Salı, Ağustos 14, 2007


Senden Başka.. Son zamanlarda en çok severek izlediğim diziler arasında..Çarşamba akşamları zevkle ve çoğunlukla gülerek izliyorum..Aslında hikayeden çok oyuncuların ayrı ayrı başarılı oyunlarını görünce yüzümde gülümseme eksik olmuyor..

Elif' i oynayan Saadet Işıl Aksoy'un güzelliğine ve oyununa ,aynı zamanda aşağıdaki resimdeki Hayriye'nin( Ezgi Mola'nın) oyununa bitiyorum..İkisinin arasındaki diyaloglarda ise yüzümde bir gülümseme beni eski okul zamanlarımıza götürüyor.. Tontişim diye diye süslenip,gezmesine de bayılıyorum Ezginin..Hırsız Polistede oynamış ama ben çok az seyrettiğimden hatırlamıyorum pek.

Dizideki Orhan' da Atv 'de ki ses yarışmacılarından..Hani şu Barışın birinci olduğu yarışma..Onu da çok iyi seçmişler bence..Rolune tam uygun tipi diziyi zevkle izlememizi sağlıyor..Diğer çocuk zaten Çemberimde Gül Oya' dan Serdar Yeğin..Yani ben öyle hatırlıyorum.Yaz akşamları kaçırmak istemeden seyrettiğim tek dizi diyebilirim :)

Cumartesi akşamı Çağıl arkadaşlarıyla buluştu..Bizde sinemaya gittik.Uzunbey Harry Potter izlemediğinden ilk serilerini izlediğimiz Zor Ölüm 4.0' a gittik.Çok güzeldi..Macera flimlerini sevdiğimden buna da bayıldım..Bazı sahneleri biraz abartı idi ama ne yapalım beyazperde bu. İlk fırsatta Harry Potter' a gitmek istiyorum.
Çağıl artık büyüdü ve geceleri arkadaşlarıyla buluşmaya başladı.Genelde özel zamanlarda bile olsa artık yalnız çıkıyor ve geç saatte eve geliyor..Minübüs saatleri bittiğinden ben arabayla merkezden alıyorum..Çünkü Çalış yaklaşık 4 km merkeze..Yalnız cumartesi gecesi 2 bira içmiş dışarıda..92 doğumlu olduğundan ve dışarıya yalnız çıkmaya başladığından ilk çıkmalar için iki bira içmek , ya da dışarıda bira içmek için onu biraz genç buluyorum.Çocuklar küçükken iyi de böyle biraz büyüdüklerinde en tehlikeli çağlar başlıyor.Çocuklarınızla yaşadıklarınız bir şey değil, şimdi bence keyfini çıkarın..Her dışarı gittiğinde eve gelene kadar uyumadan beklemek ve dış dünyanın kurallarını bir zarar görmeden ona doğru anlatmak bu aralar yaşadığım en büyük sıkıntı..Çünkü eskisi gibi sadece dinleyip yorum yapmıyorlar, söylediklerinizi dinlemek bile istemiyorlar..Çünkü onlar herşeyin olduğu gibi göründüğünü düşünüp ,herşeyle başa çıkabileceklerini sandıklarından artık fazla söze gelemiyorlar..İşte bu sınırlı ve sayılı diyaloglarda bazen de monologlarda bu düzeni de anlatmak,bir şekilde hazırlamak gerekiyor..Tüm bunların yanında bir de aşık olduklarında destek olmak ve nasıl başa çıkabileceğini de paylaşmakta başka bir durum.Yine de kalbi bir kız için çarpan bir erkeğe uzun süredir sırdaşlık yapmamıştım..Gece arabayla eve dönerken yol bitmesin istedim ve ömür boyu benle her duygusunu paylaşsın istedim içimden..ve ondan bloğa yazmak için de izin istedim..Çünkü oğlumun ilk ciddi kalp çarpıntılarını , yaşadığımız anları ve paylaştıklarımızı unutmak istemedim.
Bazen çok açık ve samimi yazdığımı düşünenler oluyor..Uzun süredir deşifre olmuş biri için belki de çok samimi yazıyorum..ama samimi yazmamak için bir neden de bulamıyorum..Çünkü karşılıklı konuştuğumuz zaman aynı kelimeler ve aynı samimiyette bu düşüncelerimi insanlarla paylaşıyorum zaten ben.Karşımdaki kimseyle konuşur gibi yazıyorum..Benimle tanışanlar yazılarımdan farklı olmadığımdan bunu garipsemiyorlar..Yani yine yazıyorum ya da yine söylüyorum..Aynı yazdığım gibiyim..Hatta neşeli bir şeyler anlatıyorsam sık sıkta kahkaha atıyorum.Ya da kederli kelimelerde gözlerim yaşarıyor..Bence yazılardaki tek eksik yanım da bu..Kelimelerle ağlayıp, kelimelerle gülememek.


17 yorum:

Mutluveumutlu dedi ki...

