alıyorsunuz çıkmazsa da 1 ytl zarar vermiyor :)
Dün sağa sola koşturmaktan manzara seyredecek zamanım olmadı.4 büyük restaurant yanyana ayarlanmıştı.40 masaya yakın satış olmuş.10 masayı ben sattım :) fakat hepsi ayrı köşede olduğundan biraz koşturdum.Yanlarında durup bir şey lazım mı baktım ama satış yapmalarını da istediğimden hep kontrol etmeye çalıştım ne yaptılar.Çünkü hep arkadaşlarım vardı masalarda..
Hava çok yağmurluydu.Eğer biz bu etkinliği Türklere yapsaydık 20 kişi gelmezdi.Dün en az 400 kişi gelip gitmiştir :) İngilizler yağmur çamur dinlemiyor.Birde hava yağmasaydı o zaman bence 800 kişi gelirdi.Satılanların hepsi genelde uygun fiyatlı ve çok şirin görünümdeydiler..Zaten böyle etkinliklerde çok pahalı ürünler ve çok kar edeyim mantığıyla yüksek fiyat konulmuş ürünler satılmaz.Yılbaşı alışverişi olduğundan her yer kırmızı-yeşil ve parıltılıydı.Bazı standlar seyredilecek güzellikteydi.Yukarıdaki resim Nil Restaurant.

Orient Express Restaurant..Bir ara Gülderenle ve arkadaşlarla oturup dinlendim ve kahve içtim.
Bambu bar-cafe..Bizimkiler çoğunlukla burdaydı..Berna, Rana ve Mine..
Talin Berk'e düşmüş.Ahşap el sanatları ve diğer ürünler oldukça ilgi gördü..Aynalar ve çerçeveler satılmış :)

Bunlarda Talin'in..Satılmış mı görmedim en son.Ben bunları da beğendim :)

Fatoş, arkadaşıyla.. Kafayı oynatmış ama iyi olmuş,yüzü çıkmamış,gerçi onlar yayınlanabilir dediler ama başka çekmemişim..Kutular, tüylü ipliklerden yapılmış..ilginçti..

Fotoğraf titrek ama başka yok ve fikir olsun diye koydum.Şemsiye gibi dikilmiş bez torbalar,çam ağaçları için.Görünmüyor ama tanesi 2 ytl..

Yabancılar elde yapılmış bu tarz kartpostallara çok meraklı.El emeği ürünleri kendileri yapıp genelde böyle günlerde dernek yararlarına satıyorlar.Bu kartpostallar ya da davetiyelerin fotoğrafları da çok ilginç oluyor..Yukarıda gözüken el arabasından ot yiyen buzağıyı şahsen ben kimseye göndermem ama onlar da bu ilginç kartlara bayılıyorlar.Sadece bu tarz ürün satan iki müşterim bile var Fethiyede..Yani dükkan açmışlar ... Para kazanıyorlar.

Sponsor bulup broşür bastırttık ve tanıtım için bol bol dağıtıyoruz.Resimde görülen kırmızı seramik kutuyu ben aldım :) 3 ytl..

Bu da örgü sevenlere kıyağım.Bu standın sahibi hanım Göcek'ten gelmiş.Orda dükkanı varmış.İzin istedim fotoğraf için..Biraz da sohbet ettik.Zaten o beni tanıyormuş :)) Bu arada tabii ki ben pançomu giydim.Örgüye meraklı herkesin gözü bendeydi.Soranlar da oluyor yolda beğenip,cumartesi günü de veli toplantısında kızlardan birinin annesi sormuş.
ANNE.. Sana sesleniyorum.Ne panço örmüşsün ama..Nazar bile oldum vallahi.Düştüğümde panço üstümdeydi..Berna tüm hafta benimle hep giyiyorum diye dalga geçti ama ben yine de sık giyiyorum.Yalnız cumartesi Dereköy soğuk olur diye kahverengi kaban, siyah şapka,kahve küçük şal(hani hep kullandığım),siyah eldiven ve kahverengi kazak gitmiştim.Bej rengi (cat )botlarımı da..Yani orman işletmede Uzunbey beni bırakırken bahçede değiştirdim.Daha önceden gittiğimden biliyorum.
Bir de böyle bir şey var Fethiyede..Sabahleyin evden giyinip çıkarsın ama Fethiye sıcak, görev icabı ya da gezme manyağıyım ya ben bir şey olur yükseğe çıkarsın baharsa üstün yukarıya göre az kalır üşürsün.Kışsa deli gibi eser donarsın.Onun için her mevsim benim arabada duruma göre aksesuarlarım olur.Malum aksesuarlarım da boldur. Hatta botlarımı da duruma göre değiştiririm.Yani diyelim ki catlerle çıktım ama otelde kokteyl var.Arabadan hemen deri ve topuklu botlar değiştirilir :) Genelde sporuz ama çünkü her yerde gezdiğimizden Fethiye başka türlüsünü kaldırmıyor.Ya da iyi giyindiysen insanlar soruyor niye böyle giyindin..? :))
Berna' nın standı..Hepsi el emeği..Beceriklidir çok.

