Salı, Ocak 31, 2006

Aşk ve Gurur



İşte benim beklediğim film..Aşk ve gurur.3 şubatta büyükşehirlerde gösterime giriyormuş..Bize 3 hafta sonra gelir herhalde..Fragmanlarını görünce seyretmek istemiştim çok.Şimdi tv.de izleyince sabırsızlandım :)

Bugün sunthıngle buluşmamız güzel geçti..Yanımızda Ay olduğu için fazla bloglar hakkında konuşamadık.Genelde iş konuştuk.Daha sonra sık sık konuşacağımız fırsatlar yaratacağımıza eminim :) Bunu saymam tekrar görüşelim Sunthıng...

Bugün çok yoğun ve güzel bir gündü..Herkesle telefonda konuştum:)

Pazartesi, Ocak 30, 2006

Burcu' nun Battaniyesi


Burcu' nun battaniyesi nihayet bizde..Çağıl sağolsun resmi bloğa ayarladı.Balkon benim balkonum..İçerisi karanlık oluyor diye Annemin gideceği gün resmi balkonda çektim.Battaniyeye bayıldım..Her gece şömine karşısında sarılıp oturuyorum.Zaten dizüstü battaniyelerimiz vardı ama bu tek kişilik büyük bir battaniye.Ben ikiye katladım çekerken ..Arkada Atatürk çiçeği görülüyor..Çok severim..İstanbul' da salon çiçekleri olan bu çiçekler burada bahçede ağaç oluyor.Bunları ben diktim.Kış soğuk geçince donuyorlar sadece.Onun için çok büyük değil.
Dün eşimle buranın eski uygarlıklarından birinin şehirlerinden birini daha gezdik..Biz boş kalınca tarihi yerlere gidiyoruz ki yazın gidemediğimiz yerleri görelim..Aslında yazın pazarları çalışmıyoruz ama deniz ağır basıyor.Hem de çok sıcak olunca dağ bayır gezilmiyor..Dün gezdiğimiz kalıntılara bayıldım..Her şehirde bir amfitiyatro var..Hatta dünkünde 2 taneydi..Şimdi yaşadığımız yerde sadece konferans salonu diyebileceğim bir yapı var ama tiyatro için sahnesi çok dar.Konser ve bale içinde problem oluyor..Nasıl imrenerek baktım onlara anlatamam.Burada en çok özlediğim şeylerden biri de tiyatro..Aslında bu anlattığım salon yeni yapıldı ama çok yönlü düşünülmediği için sadece konferanslarda ve gösterilerde işe yarıyor..Şöyle adam gibi bir oyun için perde bile yok!
Yarın bana Sunthıng geliyor..Büyük Turkuaz Kıyılar buluşması olmayacak bile olsa şimdilik tanışacağız..Aslında biz telefonda çok görüştük ama hiç karşılaşmadık..Ben aşağı yukarı nasıl biri olduğunu tahmin ediyorum..O kesin beni bir yerlerde görmüştür çünkü annesi beni tanıyor :) Neyse yarın ki buluşmamız şimdilik benim büromda..Sonra Biyonikkedinin peşindeyim :))

Cumartesi, Ocak 28, 2006

Kelebeğim..

Annem bir kelebek, uçup gidecek..
Kaç gündür eski günlerde ki gibi gezip tozduk Annemle.Alışveriş yaptık, arkadaşlarımla buluştuk, yemek yaptık, yedik, kahve içmeye gittik..Manzara seyrettik :) Bu akşamüstü yola çıkacağı için son gün evde toplanmayla geçecek ve benim komşuma kahve içmeye gideceğiz.Annemi geçirdikten sonra benim keyfim hiç olmaz ve onun için kendimize "Babamla Oğluma "bilet ayırttım.Annem burdayken gitmek istemedi ikinciye sinemaya.Bende hiç değilse sinemada kendimi oyalarım..

