Perşembe, Ekim 18, 2012

Öyle bi çık ki karşıma, her baktığımda ilk defa görüyormuşum gibi, az kalsın ölüyormuşum gibi hissedeyim seni*

En son Uzunbey'in annesinin geleceğini yazmıştım, geldi ama o gelene kadar 2 gün evde tadilat yapıldı, mutfak dolaplarım değişti, en üst kata bir yüklük yapıldı ve bunlar cuma günü yapıldı, cumartesi akşamüstü ben her şekilde misafire hazırdım . Cumartesi  akşamı geldi, evde yemek yiyip ayağının tozuyla onu alıp Klasik Müzik konserine götürdük, Benyamin Sönmez adına yapılan konser özellikle 3. günüyle muhteşemdi.Resimler çekmiştim ama iş makinemizde kalmış, buraya ekleyemedim.O gece konser sonrası herkes sahilde bir yerde oturmuş sohbet ediyordu.Bizde daha sakin olduğu için arabayı parkettiğimiz Kuzey restaurantta oturup ogün içemediğim Türk kahvesini içtik.Resim çekmediğime pişmanım ama orada çalışan genç  bir delikanlı müzik  çalıp kendini videoya çektirirken biz bayıldık oynamasına.Ben Fethiyeli sandım çünkü harika zeybek oynuyordu, Kütahyalıymış. Yine  liseli sandım,ufak tefek bir delikanlı olunca o askerde öğrendim dedi oynamayı.Roman çaldı bir ara tamam ayağı kırık,güzel oynuyor ama gerçekten izleyerek öğrendiğini anladım o zaman.Servis için yanımıza gelince ben takıldım ona biraz da Roman çalış diye.Hatta çiçekçi bir genç kızımız var,geceleri çiçek satıyor sahilde, Roman, o geçiyordu,öğret şu roman havasını dedim ona, bu iki usta :)) başladılar mı oynamaya, biz doyamadık seyretmeye, sahilde gelen geçen de bakıyor bu gösteriye, ben mest oldum, çok severim oynamayı, böyle güzel oynayanlarla oynamak da istiyor insan ama durum müsait değil . Neyse bir daha ki sefere deyip seyrettim ama çok keyif aldık,tüm seyredenler,hatta yabancılarda vardı bir masada ,kalkıp kalkıp seyrettiler. Toplasan bir avuç insandık ama çok eğlenceli bir geceydi.
-Uzunbey bize çiçekçi kızdan çiçek aldı sonra. -
Bir gece karavanda kaldık misafirimiz gelmeden ama Uzunbey sattı karavanı.Kışın koyacak yerimiz yok, ve bizim gibi çok yoğun çalışanlar için değil karavan,en eğlenceli zamanında bırakıp işe gidince aklın orada kalıyor,yine de yazı geçirdik, denize oradan girdik, komşularımız oldu, eğlendik.Kahve keyfi oradan Koca Çalıştan.Pazar günü o temizlenmiş eve birde karavan eşyaları girdi yani,şimdi fazlalıkları Mavikuşa götüreceğim, diğerlerini ayırdım.
Karavanın olduğu sahil.Rüzgar sörfü de yapılıyor o bölgede.
Bu tarafta sahilin diğer kısmı.Burası Koca Çalış Plajı. Restaurantlar,kahvaltı yerleri ve yazlıklar var.
O gün karavandayken atla gelin damat gezdiriyorlardı sahilde.Muhtemelen restaurantlardan birinde düğün vardı.
Burası Escape cafe-restaurant. -Koca Çalışta- Bu yaz sık sık kahvaltıya ve yemeğe gittiğimiz,karavana geç gelince yemek yeme adresimiz oldu.Yakın ve tanıdık olunca sık sık gittik.Hatta köpekleri Tekila ile Ares arkadaş oldu.Bazı geceler  gidiyoruz, geceleri hala deniz kıyısında oturulabiliyor.Serpme kahvaltısı güzel, birde ustası güzel yemek yapıyor.Geçen akşam mantar soslu tavuk yedik,nefisti.
Geçen ay okuduğum kitaplar: Bangır bangır Ferdi çalıyor evde,çok bayılmadım  ama sanırım yaşları bizden biraz büyük olanlar sevecektir.Diğeri okuduğum ilk İnci Aral kitabı, ondan başlayayım dedim.Burada tanışmıştık geldiğinde ,bende başka kitapları da var.
Biraz da istanbuldan aldıklarım...  Ben istanbuldayken Uzunbey mutfak dolaplarını  değiştireceğimizi söyleyince çok sevindim,çünkü mutfağımı zaten hiç sevmiyordum alırken evi kesin sonra değiştiririz diye almıştık ama hiç kullanılmamış olunca kıyamamıştım.Değiştirmek de bu zamanı buldu , beş sene oldu sanırım.Dolaplarım sağlam aslında ben sadece kapaklarını değiştirdim ve ek dolap yaptırdım,birde bir kaç kçük değişiklik yaptım.Resimler daha sonra.Bunlar aksesuarları.