Bu süslerin altında sallanan çınar toplarını Berna bana toplattı :)) Ben topladığım için çok güzel olmuşlar.. ;P

Rana'nın standı..Onunki dükkandan geldiğinden en kalite standlardan biriydi..Öndekilerden bana da hep hediye almışlar arkadaşlar sağolsun.Yeni büromda var.. Rana 'nın dükkanı Paspaturda..
Bambu barın önü..Bar ama barlar bildiğimiz İstanbul barlarından değil.Cafe bar bunlar ve her yaş insanın girip çıktığı yerler..Zaten oteller de hep aileler tarafından yönetiliyor.Yani sahibi yönetici, hanımı satın almacı, kızı resepsiyonist,oğlu da barmen çıkabiliyor otelin.Ya da buna benzer değişik görevlerde :)

Benim beğendiğim bir stand..Görünen iş boncukla işlenmiş.Sahibi iki ingiliz kadın.Doğu havalı tek standtı.Yani onların doğusu :)

Aynı stand..Mesela üzeri işli yastık 15 ytl..

Eski komşumda stand açmış..Üstündeki bolero ve alttaki çantada onun..Çok marifetlidir zaten..


Görünüş icabıyla güzel bir masaları vardı.Sizinde görmenizi istedim :) Sipariş pasta-kurabiye çalışıyorlar evden..



Aynı masaya ait detaylar..
Dün bir ara yılbaşında nereye gideriz diye küçük bir araştırmada yaptık.Bir gidip geldik başka restauranta..Sanırım 15 kişilik bir rezervasyon yaptıracağız.Yine Çalışta..
Bu ay yılbaşı sebebiyle car boot yapmıyoruz, gelecek satış 27 ocakta Çalış'ta Aymes Hotel yanında..

Pazar, Aralık 09, 2007

Bu haber hiçbir yerde yok!

Cuma günü Berna ile neredeyse tüm gün benim ofiste cd hazırladık.Cumartesi günü Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'na sunmak üzere Mavi Kuş Derneğinin Çekirdek Kampanyasını cd'ye aktardık.Akşamüstü o da bende epey bir yorulduktan sonra işi bitirdik.Buraya gelen başka basın mensuplarına vermek üzere de kopyasını yaptık.O gece yorgunluktan ancak banyo yaparak kurtuldum.

Cumartesi sabahtan Çağıl'ın okulunda veli toplantısı vardı.Saat 10 da okula gittim.Daha bitmeden öğlen 13.00 'te ki hareket saatimize yetiştim Orman İşletmeye..Oradan Nicholas Park Otelin bize gönderdiği araçlarla Fethiye TEMA 'cılarla yola çıktık.



Yanan yer Fethiye'ye bağlı Kemer beldesinde Akdağların etekleri sayılabilecek yüksek bölgelerdeki Dereköy'deydi.Tören alanı Pera Organizasyon tarafından kurulmuştu.Onlarda bizim arkadaşlarımızdı.. Hem de Mavikuşlar :)) Dereköy Muhtarı Fethiyenin ve Türkiye'nin sayılı kadın muhtarlarındandır..Buraya geldiğim ilk zamanlardan tanışırım.Otobüs otobüs çevre illerden partililer vardı.Köylü börek dedikleri gözleme standları kurmuştu..Bakan, orman genel müdürü,vali, kaymakam ve bir sürü bürokrat oradaydı..

