Cuma, Nisan 06, 2007


Cumartesi yağan yoğun yağmurda benim yeni girdiğim ve yeni bir oluşum içerisinde olan Ekolojik Turizm derneğinin toplantısına gittim..Yanıklarda Pastoral Vadide yapılan toplantıda oldukça kalabalıktık..İçeri girdiğimde bir sürü insanı tanıyor olmakta çok hoşuma gitti..Dernekle ilgili sohbetimiz bittikten sonra arabayla Uzunbey beni bıraktığı için arkadaşlar tarafından eve bırakıldım..Ertesi gün öyle güzel bir hava vardı ki anlatılmaz..Bizde geç kalkıp biraz keyif yaptık yatakta..Yatakodam diğer odalara göre oldukça büyük..Tam salonun üstüne geliyor..Hem de oldukça aydınlık..Bizde orayı hem çalışma odası hem de yatak odası olarak kullanıyoruz..Başucumuzda kitaplar ,önümüzde bilgisayar genelde akşam çalışmak isteyen ya da sabah bilgisayar saatleri orada geçiyor..Çağıl'ın odasında ki bilgisayar daha donanımlı bu yüzden eğer teknik bir iş varsa orayı kullanıyoruz..Ya da akşamları ikimiz birden nete girmek isteyince birimiz kaçıyoruz Çağıl'ın bilgisayarına..

Pazar günü 2. el bambu masa ve koltuk takımını satan bir ingilizin gazetede ilanı vardı :) Bende bahçeye bambu koltuk almak istediğimden telefon ettik..Hem çimlerin üstüne koyacağımız için devamlı ıslanacak olması bir takıma 600-700 ytl vermemi engelliyor :) ama masa takımı satılmış..Muhtemelen çokta yeniydi..Çünkü ingilizler buraya gelip zaten yeni aldıkları eşyaları ülkelerine giderken satıyorlar..Gerçekten de büroya gelip ,numarayı alıp satıldığını öğrenince üzüldüm yetişemediğime..280 ytl'ye bambu takımı kaçırmış oldum.Yeni bir satış takip edeceğim şimdi..Başka eşyaları da vardı ama ben sadece bambularla ilgileniyorum..

Pazartesi' den beri Uzunbeyle bahçe için bir şeyler alıp duruyoruz..Bankı boyamıştım zaten, dün şömine kapağı da boyandı..Çok güzel yuvarlak ve büyük bir saksı görmüştüm çiçek fidanlığında..Onu almaya gittik ve sadece 2 tane varmış..Sabahleyin bir ingiliz aldı dediler..Tam o sırada Uzunbey eski bir sandık buldu..Yeni gelmiş satılık..40 ytl istedi çiçekçi ben çok pahalı dedim..Dökülüyor çünkü.Pazarlıkla 25 ytl ye aldık..2 tane de istediğim saksının küçüklerinden aldık..Giderken dükkan sahibi istediğim büyük saksının bir tane eşinin satılmadığını istersem bulabileceğini söyledi..Onu da aldık..Bir koca torba toprakta aldık..Sandığı evimin hemen yanındaki çam ağacının dibine koyduk..İçini tuğla doldurduk ve üstüne toprak attık..O gün kendimize çok güzel kırmızı kadife gül bir sarmaşıkta almıştık ve sarkan yer ötücü çiçekler..Onları da sandıktan sarkıttık, sarmaşığı kapıdan çıkardığım yeşil sarmaşığın yerine diktim..Hatta bugün açmıştı bile :) Dün akşam banka şiltelerini koydum ferforje takımın bir tane koltuğunu indirdik ve akşam keyfimizi çay içerek orada yaptık..Karşı bahçenin çocukları orada olduğundan resim çekemedim ama en kısa zamanda resim çekip bloğa koyacağım..Kendimize aldığımız tohumluk siyah kaplar var adını bilmediğim orada bir sürü çiçek tohumunu çimlendirmiştik,onlar büyüdü ve yeni saksılarımıza da onları diktik..

Bu arada yan taraftaki blogdan bir anne kız var bazen bizim bloğun kapısını kullanıyorlar..Böyle çiçeğe meraklı olunca teklif ettiler bizde erguvan var ,kökündede yeni filizlenmişleri onlardan istermisin..Hemen gittim hem erguvan hem de zambak aldım ve bahçenin çeşitli yerlerine diktim..
Bir sürü tohum saklamışım kendi evime dikerim diye..Onları ayırmıştım, belirli yerlere serptim bakalım çıkacak mı?