RÜYA GİBİYDİ VE BİTTİ..Kısmetse bir daha ki sefere.. Babama selam söyle Anne..

Salı, Ocak 24, 2006

24 ocak


Pazar gününden beri annemle gezdik, tozduk, konuştuk.Onu buranın güzel yerlerine götürmeye çalışıyorum.Her ne kadar o gitmek istemese de havanın elverdiğince gezmeye çalışıyoruz.Ben sahilde oturduğum için dün önce deniz kenarında yürüdük bir arkadaşımla buluştuk.Ordan eve ordan merkeze gittik ve Annemin tanışmadığı diğer arkadaşlarımdan biriyle tanıştırdım onu.Anneme çiçek getirmiş çok hoşuma gitti.Hava o kadar güzeldi ki İstanbuldan kimse deniz kıyısında ceketle oturduğumuza inanmadı.Dün yine alışverişimizi yüncüde bitirdik:)Bugün sabahtan pazara gidip gezecektik ama yağmur çok yağdı Annem gitmek istemedi.Onu bir komşumla bırakıp ben işe gelmek zorunda kaldım.Bugün yoğun bir gün.Akşama da Uğur Mumcu'yu anma gecesine gideceğiz eşimle..Ö.sanatevinde.Burcuyla konuştum 24 saati geçik elektrik kesintileri var.Hala da gelmemiş.Tipi dolayısıyla.Anneme dedim ki o kadar çok söyledik ki hırkayla gezdiğimizi havaya nazar değdi:)

Cumartesi, Ocak 21, 2006

Bahar Havası


Annem burada.Gönlümün çiçekleri açık.Hatta burada bahar havası var..Umarım havalar da iyi gider.Dün geliş günü olduğu için fazla yormamaya çalışarak onu sadece merkeze bankaya götürdüm.Sahilde oturup birşeyler içtik.Sonra da eve döndük.Akşam herkes erkenden uyudu.Bugün eşim bizi yine merkeze götürdü.Alışveriş yapıp yün aldık.Annem bana atkı örmeyi öğretecek :) En son ve bir kere Çağıl a kazak örmüştüm.Bayağı da giyilebilecek kadar güzeldi.Ben zaten bir şeyi özenerek yaparsam çok güzel olur..Ama istemem lazım..Alışveriş bittikten sonra tekrar arabayla dönerken eşim bizi portakal bahçesine yani evimizi yapacağımız arsaya götürdü.Annem orayı çok sevdi.Portakallar olduğu için biraz portakal topladık.Eşim bu senenin hasadını eski sahibine bağışladı.Onun emeği olduğu için onun satmasına izin verdi.Biz sadece kendimize kadar topladık.Zaten ben onları seneye nasıl satarım bilmiyorum.53 tane ağacımız var..Yaklaşık 3.5 ton portakala denk.Evi öyle bir pozisyonda oturtacağız ki sadece ortadaki bir ağacı keserek kendimize ev için alan açacağız.Şansımıza o ağaç hastalıklı ve küçük kalmış.Bu sene yeni 4 tane ağaç dikecek alanımız var.Oraya elma, ceviz, erik ve kayısı dikmeyi düşünüyoruz..Umarım herşey yolunda gider ve baharda biz inşaata başlarız.Portakal Bahçesinden Annem balığı çok sevdiği için balık yemeğe gittik.Şimdi dans yarışmasını seyrederek oturup bloğa yazı yazayım dedim.Yarın pazar ..Eşim evde olduğu için yarınki planlar ona ait.

