Pazar, Eylül 19, 2010

Çiçeğim ol gel aç yine rüzgar ol..

Bir günde iki yazı. Vur dediniz öldürüyorum galiba :))

Şu an tv de Bir Ankara Polisiyesi 'nin tanıtım reklamı dönüyor, daha önceki fragmanlarda yolun ortasında iki polis Angara Havası çalınca çıkıp oynuyorlardı ya bozkırda işte ben bu dizinin o parçasına bayıldım.Zaten polisiye severim birde doğal oynamıyorlar mı, hoşuma gitti işte :)
Bu kış izlenecek çok şey var,okunacak da.. Nasıl yapacağız bilmem..

Daha Uzunbey'le gittiğimiz tekne turunu yazamadan, yarın da kısmet olursa Çağıl'la beraber gitmek adına tekne turuna gideceğiz. Denize girebilirmiyim bilmiyorum ama kitabımı alıp keyif yapacağım ve günün keyfini çıkaracağım.. Çağıl'a bilet aldık,çarşamba akşamı İstanbul Yolcusu..Kıyafetlerini hazırladık sayılır,zaten İstanbulda da alışveriş yaptık. Tam tekmil yeni öğretim yılına hazır oğluş :) Gidip ders seçimlerini bildirmesi gerekiyor önceden. Ondan fazla heyecanlandığımı saklamayacağım. Hem kendim hem de onun adına :)

Dün yardım için yapılan çoğunluğun İngiliz olduğu bir defileye katıldım.Daha sonra fotoğraflarıyla anlatacağım.Çok güzel bir amacı vardı ve çok güzel geçti.

Bugün de Göcek'te Royal diye yeni bir sitenin örnek ev tanıtımındaydık, görmenizi isterdim :) Akşam tv de Acun Göcek'i Marmaris diye söylemedi mi bir de ona sinir oldum,sanırım herkes benim gibi sinir oldu ki sonradan düzeltti.Bu tarz şeyler bizler için çok önemli..!! Marmaris nere Fethiye nere Acun..? :)

Bizim yunuslar vardı ya -Tom ve Misha - onlar şimdi Gökova da rehabilitasyondalar.. Umarım iyileşirler, caz konseri çok güzel oldu şimdi onlar için bir projemiz daha var.. Yazacağım daha sonra.

Minimalist, bizim her Eskişehir işimize yardım eden biri olduk artık. Dayımın oğlu Osman Gaziyi kazanmıştı apart bulamadık, ne yaptık, annem bile hani senin bir arkadaşın vardı diye beni aradı,anlayın artık, aileden gibi arayıp yardım istiyoruz.Kendisi ailemizin Eskişehir danışmanı olur.. Hatta başka üniversitede bile olsa diğer öğrencilere de yetişir :) Teşekkürler tekrar.

Fetav da mavi plastik kapakları biriktirmeye başladık, 250 kg olunca tekerlekli iskemle alacağız. Bu da son çevre kampanyamız.. Fethiye'de mavi plastik kapaklar FETAV' a...

Artık;
Daha sık ve daha kısa yazmaya çalışacağım..
Ahşap oyuncak koleksiyonu yapmaya karar verdim birde.Gerçi bende minyatür diyebileceğimiz bir kaç tane var :)
Clematis arıyorum, netten alıp bahçeye dikeceğim :)
Selluka edinip yine çiçek açtırmaya çalışacağım.
Bu sene bahçeyle daha çok ilgilenmeyi düşünüyorum.
Ha birde müzik yazılarını daha sık okumaya karar verdim :)
-İstanbulda bir gece size nasıl gazete aradığımın macerasını anlatmalıyım birde.. :) Dört beş durak gazete aramak için yürüyüp, sonra minübüsle eve döndüğümü..
Sabaha kadar yazsam bitmez sanırım benim hikayeler..
Pazartesi de Uzunbeyle Muğla'ya gideceğiz iş için..

İyi geceler..

Günün şarkısı.. Gecenin mi deseydim.. :)

16 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Asortiğim,
Oğluna bir kez daha yeni atıldığı yüksek öğrenim hayatında başarılar diliyorum. Herşey gönlüne göre olsun inşallah.
Şu bahsettiğin polisiye dizi. Kurgulandığı kitapları okudum, harikadır, dizisinin de çok hoş olacağını umuyorum. Benim için Ankara'da geçiyor olması ve başrolünde Erdal Beşikçioğlu'nun oynaması da önemli bir izlenme nedeni. İnşallah umduğumuzu buluruz.
Sana kolaylıklar diliyor sevgiler yolluyorum...

Banu Bingor dedi ki...