Geldiği gibi Berna, kampanya cd'sini bakana sundu.Bakan alıp özel kaleme teslim etti.Özel kalemin dediğine göre daha sonra tek tek bakıyormuş.Umarım bakıyordur.Bir haftalık bir emek var sadece o cd'de.Diğer emekleri saymıyorum bile.Bakan aslında kendi kampanyaları olan "bir sms- bir fidan" kampanyası için başlangıç yaptı ama bizi de kırmadı ve bizim getirdiğimiz çekirdekleri önce kendi attı, sonra da valiye ve çevresindeki bürokratlara dağıttı.Sonra da oradaki köylü kadınlara verip atmalarını sağladı.. Ben de resimlerini çektim :)


Tören bitip herkes dağılınca, bizde arabalara binip hareket ettik.TEMA'cıların tanıdığı arkadaşları varmış, yol üstünde Zorlar Köyünde..Ona uğrayıp çay içelim ve dinlenelim dediler.Onların grup hep öğrenci tabii eğlenmekte istiyorlar.Haklılar, her zaman genç olunmuyor..

Unutmadan buraya Üzümlü Beldesine bir firma, çimento fabrikası kurmak istiyor.Üzümlüde yaşayanlar bunu istemiyor.Başta İngilizler olmak üzere doğayı bozacağına inandıklarından büyük bir kamuoyu oluşturmuşlar.Bakan geldiğinde İngiliz ve Türklerden oluşan bir grup bakanın karşısında sadece pankart açıp "Üzümlü de çimento fabrikasına hayır " diyeceklerdi ama Kemer Jandarması pankart açtırtmadı.Onlarda t'shırtlerini giymişlerdi, önlerini açıp oturdular.Bakan geldiğinde de hazırladıkları Üzümlü dosyasını beraberce bakana verdiler.

Gittiğimiz yer TaTuTa çiftliklerinden biriydi..Mümkünler Beldesi diye bir yer.Dediklerine göre yağmurlar başladığı için etrafı toplamışlardı ama yine de her yönde bir emek, bir eser ve hareket vardı.Çay içtik ve bizim için Gül Hanımın yaptığı pastayı yedik :)



Pazartesi, Ekim 08, 2007

Dün bahçeye çıkabildim ilk defa.Gülleri budadım ve biraz çiçeklerimle ilgilendim.Önce Uzunbey'le beraber temizledik sonra o bir yere gitti ben akşama kadar oyalandım, şarj ettim kendimi sanki.
Bir ara uzayan sarmaşıkları tellere bağlamaya çalışıyorum, sokaktan geçen kadınlar laf atıyorlar.Erkek yok mu sende, erkek işi yapıyorsun..Gülümseyip cevap verdim..Yok bu sitede erkek diye :) Sonra söyledim bir yere kadar gitti aslında sabahtan beri beraber çalışıyoruz diye..Hem ben bakmam ki kadın erkek işi.Hangi işi beğenirsem onu yaparım :)


Bu sofra geçen gün gittiğimiz İngiliz Kuş Gözlemcisinin sofrasından görüntüler..
Bu arada benim ingilizcem ne yazık ki çok iyi değil.Keşke ingilizcem de insan ilişkilerim kadar iyi olsaydı. Tarifler yarı ingilizce yarı türkçe.Hatta arada piş piş piş (yani pişir pişir pişir ) gibi pratik cümlelerde geçebilir..Artık göz kararı ve tariften anladığınız kadarıyla yaparsınız.Ya da bilenler yorumlara eklesin şöyle de olabilir diye..
Bu tabakta gördüğünüz patates fırında pişirilmiş ve içi terayağlı,kaşarlı hafif karıştırılmış servis edildi..Kabuklarıyla beraber yedik :)

Kırmızı biber közlenmiş ve sirkeli z.yağlı sosla servis edilmişti.Aynen bizim yaptığımız gibi.

Susamlı gözüken tavuk parçaları ,fırında ve nefisti.

Bir çeşit Baharatlı hint salçası..Pear chutney .(Tabakta ve tavuğun önünde olan)


malzemesi:

1 kg armut,250 gr soğan,(taze soğan) 250 gr domates, (yeşilli olabilir),125 gr hurma ya da kuruüzüm çekirdeksiz,250 gr kereviz,600 ml sirke,1/2 tatlıj-kaşığı ginger(zencefil)1/2 tatlı kş acı biber,1/2 tatlı kaşığı tuz,350 gr kahverengi şeker.

