Salı, Temmuz 21, 2009

Tüm Özgür Kadınlara..

GERİCİ özgür kadını istemez.
Çünkü özgür kadın onun sonudur.
Özgür kadın kültür demektir.
Özgür kadın sanat resim edebiyat kitap dergi gazete ,heykel sinema tiyatro müzik demektir.


Özgür kadın akıl demektir...
Öyle şeyh-meyh uçmaz...
Özgür kadın dürüsttür.
Şeyh uçmadığı zaman zaten 'Hani uçmadı... Niye uçtu diyecek mişim? ...' der özgür kadın.


Özgür kadın modern yaşamdır.
Çatal-bıçak demektir.
Çağdaş kadın için insanın karnında zikir edecek diye her gün bulgur yenilmez.
Ne de sadece erkeğin canının istediği bir cuma gecesi sevişmenin kerameti vardır.

Özgür kadın temizdir.
Öyle kirli çorapları kokan ayakları tıraşsız yüzü gülyağından parfümü olan erkeği sokmaz yatağına.

Özgür kadın demokrasidir.
Köle olmaz.
Mirasını ister birey olarak tanınmak ister
söz hakkı ister eşitlik ister.
Dayak yiyip aşağılanıp itilip-kakılmak istemez.

Özgür kadın çağdaşlıktır.
Çünkü özgür kadının doğurup büyüttüğü çocuklar gericiye asla ümmet olmazlar.
Ne dergahlara müşteri çıkar özgür kadının yetiştirdiği çocuklardan ne tarikatlara mürit ne de gericiye oy verecek saflar...

Bu yüzden gerici özgür kadını sevmez.
Kadın özgür olsun istemez.
Ve onu örtmek kapatmak susturmak bastırmak için çarşafa-türbana sarmak ister.
'Türban' diye tutturmaları bu yüzdendir.

Gericinin sonudur özgür kadın...

... ... ... ...

İşte bu kadar basit.. Bekir Coşkun yazmış, ben de onaylıyorum.

21 yorum:

Sugibi dedi ki...

çok üstüme alındım:)

Tibet'in annesi dedi ki...

Güzel yazmış... Ben de onaylıyorum :)))

Adsız dedi ki...

Yaşasın özgürlük.ZEN

Tanya's dedi ki...

Bekir Çoşkunun kalemine sağlık.

Serdar Özlem Mırsal dedi ki...

Bende...

Mine dedi ki...

Her kelimesine ben de katılıyorum.

denizanasi dedi ki...

ben de :)

aysema dedi ki...

Durumun güzel bir özeti... Kadından bu kadar korkmaları boşuna mı?

Sevgiler...

Basak dedi ki...

özgür olmamayı kadınlarımızın da istemesi beni üzen.

Gülen Tezer Üstün dedi ki...

9 köyden kovulmuş 10. köyden duyuyoruz sesini neyseki.
Yılmaz Özdil ve Bekir Coşkun; ikisine de hastayım, iyileşemiyorum :P

Özgür kadın 'kendi'dir.

KUBİLAY KIZILDENİZLİ dedi ki...

Bu yazıyı okumuştum, sizin sayenizde yeniden okudum. Aslında gerici "kadın" istemez.
Çünkü o bir kadın değil "metadır" onlar için.

VOLKAN - KALDERA dedi ki...

Gericileri, yaşam tarzlarını, giyim kuşamlarını, zevklerini, düşüncelerini, nasıl adamı yatağa alıp almayacaklarını ne kadar da iyi tanıyorsunuz?

Ben de kendimi "GERİCİLERE" yakın sanırdım. Tühh bilmediklerime utandım şimdi...

(Siz yazdınız diye değil bu yazılanları iyi biliyormuşsunuz gibi onayladığınız için bildiğinizi düşünüyorum. Birde Bekir Coşkun'un ne kadar bildiği, tanıdığı mevzuu var tabii...)

Asortik Krep dedi ki...

Volkan-Kandera, onları tanımak için illa yatağına girmeye gerek yok,her yerdeler maşallah..Kafanı çevir etrafında göreceksin :)
Bana laf sokmaya çalışmandan değil de inan ki bir kadın olarak hala bunlara taraf çıkmaya çalışmana da çok bozuldum.İyi biliyorum belki, ne biliyorsun 98 senesinden beri çalışıyorum ve ben başkalarının benim kafama sokmaya çalıştıklarıyla değil birebir kendi gözlemlediklerim yüzünden tastikledim.. Bence bu gericilerin evlilik harici yaşadıkları kadınların erkeklerle istedikleri gibi yatma düşüncesindeki kadınlardan hiç farkı yok.Para için yatanı imam nikahı adı altında yatana tercih ederim.En azından diğeri ekmek parası için çalışıyor.İman allahla kul arasında kalmalı.Hele empoze etmeye çalışanları midemi bulandırıyor.

yagmur damlasi... dedi ki...

