Pazartesi, Aralık 31, 2012

Perşembe, Aralık 27, 2012

Geçse de yolumuz bozkırlardan, denizlere çıkar sokaklar

Uzun zamandır ilk defa yeni bir yıl bana heyecan vermiyor,belki de ülkenin durumundan bilmiyorum. Aslında günlerim bir şekilde geçiyor ..! Ben çok karamsar uzun yazılar yazamıyorum,yani en azından tutarsız oluyorlar, onları da beğenmiyorum.Kafam ve  duygularım karışık,işin kötü tarafı bana neyin iyi geleceğini de bilmiyorum.

Kitaplara gömülüp,eve kapanıp kimseyle görüşmesem.. Yapamıyorum ki. Hem şartlardan hem de kendimden.Asi gece kuşu olup, gece yaşayıp,gündüz uyuyasım var.Atlayıp İstanbul' a gitsem. Günlerce yazsam günlerce konuşsam. Buna öyle ihtiyacım var ki anlatamam.

Benim yeni yıl dileklerim hep iki kademe olur, bir herkes için iyi bir şeyler dilerim, birde kendim için.. Kimseyle de paylaşmam.Yine kendime saklıyorum.Başka yılbaşı yazısı yazasım da var ama bu gece böyle oldu,vazgeçmeden yazıyı bu kadarla göndermek istiyorum.

Hayat... Senin yaşantımdaki  izlerini  kaybetmem benim suçum mu bilmiyorum ama arıyorum.Bana her zaman olduğu gibi yol göster ve içime yine bahar esintileri doldur lütfen...

Perşembe, Aralık 20, 2012

Kırılmasın diye durur kalbim..*

Sagalassos çok güzel bir şehirdi. Kazıları yeni bittiği için yeni duyulan ama bence Efes kadar olmasa da ilgi çekeceğine emin olduğum bir antik kent.
 Resmi kazı sitesi .. tık
Biz geziye kasım ayında gittik ama anlatmadan geçmek istemedim.Biz -iş olarak - her ay bir etkinlik yapıyoruz.Bu biraz bizim için biraz da halkla ilişkiler çalışması gibi.Ücreti çok yüksek olmayan günü birlik turlar bunlar. Kasımda oradaydık, aralıkta Antalya  alışveriş turu, ocakta Seki kar gezisi , şubatta ikea, martta Şirince :)) Biz böyle planladık çok önceden bilseydim aralık ayına Şirinceyi alırdım : P  Neyse biz zaten Metin Uca'nın gösterisi var ,orada olacağız kısmetse o gece.

Burası bir Höyük,geziye Burdur yakınlarındaki bu höyükten başladık.Hava çok güzeldi, bir otobüs kadar İngiliz-Türk karışık bir gruptuk.

Bademler vardı yolun kenarında, resimler çektik ve sabah yürüyüşü gibiydi ilk durağımız.
Burdur da yemek molası verdik ödüllü müzesini gezdik.O taraflara yolu düşenin mutlaka gezmesi gereken bir müze bu bence.
Girdiğinizde sizi karşılayan muhteşem boyutlu heykelleri ile kalbimi çaldı bu müze. Bu görüntülerde video görüntüleri,yalnız her zamanki gibi güncel değil, son kazıdan sonra getirilen heykeller ,büstler insan boyunun beş katı görüntülerde ve girdiğiniz gibi solda müzenin kapısında sizi karşılıyorlar,ağzınız açık kalıveriyorsunuz heykellerin büyüklüğü ve güzelliği karşısında. Ben hayran kaldım.Tekrar gidip ağır ağır en az 2-3 saatte gezmek isterim.Oysa hızlandırılmış bir turla gezmek zorunda kaldık biz.Hava kararmadan Sagalassos'u da bitirmek üzere erken çıkmak zorunda kaldık.

