Pazar, Ocak 27, 2008

Burns Night


25 ocak cuma akşamı daha önceden de yazdığım gibi İskoçyalıların "burns night " dediği özel bir geceye gittik.Çalış Karnaval komitesinde olduğumuz için bizim komitedeki İskoçların hazırlamış olduğu ve karnaval yararına biletleri satılan geceye 69 kişi davetliydi.Gece Çalışta Light House 'ta yapıldı.Hani şu bizim karnaval toplantılarının yapıldığı deniz kenarındaki mekan.Geceye Dilek Hanım, Neşe Hanım, Uzunbey beraber gittik.Bir başka Türk arkadaşlarımızda bizim masadaydılar.Bizden başka yaklaşık 5-6 kişi daha Türktü.Diğerleri geceye başlarken saydıkları gibi, Amerikalılar, Almanlar, İskoçlar, İngilizler, Wels(Avusturyalılar ) vardı.Programa göre önce yemekler yenecek sonra danslar başlayacaktı.Konuya aslında önce gecenin önemini anlatarak başlayalım..


Robert Burns
Vikipedi, özgür ansiklopedi

Robert Burns
Robert Burns (d.
25 Ocak 1759 - ö. 21 Haziran 1796) bir şair ve şarkı sözü yazarıydı. Bir çok insan tarafından; İskoçya'nın ulusal şairi olarak görüldü ve en çok İskoç dilinde yazdığı şiirlerle tanındı. Yine de bir çok eserini İngilizce ve İskoç diyalektiğinde yazdı ve bu sayede çok daha geniş bir kitleye ulaşabildi.
Burns;
romantizm hareketinin öldükten sonra önemli bir karakteri olmuştur, ve liberalizm ve sosyalizm için büyük bir ilham kaynağı olmuştur. İskoçya'nın kültürel bir sembolü olarak görülür, ve ülkelerinden göç etmek zorunda kalan İskoçları temsil eder. İskoç edebiyatı için de en önemli kişilerden biridir.
Burns ayrıca halk şarkıları toplamıştır, genelde bunları düzeltmiş ya da adapte etmiştir. "Scots Wha Hae" de uzun süre resmi olmayan İskoç resmi marşında kullanılmıştır.
Doğum tarihi 25 Ocak, İskoçya'da ulusal tatildir ve "
Burns Gecesi" olarak kutlanılır.
Bu geceyi kutlarken viski içip , sunumunu törenle yaptıkları "Haggis" yemeğini yiyiyorlar..
Hoşumuza giden şeylerin en güzeli yemeği yemeden Mustafa Kemal Atatürk için kadeh kaldırmalarıydı :)) Aynı zamanda kendi Kraliçeleri içinde kaldırdılar ama önce Atatürk'e içtik :)

Yemek önceden hazırlanmış, sunumunu viski içerek ve bıçağı haggis'e saplayarak yapan kişi komite başkanımız Peter.

Haggis ; Ekşi Sözlükte şöyle tanımlanmış..
- koyun yuregi,karacigeri ve akcigerinin kıyıldıktan sonra ha$lanıp,cesitli baharatlarla beraber koyun midesine doldurulduktan sonra 2 saat suresince kaynar su icinde bırakılıp,torenle servis edildigi iskoc yiyecegi. (biz sorduğumuzda içinde çok az domuz eti kullanıldığını söylediler, bu yüzden biz -Uzunbey ve ben dahil sanırım 5-6 kişi başka yemek aldık)
- vejeteryanlar icin et yerine sebze ile yapilan cesidinin de oldugu geleneksel iskoc yemegi. ezilmis patates ve salgam ile servis edilir.

Haggis yemeği..Güzel bir sunumlaparçalandı ve tabaklara ayrıldı..Yiyenler iç piav görünüşlü olduğunu ve tadının da mumbar dolmasına benzediğini söylediler.


Bu da bizim yediğimiz kıymalı patatesli bir yemek.

Altı yaşında geleneksel danslarını sergileyen İskoç çocuk bize özel gösteri yaptı.

Sonra kalkıp ülkelerine özel danslarını yaptılar, bizde seyrettik.