HERKESİ HOŞ,KENDİMİZİ BOŞ GÖRMEK

Bir kimsenin dalâlete düşmesinin başlıca sebeplerinden birisi, kendisinde varlık görmesidir.
Her şeyin O’nun ve O’ndan olduğunu unutur, Hazret-i Allah’ın mülküne ve kudretine ortak olmaya çalışır.
Halbuki, kendi kusur ve hatalarımızla meşgul olmaya, başkalarının ayıplarını örtmeye çalışmalıyız.

Hesaba çıktığımız zaman
-falanca şu günahı niçin işledi? diye sormayacaklar.

-Sen bu günahla niye geldin? diye soracaklar.

Hiç kimseye gülünmez, hiç kimse ayıplanmaz. Kimi ki ayıplayacaksak, bir de dönüp bakarsak bütün ayıpların kendimizde olduğunu görürüz.

Kimisi ordan kaymış, kimisi buradan.

Bizim de kaydığımız nokta belki onlardan büyüktür.
Onun için hiç kimseyi ayıplamaya gelmez.

Açıkmış, saçıkmış, sarhoşmuş,
Hayır,hayır …
Herkes icraatını yapacak ve kendi ameli ile kabrine gömülecek.

Biz nefsimizle mücadele etmekle meşgul olacağız, böyle şeylerle ilgilenmeyeceğiz. Bizim ayıbımız bize yeter, onun ayıbı ise onun olsun.
Biz herkesi hoş kendimi boş görelim.

Omzumuza bir heybe alalım. İyiliklerimizi arka torbaya atalım ve onları hiç görmeyelim.
Kötülüklerimizi de ön torbaya koyarak onları daima göz önünde bulunduralım.

Hep başkasının faziletini görelim, kendimize değer vermeyelim. Böylece ömrümüz boyunca istiğfârı elden bırakmamış, hiç kimseyi de hor ve hakir görmemiş oluruz.
------------------
Noksanları tamamlamak ise vazifemizdir.
Bir müminin noksanını görüp onu tamamlamak, yıkılmaya yüz tutmuş bir duvara destek vurmaya benzer. Noksanlar tamamlanacak, fakat ayıp aranmayacak.
-------------------
Hakk'ın huzuruna varıncaya kadar herkes haklıdır.
Pirinç ile taş orada ayıklanacak.


(Ö.M.E.R Ö.NGÜ.T Söz.ler ve Notlar.dan)

Asortik Krep dedi ki...

Yorumu sen yapmışsın zaten,ben yorum eklemiyorum Yağmur Damlası :)

VOLKAN - KALDERA dedi ki...

Savunduğum yada taraf olduğum nokta çok eşlilik yada sapkınca tavırlarda bulunan ve "her kesimde mevcut olan kişiler" değil, ASLA.
Ama içinden çıkan çürük elmalar nedeni ile tüm kasayı mundar eylemenizin tutulacak tarafı yok. Sizce evlilik harici ilişki yaşayanlar sadece GERİCİLER mi? Sizin 98 yılından beri şait olduğunuz bu tip ilişkiler sadece GERİCİ kesim tarafından mı uygulanıyor?
Ayrıca TÜRBAN / BAŞÖRTÜSÜ olayını her laf sokma çabasında kullanan kesimin o beğenmedikleri GERİCİ kesimden farkı olduğunu kim savunabilir?
İmanın Allah İle Kul arasında kalması konusu su götürmez bir gerçek olmakla birlikte MÜSLÜMANLIK ETRAFINDAKİ İNSANLARI DA GERÇEĞE/DOĞRUYA DAVET ETMEK GİBİ BİR MİSYON YÜKLER İNSANOĞLUNA. Bundan sebepdir Müslüman İnsanların çevresindeki insanlara da doğru bildiklerini anlatmaya, kafasındaki soru işaretlerine birlikte cevap bulmaya çalışması. Yoksa kimsenin kimseye zorla birşeyleri yaşatma çabası yoktur, olamazi olmamalıdır. MÜSLÜMAN İNSAN DİNİNDE ZORLAMANIN OLMADIĞINI EN İYİ BİLENDİR. Basitce Teklif var Israr yok dersek sanırım anlamış olursunuz.