Cuma, Ocak 20, 2006

(Woman at the window 1925)
Annemi Beklerken...Bence Dali bu resme bu adı vermeliymiş..Bugün internette dolaşırken buldum..Tam beni yansıttığı için hoşuma gitti.Günlerdir Annem gelsin diye bekliyorum..Bu resme gelene kadar bizi yansıttığını sandığım bir sürü resim daha buldum..Bunlardan biri anne aslan ve yavru aslan resmi..Bir tane Monet tablosu..Bir eski zaman şapkalı hatun ve yanında kızı.Bir tane alışveriş resmi aslında bu bizi tanımlayan ender resimlerden olabilirmiş ..Çünkü bizim alışverişlerimiz pek meşhurdur..Eskiden beraber çıkardık ben İstanbul' dayken..Çokta zevkli olurdu..Çünkü o benim aynı zamanda en yakın arkadaşımdı, dostumdu..Sosyal hayatı paylaşırdık..O benim oğluşumun okulunda öğretmen arkadaşımdı sanki..Ne yapacağımıza beraber karar verirdik..Günlerimiz vardı..Beraber giderdik..Ama burda bir parantez açıp gün kavramına açıklık getirmek istiyorum..İnsanlarla konuşurken ya da gördüğüm gün kavramı evlere git, ye iç, dedikodu yap kıvamında değil..Hayatı öğrendiğim , arkadaşlıklarından zevk aldığım , birbirine diğerinin bilmediklerini gösteren içi dolu , kültürlü insanlardan bahsediyorum..Herşeyde olduğu gibi gün kavramınında artık içinin boşaltılmış olduğunu düşünüyorum..Özellikle evliliğimin ilk yıllarında paylaştığım bu değerler bana gelecekte nasıl bir anne ve toplumda nasıl bir birey olunur mesajlarını iletti..Tabii bu biraz da paylaştığınız insanlara bağlı..İşte böyle ortamları beraber paylaştık..Arabada yaptığımız gezileri..Teyzemin bize katılmasını..Evlerimizi ve gerektiğinde arkadaşlarımızı paylaştık..Onun için Annem benim için bir arkadaş, bir dost, daha söylenebilecek ne varsa odur..Çalışma hayatına başladığımda da en yakın desteği yine ondan gördüm..Kendisi hep çalışan bir kadındı ve hala çalıştığı için iş hayatıyla da ilgili tüyoları ondan almışımdır..Sanırım arkadaşlığımızın temelinde saygı yattığı için birbirimizi kişilik olarak yıpratmadık..Ben gençkızken de çatışma yaşadığımızı hatırlamıyorum..Hele evliyken hiç.Kendime onun insan ilişkilerini örnek almaya çalıştım hep..İşte ve evde..Ben huy bakımında daha çok babama benzerim bazen..Kafam bozulduğunda kimseyi dinlemem..Kendi kararlarıma karışılsın hoşlanmam.Onun sayesinde eşim dahil herkesle olan ilişkilerimde farklı bir nokta geliştirdim zamanla.Empati yapmak..En zor zamanda yani işler ters gittiğinde bir de karşımdakinin yerine koyarım kendimi ..Ne istiyorum gerçekten..İşte o zaman bakış açısını yakalarım ve hayat kolaylaşır birden..Tam koptuğunu sandığım anda yeni bir pencere açarım o olaya..İşte bunu severim ben..ve uygularım..Birde çok idarecidir..Zor zaman dostudur.Babamda öyledir ya..Şanslı bir çocuğum ben.Yazın geldiğinde burada en yakın arkadaşlarımdan biri H. ile paylaştık onu..Hergün denize gittik.Gezdik,tozduk..Yürüdük..Gittiğinde boşluğa düştük..Buradaki bütün arkadaşlarım onu ne çok sevdiğimi bilirler..Neden sevdiğimi de..Çünkü sadece ben değil onu biraz tanıyan biri ne kadar yapıcı olduğunu hemen anlar ve sever..Şimdi ben, arkadaşlarım hatta buradaki komşularım Annemin gelmesini bekliyoruz..Yine öyle iyi arkadaşız , yine hayatı paylaşıyoruz ama artık uzaktan..Ve hayatın bize sağladığı bu şanslı buluşma zamanlarından...ONU ÇOK SEVİYORUM.

Pazar, Ocak 15, 2006

Son Liste.












