Cumartesi, Haziran 30, 2012

Bazen İnsan Öyle Özlenir ki.. Özlenen Bilse, Yokluğundan Utanır... *

Yazacak çok şey var.Geçen haftayı yazana kadar benim gündemim çoktan değişti ama bunu yazmam lazım,çünkü çok güzel günler geçirdik.Bir kere Levent Kırca ve ekibi buradaydı ve onlarla zaman geçirmek çok güzeldi.Yorulduk ama değdi.Levent Kırca Ölüdeniz Kültür ve Sanat Festivaline ekibiyle beraber geldi,Ölüdeniz Belediyesinin açılışında bulundu, Atatürk anıtını açanlar arasındaydı hatta, kortejde yürüdü.İlk gece de "Azınlık" oyununu oynayıp gitti ama ben ondan çok şey öğrendim.
Bir kere ekibi de en az kendisi kadar profesyonel ve iyi insanlardı, bize hiç sorun çıkarmadıkları gibi teknik aksaklıkları pek önemsemediler.Aşağıda yeri geldikçe isimlerini paylaşacağım.Oyunu izlemekten çekemedim ama bizim kadın kollarında iki senedir verdiğimiz eğitimin kısa bir özeti gibiydi oyun.Bunu levent Kırca ile de paylaştım ve ona bu kadar duyarlı bir sanatçı olmasından dolayı "YILIN KEÇİSİ " ödülünü verdik.O da sevinçle kabul etti.Bazı insanlar sanatçı sıfatını boşuna taşımıyor, birde bunu anladım. 
Bizim oyunu parasız halka seyrettirdiğimize çok sevindi önce, sonra sanırım çoluk çocuk çok ses gelir diye sahneye bir tereddüt yaşamış ama oyuna başlayınca bir keyiflendi ki sormayın.Her yer hınca hınç doldu, herkes oyunu seyretti.Ben de   hiç fotoğraf çekemedim oyunu seyretmekten.Bütün fotoğraflar  diğer zamanlara ait ve sanırım Ölüdenizde fotoğraf çektirme rekorunu elinde tutuyor şu an.Etrafta gören izin isteyip fotoğraf çektirdi.Kimseyi kırmadı, geri çevirmedi.Sokakta yürüyemiyor,insanlar bir görünce bir daha bakıyor,böyle bir sanatçı olmak kimseye nasip olmaz.İnsanların ona duyduğu saygı ve sevgiye çok özendim.


 Bir gece uzunbeyle yemeğe gittik Kayaköye, Fas mutfağı yapan bir yer var, Mavi Kelebek, aşağı kilisenin hemen altı, Dilek Hanım ve Faslı eşi işletiyor.Tavsiye üzerine gittik ,gerçekten güzel yemekleri ve mezeleri vardı.
 Festivale geçelim hemen... Levent Kırca 'nın ekibinde arkada solda  Bülent Demir; oyunda beraber rol alıyorlar,çok samimi ve saygılı bir arkadaştı, ne dersem kırmadılar :) Çok hoş beraber bir resmimiz var,onu faceten göndereceğim kendisine, yemekte Uzunbeyle sohbet ettiler, sağda Oğulcan Kırca.
 Solda Selim Gül ki oyunu yazan ve yönetendi.Çektiğim resimleri ona gönderdim,çok güzel pozlarını çektim açılış gecesi sahne karşısında, mütevazi ve samimi biriydi. Sağda ise o güzel sesini dinleyemediğimiz Zafer Sabuncu. Oyunda o da rol alıyor ama esas sözü şarkı söylemek üstüneydi, vakit bulamadık ,bir kere daha buralara gelirse uğrayıp sözünü gerçekleştireceğini düşünüyorum.Levent Kırca oyunda onun aynı Zeki Müren gibi şarkı söylediğinden bahsetti. Birde organizatör Hasan Özkaya  (alt resim) misafirimizdi.Çaktırmadan ve rahatsız etmeden özel resimlerini çekmek istediğimden hepsinin az resimleri var,çoğu titrettiğimden çıkmamış.Bazılarında da beraber çıktığımızdan onları kullanmadım.Bu fotoğraf oyun sonrası yemekten.Levent Kırca 30 senelik mesleki hayatından övgü dolu kelimelerle  ondan bahsetti, bizde tastikledik ki beyefendi tavrından öyle olduğu görünüyordu.Hepsiyle tanışmaktan gurur duydum, umarım onlarda iyi vakit geçirmişlerdir Fethiye'de.
Oyundan sonraki gün festival komite başkanı Ümit Hanımın bir kitabevi olduğunu öğrenen Levent Kırca onu ziyaret etmek istedi, böylece Keçi'ye gittik.Kadın kollarından bir kaç arkadaş ve okuyucularla sohbet eden Levent Kırca ile  dönüşte Kayaköy Cinbal de yemek yedik, Ümit Hanımla birlikte.

 Keçi Kitabevinde.
Cinbal'in serinliğinde oturup sohbet edince çok keyiflendi, her sözünü  hayat dersi gibi izledim.Kendisini çok sevdik,tekrar davet ettik.İnsanların onun yemeğini bitirmesini bekleyip resim çektirmek istemesi de çok hoşuma gitti.Rahatsız etmeden beklediler.Cümlem garip gelmesin eğer her gören anında konuşsa ne konuşabilir ne yemek yiyebilir bence ve düşünün bu sadece Fethiye de böyle.İstanbulda sokakta yürüyebileceğini düşünmüyorum.Biz ağırlayan Cinbal restaurant çalışanları ve sahipleri de sırayla resim çektirdi.

 festival korteji
 Bülent Demir -solda-ve Hasan Özkaya ile ekibin diğer elemanları da Levent Beyle kortejdeydi.
 yörük kadını kıyafeti
 belediyenin açılış konuşması
 Oğulcan Kırca ; babasını adım adım izledi.Sessiz ,sakin genç tavrıyla onu Çağıl -benim oğlum- yerine koyup konuştum ama Olacak O kadar'ın yönetmeniymiş, başka film yönetmenlikleri falan da var, en çok açılıştaki lokmaları beğendiğini düşünüyorum ,  beraber lüplettik :)) ve tam vedalaşırken izin istedim fotoğraflar için.

