Cumartesi, Eylül 29, 2012

Aslında Bütün İnsanları Sevebilirdim, Sevmeye Senden Başlamasaydım...*

 Gitmeden daha bir sürü fotoğraf birikmişti, gideceğime yakın vakitsizlikten yazamadım.Bunları paylaşmazsam olmaz,çünkü bu yerler Fethiyenin keyif yerleri,mekanları.Eksik kalır yazmazsam.Yalnız çok sıkışık ve yoğun şekilde iş yaptım evde gitmeden, dip köşe temizledim,boyadık bazı odaları. Sadeleşiyorum ya boşalttım bazı dolapları,attım, daha da atılacaklar var,verdim eski halıları, kenarda köşede bekleyen eşyaları, ihtiyacı olan yeni evlenecek birine gitti bir sürü şey,az kullanılmış ,şu an kullanılmayan ev eşyaları.İyi de oldu.Rahatladım.Ruhum da temizlendi evim temizlenince.Her odayı tek tek ele almaya çalıştım, yirmi bir seneden arta kalan ama atmaya kıyamadığım fakat fazlalık sayılan eşyaları verdim öncelikle.Giysileri ayıkladım biraz.Bol bol ütü yaptım.Dolapları değiştirdim,Çağıl'ın odasından tek kişilik takımı çıkarıp büyük yatak aldım.Zaten ayakucu kapalı olan yatak yüzünden geldiğinde çapraz yatıyordu :)  şimdi çift kişilik   yatakta rahat rahat yatacak. Onun odasında banyo olduğundan orası o yokken gelen misafirlere de oda olacak ama giderken bana dedi ki, ben artık İstanbulluyum, odayı istediğin gibi değiştirebilirsin.Ben yine de genç adam odası olarak tutuyorum orayı, sadece fazla gözüken ne varsa çıkardım o kattan.Şimdi birde dolap yaptırıyorum bütün yorgan yastık  olaylarını ortadan kaldıracak, sonra etrafta bir fazlalık kalmayacak şekilde toparlanacak.
                                         
 Çağıl'ın gardırobu onun odasına merdivenler yüzünden çıkmamıştı, el yapımı ,ağaçtan olduğundan parçalara da ayrılmıyordu.Takımın geri kalan parçalarını da misafir yatak odasına taşıyınca,tülleri değiştirip güzel bir maviye boyadık odayı, Van Gogh'un tablosundaki odaya benzedi :)) bu yüzden odanın adı Van Gogh odası kaldı.Şimdi sizde ne havalısınız  odanın adı da Van goghtan  olmaz demeyin,masada kitaplarım,dergilerim var, kütüphanemi daha yerleştiremedim, onu yerleştireyim,hem kütüphanemi hem de odayı çekince neden Van Gogh odası dediğimi anlarsınız.
Daha yapılacak işlerim var ama sadeleşmem bitmedi.Evde birazda iş yerinden getirdiğimiz malzemeler var,bazı yerlere koydum,el altında olması gerekmiyor ama ancak birazını göz önünden kaldırabildim.Biraz da rahatsızlığım onlardan.Bir şekilde kurtulacağımda, hemen değil ama sıkıldım işte bu fazlalıklardan.
 Bu resimler Nif'ten. Bir arkadaşımız orada ev yaptırıp Fethiyeden Nif'e taşındı.Aşağıda göreceğiniz güzel eşyalı odalarında da  bizim gibi arkadaşlarını ağırlayacaklar.Biz daha sıcaklar bitmeden gittiğimizden Nif havası  çok iyi geldi.Bu yaz gerçekten bayıltıcı sıcaklar yaşadık ve ara ara Fethiyeden kaçmayı düşündüğüm zamanlar oldu :)) ama kaçamadım.Sonra ilk fırsatta ki Annem sağolsun beni çevre derneğinin gezisine çağırdı,bende eylül sonu gitmeyi planladığım istanbul günlerimi öne almış oldum.
 Biz ordayken Gülderen'in dayısından kalan antika sobayı aldık Üzümlüden.Sobayı bizim arabayla taşıdığımız için şımarıklık yapıp bütün gün artık kışın sobayı yakınca bizde gelebiliriz diye sataştık evsahibine, sağolsun bizi kırmadı,istediğiniz zaman gelin ısının dedi :) Nif yazın başka güzel,kışın başka.
 Evin hanımı çok becerikli ve güzel sofralar hazırlayan bir hanım,  bizi de tahmin edersiniz ki iyi ağırladı.
 Evin dekorasyonunda sık sık sevdiği antika eşyalar ve zevkli objeler kullanılmış, hangi tarafı çekeceğimi şaşırarak evi gezdim.
 Bahçe düzenlemesi daha bitmemiş,bulunduğumuz teresa bir tane de bar yapılması planlanıyor.Mekanın adı Kirazlı Bahçe olacakmış herşey bittiğinde.
 keçe nazarlık
 banyo keyfi
 Evin tülleri çok keyifliydi.
 Otantik el işleri dolu olan evde çekemediğim daha bir sürü eşya oldu.
 Çok güzel bir yatak odası vardı.
 Sallanan koltukları ezelden beri severim,salıncakları sevmesemde.
 Bu örtüden ve alttaki kırmızıdan yeni bir yatak örtüsü yapılacak.
 Bu da etamin yatak örtüsü.
 Tüller ve perdeler ,hepsi birbirinden şıktı.Takım olan abajurları da vardı bazı odaların.
 Eski soba güzeldi.
 Dantel örtü
 kedicik
 Evin Çal dağı manzarası ve hafif bir esintisi vardı.
 100 yıllık bakır hamam tası.
 mutfak
 boyama tuğlalar