Yapılışı:
Armut soyulur, parçalanır,soğan ve domateste dileklenir (dilimlenir!) tencereye tuz ve şeker hariç hepsi konur.Kaynayınca az karıştırılır.Tuz ve şeker konur tekrar karıştırılır.Suyunu çekinceye kadar pişir daha doğrusu az su koyup yavaş yavaş pişir.Tencere de beklet.Oradan küçük kavonozlara koy.Kavanozları sıcak fırında beklet böylece kavonozlar patlamasın.Sonra oda sıcaklığında soğut ve buzdolabına koy, kullanacağın zaman çıkar ve direk sofrada servis yap.
Bu etlerin yanına hafif ekşimsi bir tatla barbeküde çok kullanılan bir sos.Hatta evde yapıp bazen
kavonozlarda satıp öğrencilere burs verilen etkinliklerde kullanılıyor..Tadını ben beğendim ve tavukla süper gidiyor :)
Armut yerine başka meyvelerde kullanılabiliyor sanırım..Şeftali ve erik gibi.

Soğuk olarakta peynirle beraber yapılan sandöviçlerde kullanılıyor piknikte..



Beyaz yoğurtlu sosta Hindistan'dan öğrenilen değişik ve güzel bir sos.

Yoğurt (570 ml) koyu kıvamda
2 yemek kaşığı kişniş( yeşil ya da taze-chilli dilimlenir yani ince ince kesilir)
tuz -çok az
karabiber -az
yeşil soğan -küçük kesilip kullanılır
60 gr ceviziçi
bol yoğurtlanır ve karıştırılır
buzdolabında bekletilir ,soğuk servis edilir..

Susamlı ve sumaklı tavuk.. bir bütün tavuk kesilir veya parçalanır.Derileriyle beraber bir kenara alınır.

plastik bir poşette..

2 yemek kaşığı z.yağ, yarım pk sumak, 2 yemek kaşığı susam,az tuz,az karabiber poşette karıştırılır.Tavuklar tek tek konarak ovalanır.Pişirilmeden bir gün önce buzdolabında bekletilir.Poşet açılır.Fırın kabına koyulur,deriler üstündedir. 45dakika 210 C de pişirilir.

Elde işleme etamin peçete.

İşte tatlımız : Elmalı Puding - Apple Crumble
elma- 4 büyük,kabuksuz, çekirdeksiz ,en iyi ekşisinden oluyor
limonlu suda kabukları soyulmuş elmaları beklet,
dilim dilim kes, sudan alıp,süz ve tencereye koy
1-2 kaşık su ekle ve parçalamadan pişir,yumuşayınca 2 büyük kaşık kahverengi şeker koy,
fırın kabına koy.
8 kaşık beyaz un, yarım kaşık tereyağ elle ovulur, şeker eklenir, elmaların üstüne bu topak topak terayağlı parçacıklar atılır, en üste şeker konur, fırına verilir, 190 C de yarım saat pişirilir.Üstüne ingilterede hazır satılan ama burada evde yaptıkları puding dökülür.Resimde Paul' ün yaptığı gibi arzuya göre dökülür.
İngiliz Puding:
3 yumurta sarısı,
1 çay kaşığı nişasta
1 yemek kaşığı krema
2 poşet vanilya,
en son sıcak krema ile karıştırılıp ılık servis yapılır.yemeden önce..

Paul'lerin evinden bir köşe..Çok mütevazi ve hoş insanlar..Bir o kadar da saygılı..Yıllardır burda yaşadıklarından her türlü geleneğimize aşinalar..Geçtiğimizhafta mesela çok sevdikleri bir Türk aileye iftara davetlilerdi .Ben de almak istedim ama bu hafta büroyu taşıyacağımızdan bayramdan sonra çağırazağım onları.


Yine salondan bir köşe.Sağda görülen çıkrık evin en değerli köşesinde :) Her yer kilim ,sedir ve el dokuma örtülerle süslü..
Bu evi başka bir tanıdığım olan mimar Ahmet Bey çizmiş.Üstteki resimler bu çatı altındaki yuvarlak oturma grupları..Fethiye sıcak olduğundan yaz-kış oturulabilir bir mekan burası..