Yemeğimizi oranın tek ünlü ve eski restaurantında yedik.Emniyet Lokantası.Bu da lokantanın buzdolabı.İçini açıp bakmak istedim ama sahibi bana bakınca utanıp da açamadığım dolap :)
Burdur şiş.. Mutlaka yenmeli denilen şey porsiyonu küçük,baharatsız şiş  köfte. Mekan yediklerimizden daha güzeldi zaten etrafı seyrederken doydum ben. Burdur'a kesin gidin, müzeyi kesin gezin ama bundan yerseniz aç kalırsınız. Porsiyonu az çünkü.Ben zaten hamur işi yemediğimden iyi ki çorba içmişim.Çorba güzeldi.Üstüne kaymaklı kadayıf dediler bende olsun dedim de gelen ekmek kadayıfı değil, tel kadayıf üstüne kaymaktı.Hayal kırıklığımı ne kadar anlatsam beceremem.Burdur yemek açısından zayıf bir yer bence.Hem koca şehirde internette sadece iki yer yazmışlar şiş köfte yemek için sanayi ve emniyet lokantası. Başka da yemekle ilgili bilgi yok.
Bu büstler yaklaşık insan boyunda ve müthiş görünümlülerdi, bayıldım.  Birini Zeus'a benzettim ama bilmiyorum doğru mudur..? :)
Günlerdir on yazı yazdım kafamda,oturup yazmaya gelince bir şey çıkmıyor.

Son zamanlarda sizin internetlerinizde de garip kopmalar ve sayfa yenilenmeleri meydana geliyor mu..? Benim çok geliyor ve işin tuhaf yanı artık bana garip gelmiyor.Bi kontrol bi kontrol bk var sanki.Ne bulacaklarsa, her yeri kontrol ediyorlar. Etsinlerde bazen isim yakalıyorum ben ,özellikle facebook konuşmalarında hatta kim girmişse mesela,nasıl oluyor bilmiyorum diyelim ki özlemle konuşuyorum,yukarıda pencerede başka isim yazıyor.Dalgınlıkla sanırım , iz bırakıyorlar :)

Kaç gündür bir yazı yazamadım ben,hem canım istiyor,günde on defa kafamda yazıyorum yazıyı,tam oturuyorum yok.Bir kelime yazmak içimden gelmiyor.Şu yazıyı allah sizi inandırsın beş gündür yazamadım ben.Bir paragraf yazıp çıkıyorum her seferinde. İnternette iş yapıp çıkıyorum.Bu arada gündüzlerim ve gecelerim yoğun geçiyor,güzel şeyler yapıyorum.Bazende bu bloğa çalışıyorum valla :))
Gezi yazı gibi geçmedi,gayet akıc ve güzeldi.Onun üstüne iki gezi yaptık biz.
Bu hafta 22 aralıkta Datça ya kadın kolları toplantısına gideceğim kısmetse.

Kitap okuma atölyesinde hızlı gitmeye başladık.Cevat şakirden sonra yabancı yazarda simon de beauvoir sıra.
Kitap okuma atölyesi demişken antik şehirde öyle bir kütüphane vardı ki aklım başımdan gitti.Üstteki ve alttaki resimdeki mozaiklerle süslü büyük yer bir kütüphane.. Hepimiz dakikalarca resim çektik, çok güzeldi.


Burası da antik tiyatro.






Çok güzeldi.O bölgeye gidipte orayı görmeden dönmeyin derim.

Dün gece Atapark otelde Tango gecesine davetliydik.Can Hoca ve eşi davet etti.Çok güzeldi,resimler daha sonra. Sanırım Tangoya gideceğim..Hemen değil ama karar verdim. Uzunbey birşey demedi :) Biz Fatoşla gitmeye karar verdik.

Yarın bürodayım,sene sonu temizliği yapıyorum masamda.

Vakit bulursam şöyle eski yazılarım gibi keyifli bir yazı yazmak istiyorum artık :)

*başlık   Tangodaki şarkılardan biriydi,çok güzeldi,daha önce çok farketmemişim ne yazık ki...