Bir günde çok hoş bir arkadaşımdan bir ağaç tohumu almıştım ağacın üstünden..Onu da bir yerlere soktum çıkarsa çok güzel bir ağacım olacak :))



Bugün telekoma uğradık Uzunbeyle..İnternete çok girdiğimizden limitimizi aşmışız kaç aydır onu biraz yükselttik..Tam kapıdan giriyorum olmaz böyle bir şey..Çok güzel çiçekler açmış müthiş bir ağaç..Adını bilmiyorum ve ilk defa görüyorum..İçeri girdim sakindi sabah ya..Birini tanıyorum arkadaşımın kızkardeşi ona sordum bu ağaç ne ağacı diye. Hani çok güzel ya mutlaka konuşulmuştur diye..O da bana hangi ağaç ! dedi :)) Giderken bir dal koparmak istediğimi söyledim bağıra bağıra hepsi şaşkın ve sorgulu bakışlarla baktı..Arkadaşım kopar dedi :)
Amacım hem çiçekçiye gidip bundan istiyorum demek hem de bulamazsam kesinlikle çelik yapıp daldan ağacı yetiştirmek..
Neyse ki daha araba yanaşmadan adam yola çıktı camı araladım bu arada Uzunbey araba kullanıyor sordum bundan var mı diye..Çiçekçi bana alışkın zaten kaç gündür gelip gidiyorum var abla dedi..Hemen gittim ohh neyseki aynı çiçek aynı ağaç..Adının erguvan olduğunu söyledi ama arkadaşlar bildiğim erguvan değil bu..Resmini büroya gelince çok aradım ama nette bulamadım..Neyse ki akşama ağacı alıyorum köklü ama her ihtimale göre kendime daldan çelik yapıp büromdaki terasta çiçeklerden birinin dibine soktum..Akşama yeni gelen diğer sarmaşık güllerin başka renklerinden de alacağız..Arabaya binerken Uzunbeye dedim ki iyi ki bizim bir dönüm yerimiz yok..Parayı bahçeye yatırırdık biz :))

6 yorum:

Adsız dedi ki...

Merhaba,
ben çok kıskanmam insanları, imrenirim en fazla, çok az ah keşke benimde olsaydı derim. Ama sizi okudukça yine kıskanmıyorum da, çok içten imreniyorum. Keşke bende orda yaşayabilsem, keşke öyle bir evde geçse hayatımız diyorum. Kızım öyle bir bahçede büyüse, kocam bahçeye çiçekler ekse. Nazar değmesin maşallah sahip olduklarınıza. Allah tüm isteyenlere kısmet eder inşallah.
Selamlar.
Ayşe

SaNeM dedi ki...

Ne keyifli islerle ugrasiyorsun ;)

Asortik Krep dedi ki...

Sevgili Ayşe ve Sanem, ben de hayatın çetrefilli işleriyle gündüz yeteri kadar içiçe olduğum için sizlerle paylaşmak istediklerim hep bu işler oluyor.Çünkü böyle kafamızı dağıtıyoruz, bir nefes alıyoruz..Her zaman böyle bahçesi olması şart değil evlerin.İlk evim 4.katta bir apartman dairesiydi Bahçelievlerde..Küçük bir balkonum vardı ama bizim çok güzel bir erguvan ağacımız vardı..evet ağaçtı çok büyüdüğünde götürüp yazlığa dikmiştik..Bir sürü salon çiçeğim vardı..
Bir ara Beylikdüzünde 7.katta bir evde oturuyordum...Orası o kadar çok eser ki balkondaki asılı çiçek saksıları düşüp yola problem yaratıncaya kadar her yerde çiçekler asılıydı.Sonra o balkonu kapatıp küçük bir keyif mekanı haline getirdik..Keza evimin içinde saksılarla çiçekler vardı..Buraya taşınırken bütün eşyalarım ucu ucuna kamyona doldu, çiçeklere yer kalmadı buraya 3 çiçekle geldim ben ve kendimi çok yalnız hissettim..Sonra burdaki salonlar küçük ve hava çok güzel ya bahçe çiçeklerine sardım..Çiçek sevgim olmasaydı belki benim için buraya alışmak daha zor olurdu..Çatalcayı hatırlattıkları için sardunyaları, Lüleburgazı hatırlattıkları için gülleri, BüyükÇekmeceyi hatırlattığı için yılbaşı çiçeklerini,Demirköyü hatırlattıkları için ağaçları çok sevdim..Bunaldığımda gidip bahçeye oturup onları seyrettim..
Bizim meditasyonumuzda bahçe işleri herhalde..Bunun yanında daha bahçevan işe başlamadığı için Uzunbeyle ikimiz bizim bahçeyi sularken diğer taraflarıda yettiğimiz yere kadar biz suluyoruz..Komşularımızdan bazıları bize bir anlam veremese de bence hayat kimse için kendini kasmamaktır derim :))
Sevgi ve selam ile ...

Gamzeli dedi ki...

Çok güzel bir eviniz var vallahi...Güle güle allah içinize sinerek oturtsun...

İyi hafta sonları

boripori dedi ki...

bu resimde gördüğümüz yer sizin bahçeniz mi? ne kadar şanslısınız Asortik:) Gerçi insanlar kendi şanslarını kendi yaratır diye bir laf vardır ya, doğru bu.. çok iyi etmişsiniz oralara taşınmakla, hiç özleme bence büyük şehri, inşallah birgün biz de sizin gibi bağ-bahçeyle uğraşacak sakin bir yaşantıya sahip oluruz..
sevgiler

Asortik Krep dedi ki...

Gamzeli, teşekkür ederim..Bizde senin yeni evini merak ediyoruz :))

Boripori, bu resim tabi ki benim evim değil..Daha önce balkonumun resmini yayınladım yarın da bahçenin yeni halini çekip koyacağım..evet sanırım buraya alışıyorum artık."İnsanlar kendi şansını kendileri yaratır" benim hayat felsefemdir zaten :))