Bu da  Sir -ağdanın ingilizcesi,gördüğümüzde yarım saat güldük.- Fethiyeden...
 Değişik bir cins sukulentti,görünce dayanamadım çektim. Kayaköy Günays garden-İzela restaurant.
 Çağıl gitmeden onu özel kahvaltıya götürdük.Kahvaltısını  çok güzel buluyoruz, Çağılda beğendi.
 Kahvaltı ortamında 3 masaydık, bu yüzden fotoğraf imkanım olmadı.Butik bir yer olduğundan orada hala resim çekemedim,özel olarak çekmem lazım.
 Havuzbaşı- gerçi kahvaltıya ya da yemeğe geldiyseniz havuz kısmına geçemiyorsunuz,ben fotoğraf çektim sadece.
 Bu da benim çin restaurantında en sevdiğim yemek... Çin böreği :)) Yine Çağıl gitmeden Uzunbey bizi yemeğe götürdü. CHINESE  BREEZE- Çalış Plajı





 Göcek D Marinde çok özel bir yer açıldı,sahibini de en az mekan kadar seviyoruz.  Ömer'in yeri Göcek 'e gidenlerin asla ıskalamaması gereken bir yer.Kaliteli ve güzel.
 Clup N , yine Göcek 'in yeni açılan mekanlarından.Havuz,bar ve restaurant şeklinde hizmet veren mekan ,eylül başında hizmete girdi. Ben dekorasyonunu çok beğendim.Akşamları havuzun üstüne kapanan bir oynar sahne , gece konserleri ve canlı müzik için özel zamanlar düşünülerek yapılmış.



Gezmek olurda kabak olive garden olmadan olmaz. Her seferinde değişik bir arkadaşımızla gidip dinleniyoruz.

 Bikini benim değil,Gülce bebeğin :))

 Kabak Koyu , kahve keyfi.

 Karavana birde hamak ekledik yaz sonunda.Diğer karavanlı arkadaşımız yaparken bizde sipariş ettik.
 Küçük karavan mutfağım.
 Eylül ayı 2. el pazarından seçtiklerim.
 Eski dolap
 Eski burdalar,tanesi 1 liraydı.
 Etamin tablolar.
 Örgüler.
 Buzdolabı magnetleri.
 Bunlar elişi.



