türk kahvesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türk kahvesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Eylül 01, 2012

"Ve bazen hayattır sevmek, birini çok uzaktayken bile yüreğinde taşıyabilmek*

Kaya köye haftada bir kez gidiyoruz herhalde.Bazen iş, bazen de gezme amaçlı.Orayı seviyorum.Çalış'tan sonra en sevdiğim yer.Çağıl yarın gidecek,- bugün gitti- bu son haftayı hep beraber geçirdik,işe gitmedim, onun işlerini hallettik, beraber takıldık.Son günlerde de Uzunbey bizi bazen kahvaltıya bazen yemeğe götürdü.Bu akşam nefis bir lazanya ile finali yaptık.Ben yaptım tabii ki. Çağıl'ın gelipte benim yapmadığım bir zaman olamaz  zaten.Perşembe sabahı İzela restaurantta kahvaltıya gittik, Kayaköyde gözlemeli kahvaltı meşhur birde köy kahvaltısı ama biz İzelanın kahvaltısını da çok beğeniyoruz.Hele bir pancarlı tahini var,kaç oldu fotoğraf çekemiyorum.Daha öncede Jazibeye gitmiştik akşam yemeğine, aşağıdaki fotoğraflar oradan.


Yemeklerden önce gelen mezeler..
Uzunbey ve ben mantar soslu  biftek ,
Çağıl kuzu incik istedi.İkimizinde gözü bu tabakta kaldı, ben Türk usulü çok pişmiş sevdiğim etimi orta pişmiş yedim.Bir boğa'ya asla yemekle ilgili hem de açken karışmamalı insan.Bu biftek çiğ yenir zamazingosundan ise nefret ederim.Allahtan orta geldi, yoksa bir daha gitmem ben etimi istemediğim gibi getiren yere.Neyse biz son zamanlarda favorimiz olan Kabak'a geçelim.

Olive Garden bizim kaçış yerimiz oldu,sık sık güzel yemek isteyince gidiyoruz.Ortam sakin,gelenler belli bir düzey üstü, eli kitaplı her yaştan yürüyüş yapan tipler yani, mekan keyifli,manzara süper. Bize soranlara sık sık tavsiye ediyoruz.
Tavuk sarma
güveç

Benim sevdiklerimden asma yaprağında tavuk

 güveçte köfte
Türk kahvesi :))
çay içmeden dönmem :))

havuz yanında mısır tarlası gibi sevdiğim kısımları mevcut. http://www.olivegardenkabak.com/

Bu lokumlarda Gülce kızdan :))
Ramazanda bir akşam iftara gittik, ben onunla oynadım annesi sofra hazırladı.
Ayrıca Fethiyede olmayan tatlılarımızdan sütlü nuriye de yapmıştı... Güzeldi.

Ares bu aralar çok havalı.çünkü ona fular taktık.Çok yakışıklı oldu :)

Bu da Fatoş'un havalı butik çantası. Karma'dan aldı,ben görüntüledim.

Bayramda karavan keyfimizden.
Evde kahve keyfi.
Huzur Sofrası- Yanıklar Kahvaltıya gittik, tavsiye ederim.Yeni açıldı.
Köşklerde oturmanın kötü yanı Ares'te bizimle oturmak istiyor,normalde kediler otursa kimse bir şey demez ama benim haftada bir banyoda yıkanan oğlumu Uzunbey köşkte oturtmuyor.O da çaresiz kapıda bekliyor.
Kahvaltı mekanı ama aynı zamanda balık restaurantı Huzur Sofrası.


Burası Kayaköy Antik. Bir çay molasından görüntüler.
Burası da bir akşam yemeği görüntüsü, 22 ağustosta 22. senemize arkadaşlarımız ve çocuğumuzla girdik.Dondurmalı baklavalar ikramdan...
Cinbal buraların en tanınan ve belkide kalitesini en iyi koruyan yerlerinden biri.
Kendi ellerimle topladığım Frenk İnciri :)) En olmuşundan.Çok severim.
Akşam güneşi vuran evleri sevdim hep...
Ares balkonda.
Fularlı yakışıklı...
Balkon camı.
Cafe Matisse de kahve keyfi,Fatoşla yaptığımız bir kaçamaktan.
Bu da Rana'nın güzel yemeklerinden... Rana her ne kadar takı- doğal taş dükkanı işletsede onun yaptığı güzel yemekleri için hemen herkes öğlende bir kere uğrar,olmadı akşamüstü uğrar, gelen ne yemek var diyecek kadar da Rana tarafından şımartılmıştır. :)) Az bile anlattım.Hem güzel hem de güzel yemek yapan kadınları çok seviyorum. Beni merak ediyorsanız söyleyeyim, ben ancak keyfim yerinde olursa güzel yemek yaparım.Bu aralar keyfim yok ama akşamki lazanya güzel olmuş dediler, bu bir istisna.

Diğer yazı bir ev gezmesi yazısı olacak..Yeşillikler içinde ,sessiz ,sakin ama keyifli... Bu arada sizi Berceste'nin güzel yazısıyla başbaşa bırakıyorum.