Şaraplık,çok sevdim, bir tane daha olsa iyi olur ama evdekini beyaza boyamayı düşünüyorum birde.
Bu ayraçları 1453 müzesinden aldım,girişte satış dükkanında ne var ne yok diye bakarken beğendim.Başkaları gibi sadece padişah olduğu için değil,İstanbul'u aldığı için Fatihi severim :)
Masa örtüsü de Engilish Home indiriminde kaptıklarımdan.
Bu servisler ve birde aynı model runner aldım.
Bunları daha önce burada yeni açılan ve çok güzel bir mağaza olan Senin Home dan aldım.Bir duvar saksısı ve tepsisi var. Kayınvalidem çok beğendi, zaten böyle şeyleri seviyorsun burada da bulmuşsun dedi :) Arkadaşlarımı çok beğendi, ama bende onu Fethiye kazan biz kepçe gezdirdim. Hemen hemen herkesle tanıştırdım, Uzunbey meşgul olunca onun misafirlerini de ben gezdirdiğimden  bir gün kahvaltıya,bir gün yemeğe götürdüm.Pazartesiden perşembeye gezdik.Bir gün de Cafederin Zehraya gittik.Bir gün saklıkente yemeğe ve gezmeye gittik,Uzunbey bizi götürdü.Evde balkonda kahvaltı ve yemek yedik,hava çok güzeldi,hala da güzel,bu yüzden iyi gezdik.Ha pazar günü de Kabak Koyuna Olive Garden'a gittik . Yine her zamanki gibi nefisti yemekleri.Perşembe sabahı beraber kahvaltı ettik, öğleden sonra ben 4. Ölüdeniz Edebiyat Günlerinde görevli olduğumdan onu Uzunbeye teslim edip etkinliğe gittim.
Uzun zamandır istediğim modeli bu gidişte bulunca kaçırmadım aldım :)
Bu tepsi takımına  bayıldım,peçetelik ve bardak altlıklarını da aldım.Yine indirimden.
Kuzey Restaurantta kahvaltı,bu güzellik 12.5 lira.Fethiye pahalı diyenlere ithaf olunur.Birde kayınvalidemi götürdüm gittiği sabah bunlara ek olarak tesadüfen keçi patisi denen lokmalardan vardı.İkimizinde boğazında bir şey düğümlendi, çünkü Uzunbeyin anneannesi bize hep keçi patisi yapardı ben severim diye, onu haziran ayında kaybettiğimizden ikimizde biraz hüzünlenerek yedik ve hepsini bitirdik.Bu resim Fatoşla kahvaltımızdan.
Kuzey restaurant- sahil bandı.
Kuzey restaurant.
Bir gece satmadan karavanda kalmıştık diye yazmıştım.O gece saat 3. 00. Tuvalete gitmek için kalktım, duşumuz var ama kokmasın diye karavana tuvalet taktırmadım ben.Yani var ama kullanmıyoruz.Kalkıp kampın tuvaletine elinde fenerle gidiyorsun :)) Neyse kalktım ki fenere ihtiyaç yok, her yer müthiş bir aydınlık içinde.Deniz kenarındasın,manzara bundan çok daha güzel ama benim makinam ancak bu kadar görüntüleyebildi.O manzarada sabahlayıp oturmak isterdim oysa.İstemeden girdim yattım.Ayışığı Kızıladanın üstünden öyle bir görünüyordu ki görüntüye aşık oldum.Çok güzeldi,Uzunbey de kalkmışken Aresi tuvalete çıkardı,o da bizimle karavanda kalıyor,dışarıda çalarlar diye bırakmıyoruz :)) Birbirimize manzarayı gösterdik hemen.Çok yorgundum fazla dayanamadım,uyumuşum.
Burası her sabah yürüdüğümüz şat, sol taraf.
Burası da sağ taraf ve kumsal böyle Koca Çalış plajına kadar gidiyor,yani ileride ki beyazlığa kadar Çalış Plajı.
Havalar hala güzel,hatta sıcak,kolsuz tişörtlerle geziyoruz.
Hala sabahları denize girenler mevcut.Geçen hafta pazar günü yürüyüşe gitmeseydik bende denize gidecektim,kısmet olursa bu haftasonu gideceğim.
Balkon keyfi ve kahvesi.
Senin home da kahve keyfi, bu resimler benim bloğumda 7 senedir vardır ama artık bir amaca daha hizmet ediyor, kahve keyfi  bloğunun açılması en çok beni sevindirdi sanırım.