Pazartesi, Aralık 10, 2012

Umulmadık bir gün olabilir bugün.. Bir çay söyle yağmurların kokusunda.*


Dün yılbaşı pazarı- xmas market vardı Çalış Plajında. O kadar güzel standlar vardı ki hepsini koymak adına link veriyorum.Bu seçtiklerim size yön göstermesi açısından elinizin altında olsun dedim :)
Aslında önce cumartesi Antalya gezisini yazmaktı niyetim ama yılbaşı hediyeleri için ne kadar erken yayımlarsam daha iyi olur diye düşündüm. Buyrun Çalış Karnavalı Yılbaşı pazarına...

-Çok yağmur yağdı ama çok da kalabalıktı.Yağmur olmasa sanırım gelen sayısı rekor kırılan bir etkinlik olurdu.

 etaminler
 Taş boyamalar


 örgü
dikiş...

 keçeler..
 Noel Baba..


Xmas pazar- Yılbaşı Pazarı  Geri kalanlar linkte. :))  

(Linki yeniledim,artık ulaşabilirsiniz.)

*C.Süreya.

Perşembe, Aralık 06, 2012

Unutmak mı? Delisin sen ...... *

Uzun zamandır ilk defa araba kullanırken burada küfür ettim. Motorlu adamın gözüne baka baka  çektir git dedim, oda gördü.Çünkü bana söylene söylene geliyordu karşıdan.O gözlerimin içine bakıp bunu yapabiliyorsa ben arabanın içinden hayda hayda yaparım,yaptımda. Akşamda gelip Uzunbeye anlattım.Aferin dedi :)) Hep böyle terbiyesiz bir aile değiliz,ben küfür etmem de genelde onun için aferin aldım.

Resim Çağıl geldiğinde onu yemeğe götürdüğüm Cezayir Usta'dan.Küçük ve samimi bir ortam olduğundan şimdiye kadar onda hiç fotoğraf çekememiştim ama Fethiyede tek döner yediğim yer diyebilirim . Bence başka yerde yemeyin eğer buraya gelirseniz,sadece yatık döner ve balık pazarının içinde Cezayir Usta.
Geçen hafta topu topu 3 gece evde yemedik sanırım.Benim için iyi oluyor, rejim davalarından rahat ediyorum.   Bazen de günlük dertlerden sıkılıp uzunbeyle kaçıp sakin bir yerde karnımızı doyurup eve geçiyoruz ama Ankara'dan döndüğüm gün ki öğlene doğru döndük,o gece bizi yemeğe aldı Fatoş.Eşi çok güzel balık pişiriyor, hep öyle der, gerçekten de nefis bir balıktı, bizde şahidiz artık. Biz arkadaşız onunla,ama artık benimle çalışıyor ya,iş arkadaşıyız da aynı zamanda.Onu seviyorum.O bir Eskişehirli :) o bir -eşi de- Çerkes  ve iyi bir arkadaş.Benim Dukan diyeti yapmamı sağlayan arkadaş ve iyi bir yaşam koçu.Onun sayesinde on beş kilo verdim.Bir seneyi geçmesine rağmen almadım.
Neyse biz yemeğe geçelim.Görümcesinin yaptığı nefis biber turşularının yanında balık yedik.Hangisi ana yemekti ,  karar veremeyecek kadar ikisi de hatta diğer başlangıçlar da dahil hepsi nefisti.

Balığın en güzel yerlerini Ahmet Bey bize servis etti diyebilirim.Önce  kalamar ve karidesten oluşan nefis bir deniz ürünleri güveci yedik.

Ardından da kahve keyfi yaptık.


Geziye gitmeden önce bir gün uzunbeyle pikniğe gittik bir öğleden sonra.