Ve ,
Oğlum İstanbulda, burası bomboş... - Hala alışamadım-


* Başlık: Özdemir Asaf

Pazartesi, Ocak 09, 2012

Ben sana her şehirde biraz geç kaldım*

Bu hafta arası çekilmiş bir resim bu.Çarşamba günü  Ölüdeniz Belediyesinin davetlisiydik Boğaziçi Cafede kahvaltıya,orada çektim. Karşıda gözüken Çal dağı. Zirvesi karlı.Aynı gün  2. el pazarıda vardı, önce orayı ziyaret edip kahvaltıya geçtik Fatoşla.
Mavikuştaydı yiyecek standı. Ona uğradım, bu kadar senedir ilk kez bir şey yapmadım.Ben yokken konuşulmuş, benden birşey istemedi arkadaşlar.Destek içinde aldım.
Mavikuş yiyecek standı 2. el pazarı. Mavikuşlardan bazıları.
Bu sosisli milföy Zen'den.

Zehra'da elmalı tart ve balkabaklı turta yapmış sanırım ,ben yiyemedim ama uzunbeye ve ofistekilere aldım onların yaptıklarından.
Bunlarda 2. el pazarından.
Bu çetikler Edirneli bir hanımdan.Zaten gördüğümüz gibi durduk,Fatoş çetikleri sordu,hanım bize nerelisiniz burada çetik denmiyor dedi.Bende benim yüzümden çetik diyor o çerkes dedim :)
Ölüdeniz Belediye Başkanı kahvaltıda.Kahvaltıda Boğaziçi cafedeydi sahil bandında. Cumartesi günü yine Boğaziçindeydik.Bu sefer CHP Kadın Kolları olarak her ayın ilk cumartesi geleneksel olmasını istediğimiz  kahvaltılarımıza başladık.Çok kalabalıktı, güzeldi.Kadınlı erkekli ,çoluk çocuk toplanmaya devam kararı aldık.

Her ayın ilk cumartesi "cumartesi kahvaltıları" günü.

Bu takvime bayıldım, içinde Cemal Süreya dan Nazım Hikmet e süper şairlerin süper cümleleri ve resimleriyle dolu dolu bir takvim yapmış TGB 'liler.Masamda duruyor, ben kullanıyorum.

Bu nefis ev yapımı içki Un Perisinden :))  Kendisi hediye getirdi.Biz uzun zamandır görüşüyoruz aslında ama yazmak bir türlü kısmet olmadı.

Çarşamba kahvaltı sonrası deniz kenarında içilen keyif kahvesi.
O gün hava açık ve çok güzeldi.Karşıda gözüken kısım Karagözler Mahallesi.
Bu tarafta Çalış.Martılar deniz kenarında kahvaltı edenlerin attıkları ekmeklerden nasipleniyorlar.
 Bu yazı aslında bir önceki resim konup kaç gündür bekletilen bir yazıydı.Sonra bugün birde kar keyfi yapınca yazıyı bitirmek gerekti artık.Bugün kalabalık bir şekilde Nif'e kar görmeye gittik.Resimler ordan.Böyle resim altı yazı yazmayı seviyorum.Zaten resimsiz yazılarım çok ruhsuz geliyor bana.Denedim olmadı da.
 Pek keyfim yoktu, üşütmemek adına dikkatli giyindim.Güneş varken iyiydi de güneş bulut arkasına girip sis basınca soğuk bastı.Bizde yemek için Kırkpınar Restauranta gidelim dedik.Gitmeden önce de çocukların ıslak kıyafetlerini değiştirip sıcak şarap içtik.
Ares Uzunbey'le.

 Nif
 kar



 Migrostan aldığımız Sevilen sıcak şaraplarını ısıtıp termosa koyduk.Daha sonrada karda içtik.Bir dahaki sefere sucukta götürmeye karar verdik.

 Restaurantın kapısında arkadaşlara rastladık.Burada kar şerbeti adı verilen kar ve pekmez karışımını yapmışlardı.
 Karda Kırkpınar Restaurantın bahçesi.
 Bu da kardan adam.
Bir ara yemekten sonra çaylarımızı içip ısındığımız,kardan ıslananların kendini ve giysilerini kuruttuğu soba.
Orda buz yerine rakıya kar koyduğumuzuda eklemeden geçemeyeceğim.

xxxxxx

- Yarın bir terslik olmazsa Dalaman'da işimiz var.
-Birde  Kadın Kollarından bir hanıma gidilecek.Erken dönersem gideceğim. Geçen hafta zaten kadın kolları adına bir başsağlığı, bir geçmiş olsun, birde ev toplantısına gittik arkadaşlarla.Başsağlığı için gittiğimiz olay otuz yaşında bir şeker hastası kız acile gidiyor, şeker hastalarına vurulmayacak bir iğne vuruyorlar hastanede. Kadının yakınları uyarıyor,kendisi şeker hastası diyerek ama hastanedekiler bu gece rahat uyur diye yapıyorlar.Sonuç aile kızlarını kaybediyor.Babanın gözleri o gün içime işledi.Diyet miyet kalmadı, alt üst oldum.Benim gibi biri için zor bir ziyaretti işte.
-Nif'te dağda telefonlar çalışmıyor,Çağıl bize ulaşamayınca not yazmış,mesaj atmış, merak etmiş bizi. Yolda ulaştı ve ben nasıl size haber veriyorsam bir yere giderken sizde bana haber verin ,merak ediyorum dedi.Tamam haklısın dedim.Gerçekten atlamışız.
-Annem bloğa yazı yazmaya başladı. http://hamaratkontes.blogspot.com/

- Bu hafta gelen maillerden

bir konser http://www.youtube.com/embed/Kmy5kW3rWJU

bir reklam http://www.youtube.com/watch_popup?v=ThFCg0tBDck

*Cemal Süreya