Senden başka dizisini bende çok beğendim,diğer yaz dizilerinden farklı gerçekten.
Çağılında senin gibi bir annesi olduğu için çok şanslı olduğunu düşünüyorum,umarım bende ileride çocuğum olduğunda (büyüdüğünde:) böyle arkadaş olabilen ama sınırlarıda bozmayan bir anne olabilirim.
Umarım ilişkiniz ömür boyu bu şekilde devam eder.

burcu-mutfak camı dedi ki...

Diziyi blogunda görünce şaşırdım çünkü ilk başladığı günden beri ben de çok büyük zevk alarak izliyorum. harika bir dizi olmuş gerçekten ve özellikle TONTİŞ karaktere bayılıyorum ben. Bu arada bir önceki yazındaki elbiselere bayıldım açıp açıp modellerine baktım ama yorum yazmaya fırsatım olmamıştı.Çağıl biraya erken başlamış biraz bence daha doğrusu birayı dışarıda içmeye erken başlamış en deli çağları değil mi?
Sevgiler.....

enne dedi ki...

Samimiyetine inanıyorum, olduğun gibi yazıyorsun. Bu da belli oluyor zaten. Bence de blog yazmanın amacı bu olmalı, samimiyet. İleride okuduğun zaman neler yaşamışsın, düşünmüşsün, hissetmişsin hatırlamak için.

Bu diziyi ben izlemiyorum ama oyuncuları çok başarılı gerçekten. Hayriye rolündeki kişinin aslında oyuncu olmadığını biliyor musun? Babası bir kasapmış, tesadüfen oyuncu olmuş. Hırsız Polis dizisinde de çok beğeniyordum ben. Yetenek olunca kendini gösteriyor işte böyle.
Ben de Kavak Yelleri dizisini çok seviyorum. Hele müziği. Pinhani ne güzel söylemiş değil mi?

AzimLi dedi ki...

diziyi seyretmedim ama güzel olduğu bende duymuştum,oğluşun için tam bir örnek annesin.

samimiyet konusunu gelince hepimiz yazarken tüm duygularımızı en içten yanları ile ortaya koyuyoruz bence..

sevgiler..

gülçin dedi ki...

sevgili asortik krep,
madem işe pek gitmiyorsun, bul bir tane "hayatımın kadınısın" filminin vcdsini veya dvdsini, uğur yücel'le türkan şoray nasıl döktürmüşler inceden seyret, bir de oradaki ezgi mola'ya dikkat et, gerçekten etkileyici..

Asortik Krep dedi ki...

Mutluveumutlu,aslında ne kadar iyiyim desende onların seni yargılaması ve karar vermesi gerekiyor..Normalde evet ben,çok karışan bir anneyim.Kendi ayakları üstünde durana kadar da karışacağım..Zaten hayata atıldıktan sonra istese de karışmam..o zamana kadar da o gereken dersleri hayattan kendine çıkarmış olur gibi bir düşüncedeyim.
Ben de umarım ilişkimiz iyi devam eder..Her halükarda yanındayım.

Burcum, bende bayılıyorum tontişe :)) Çağıl'a dışarıda nasıl içilir diye aslında bir gün götürüp ders vermek lazım :)) Hep birlikte yani :))

Enne, ben aslında bloğa biliyorsunuz Burcu için başladım.Zorla açtığı ikinci bloktu bu.Yazdıkça aslında kendim için yazdığımı farkettim.Artık benim kayıt defterim.Tümüyle kendim için yazıyorum.Senin için Pinhani'yi bir dinleyeceğim..Dinlememişim hiç :)

Azimli, her ne kadar anne olsam da başkalarına olduğum kadar ona da iyi bir arkadaş olmak istiyorum..benim geç farkettiklerimi erken farketsin istiyorum.Aslında çok örnek bir anne değilim..Hayattan keyif almanın yollarını ben göstermek istiyorum bazen..Yani çılgın anne damarım tutuyor..Kendimi zor zaptediyorum ve işin hemen muzır yanını ona gösteriyorum..Bazen sıkılıyordur kesin bu halimden :)

Sevgili Gülçin, işe gitmediğimi nerden çıkardın :)) Hergün işe gidiyorum, sadece cumartesileri bazen kaçamak yapabiliyorum.Pazar tatil zaten.Hayatımın kadınısını izlemeye çalışacağım..Sağol.

carli dedi ki...

kanunen 18 yaşından küçüklerin alkollü içeçek satılan yerlerde bulunması yasak. Çağıl böyle bir yerde içmişse demek ki pek usturuplu bir yer değil ki bira alabilmiş. Yani tehlikeli. Bir büfeden falan alıp arkadaşlarıyla dışarıda içmişse yine uygun değil çünkü biliyorsun ki ablacığım içki herkesle her yerde içilmez. adabı vardır. Edebi vardır. İnsanı çok zor durumda bırakabilir. Kaldı ki çağıl henüz daha lise 2 öğrencisi. Ailesinin yanında onlara eşlik etmesinde hiç bir sakınca yok ama dışarıda içki içmesi için bence daha zamanı var. Acele etmesin. Benden selam söyle.