Arabamızı herkesten uzağa çekip Ares'in rahatlıkla dolaşabileceği bir köşeye kaçtık Aksazlarda. Akşamüstüne doğru hava biraz serinlese de bu son iki güne kadar geceleri klima bile açmadan oturup, gündüz kısa kollularla gezdik. İki gece aşırı yağışla beraber havamızda soğudu.Dağlara kar yağmış ve gündüz esintileri başlamış soğuk soğuk bir kenardan.
İki gecedir asi gece kuşu oldum ben.Uyku tutmuyor bu aralar. Resimdeki atkı partili bir arkadaşımın hediyesi.
Biraz da size kitap atölyemizden bahsedeyim.İlk buluşmamız güzel geçti.Biz bir yazar seçiyoruz ve onun hakkında araştırma yapıyoruz, bir kitabını okuyoruz.Sonra onbeş günde bir toplanıyoruz keçi kitabevinde, ilk yazarımız Sait Faik Abasıyanıktı.

Arada Kafka işledik ve gelecek hafta Halikarnas Balıkçısı 'nı işleyeceğiz.
 Soldaki iki kitap benim okuduklarım.Kendi kitabımı bir gün eve giderken unutunca Ekin Abla'dan buldum, 1963 basım,Varlık Yayınları. Çok güzeldi,eski olması ayrı bir keyif verdi.
Diğer ayrıntılar başka yazıda artık.
Gülderen de buluştuğumuz bir gün.
Bunu cafederin zehra gülderene hediye yaptı.
Bize çok güzel ikramlar hazırlamıştı.
007 Escape cafe- restaurant
Sık sık kahvaltı ve yemek için kaçtığımız yer.
Çalış 2. el pazarı.
2. el pazar
Mavi kuşlar pazarda.
2. el pazarı

24 kasım kahvaltısı

Cumartesi günü alışveriş turu diye gezimiz var, Antalya'ya gidiyoruz Terracity diye çok büyük bir alışveriş merkezi açılmış Antalya da,oraya.Sabahtan akşama oradayız.
Pazar günü de xmas pazarı var Çalış Karnavalının, orada görevliyim.Sabah 11.00- 16.00 arası çalış Plajındayız.

Eski pazarlara ait yazılarımdan...

http://asortik-krep.blogspot.com/2008/12/xmas-pazar.html

http://asortik-krep.blogspot.com/2009/12/yeni-yl-pazar-2.html

Son zamanlarda gördüğüm en güzel yazı dizilerinden biri.. Herkes okusa aslında , o sektör nasıl bu hale geldi ipuçlarıyla yazıda var..  Punto yayımladı......

Kütüphanemi düzenleme kararı aldım ama bir fırsat yaratıp bir türlü yapamadım.Bir an önce düzeltip fotoğraflarını çektiğim gibi Leylak Dalı'na göndereceğim.

Birde kesinlikle benim ilham kaynaklarından biri  olduğumu düşündüğüm ; )  başka bir bloğu var ki o da
 Fincandaki mucize : Kahve      çoğu kez misafir oldum, takip ettiğim bir blog.

Bu arada 21 aralıkta son gösterisiyle Metin Uca burada, bilet aldım. Kibele sanat evi getiriyor,Kültür Merkezinde" Hakuna Matata".

* Özdemir Asaf

Not: 1- Kasım ayında blog dünyasında 7. yılımı bitirmiş bulunuyorum  birde :))

Not. 2- İzmirde etkinlik..



Merhaba...
1. Uluslararası İZMİR TİYATRO FESTİVALİ Yarın (7 ARALIK 2012 CUMA ) açılıyor...
Festival açılışımız saat 14'de Kemeraltı Hükümet Konağı yanında Basın
'a Açıklama ile başlıyor. İzleyen programımız aşağıdadır. Bekliyoruz.
Saygılarımızla, TAKSAV İZMİR

--- FESTİVAL SOKAK AÇILIŞI
Saat: 14:00 Yer : Kemeraltı Hükümet Konağı Yanı
--- BASINA AÇIKLAMA
--- SOKAK SANATLARI ATÖLYESİ – “Kaldırım Kumpanyası (Canlı Heykel)
--- DİKİLİ BELEYEDİYE TİYATROSU – “Sarı Sıcak” (Sokak Oyunu)
----İZMİR YENİKAPI TİYATROSU – “Halk Avcısı” (Sokak Oyunu)...programın tamamını internetten bulabilirsinniz