Salı, Şubat 27, 2007

Isparta / Davraz 1


Yolculuğumuz cumartesi sabahı saat 6 da başladı..Yani biz 6 da kalktık.Yedide beraber gideceğimiz arkadaşlardan Ahmet Beylerin evin önüne arabayı bırakarak onların sokağının başından Davraz'a gideceğimiz transfer arabalarından biriyle yola çıktık..Minübüste 15 kişi kadardık..İki de ingilizimiz vardı :) Arabadaki yolculardan bir kısmını tanıdığımız için de hemen kaynaştık.Güle oynaya yolculuk başladı..Aslında ben yolda ve Davraz'da üşümeyeyim diye tüm tedbirimi aldım..Yün çoraplarım vardı Anneannemin ördüğü onları giydim Çağıl' a da giydirdim..Uzunbey pek rağbet etmese de karışmadım artık..Ayağıma da aslında nubuk olan ama dışı karla cebelleşmesine rağmen bir damla ıslanmayan botlarımı geçirdim.Tüm haftasonu hava çok güzeldi ama tedbirli gittiğim için böbreklerle ilgili bir şikayetim olmadı..Yolda giderken Bekçiler'de durup kahvaltı ettik ve güle oynaya, sohbet ede ede Davraz'a gittik.Fethiye'den yaklaşık 3.5 st sürüyor.
İlk resime Davraz'da telesiyejin tepesinden Uzunbey'in çektiği manzarayı koydum..Böylece kuşbakışı tüm Davraz görüntüsünü görebileceksiniz..Aşağıda görülen binaya iyi bakın ki daha sonra yakın plan görüntüsünden ne kadar yüksekte olduğumuzu anlamanızı istiyorum :) Şimdi internetten baktım da Davraz kayak merkezinin bulunduğu dağın en yüksek noktası 2635 metre ile Ulparçukuru Tepesidir diye bir bilgiye ulaştım..Biz ilk telesiyeje bindiğimiz için yaklaşık 1700 m lerde ki manzarayı çekmişiz.


Efendim bu benim telesiyejdeki soğuktan korunmak için uyguladığım kapanma yöntemi..Çünkü yukarı çıkarken ki esinti iliklerimize kadar bizi dondurdu..Yalnız dönmemiz akşam üstüne geldiği için o kadar sarınmama rağmen soğuk yoktu..Yani sadece yukarı çıkarken üşüdük..Hatta kar kıyafetleriyle telesiyeje bindiklerinden yukarı çıkarken Uzunbeyle pantalonlarımız ıslandı..Zirvede bulunan cafede biraz ısınıp tekrar kuruduk.

Biz Davraz'a gezmeye ve biraz da işle ilgili bir durumdan gittik..Yalnız ben şimdiye kadar dağda kayak yapmadım..Dağa çok gittim de kayak bilmediğim için kaymadım..Ders almakta işime gelmedi..Hem soğukta uğraşmak hem de şu yükseklik korkum yüzünden yukarı çıkıp o kadar yüksekten aşağı salınmak pekte işime gelmedi..Ders saati yanılmıyorsam 70.ytl..Çağıl'a hiç değilse sen ders al ileride bizim gibi seyretme dedik o da kızak hariç kayağa yaklaşmadı..Bende çok üstelemedim aslında..Yani karın keyfini kaymadan da doya doya yaşadık..Niye bunu yazıyorum..Dağa gitmek isteyen olursa kaymıyorum diye çekinmesin..Davraz'da ortalık çok kalabalıktı..Oluk oluk insan gelmişti..Cumartesi daha sakindi..2 tane otel vardı kalınabilecek..Yeni bir kayak merkezi olduğu için fazla tesis yok daha..Bir tane 4 yıldızlı otel bir tane de 17 odalı küçük bir otel vardı..Biz Eğridir' de göl manzaralı bir otelde kaldık..Daha ekonomikti..Tercih ederken turla gittiğimiz için orası tercih edildi ama manzaraları ve yediğimiz güzel balıklar sayesinde doğru karar verdiğimize inandık..Üstteki resimde daha önce kuşbakışı görünen oteli görüyorsunuz ki ne kadar yüksekte olduğumuzu düşünün artık..