LoLi dedi ki...

Özgürlük kavramı ne zamandan beri sadece sanat, resim, edebiyat, kitap, dergi, gazete, heykel, sinema, tiyatro ve müzikle anılır hale gelmiş?
Bunu Sayın Coşkun'a sormak istiyorum.
Sayın Coşkun sanırım Özgürlük tabirinin sözlük anlamından bihaber; Özgürlük kelimesinin anlamı kısaca TDK’da şöyle geçiyor. Özgürlük: “Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu!” Kişinin yapmış olduğu gaf karşısında son yüzyılda engin ve zengin deyim literatürümüze ülkemizde en çok rağbet gören spor olan futbol kurallarından esinlenilerek giren 'dakika bir gol bir' deyimi sayın yazarın ilk paragrafında düştüğü içler acısı durumu yeterince ifade ediyor sanırım :)

Özgür Kadın kimsenin inancına karışmaz. Doğru yahut eğri farketmez ;) İnanç inançtır ve insanlar inançlarında özgürdür! Çünkü özgürlük, demokrasi kavramları sadece kendi istediği gibi değil! Evrensel anlamda her yönüyle icraata konulması gereken bir kurallar silsilesidir. Sayın Coşkun’a sadece bu kadar tenkit bile yeterli ;)

Bloğun sahibesine gelince; Bakın sahibi demiyorum, sahibesi diyorum. Şerh düşmeme gerek yok sanırım. Kendi halkından büyük bir kesimin en büyük demokratik hakkı olan oy tercihlerini, kendi siyasi görüşünden yana kullanmadığı için! İnsanlara göbeğini kaşıyan adam! Yaftası vuracak kadar demokrasi düşmanı bir yazarın yazısını iktibasla bu güzide bloğunuzda yayınlamışsınız. Buna bir sözüm yok ;) Eskilere hatırlatarak tebessüm ettirdiniz. Ama siz ki; Özgür bir bayan olarak! Nasıl iki tane köylü kadınının yer aldığı güzel bir yağlı boya tablosunu! Müstehzi ifadeler ve saçma sapan tezler içeren bu yazıya görüntü resmi olarak seçebildiniz? M. Kemal Atatürk’ün “Köylü Milletin Efendisidir” sözünü bugüne kadar hiç mi duymadınız? O tablo’da iki tane milletin efendisi olan köylü kadını merkepleriyle belli ki; tarladan dönüyorlar. O masum, o candan insanları nasıl Bekir Coşkun’un gerici tipi benzetmesiyle eş-değer tutabilirsiniz? Çok üzüldüm çok. Çünkü cidden çok büyük bir handikap içerisindesiniz…

Asortik Krep dedi ki...

Volkan Kandera,size cevap vermek istemiyorum..Bu konuda samimiyetinizi anlamak için bana yaptığınız ilk yorumun ilk paragrafını okuyun ve siz karar verin size bu tarz yaklaşan birini ciddiye alırmısınız..?
Bundan sonra sizden gelen bir yorumu da yayınlamayı düşünmüyorum..Değerlendirmeyi de gelen diğer insanlara bırakıyorum.. Hadi bakalım :)
İnsan yazdıklarının ağırlığını aynen söyledikleri gibi taşımak zorundadır.Bir daha yorum yazacağınızı da hiç düşünmemiştim aslında..Bence ilk cevabımı iki kez okuyun.

Loli, Bekir Coşkun'u eleştirebilirsiniz, nasıl isterseniz o şekilde görebilirsiniz umurumda değil,lakin blog sahibesi olarak beni eleştirme hakkınız yok.Beğenmiyorsanız okumayın. O tablo eleştirilmek amacıyla ya da küçük görüldüğünden değil dünyanın en özgür kadınları onlar olduğu için oraya konmuştur.Laf yetiştireceğim derken keşke biraz bloğuma bakıp en güzel resimleri orada paylaştığımı farketseydiniz diyorum. Hem her türlü sosyal projede çalışıp onlar için bir şey yapan biri olarak en azından oturduğum yerden atmıyorum.Köylü kadının yaşamını biliyorum. Derdini dinliyorum, hayatını kolaylaştırmaya çalışıyorum..Handikap yaşadığıma bir yazıyı görüp karar verme gibi de bir hakkınız yok.Bu ne biçim bir bakış açısı..Her şeyi böyle yarım yamalak mı değerlendiriyorsunuz siz..? Benim hakkımda ne biliyorsunuz ki ..? Bir yazıyla benim hakkımda karar veriyorsunuz..?
Muhteşem fikirlerinizi genelden sakladığınızdan nasıl düşüncelere sahip olduğunuzu da anlayamadığımdan sizi bir yazıya olan bakış açınızla değerlendiremedim...
Böyle gizlenipte karşıma gelmeyin blog sahibi..!!! Açık olun lütfen.