http://fincandakimucize.blogspot.com/2012/10/balkon-kahveleri.html

Yine İstanbuldan geldikten sonra işyerimiz için yaptığımız geleneksel sezon sonu tekne turumuzu yaptık. Fethiye körfezinde tekneyle çıkıp işimizde bize destek olan arkadaş,dost, arkadaş ve tanıdıklarımızı davet ediyoruz ama sadece işle ilgili olanları çağırıyoruz aileleriyle.Yiyip içip keyif yapıyoruz.Sohbet ediyoruz,denize giriyoruz.
Bende o gün bol bol denize girdim,eylülde Akdeniz bir başka oluyor.
Mine Hanım, yine bizi unutmamış.Mavi Kuş için çekirdek göndermiş, yürüyüş yollarında bunları etrafa atmak çok keyifli,hemen arkadaşlara yolladım.
Bu güzellikleri de bana göndermiş.Sabun ve sabunluk.Bu yeni tasarıma bayıldım ben.Çok beğendim.Teşekkürler Mine Flora ve Mine Hanım.
Mutfakta uzun yıllardır kullandığım hasır kağıtlığı çok sevdiğim için değiştirmeye kıyamadım, yeni mutfak aksesuarlarıma uysun diye 
Cihanın bahçesinden özendiğim üzere onu beyaza boyadım.Gerçekten de onun söylediği gibi 3 kat olmadan kapanmadı :)) Birde askılığı var ,onu da boyadım. Görüntüler daha sonra.
Bitince daha güzel oldu bu 2 kat hali..
Buranın yöresel kilimi.Seydiler kilimi...
kayaköy
Belceğiz Plajı- Ölüdeniz.
Faralya Yolu.
Ares önde,gezi tekneleri arkada manzara seyrederken.
Ares.
Kabak Koyu.
Buradaki en eski tanıdığım,komşum Hatice teyzeye gittik bir gün kayınvalidemle tanıştırmaya.Çok memnun oldu,misafirleri vardı, Heybeliadadan arkadaşları gelmiş, onların yaptığı seccadeyi bize gösterirken.
Burası da Saklıkentte, Gizlikent. Saklıkent yolu üzerinde giderken sağda.

Ağaç kökü file benzemiyor mu..? :))

Ares.
4. Ölüdeniz Edebiyat Günlerinden Keçi kitabevi.
Bir akşam Talin'in annesinin doğum günü için Shaka ya gittik, yemek yedik,eğlendik,pasta kestik.Resimdeki Gülderen.
Geçen hafta cumartesi günü sabahtan Fethiye CHP Kadın Kolları kahvaltısı vardı,arkadaşlarla orada buluştuk,öğlen Uzunbey hadi gel yürüyüşe gidelim dedi, koylara gidip yürüdük,Ares denize girdi,
Hava çok güzeldi,denize girenler vardı, ben oğluşumun doğum günü için hediye aldım, kargoya verdim, daha sonra da küçük günümüz için Cafederin Zehraya geçtim.
Şovalye Adası ve Fethiye.
Afkule, pazar günü yürüyüşe gittik. Yanımızda 1.5 yaşındaki Gülce ile yürüdük.Denizli den bir grup vardı yürüyüşe gelen, arada resmimizi çektiler.Biz 3 çocuk ve iki aile yürüdük daha sonra da yemeğe gittik Kaya da.
Afkule
Afkule
Afkule
Dün sabah - çarşamba- Yörük Müzesine  gittik kahvaltıya.Bir değişiklik yok,halen aynı güzellikte kahvaltısı devam ediyor, Fethiyeye gelince kesinlikle gidilmesi gereken yerlerden. :))
Yörük müzesinde kahve keyfi.
Mutfak elden geçince bu aralar Senin Home 'a çok gittik.Kahveler oradan yine.

Salı günü Kadın Kolları toplantısından sonra Hayal Sinemasında oynayan Köy Enstitüleri filmi olan
 Toprağın Çocuklarına gittik.Film güzeldi ben beğendim, babam Kepirtepe mezunu olduğu için mi beğendim bilmiyorum.Erkan Can ve filmin diğer oyuncuları para almadan oynamışlar filmde.Bence herkesin destek olması için gitmesi gereken bir proje.

* Başlık: Edip Cansever.

Not: 1-Gelecek yazı harika bir sergi... :))

2- 29 ekimde ziraat bankası arkasında CHP Kadın Kolları olarak kermes yapıp Cumhuriyet Bayramımızı kutluyoruz.

3 yorum:

hasret senfonileri dedi ki...

NASIL YORULDUM ... OKURKEN.. ANLATAMAM ...:) SENİN YERİNE TABİİ! BİR POST İNSANA ANCAK BU KADAR GERÇEKMİŞ GİBİ YORGUNLUĞU BİLE TATTIRACAK KADAR ANLATILABİLİR.. ELLERİN DERT GÖRMESİN GÜZEL DOSTUM.
NE ZAMAN DOYUMSUZ YAZILARINI OKUSAM, ACABA BİR GÜN... DİYE HAYALE DALIYORUM.. İÇİNDE SENLE BEN!

Özgen dedi ki...

Sayende yine gezmiş kadar oldum Fethiyeyi canım harika anlatıyorsun...

Asortik Krep dedi ki...

Gülsen Hocam, evet bir gün beraber gezeriz,umarım :))

Özgen, seni de bir gün alıp kaçıracağım ben :))