Perşembe, Nisan 20, 2017

Tesirsiz ne kadar söz varsa ruh cebimde biriktirdim ki zaten ben küçükken de meraklıydım suya yazılar yazmaya.*

Bir daha ne zaman yazarım bilemiyordum. Bu köprülerden çok su aktı.Hayatım değişti, ülke de değişti.Uzun zamandır buralardayım, Fethiye'deyim. Yıllardır yaptığım işi bıraktım. Gayrimenkul Danışmanıyım artık. Nisan başından beri Remax'te çalışıyorum. Yeni işime kanalize oldum. Asılıyorum. Çok çalışmaya çalışıyorum. Çok şey yaşadım son aylarda, tabii ki ayrıntılardan bahsetmeyeceğim. Okudukça eskiler yorumlar zaten.Yeniler içinde yeni başlangıçları okuyun, çok güzel şeyler yazmak istiyorum artık diyeceğim...

Fethiye'de bir değişiklik yok.Hep aynı güzellikler.

Bahçede kaktüs ve sukkulentlerle yaşamaya devam.



Mia , benimle...  Erika hastalandı ve yaklaşık üç haftadır ortada yok.Sanırım ölmek için evden uzaklaştı.Sanki her gün geri dönecek diye bir his var içimde ama gelmiyor.

Ateş, Ares'in oğlu. Onunla beraberiz. Ares yok...

Yine kahve keyiflerine ve hayata devam...

Yakın zamanda görüşmek üzere...

*Başlık: Ali Lidar 

Cuma, Şubat 17, 2017

Mutluluk Nasıl Dayanıksız*

Genelde kendi yazmadıklarımı burada az paylaşıyorum ama o kadar güzel bir yazıydı ki görmeyenler için kayıt olsun dedim.Sanırım yine buralarda olmaya ihtiyacım var bu aralar.Yazmak bana iyi geliyor.

 *Başlık: Cemal Süreya 999.Gün Resim : Kabak Koyu - Alınca'dan görünüş. ....



 Hayat, bazı kadınlara saçlarını kestirdiği için pişman olup ağlama lüksü vermez… Hatta bazı kadınlar sırf saçlarıyla uğraşmamak, onlarla uğraşarak vakit harcamamak için kısa kestirir saçlarını… Ağlamak lükstür bazı kadınlar için… Zamanında o kadar çok ağlamıştır ki katılaşmıştır gözyaşı… En büyük acılarını tek bir damla gözyaşı karşılamaya yetebilir… O kadar çok hayal kırıklığı yaşamıştır ki… O kadar sık kar yağmıştır ki o en güvendiği dağlara… Hiçbir şey şaşırtamaz onu… Gardı hep elindedir… Kendi sorunlarını tek başına çözer… Çünkü bilir ki ne zaman yardım istese bir karşılık bekler yardım eden ama ondan yardım istense elinden geleni esirgemez kimseye… Kendi yaralarını kendi kapatır… Zaten kendinden başkası onun kadar üzemez onu… Ve yine kendinden başkası onun kadar mutlu edemez… Gerektiğinde hangi konuda kimden fikir alabileceğini bilir… Ama kendi doğrularına ters düşen hiçbir fikir ona göre değildir…

 Kavanoz kapağını açmak için bir erkeğe ihtiyaç duymaz bazı kadınlar… Çünkü kapağın havasını alınca kolaylıkla açılabileceğini bilir… Çünkü balıklar önüne tepside sunulmamış, o tutmayı öğrenmiştir… Kimsenin kimseyi kendisi kadar düşünemeyeceğini bilir… Çünkü insan, doğası gereği bencildir… Dostluk, kardeşlik nutukları iyi günlerin meyveleridir… Hayatta her zaman ama her zaman tek başına olduğunu öğrenmiştir… Erkek ve kadının her konuda eşit olduğunu savunup hesap ödemeye gelince geri duran kadınlardan değildir. Masaya gelen hesaba ilk önce elini atmaktan hiç çekinmez… Masada erkek varken garsonla muhatap olabilir, siparişini kendi söyleyebilir.

 Onunla uğraşanlar olur ama o sadece kendisiyle uğraşır… Zaaflarını, eksiklerini kapatmak için… Hep bir adım daha ileriye gitmek için… Hataları olur ama onlara zaferleri kadar sahip çıkar… Çünkü bilir ki zafere giden yoldur onlar… Pişmanlıklarını gurur tablosuna dönüştürmeyi öğrenir… Biriyle birlikte olduysa kendi istediği içindir, sadece istenildiği için değil… Sevdiği için evlenir… Zengin koca hayalleri kurduğu için değil… Duygularına boyun eğmez, onları kontrol etmeyi bilir… Mantığıyla çelişen duygularını ekarte edebilir… Düşer, kalkar… Düşürürler, kalkar…

 İşte bu yüzden ağlamaz bazı kadınlar, saçlarını beğenmedi diye… Bu yüzden mutlu etmek de zordur onları, üzmek de…

 Burcu Ergin

Pazartesi, Ocak 02, 2017

Sakinliğimi çalanlar beni deli olmakla suçluyor*

Geldim gidiyorum...Birkaç günlüğüne ve yılbaşını geçirmek için İstanbul'a geldim.Eski yazılara baktım biraz, bu sefer pek oturmadım bilgisayara,onun için yazıyı giderayak yazıyorum.Zaten artık ne yazabiliriz ki... ? Dileklerimizle nefretimiz birbirine bu kadar karışmışken.Öldürmek için sebebi olmanın ne önemi var? Bunu anlayamıyorum işte. 
Kendimi kötü hissettiğimde şiir okurum ben, bu sefer bulamadım aradığımı..Bir türlü kafayı dağıtamadım, rahatlayamadım. Bozkıra dönen ruhumu denize inen sokaklara çıkaramadım. Hiç bu kadar karamsar olmak yakışmıyor derken toparlayamadım.Çiçek bahçelerinde gezinmek bile ruhumu aydınlatmadı bu sefer.Hayat alacaklarını sıraya mı koydun ? Hesaplaşma için biraz erken değil mi..? Hiç değilse sıra sıra bulutlardan;  biraz mavilik biraz beyazlık ödünç alabilseydik, bir martı gibi kanatlarımızdan güç alıp uçabilseydik, biraz umudumuz olsaydı, temiz havayı içimize çekebilseydik.. Yeni dağlar keşfedip önümüzü açabilseydik...Anka gibi küllerimizden doğabilseydik.. Biraz gözümüzü açabilseydik... 
Karmaşık gibi gözükecek yazdıklarım ama karmaşık değil sadece söylemek istediğim 
2017 kötü başladı..Evet, siz yine de umutlarınızı rafa kaldırmayın! :)