kemer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kemer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Haziran 11, 2010

ortaya tam karışık

Hayat Monet tabloları gibi olsa sanırım böyle olurdu..Nedense bu fotoğrafı görünce aklıma ilk bunlar geldi. Pazartesi ve salı dışarıda geçti günümüz. Pazartesi bir iş için Fethiye'nin Kemer ilçesine gittik müşteriye uzunbeyle.Salı günü ise Muğla yollarındaydık.Ares'i de aldık yanımıza, bırakmaya kıyamıyoruz.Bizim için sorun onun için eziyet olmasın diye de arada durup gezdiriyoruz. Allahtan Muğla işimiz kısa sürdü, ayın 20 sindeki ve 26 sındaki sınav için yer ayarladık birde. Uzunbey Muğlada kalabileceğimiz gibi bir yer olmadığını düşünerek ve biraz da tatil yapabilelim diye Akyaka'dan yer ayarlamayı teklif etti.Biz fethiyeden normal şartlarda iki saatte Muğla'ya gidiyoruz. Sabah yedide çıksak dokuzda ancak muğlada olabiliriz. Yedide çıkmak için altıda kalkmak ve hazırlanmak gerek, yol hali çünkü.. Çağıl akşam gidip yakın bir yerde kalmayı istedi.Bu yüzden bizde fırsat yaratıp bir gün önceden gitmeyi düşünüyoruz.Sabahta Akyakadan muğla yarım saat tutuyor..Umarım herşey yolunda gider ve biz size buradan güzel haberleri 27 sinde veririz.. Şimdi ilk sınavımız ayın 20 sinde ,ikincisi 26 sında.

Akyaka çok hoş bir yer, kendimize şirin ve güzel bir apart bulduk. Gelecek hafta 3 gün kalacağız. (bir terslik olmazsa)

Muğlaya giderken Gökova körfezine gelmeden solda Yörük Efe bizim mutlaka durup dinlendiğimiz mola yerlerimizdendir. Bu sefer çorba içtik, kahvaltı yerine.. Eskiden hayatta çorba içemezdim ben kahvaltıda..Oysa şimdi alıştım. Biz "çuşka" deriz , acı biberleri çorbaya atıp lezzetlendirmeden de bu işler yarım olur :)

Kötekli Muğla Üniversitesi Kampüsü.. Çağıl iki sınava da burada girecek. Kampüs muğlanın girişinde.

Burası da muğla girişi..

Bizim işimiz il kültür müdürlüğünde olduğundan arkasındaki parka arabayı çekip uzunbeyi beklemeye başladık, Muğlalılar pek köpekle gezenlere alışkın değil sanırım. Yoldan gelip geçenler baktıkları gibi, pencerelerden çocuklara Ares'i gösterenler de oldu. Ares'te güneşte golden golden parlıyordu şimdi ne yalan söyleyeyim :) Güzel köpek .. ama ben onu her ne kadar dış görüntüsüne göre almak zorunda kaldıysam da huyu bence daha güzel ki seçerken onun sakin duruşuna vurulmuştum ben :)) Onu çok seviyorum, onsuz bir yerlere gitmek eziyet geliyor artık. Kirpiklerini kırpmasından oturuşuna ruh halini çözebilmek kadar keyifli bir oyun yok benim için. Bakışlarındaki yardım isteği, çok sıkıştığında bizi rahatsız etmeden fırsat yaratmaya çalışması, kendini insan sandığını düşündüren pozları, bizimle hayatı paylaşması, anlatılmayacak bir hayat zenginliği.. Ancak yaşadığınızda anlayabiliyorsunuz, ben daha önce balkonda baktığım için diğer köpeğime (o da bir colie idi) bakmak hatta daha eğitimli olmasına rağmen köpek bakmak değilmiş.. Köpek sizinle evde yaşadığında onu tanıyabiliyorsunuz ancak.
Bir arkadaşımız bize onun için eğitimli mi demişti bende o eğitimli de biz değiliz demiştim...
Ares geldiğinden beri sokak it' lerini de daha çok seviyorum :)
Bu Muğla görüntüleri Delfina için aslında :)) Sakar Geçidi.. Muğla yolunda Gökova Körfezine inerken...