Şimdi özel istek durumundan "Sulin" için unuttuğum aburcuburlarımdan pastırma ve içli köfteyi yazmayı bir borç bilirim arkadaşlar..İçli köfte mümkünse kızartılmış olsun..Pastırma ise çiğ olarak belki pidesi , en çok paçanga ve kuş gribi geçtiğinde kesinlikle yumurtalı biçimde tarafımdan ilgilenilecektir:))
lütfen bana senin listen de hala eksikler var deyip durmayın arkadaşlar, lütfennnnnnnnn.

Şükran Teyze

İşte bizim Şükran Teyzemiz..Hocamız, arkadaşımız, dostumuz, pirimiz, yol göstericimiz..
Bayramda onu ziyarete gittim..Gittim ki o aslında orada yaşayanlara bir can simidi olmuş.3 günde kendini onlara kabul ettirmiş.Normalde kafasına göre yaşamayı seven Şükran Teyze oranın ziyaret saatlerine uygun davranmaya çalışan biri olmuş..Bu aslında iyi birşey..Çünkü o sigarasına karışan bazı kendini bilmezleri" ben yaşlı bir kadınım istediğim gibi ölmek benim hakkım" diye savmasını bilen biri.Böyle anlattığımdan onun saygısızca her ortamda sigara içenlerle karıştırmayın.Mutlaka içmeden önce o ortamdaki herkesten izin alır.İçmeyen varsa da dışarıda içer.Çok tatlıdır..Onunla istediğiniz her konuda sohbet edebilirsiniz..Beni çok sever çünkü bana sarıldığında benim tipimin annesine benzediğini ve ona sarılmış gibi hissettiğini söyler.Bende onu çok severim..Gittiğinde terkedilmişlik duygusunu taa damarlarımda hissedene kadar bu kadar olduğunu bilmeden hemde..


Bu akşam çok efkarlıyım
Kalbim neden kan ağlıyor
bunu bir bilsen sevgilim
Güneş solgun gündüz gece
İçim desen bir bilmece
ızdırabı heceliyor
Sensiz yalnız sensiz hiçim
gözyaşlarım yağmur gibi
yanağımı ıslatıyor
Kollarım bekliyor seni
öpsem öpsem elerini
yine de sana hasretim
Dudaklarımda bir ateş
avuçlarımda alevsin
Sensiz yalnız sensiz hiçim
İlahımsın sevgilimsin
sen benim heşeyimsin
Hayatım anlamsız şimdi
Sendin bana neşe veren
seviyorum sevdim diyen
Sen benim sıcak güneşim
Tatlı güzel tek eşimdin
kara sevdam sevgilimdin
Unatamam asla seni
Her gün anıyorum yasla seni
Ne olursun dön dön bana
Kollarım bekliyor seni
Öpsem öpsem ellerini
Yine de sana hasretim.
Dudaklarım da bir ateş
Avuçlarımda alevsin.
Bu şiir Tanju Okan' a 1970 Altın Plak ödülünü kazandıran "Hasret" adlı şarkının güftesidir..Şükran Teyzenin şiiridir.

İçmek...güzeldir..




Bunlarda içtiğim aburcuburlar...Dün kakaolu keki unutmuşum..Onu da yazayım dedim..

Cumartesi, Ocak 14, 2006

Sobelendim..


Sunthing Special beni sobelemiş.. Bende aslında günlerce yazabileceğim bir listeyi oldukça kısa tutarak 5' e indirgedim..Bunun yanında yazmadığım nice yiyecek ve bilumum aburcuburumdan özür diliyorum..Benim hayatta vazgeçemeyeceğim yemezsem olmaz diyeceğim aburcuburlarım bunlar işte. 1-Kıymalı Börek ..2- Çikolata 3- Kesinlikle simit 4- Ay Çekirdeği ..5- Sucuk Bende tabiki mutfakcamı Burcu ' yu ve Sulin' i sobeliyorum :))

Cuma, Ocak 13, 2006

Döndüm..