Geleneksel Kilt denen eteklerini giyenler bizler için poz verdiler gecenin ilerleyen zamanlarında.O geceden çok hoş ayrıntılarla ayrıldık aslında.Kareli desenlerin her biri bir aileyi temsil ediyorlar, yani giydikleri kumaşın rengi ve tarzı hangi aileden olduğunu belirtiyor.
Yine ekşi sözlük şöyle yazmış..
kilt tek başına sadece etekli giyeceğe verilen isim değildir, çoğu kiltin omuz üzerine atılan bir parçası vardır, buna ek olarak geleneksel diz altına uzanan ve süslemeli çorapları, siyah ayakkabıları ve kiltin üstüne asılan küçük çantaları ile tamamlanır. üzerindeki ekose desenler ise (ki ekose fransizca ecosse'dan gelir iskoçya demektir) her klan'da farklıdır ve bu farklı desenler tartan olarak adlandırılır. renkleri ve desenleri ile farklılık gösterseler de genelde kırmızı, mavi, siyah, yeşil ağırlıklı renkler ve hemen her zaman karelinin türevleri desenler görülür. bizim çok alışık olduğumuz kırmızı ağırlıklı lacivert ve yeşil çizgili tartan ise macleod klanına aittir.
İskoç gecesinde Gayda olmazsa olmaz değil mi..? :)) Bizde dinledik..
Zaten severdim İskoçları o geceden sonra daha da bir sevdim :) Yemeği sunum yaparken hagi hagi hagi diye masalarda elleriyle masaya vurup tempo tutuyorlardı erkekler.Yalnız gerçekten erkeklere yakışan bir giyecek :) Doğru söylüyorum çünkü gururla taşıdıkları için belki de hepsi çok karizmatik görünüyordu.Genel düşüncenin aksine hiçte komik durmuyordu.Gerçi ben buraya ilk geldiğimde bir İskoç damat Türk gelin çiftin düğününe de gitmiştim..Hatta burada da beraber resim çekildik, görüştük.Onların düğünde de kilt giymiş damada takı takmıştık biz :)
Gece çok güzeldi ve değişik kültürden bir gece yaşamak bana şunu hatırlattı; Dünya küçük aslında ve biz onu diğer insanlarla paylaşıyoruz..Bunu unutmadan yaşamak lazım.

5 yorum:

Dilek35 dedi ki...

asortikçim çok güzel bir gece geçirmişsiniz değişik ülkelerin insanlarını ve kültürlerini tanımak her zaman ilgimi çekmiştir çok şanslısın

Huysuz kedi dedi ki...

Bu kadar ayrılığın ardından yine güzel birşeyler çıkacağı belliydi :))Gerçekten ne kadar şanslısınız.. Bu arada özledik sizler..Sevgiler, Nurdan

sofi dedi ki...

Asortikçim, ne güzel o ülkelere gitmeden, onların kültürlerini canlı olarak öğreniyorsun, paylaşıyorsun, çok keyifli bir akşam olmuş daha nicelerine ki bizde öğrenebilelim.Sevgilerle...

yagmur damlasi dedi ki...

Bende komik bulmuyorum.Onların milli kıyafeti,yakışıyor gerçekten.
ama renklerin ayrı aileleri anlattığını bilmiyordum. şu meşhur mcleodlar.:))

Asortik Krep dedi ki...

Dilek35, bende kaç zamandır bu geceyi bekledim ve çok güzel şeyler öğrendim..Baharda da maskeli balo var :)

Huysuz Kedi, Nurdancığım ..Sen bu ismi kendine uygun görmüşsün ama benim gördüğüm en iyi huylu kedi sensin :) Bende sizi özledim..Her pazar yürüyüşe çıktığımızda otele uğruyoruz ama görüşemedik.Eve de geç döndük ya da başka yoldan döndük hep,uğrayamadım.

Sofi, buranın en güzel yanı bu..Uluslararası olması..Mesela bu sitede de iki ingiliz komşum var,bir başka komşum Türk erkek-İngilizkadın,karşı sitede İngilizler var,zaten pazar pazarına gözlemecilere gittiğinizde bir bakıyorsunuz hepsi yabancı ve kahvaltıya gözlemeciye gelmişler..En çok güldüğüm şimdi burda genelde Türk turizm çalışanları tokalaşıp yanaktan öpüyorlar herkesi,birazda bu tarz samimiyeti yabancılar çok seviyorlar..Erkek-kadın tanıştırıldığınızda tokalaşıp bizi de öpüyorlar yanaktan.Oysa ben mesela sadece samimi olduğum insanlara o şekilde yanaşırım :) Mecburen öpüyoruz tabii..Hala söyleyemedim sadece tokalaşmamız gerektiğini..Sana doğru uzanan yabancı bir insana bu söylenemiyor maalesef :))

Yağmur Damlası, ben de kareli kumaşları çok seviyorum :)