 Oyalar
 Kanaviçeler

 Büroda balkonda kahve keyfi
 Bu güzel çanta Gülderen tarafından örülmüş, biz bayıldık.İpi kendinden büzgülü ,örünce de böyle olmuş.
 Bu güzel yemek görüntüleri Yenidünya restauranttan.
 Meyve tabağı bize özel hazırlandı :)
Veranda cafe,bar,restaurantta küçük bir kahve keyfi.
Ardından kahvelere devam ...

Gitmeden önce rahat sayılırdık,geldim ki büyük bir çalışmaya başladık.Kapı kapı geziyoruz,öyle söyleyeyim.Biraz yoğunum, en kısa zamanda nefis Kazdağları Gezisini yazacağım.Çok özel ve güzeldi benim için :)


* Başlık: Can Yücel

8 yorum:

Yüreğimin İklimi dedi ki...

hepsi hepsi çok güzel, tuğla boyamayı ilk defa gördüm. İkinci el pazarı keşke burada da olsa havlu kenarları benimde dikilmemiş çok fazla var bende satardım:)))
sevgiler

Çınar dedi ki...


Ev temizliğinde kolaylıklar dilerim. Bende de eskilerden arınma ve badana işleri vardı bu sene çok yoruldum ama değdi.

Fotoğraflar harika paylaşım için teşekkürler.

Sevgiler

Burcu-Mutfak Camı dedi ki...

Yazını aslında gündüz saatlerinde görmüştüm ve başlığı "Aslında bütün HAYVANLARI sevebilirdim sevmeye senden başlamasaydım" şeklinde okumuştum. Biraz sert gelse de vardır bir bildiğin diye düşündüğümden ses etmemiştim. Şimdi ikinciye gelince yanlışımı fark ettim...

*kelebekana*-* dedi ki...

sabah sabah bana çok güzel bir gezinti oldu ..sizin sayenizde ..teşekkür ederim ..o taş eve bayıldım ..eski sobaya ...izlemekten keyif alıyorum ..size de keyifli günler dilerim ..

tijen miriam dedi ki...

sevgili Asortik,gene aldin beni taa pasifik otesinden oralara getirdin:))sakincali senin blogun Asortik sakincali:))her seferinde burnumu ceke ceke okuyorum ,bakiyorum resimlere, daha bi cok ozluyorum vatani..:)(7 sene dile kolay )SEVIYORUM BLOGUNU HEMDE COK....
P.s..beyaz cantaya bayildim bu arada.

Asortik Krep dedi ki...

Yüreğimin iklimi, orada da kermesler vardır belki ya da başvurun belediyeye size pazar açsınlar.Bir sivil toplum örgütüne gitseniz size destek olurlar.Bizim pazarıda biz kadınlar çok baskı yaptık da açtırdık.

Çınar, ev devam ediyor,daha bitmedi.Çok koymuşum fotoğrafları ben kendimden sıkıldım ama siz böyle güzel deyince değiyor.

Burcum, çok güldüm valla.. Çok komiksin.

Kelebekana, bende taş ev istiyorum,evimi de çok seviyorum ama taş evler bir başka.Onun içinde fazla fazla bloğa koyuyorum.

A-H dedi ki...

ne guzel keyif yapmissiniz icim gitti vallahi :))
birde basliga bayildim!

Adsız dedi ki...

İnanın yine harikalar yaratmışsınız.çok ama çok beğeniyorum resimlerinizi bloğunuzu.
Bugün sizi okurken dedim ki ne kadar şanslı Asortik krep bende aynı memleketteyim ama inanın sizin sayenizde haberdar oluyorum bütün o gezdiğiniz yerlerden.

Ben gidemesemde yazılarınız sayesinde bende memeketimin güzelliklerini görebiliyorum.Emeğinize sağlık.

ÖZLEM