Merhaba.. Gittim hatta bilgisayarıda yanımda götürdüm ama tek satır yazmadan geldim.Böylesi daha iyi oldu çünkü bilgisayar için birbirimizi beklemedik.Gezdik, eğlendik.. Yolculuğumla ilgili söyleyebileceklerim; Antalya büyük bir şehir olduğu için ben çok keyif aldım.İnsanların kalabalığı bana İstanbulu hatırlattı çok mutlu oldum.Kendime geldim :) Benden başka kimse arife günlerinin üstüne üstüne gelen kalabalığından memnun olmadı.Büyük çarşılar ve mağazalar açılmış Lara da, orada kaldığımız için daha çok o bölge de gezdik.Bayram günü ise her yer kapalıydı .Saat 15 e kadar beklememek için yola çıktık.Yolda da yayla yolu karlı olduğu için sahilden geldik fakat yemek yiyecek doğru düzgün bir yer bulamadık.Akşam eve dönmüştük.Ertesi gün artık buraya yerleşen Şükran Teyzemi ziyarete gittim huzurevine.Ayrıca bir yazıyla bahsedecektim ama artık yazmak istedim.O artık burada yaşamaya karar verdi.Sanırım biz Çatı Grubunun da bunda etkisi fazla oldu.40 yıl yalnız geçen bir hayattan sonra böyle bir yere gitmenin verdiği duyguları onunla paylaşmak güzeldi..Orası temiz , güzel yeni açılan bir yer ama yine de son duraktan bir önceki yer olması insanı değişik duygulara sürüklemekten alıkoymuyor..Eğer kendinizi etrafınızdaki insanlara rağmen yalnız hissediyorsanız ve ailenizle beraber olduğunuz halde mutsuz hissediyorsanız kendinize mutlaka yaşlı bir arkadaş edinmeniz gerekli diye düşünüyorum..Onlarla konuşurken gerçek yalnızlığı keşfedeceğinize inanıyorum..
Döndüğümüz günün ertesinde kahvaltıya gittik eşimle.Kısa bir yürüyüş yaptık ve alışveriş yapıp eve döndük.O gece sevdiğim bir arkadaşımıza oturmaya gittik..Ardından 9.45 matinesine Organize İşler e.Ben filmi çok sevdim.Çokta kalabalıktı.Doluydu salon.Perde de İstanbul belirdikçe - ooooo sesleri yükseldikçe millet filmi bırakıp görüntülere dalmaya başladı.Bir tanesi ne güzel birşehir bu böyle dedi hatta.Daha önce hiç İstanbul görmemiş insanlarla filmi seyretmek hem güzeldi hem de bol bol içimden boşuna anlatmıyoruz biz demek geldi..Salağın biri vakti zamanında arabayla gittiği İstanbul için kaybolmadım ki hiç demişti..Gerizekalı bir de arabayla kaybolsaydın da demiştim içimden. .-arabayı bir başkası kullanıyor o da arabanın içinde-En çok sinir olduğum sorulardan biri de bu işte ..burası mı güzel orası mı? İyi de sen hiç İstanbulu gördün mü? Hayır ! Görseydin böyle bir soru sormazdın zaten diyorum genelde ben.Birde buraya gelip İstanbul düşmanı olanlar var ki onları allah nasıl biliyorsa öyle yapsın derim.Buraları sevdin diye oraları kötülemenin ne alemi var diye sorarlar işte adama..Yaşayacaksan al tepe tepe kullan işte..Daha önce yaşadığın yeri ne kötüleyip duruyorsun ? Yarın öbürgün burayı beğeneceğin ne malum!
Bir tane daha ilginç bir hikayem var onu da anlatayım öyle yazıyı bitireceğim..Bir gün yaylada bir köyde yaşlı bir hanımla tanıştım..Oranın köylüsü.Nerelisin kızım dedi..İstanbulluyum teyze dedim..Dakka bir gol bir! Evli olduğumu ve eşimle gittiğimizi biliyor..Sende eşini boşama sakın dedi ! Ben ne olduğunu ve nasıl böyle bir cümleyle bu konuşmanın buraya geldiğini düşünüyordum ki bizden yaşça büyük oğlu atılıp bütün gün televizyonda ayrılıp boşanan çiftleri izlediği için ve İstanbul hayatının televizyondaki hayat olduğuna inandığı için benim İstanbullu olmama dair söyleyebilecek en etkili cümlenin bu olduğuna karar vermişti kendince.O zaman televizyonun o ortamı bilmeyenler için ne kadar etkili bir görsel medya olduğunu anladım..Gerçekte bizim belki de hiç önemsemediğimiz ama saçma bulduğumuz o kadar çok şey buralarda gerçekten çok ciddiye alınıyordu..Hatta gerçekler öyle sanılıyordu..Çoğu İstanbullu çocuk varoşlarda deniz görmeden büyüyor diye bir zamanlar bir haber okuduğumu anımsıyorum..Bunu teyzeye anlatsam ne kadarını anlar diye düşündüm..Biz oralarda televizyonlarda ki gibi bir hayat yaşamıyoruz diye de ekledim sadece..Saçma sapan masaüstü eğlenceleri bol bol yayınlayan salak yapımcılara bu da kapak olur inşallah..Ne kadar kaliteli program yaptıklarını halk işte böyle yorumluyor..ya da yozlaştırıyor ne derseniz işte..
not:Yukarıdaki resim Fikret Otyam ' dan.