:)
İstanbul macerası başlıyor sonunda...
Her şey iyi, güzel ve yerinde geçer umarım Çağıl için...
"Tekne gezisi, denize girebilmek" gibi cümle parçaları beni olduğum yerde eritiyor. Oysa ilk kez bu yaz, kışı özledimdi! (Demek ki bu başka bir aşk :))) )
Ben de kafamda bir sürü plan ve liste yapıyorum bu ara... Yılbaşı gelmeden... Bakalım kaçı vücut bulacak...
Burdan te oraya sevgiler...

Zehra Gürgen dedi ki...

yoğunsun canım, ama inan yoğun olmak çok iyidir.

yarın bizde okuldayız..hadi hayırlısı tüm okullulara :)

minimalist dedi ki...

Asortikcim;

lütfen tekne turuna gidersen denize gir ; şeekker gibidir deniz hatta bir de benim için gir lütfennn.

Acun konusuna da katılıyorum; ben de sinir oldum.

"Ailenizin Eskişehir danışmanı" olmaktan da gurur duyarım ayrıca:)) ve de herzaman ...

P.S: 2 saat oluyor geleli; hemen nete attım kendimi 4 gündür epey uzak kalmışım :))

bilge ve annesi dedi ki...

Sevgili Asortik Krep, özlemiştim yazılarını doping gibi oldu. uzun diye şikayet etme, keyifle okuyoruz. Çağıla başarılar ve sana yoğun tempon için güç diliyorum. mavi kuş serginiz çok güzel olmuş aranızda olmayı çok isterim. Emekleriniz için binlerce teşekkürler, kendinize iyi bakın.

lezzetlisomunlar dedi ki...

Sevgili Asortik, öncelikle bendeniz de bayramın ikinci günü ikinci sınıfına başlamak üzere oğlunu 3.cü yıldır İstanbul'a gönderen bir anne olarak heyecanını paylaşıyorum. Allah zihin açıklığı versin, kolay gelsin, kavuşun tekrar inşallah. Bir de Ankara dizisi benim de hoşuma gitti. Ben kitabını okumaktansa izlemeyi seviyorum böyle konuları. İyi izlemeler..Sevgiler..

Asortik Krep dedi ki...

Leylak Dalı,Benim içinde Ankarada geçen bir polisiye olması geçerli bir neden aslında :)
Biraz fazla küfürlüydü, bu yüzden "Kanıt" bence daha izlenebilir ama doğal yaşantıya daha yakın olanı bu olmuş.Birde kızın ölmesine çok üzüldüm..Ne vardı ilk bölümde kızı öldürmeye ya...

Banu, tee buralarda sizi görmek bizi sevindirir :) Baharlar en güzel mevsimlerdir ,bunu unutmayalım lütfen :)

Zehracım,İyi dersler diliyorum :)Okula yeni başlayan ve giden tüm çocuklar için..

Mimalist, teşekkür ediyorum desteğin için :)
Denize girdim,nefisti :))

Bilgenin annesi,ben uzunluktan şikayetçi değilim, uzun olduğunu bile yazdıktan sonra farkediyorum :) Neyse idare edeceğiz artık.Mavikuş sergisi çok hoştu gerçekten..Keşke olabilseydiniz.

Lezzetli Somunlar, çocukların evden ayrılması kaç sene olursa olsun alışılacak şey değil bence :) Yine de benimle paylaştığınız için teşekkür ederim.
Polisiyelerin hastasıyım,her tarzını izlerim eskiden beri..Umut Çocukları diye de bir tane daha var Zuhal Olcay'ın..Tek derdim gününü takip edemiyorum,tekrarlardan yetişiyorum allahtan.
Min

Adsız dedi ki...

öncelikle;Çağıl'ı,sizi ve eşinizi kutluyorum.Çağılın bahtı açık olsun .çok güzel yazıyorsunuz.sizi okumak zevk benim için.ablamla niye bu kadar farklıyız diye düşünüp üzülürdüm...sizi,çevremdekileride izler oldum.normalmiş..lütfen,objektif olmaya çalışarak(olmak mümkün değil)ikinizide bir okuyunuz..hep sağlıkla,sevgiyle olunuz.eylül

Asortik Krep dedi ki...