Yonca dedi ki...

Hep böyle kal :)

Bence çok güzel bir tarzın var, okumaktan keyif alıyorum. Böyle yazmaya devam et.

Sevgilerimle

bu arada büklüm büklüm benim de favorimdir. bi de -söyleyemedim- son albümdeki

bocuruk dedi ki...

Kesinlikle çok samimi yazıyorsun ve ben seni okumayı çok seviyorum:)) Ben de güzel prensesim büyüdükçe ne yapacağım diye düşünüyorum. O kadar yaşının çocuğu ki. Bilmiş bilmiş arkadaşları var bizimki yanlarında daha da çocuk kalıyor. Geçen pazar ilk defa bir arkadaşı ile Harry Potter a gitti. Tabii sinemanın olduğu yere biz bırakıp, biz aldık ama yine de çok zevk almış. Genelde korkup birçok şeye izin vermiyoruz. Ama nereye kadar?
Sevgilerimle...

Asortik Krep dedi ki...

Çarlicim, yazdıklarında son derece haklısın..Bence bir tane içmesi yeterliymiş aslında.Birde eklemek istediğim burada bira içmek İstanbuldaki gibi değil yani bira bir çeşit meşrubat gibi algılanıyor..Yani herkes bira içtiğinden öyle birahane kavramı yok.Zaten her yer bar-apart..Yani 18 yaş sınırlaması yok hatta aile apartlarının barında genç delikanlı ve kızlar barmen ya da barmeid.Turizm meslek lisesindeki çocuklar da hep bu gibi işyerlerinde çalıştıklarından ve herkes turizmci olduğundan barlarda her yaştan insan var.Onun için ailece oturup bir gün içki içmenin adabını göstermek gerekiyor bence :)) Yalnız bizimde Trakyalı olduğumuzu düşünürsen pek uygun örnekler olmayacağımızı da düşünmeden edemiyorum :))
Yine de göstermek lazım.. :)

Yonca, teşekkür ederim..Seninle müzik zevklerimiz aynı :))

Bocuruk, büyüdükçe uyarılması gereken noktalar çoğalıyor ve dilini iyi ayarlamak gerekiyor..Fazla lafa gelemiyorlar çünkü :)

blacklebron dedi ki...

Eğğğğğ Asortikcan ne demişti bi şarkıda ?
Dindiri dindiri dindiriiii
senden başka senden başka sevemem ben hiçkimseğyi senden başka senden başka gözüm görmez hiçkimseyi ninniri ninniri ninniriiii ((:

NİSAN'IN ALTISI dedi ki...

Krep: Bazı diziler gerçekten diğerlerinden ayrılıyor; 5 saat de yayınlasalar izlemekten sıkılmıyor insan. Gerçi ben "Senden Başka"yı neredeyse hiç izlemedim Enne ve senin yorumlarına bakılırsa başlasam iyi olacak. Sevgiler.

Asortik Krep dedi ki...

Blacklebron, şarkı bana çocukluğumu hatırlatıyor aslında :))

Belki de onun için daha farklı yaklaştım ben bu diziye..

Nisan'ın Altısı, ben polisiye dizileri aslında çok severim, macera,politik,insan ilişkileri iyi olanları, hatta annem hala anlatır,4 yaşında onlardan gizli kalkıp Küçük Ev'i izlermişim zamanında..Çocukluğum TRT de ki bütün yabancı dizileri izlemekle geçti.Tv benim hayatımda önemli bir yer tutar, bir şekilde beslenirim ben izlerken.Bu dizide konular çok basit ama bir sıcaklık var ve oyuncular çok hoş.Belki de iki kızın yakın arkadaşlığı bana geçmişi hatırlatıyor..Çünkü bizde ortaokulda gece sahile çıkardık B.Çekmece de..Gündüz sahildeki cafelere gider otururduk,denize giderdik ayrıca..Eve dönüş saatimiz vardı o saati geçirmezdik ve bazen kendi çapımızda küçük yaramazlıklar yapardık :))

pamuk dedi ki...

ben aslında pek tv seyretmem ama arada bakarım sadece o kadar kötü işler yapıyolarki bu aralar içlerinden iyilerin çıkması iyi oluyo izleyecek bişiler bulmak gerçekden zor çok samimi ve güzel yazıyosun bencede okumakda zevk alıyorum sevgiler :))

Asortik Krep dedi ki...

Pamuk, teşekkür ederim genç blogger arkadaşım :)

www.edasuner.com dedi ki...

Ahh ah okudum dolandım valla kendim gibi içi dışı bir birini bulmak ne güzel. Sen hep böyle asortik kal emi :) Bu arada Pinhani diziler sayesinde bilindi aylardır dinliyorum hatta aralarında birde kız var trtde gördüm sesi süper yakalarsanız izleyin derim. Canım RSS i kaydettim artık sendeyim :) Sevgiler

Asortik Krep dedi ki...

Sevgili Eda, aslında azınlık değiliz sadece birbirimizi yeni keşfediyoruz..Yaşasın İnternet :))