Cuma, Ocak 06, 2006

Pazartesi, Ocak 02, 2006

İSTANBUL

"Çocuğunu asma köprüde sallayan
bir annedir İstanbul
ki onun
içi süt dolu
biberonudur Kız Kulesi
soğusun diye suya tutulan " Sunay AKIN

En çok vitrin gezmeyi özledim..Tabii Annemlerden başka..Hani yapacak iş olarak.Sonra güzel bir kebapçıya gitmeyi özledim..Gerçekten kalabalıkları seyretmeyi özledim..Hani bir banka oturursun ya.. Önünden sürüyle insan geçer.Elinde kemirerek yediğin simit..Ara ara susamlar girer dişlerinin arasına..Eğer çay yoksa ehh şimdi birde çay olsa yanında dersin..İşte onu özledim..Gezmekten ayaklarına kara sular inmiş.Bir yandan annen, arkadaşın, kardeşin çekiştirir bir yanını...Hadi yeter artık. Çok yoruldum diye.Sen olabilecek her alışverişi yapmış, bakılabilecek her vitrine bakmışsındır ama sanki akşam bir başka şehirdir şu İstanbul..
Ve hiçbir şehre benzemez gün batımları..Çünkü anlatırsın ama anlamazlar, görmemişlerdir ki onlar şehirhatları vapurları Karaköye nasıl yanaşır.Ve kalabalıklar içinde yalnızlıklar nasıl yaşanır..

YENİ YIL ŞİİRİ


Bu gün dünyayı istediğin bir renge boya. Rengârenk batan günü al karşına.
Bir renk de kendinden kat.
Çocuklar gibi saf,
Temiz ve berrak.
Kapat gözlerini, bir hikâye yarat.
Biraz da sıcaklığını kat.
Kalbinde ki elleri bırakma,sıkıca tut.
Birikmiş sevginden,
Herkeze bir parça dağıt...
Bir tebrik, bir arama
Bin umuttur unutma...
Mutlu Yıllar, Mutlu Yıllar İnsanlığa..... SEVGİYLE,
BARIŞLA,
HOŞGÖRÜYLE, SAVAŞSIZ.!
NİCE YENİ YILLARA... Sevgi/2004 rumuzlu birinden...www.antolojim.com