Akyaka


Azmak Suyu
Apartla görüştükten sonra balık yemek için Nadir Usta' nın yerine gittik. Hoşumuza gitti, esnaf bir adam sanırım,etrafta da sevilen biri, orayı tavsiye ettiler.

Kalamar ve Akya yedik ikisi de güzeldi..

Ares ördeklere bayıldı :)

Ördeklerde onu merak etti..

Güzel, küçük bir mola oldu Akyaka bize..

Suyun hemen yanındaki masalarda oturduk ve ben içimden şimdi Ares atlayacak ördeklere diye geçirsemde o gayet soğukkanlılıkla etrafı seyredip ,keyif yaptı :)

Uzunbey bana Muğladan çok güzel bir şapka aldı, benimde çok hoşuma gitti hemen taktım, fotoğraflarımı da çekti ama bloğa koyamadım tam "asortik krep " halimdi aslında :P Belki daha sonra..

Bayağı bir oturduk, keyif yaptık, sahbet ettik.. Güzeldi.

Bu fotolarda Kemer'den. Arabadan çekim bir tarla hasadı. Aslında Kemer ayrıca gidip çekilmesi gereken bir yer. Eski taş evleri ve eski sokakları var. Bir gün gideriz yine. Fazla vaktimiz olmadığından görüntüleyemedim ama aklım kaldı.

Kemer'de de oturan bir yabancı nufus var.Genellikle yeni yapılan lüks sitelerde oturuyorlar. Bu yüzden son zamanlarda Kemer'de değişik yemek yerleri de açıldı. Esinti Restaurant'ta böyle bir yer.

Kemer - Esinti Restaurant
... ... ...
Çenebaz, çok güzel bir yazı girmiş, herkes okumalı son durumlar nedir diye, yoksa siz hala politikanın eskisi gibi yapıldığını mı sanıyorsunuz..? Geçti bizim zamanlarımızın politikaları, artık koltuk sevdaları ülke üstüne oyunlar kurdurabiliyor..
Burcu yeni bir blog açtı. Bu blog şimdilik kıyafet üzerine, daha sonra içine annemin yaptıkları elişi ürünleri ve kırkyama eklemeyi ve değişik ürünler üzerine geliştirmeyi düşünüyoruz.
( link verip destek olmanızı rica ediyorum.)
Elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışacağım, önerilerinize de açığız bu arada..
Büyükbeden giyen biri olarak Burcu'dan ilk alışverişi istanbuldan yapmıştım.. Blogda yeni ürünlerde buldum kendime :) Siparişimi verdim annem gelirken getirecek.
Takılıp durdum orada zaten bu cansız mankenlere ihtiyacınız yok, gelip ücretsiz mankenlik yaparım ben dedim onlara ama beni almadılar.Karın tokluğuna çalışırdım aslında :P
Birde anne bluzu demeyin "genç kadın" bluzu deyin hatta güzel kadın bluzu olsun isimleri dedim ama Burcu onların genel ismi böyle, hem sen anne değilmisin diye bana fırça attı. Anneyim evet ama genç! ve güzel kadın bluzu demek daha iyi değil mi allah aşkına..? :))
Gülen ve Enne'ye de desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Onları da yönetim kadrosuna kafadan atıyorum.Bundan sonra alınacak kararlarda kesinlikle fikirlerine danışılacaktır ...
-Olur mu burcum ..? :)
Biraz sonra Ölüdeniz Kültür ve Sanat Festivali komite toplantısına gitmek üzere çıkacağım. Bu sene süper konuklar geliyor..
Ölüdeniz Kültür ve Sanat Festivali (2-3-4 temmuz 2010)
YAZARLARIMIZ :
2 TEMMUZ : Sunay AKIN - Meltem VURAL- Nihat GENÇ
3 TEMMUZ : Süheyl BATUM - Ümit ZİLELİ
4 TEMMUZ : Banu AVAR
Etkinlikler Fethiye Kültür Merkezinde ve saat 18.00 - 20.00 arası olacak.
GÖSTERİ ve KONSERLER :
2 temmuz Sunay Akın Gösterisi - Canan Başkaya Konseri
3 temmuz İngiliz Yarenler - Kurtalan Ekspres
4 temmuz Selim Günday Halk Dansları Grubu - Neşe Karaböcek
Konser ve gösteriler Hisarönü Festival alanında yapılacaktır.Saat: 21.00 - 24.00 arası.

