Cumartesi, Kasım 12, 2016

Sözünü örtmediğin için üşüdüğüm günlerdeyim *

Dönüşüm muhteşem olacak demek isterdim.Yılgın, bitkin ve yorgunum. Öncelikle çok konuşup devamlı eleştiren bizim insanlarımıza söylüyorum..Konuştuğunuz kadar yaptığımız etkinliklere katılın, çok konuşup her şeyi bilmek mümkün değil.Biraz öz eleştiri yapın.Bizler meydanlarda yalnız kalalım diye çalışmıyoruz. O meydanlara sizlerde çıkmazsanız bir değeri yok ki.. Sadece bizim çalışmamızla olmuyor.Buna rağmen kalabalık bir 29 ekim geçirdik. Kısa kesip eski yazılar gibi çok resim eklemek istiyorum.
* başlık: umut güner - kavuşmak üzere 

Ares, evde güzel vakit geçiriyor...

Mia, hala Erika ile cebelleşiyor...


Erika, Mia'yı rahat ettirmesin diye her yolu deniyor.








Ateş, evdeki en serseri çocuk...






İki gecedir soba yakmaya başladık ama gündüz kısa kollularla geziyoruz. Onun dışında çok yoğunum 
her zamanki gibi. Oğlumu çok özledim.Kocaman ve iş dünyasında olması özlememeyi gerektirmiyor sanırım.Şimdi neden insanların iki ve daha çok çocuk yaptıklarını anlayabiliyorum. 
Mia Hanım, bahçe kuşu oldu bu ara.Biraz eski yazılar gibi olsun istedim. Fotoğraf yükledim. Günümüz onlarla geçiyor, evde hayvanlar hakim zaten.Arkadaşlar sizin hayvanat bahçesi deyip işi şakaya vuruyorlar. İlk defa tavşanları göndereceğim gibi bir cümle kurdu eşim, umarım gönderir,çünkü evdeki hayvan popülasyonundan sıkılmaya başladım ben. 

Asortikkrep :) 
Burada hala havalar çok güzel.. Bu hafta ancak kapalı ayakkabıya geçtik.

Muğla Yatağan'da CHP Kadın Kolları toplantısına katıldık geçen ay.Bizi iki antik şehir kalıntılarına ve bir müzeye götürdüler. Lagina ve Stratonikeia ve Osman Hamdi Bey'in evini gezdik.Osman Hamdi hayranı olan biri için evi gördüğümde suratımın halini düşünün bi :))

Gece halleri.. Dolunay zamanı. Bu geçen ayki Dolunaydı.Ben yazana kadar bir ay geçmiş.

Osman Hamdi evi sedir yanı pencere...
Çay keyfi bu yaz hep bu köşedeydi..

Bunu bir diş hekiminin muayenehanesinde gördüm, çok hoştu.
Melek Borazanı -avize çiçeği- patlıcan çiçeği-mis gibi kokan bir çiçek.
Bu da kahve keyfi.
Karanfil

Ares ve Ateş Bahçede.Kimin poposu kıymetli resimden belli oluyor.Şezlongdaki Ateş.
Gece mis gibi kokan Melek Borazanı...
Kayaköy
Fevzi ve Zeynep'le kahvaltı demek çocukların Ares ve Ateşle zaman geçirmesi demek...
Köpeklerle yürürken karşımıza çıkan şirin bir ev. Kayaköy.

Kendi renkleriyle doğadan gerçek bir enstantane.. Rengi orjinaldir.

İlk defa yarım yazı yolladım.Evde internet sorunumdan dolayı, bir türlü cepten yazıyı rahat gönderemedim.Bu aralar canım yine yazmak istiyor.. Şu sorunları atlatırsam sular seller gibi yazacağım..İç döküntülerim çoğaldı.Yazmak bana kendimi iyi hissettiriyor.







4 yorum:

bücürükveben dedi ki...

Hep eleştiririz ama eyleme gelince nazik popolarımızı koltuktan kaldırmayız. Bu konuda yıllarca çok yakındım bloğumda. Facebook çıktı çıkalı millet klavyeden höt, zöt yapıyor, klavyeden esip gürlüyor. Ama gel sokağa desen gelmezler. Vardiya Bizde'cileri hatırlıyorum, her rütbeden asker eşleri, kimi teğmen, kimi general, kimi amiral eşi. Kızılay'da her cumartesi eylem yaptılar yıllarca, Ankara halkı istese milyon olurlardı ama görmezden geldiler:( fotoğraflar çok güzel:) bayıldım hepsine...

Anonim dedi ki...

merhaba.hangi birini anlatsam..iki sosyal demokrat biraraya gelince..birbirini yer((rahattırlar(eskiden böyle değildiler)herkes;ben en doğruyu biliyorum kanaatındadır((bana göre demeyi bilmez..ortak noktada da genelde birleşmezler.ahhh demekten başka şey yazamıyorum..biat tabiki bize ters.herşeyin en doğrusunu ben biliyorum demekten kesinlikle vazgeçmek gerekiyor diye düşünüyorum??

Blogger Bolat dedi ki...

Enerjiniz bol olsun efem :)

deeptone dedi ki...

melabaaağ yaa çok tatlı fotolar hepsi çok sırıttım yaaa :)