Yine bu yuvarlak salonun sol tarafından bir resim.

Evin oturma odası..Koltuk takımı ve kütüphane odası burası.Sanırım tv yok.Hatta İngilterede ki evlerinde de yok! Devlet her sene tv vergisi alırmış orada..Olmadığından vermemişler ve devlet yazı yazmış inanmayıp, hatta ceza kesmiş ödemediler diye..Evdeki resimler bir İngilizin Türkiye' de hatta Fethiye' de yaptığı resimler..Resimlere baktım tek tek.Suluboya ve bazıları gerçekten çok güzel.Aralarında ressamı belli olmayan eskizlerde var. Suluboya olanlar hep Türk insanının yaşamın içinden resmedildiği portreler ya da ahşap ve köy evi manzaraları.Yani biz.Bizi anlatıyor bu resimler ve bir İngiliz boyamış, başka bir İngiliz de Türkiye'de ki evine asmış.Ne için geliyorlar söyleyeyim ; yaşantımıza, bizi görmeye, geleneklerimize, bizi yansıtan hayatlara.. Onun için her yere yabancı isimler yazarak küçük Avrupa halimize değil bizi görmeye geliyorlar..En doğal halimize.

Paul ve Pat 'in evlerinin salonundaki bir köşe..Tam yemek masasının karşısında ve en baş köşede...Çıkmadan fotoğrafladığım ve en sevdiğim resim.Diyeceksiniz ki olabilir onu koymak buradaki hayatlarını kolaylaştıran bir ayrıntı olabilir..Ben de diyeceğim ki bu insanlar burada zevk için yaşıyorlar on iki senedir..Yani ticari bir hayat sürmüyorlar.Hatta kitap yazarak Türkiye'nin hakkında kimsenin bilmediği kuşları ve doğal hayatı üzerine ilerlemesine yardımcı oluyor bu İngiliz.Yani bir zorunluluğu yok ve gönüllü çalışıyor..Karşılık beklemeden ve daha önce yapılmamışı yaparak.

Yazın son resimlerinden..Bu sene boyunca kullandığım şapkam.En son Ölüdeniz' de gidebildik denize..Artık bir daha ne zaman kaçabilirsek..Yavaş yavaş toparlıyoruz deniz malzemelerini..Son kaçamaklar.. Hava bozmazsa daha bir kaç sefer yapılabilir belki :)


Yeni taşınacağımız bürodan pencere manzarası.Daha doğrusu balkon.Burada balkonlarda yaz-kış sigara içtiklerinden devamlı masamız vardır..Hatta bazen yemek getirtiriz dışarıdan orada yeriz ,içerisi kokmasın diye..Taşınınca yeni yerin fotoğraflarını çekeceğim zaten.Bu cadde üstünde Migros'un olduğu işlek bir caddenin uzantısı ama benim odam arkaya bakıyor,Uzunbey'in odası caddeye :)




Atatürk anıtının olduğu parktan bir manzara..

Bu da diğer tarafa bakan yönü..Yani çarşıya..


Geçen gün Bursa'dan gelen misafirimizin getirdiği hediyemiz :)

Bu hediyeyi de Uzunbey bana internetten sipariş getirtti :)) Ben çok sevdiğim için Kavala kurabiyesi aldı bana.. -Bu kısmı hamileler okumasın)-

Hıncal'da okudum..Hatta internet adresi vardı..Giripte görünce Uzunbey'e söyledim.O da bana aldı :))

Bu da Ebru yelpaze..Ebru yapanlar için burda açılan kurstan bir örnek ..Devin gideceğini söylemişti ya.Ona da göstereyim diye koydum.

1881' den gün batımı..Koca Çalış.

Çekirdek Kampanyasının son toplantı resimlerinden...Çekirdeklerimiz çoğalıyor..Desteklerinizi bekliyoruz. .Kasım ayına kadar yediğiniz meyve çekirdeklerini yıkayıp, 3 gün gölgede kurutuyorsunuz..Sonra en yakın Yurtiçi Kargo bürosuna götürüp bize yolluyorsunuz.. Bana da mail atıyorsunuz..Yani Mavi Kuş'a yolluyorsunuz. E-MAİL: asortikkrep1@gmail.com

En üstteki resim : bahçemizin sonbahar görüntüsü.