Pazar, Aralık 09, 2007

Bu haber hiçbir yerde yok!

Cuma günü Berna ile neredeyse tüm gün benim ofiste cd hazırladık.Cumartesi günü Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'na sunmak üzere Mavi Kuş Derneğinin Çekirdek Kampanyasını cd'ye aktardık.Akşamüstü o da bende epey bir yorulduktan sonra işi bitirdik.Buraya gelen başka basın mensuplarına vermek üzere de kopyasını yaptık.O gece yorgunluktan ancak banyo yaparak kurtuldum.

Cumartesi sabahtan Çağıl'ın okulunda veli toplantısı vardı.Saat 10 da okula gittim.Daha bitmeden öğlen 13.00 'te ki hareket saatimize yetiştim Orman İşletmeye..Oradan Nicholas Park Otelin bize gönderdiği araçlarla Fethiye TEMA 'cılarla yola çıktık.



Yanan yer Fethiye'ye bağlı Kemer beldesinde Akdağların etekleri sayılabilecek yüksek bölgelerdeki Dereköy'deydi.Tören alanı Pera Organizasyon tarafından kurulmuştu.Onlarda bizim arkadaşlarımızdı.. Hem de Mavikuşlar :)) Dereköy Muhtarı Fethiyenin ve Türkiye'nin sayılı kadın muhtarlarındandır..Buraya geldiğim ilk zamanlardan tanışırım.Otobüs otobüs çevre illerden partililer vardı.Köylü börek dedikleri gözleme standları kurmuştu..Bakan, orman genel müdürü,vali, kaymakam ve bir sürü bürokrat oradaydı..

Geldiği gibi Berna, kampanya cd'sini bakana sundu.Bakan alıp özel kaleme teslim etti.Özel kalemin dediğine göre daha sonra tek tek bakıyormuş.Umarım bakıyordur.Bir haftalık bir emek var sadece o cd'de.Diğer emekleri saymıyorum bile.Bakan aslında kendi kampanyaları olan "bir sms- bir fidan" kampanyası için başlangıç yaptı ama bizi de kırmadı ve bizim getirdiğimiz çekirdekleri önce kendi attı, sonra da valiye ve çevresindeki bürokratlara dağıttı.Sonra da oradaki köylü kadınlara verip atmalarını sağladı.. Ben de resimlerini çektim :)


Tören bitip herkes dağılınca, bizde arabalara binip hareket ettik.TEMA'cıların tanıdığı arkadaşları varmış, yol üstünde Zorlar Köyünde..Ona uğrayıp çay içelim ve dinlenelim dediler.Onların grup hep öğrenci tabii eğlenmekte istiyorlar.Haklılar, her zaman genç olunmuyor..

Unutmadan buraya Üzümlü Beldesine bir firma, çimento fabrikası kurmak istiyor.Üzümlüde yaşayanlar bunu istemiyor.Başta İngilizler olmak üzere doğayı bozacağına inandıklarından büyük bir kamuoyu oluşturmuşlar.Bakan geldiğinde İngiliz ve Türklerden oluşan bir grup bakanın karşısında sadece pankart açıp "Üzümlü de çimento fabrikasına hayır " diyeceklerdi ama Kemer Jandarması pankart açtırtmadı.Onlarda t'shırtlerini giymişlerdi, önlerini açıp oturdular.Bakan geldiğinde de hazırladıkları Üzümlü dosyasını beraberce bakana verdiler.

Gittiğimiz yer TaTuTa çiftliklerinden biriydi..Mümkünler Beldesi diye bir yer.Dediklerine göre yağmurlar başladığı için etrafı toplamışlardı ama yine de her yönde bir emek, bir eser ve hareket vardı.Çay içtik ve bizim için Gül Hanımın yaptığı pastayı yedik :)