Yüksek yüksek deyip duruyorum ama benim yükseklik korkum var..Bu yine de yukarıya çıkmama engel olmadı..Daha bindiğim dakkada pişman oldum ama bir kere binince inemiyorsunuz :) Daha önce de Uludağ'da binmiştim ama unutmuşum ne kadar yükseğe çıktığını..Giderken hep zirveye baktım, telesiyejlerin numaralarını saydım..Uzunbey'le konuşurken sakın beni kıpırdatma diye yalvardım :) Fotoğraf makinesi benim çantamdaydı vermedim :) Neyse ki dönüşte eline verdim ve ben korkudan gözümü kapatıp en yüksekten inerken o bir öne bir arkaya dönüp fotoğraf çekiyordu :))

Aşağıdaki otelin önüne kadar olan alanda da kartopu oynayanlar,etrafı seyredenler, piknik yapanlar -evet millet mangalını almış gelmiş ve sağda solda piknik yapıyordu- ve kızakla kayanlar vardı..Kızağıda kiralıyorsunuz..Ben eskiden Demirköy' de çok kaydığım için Çağl'a bir tur nasıl kayması gerektiğini gösterdim :))


Telesiyejle bir tur kişibaşı 5 ytl.Yukarıda profesyonel kayakçılar için bir telesiyej daha var yüksekte..Onlar zaten toplu kart alıyorlar..Otobüslerle gelen öğrenciler çok ve pazarları cumartesiden çok daha fazla kalabalık oluyor..

Tuvaletler o kalabalık için az.Mutlaka daha fazla olmalı ve ücretsiz olduğu için çok bakımsızdı..Sanırım şimdilik devlet işletiyor bu yüzden fiyatlar diğer yerlere oranla iyiydi..Cafe de bir bira 4 ytl idi..Sucuk ekmek çok güzel koktuğu için cumartesi sucuk ekmek ve köfte ekmek yedik..Yarım ekmek 5 ytl idi..Günlük kayak kıyafeti 35 ytl idi..Yalnız pazar günü için kiralık kıyafet bulmak çok zor..Mutlaka haftasonu erken gidilmeli derim.

Cumartesi öğlenden akşamüstüne kadar dağda kaldık..Çağıl'la kardan adam yaptık..Kartopu oynadılar babasıyla ve bizde o güzelim beyazı seyrettik durduk..Sonra kestirmeden bir yoldan hemen hemen 25 dakikada Eğirdir 'e otelimize gittik..Diğer kısım 2. bölümde..Bu arada yollar yeni yapılmış ve gayet güzel..

3 yorum:

burcu-mutfak camı dedi ki...

Çok güzel anlatmışsın gitmiş gördüş kadar oldum. Güzel geçmesine de sevindim. sevgiler...

bocuruk dedi ki...

Ortaokul ve lise yıllarında kayak yapmış, o yıllardan beri ayağına kayak takamamış biri olarak yazını bir çırpıda imrenerek okudum. Çok da güzel anlatmışsın hakikaten. Biz de bu sene Bozdağ'a gidelim istiyoruz ama geç mi kaldık ne?

Asortik Krep dedi ki...

Burcum , benim ve herkesin keyif aldığı bir geziydi :)


Bocürük, bildiğim kadarıyla Türkiye' de kayak mevsimi aralık ve nisan ayları arasında :))
Kaymanın tadını alamadım yoksa çok güzel bir spor ama ben yine de kızağı tercih edeceğim galiba..Bir daha da telesiyeje binmeyi istemiyorum ..En azından şimdilik :))