Eylül,ikimizide beş yıldır okuyorum ve neden bu kadar burcuya takık olduğunu anlamıyorum.
Benim yazdıklarıma benzer yazsaydı bu sefer onu bana benzemekle suçlayacaktınız eminim..
Neden açık açık burcuyu sevmediğini yazsanızda bizde artık rahatlasak..Bana benzemek zorunda da değil farkındasınız değil mi..?..!
Bazen kendimce yazıyorum,doğru olabilir ya da olmayabilir..Burcu'nun Çanakkaleden tanıdığı olabileceğinizi düşünüyorum ama bunu açıkçası Fhm'nin akrabalarına sormaya utanıyorum.Böyle bir şeyi sormak bile beni utandırır itiraf ediyorum.Burcu sizi önemsemiyor benim kadar,yorumlara gülüp geçiyor ama ben rahatsız oluyorum.Bir gün canım sıkılacak ve biraz vakit bulup peşinize düşsem diyorum, kim olduğunuzu buldam da rahatlasam :) neden olmasın aslında..Belki o zaman neden bu kadar uğraştığınızı anlardık belki.

JİVAGO dedi ki...

Pardon, ben eylül hanımla aranıza girmiş gibi oldum ancak Çağıl'a tahsil hayatında başarılar dileyecektim. Ayrıca daha sık yazacağınıza da sevindim doğrusu. Sevgilerimle...

Asortik Krep dedi ki...

Jivago, aramıza girmeniz iyi olmuş..Bu muhabbetlerden sıkıldım artık.Kendi kardeşiyle ilgili sorunlarını bizim üstümüzden çözmeye kalkanlar yüzünden hem de.Bir daha bu tarz bir yoruma cevap vermeyeceğim.Yayımlamayacağım da.
Başarı dilekleri için teşekkür ederim :)

Adsız dedi ki...

BAŞLIK: Dam üstünde saksağan vur beline kazmayı hoppala hasan dayı bilmem nerem (hayalgücünüze ve edep sınırınıza bağlı) seyirdi.


1- Herkesin farklı olma çabası içerisinde ve eğiliminde olduğu bir yaratılışta birisiyle aynı olmadığına üzülmek aslında tuhaflığın kendisi. Freud'a göre ne kadar kişi varsa o kadar da kişilik vardır.
2-Kim olduğumu yazmayacağım ama benim kim olduğumu yine de anlayacak olanlar var !!! daha önceden analmışlardı çünkü. Demek ki kendime özgü bir yapım ve tarzım var. Eğer birisine benzeseydim bu kendine özgü yapım ve beni betimleyen karakteristiklerim ortaya çıkabilir miydi. ya da o zaman gerçek ben olabilir miydim.
3-Sadece burada okuduklarınızla bu tarz mukayeseleri nasıl yapabiliyorsunuz çünkü söyledikleriniz derin tahliller içeriyor. Bu derin keskinlik ve katilik içeren size göre şaşmaz verilere nasıl Sahip oluyorsunuz? (aktarılanlardan sadece aktarıldığı kadar bir de algılayan kişinin niteliklerine göre anlamlar çıkar. Siz yazılanlardan başka verilerde mi kullanıyorsunuz ille bu böyledir ben biliyorum diye bu kadar ısrarcısınız ?
( yazar burada asortiğin bu yorumların tanıyan bir kişi tarafından yapıldığı tezini desteklediğini ifade etmektedir.)
4- objektif olmak için çok çaba harcadık diyelim. Olduk da varsayıyorum. o gözle baktık. sonra şu sonucu çıkardık EVET EVET KESİNLİKLE ÇOK FARKLILAR MUTFAKCAMI ÜZÜLMELİ... peki sonra ?
yani sonra...? eeeeeee yani ? yani ? yani ? yani ? hadi hep birlikte mutfakcamı için üzülelim şimdi. sonra ????? ne işimize yarayacak bu bilgi...
Yani demeye çalıştığım bu neyin ısrarıdır ? ya da neden bu çaba ?

Asortik Krep dedi ki...

Eylül, Çarli sana sevgilerini ve selamlarını sunmuş ;)
anlayana tabii..
Bundan sonra senden gelen hiçbir yorumu onaylamayacağımı ve seni çok uyarmama rağmen Burcu takıntından vazgeçmediğin için de ciddiye almayacağımı yazmak istiyorum.
Ben sana dostluğumu ve bloğumu sundum, sen her seferinde küçük kız kardeşimi bana ve okuyuculara kötüledin.
Kişi hakettiği davranışı yaşar ve sen bence artık saygıyı haketmiyorsun.
Bundan sonra gelecek en küçük bir tepkinde and olsun ki peşine düşeceğim.

Adsız dedi ki...

Merhaba,
çağıl istanbula gitmiş,
allah kavuştursun
hatice

Asortik Krep dedi ki...

Teşekkür ederim Hatice ..
O şimdi öğrenci :)

Mockingbird dedi ki...

Öğrenci arkadaşıma başarılar :)