 Belediyenin açılışı, kurdele Levent Bey'in ellerinde.
 Festivalde açılış gecesi,ön sıralarda.
 Yılın Keçisi ödülünü alırken.Ölüdeniz Belediye Başkanı Keramettin Yılmaz 'la.
 Festivalin üçüncü geceside yazar Ahmet Şerif İzgören ile bir nişandaydık :)) O gün konuşması vardı ama esas ekibinden biri ve bizimde arkadaşımız olan birinin nişanına gelmişti Fethiyeye.Sağdaki çift Ahmet Bey ve eşi.Yanına uğrayıp sizi buralarda görmek çok güzel cümlesiyle hoşgeldiniz dedim.O günkü konuşmayı izleyemedim ama hayranıyım, Avucumdaki Kelebek gösterisini izleyip bayılmıştım.

Güncelleme: Nişanda bilin bakalım birde  kiminle karşılaştım, Mutfaktabirinci Özgen ile, yazmadığımı da yorumlarda farkettim :)) Hemen düzeltiyorum.
 Ares Koca Çalışta.


Ares'i denize soktuğumuz sabah kahvaltı ettik Beach Club Escape 'te.

Dün arkadaşlarla Aksazlardaydık.Onbeş günde bir buluşuyoruz.Gece de Uzunbeyle çay kenarındaki restauranta gittik,oldukça serindi,geç geldik.Bugün evdeyim,iş yapıyorum.Akşamüstü bahçeye çıkacağım biraz.Çok sıcak bugün,umarım yarın deniz keyfi yapabiliriz.

Geçen hafta kafamdan üç tane yazı yazdım kendimle ilgili, hiçbirini buraya dökemedim, keşke bilgisayarı açıp yazabilseydim.Herkesi çok özledim.Artık telefonda kesmiyor, bu yüzden sadece hal hatır sorup kapatıyorum.
Dün gece çok güzel ayışığı vardı, yemek yerken ben hep dereye vuran ışığı seyrettim.Ortalık o kadar güzel gözüküyordu ki anlatamam.Fotoğraf makinamın da şarjı bitti gündüz, bir daha gidersem kesin görüntüleyeceğim.Bu aralar Dolunay zamanı, kaçırmayın derim.

* Başlık Aziz Nesin.

NOT: Ustanın adının geçtiği  yerler beyaz yazılıysa bilin ki sansürlü ben yazmadım.Kontrol ediliyor.!

7 yorum:

fiamma dedi ki...

Şahsen tanıyınca duruşunu mütevaziliğini sevdiğim güzel insanlardan biri Levent Kırca Sevgili Asortik Krepciğim ve sizlerde layıki ile ne güzel onore etmişsiniz.

Sansür konusunu ilk defa senden duydum ve komik geldi,zeminin fonunu beyaza mı çevirmeli ne:))
İşin daha komik yanı benim blogda, bende de var üstü beyazlatılmış yazılar nasıl becerdiğimi çözemediydim sen yazana kadar:)

öykü dedi ki...

Bayılıyorum senın bu bızı ordaymıscasına hıssettıren resımlerle butunlesmıs yazılarını

Levent Kırca Ataturk cü durusuyla cok saygı duydugum bı ınsanl
Ordakı payasımlar da ne kadar dogal ne kadar mutevazı ve guzel bır ınsan oldugununun da kanıtı..


keyıfle okudum yazını


sevgılerımle

Özgen dedi ki...

Yine harika olaylara imza atmışsın.Bayılıyorum senin bu renkli hareketli yaşamına.Levent Kırcayla bu kadar yakın olmak ne güzel.Etkinliklerinin hep böyle renkli devamlı olmasını dilerim sevgilerimle...

bücürükveben dedi ki...

Levent Kırca, gerçek Atatürkçü (çünkü sahteleri çok biliyorsunuz:)ve akp yalakası olmayan bir sanatçı çok seviyorum, ne kadar şanslısınız, tüm yazıyı keyifle okudum, böyle sanatçılarımıza Allah uzun, sağlıklı ömürler versin ki, topluma hep örnek olsunlar cesaretleriyle, dik duruşlarıyla...
sevgiler, sağlıcakla kalın

Nilgün Komar dedi ki...

ne keyifli ve gururlu bir gün olmuş.. bu ışıl ışıl günde bizi aydınlatanları unutmamış aydın insanlarla olmak... süper

Red Riding Hood dedi ki...

Çok kıskandım,hele fotoğrafların içtenliği, oraların havası...

Asortik Krep dedi ki...

Adsız, o kadar yazı okuyup ,resim bakıp bu soruyu sormanı tebrik ediyorum :)
ve benim tanıdığım ki 2 gün boyunca dip dibe gezdik, en centilmen, duyarlı ve ne yaptığını bilen ender sanatçılardandı.Bir falsosunu görmedim.Belki o an için dikkat çekmek adına o lafı söyledi,bilemiyorum.Bir sözle insanları yargılamam.