LoLi dedi ki...

Sayın Blog Sahibesi;
Öncelikle blog sahibi olmadığımı üzerine basarak ifade etmek istiyorum. Kız arkadaşım bu yazının linkini gönderdi; bende cevap yazdım. Bekir Coşkun'u eleştirdiğimi nereden çıkarttınız? Sadece içinde bulunduğu büyük hezeyanı mantıken açıklamaya çalıştım! Size gelince; haklısınız sizi tanımıyorum! Daha önceki yazılarınıza bakmadım, okumadım. Lakin fikri yapınız ve yargılarınız(ön)noktasında Bekir Coşkun'un yazısının altına imza atmanızdan sonra diğer yazılarınıza bakmaya ihtiyaç bile duymadığımı yeri gelmişken ifade etmeliyim... Sözümona Özgür ve modern kadını tasvir eden bir yazının üstüne kullandığınız fotoğrafın kullanım amacının dünyanın en özgür kadınlarına ithafen tarafınızdan eklenmesini ifade etmeniz emin olun Bekir Coşkun'un hezeyandan daha büyük bir hezeyan olmuş!
Neydi yazıda özgür kadın profili! sanat resim edebiyat kitap dergi gazete ,heykel sinema tiyatro ve müzik! Tebrikler! o profile uygun özgür kadınlar demek ki köylü kadınlarıymış! Hatta o yazının amacına göre alçak gösterilen sanat, resim, edebiyat vs yoksunu köylü kadınları size göre dünyanın en özgür kadınlarıymış! :) Gecenin bir vakti tebessüm etmeme vesile olduğunuz için teşekkür ediyorum. Bu arada muhteşem fikirlerimi genelden saklamıyorum ;) Ulusal anlamda Radyo-Tv programları hazırlayıp-sunuyorum. Bakış açısı meselesine gelince; lütfen şahsınızı tenzih ederim. Fikirleriniz ve size eleştirim noktasında yaptığınız savunmaya cevaben yazdığım bu yazıyı tekrar ve tekrar okuyun! Akıl terazisinden geçirin... Hezeyanınızı farkedin ;) güzel paylaşımlar dilerim.

Asortik Krep dedi ki...

Loli, " Bekir Coşkun'un yazısının altına imza atmanızdan sonra diğer yazılarınıza bakmaya ihtiyaç bile duymadığımı yeri gelmişken ifade etmeliyim" cümlesinden sonra sizin hakkınızda daha ilk yorumda yeterli kanıda bulunmuşum demek ki :)
Bakınız ilk cevap yorumuma(Her şeyi böyle yarım yamalak mı değerlendiriyorsunuz siz ?)
Program hazırlayıcı ve sunucusu olmanız insanları yeterince tanımadan onlar hakkında sallayabileceğiniz anlamına gelmiyor.. Size iyi günlerrr.
Yazımın kapağındaki resmi farkındaysanız sizinle tartışmayı bile gerekli bulmuyorum.Hatta laf bile yetiştirmiyorum.Beğenmediniz mi..? Ohh ne güzel :P
Gelecek programınızın konusunu ben belirleyeyim izninizle..Sanat'ta ironi! Neden acaba bir düşünün bakalım.. Başkalarının bloğuna laf yetiştirmek program hazırlamaya benzemeyebilir :)
Blog sahibesi sizi kendi hezeyanlarınızla başbaşa bırakır ve gider.Nokta.

Asortik Krep dedi ki...

Volkan Kaldera ve Loli,fikirlerinizi yazdınız, tamam izin verdik..ama zorla kabul ettirmeye çalışmakta ne oluyor.Sizin illa kendi fikrim geçerli diğerleri halt etmiş durumlarınızla ilgilenmiyorum.Ben düşündüğümü yazmışım,yorumumu yapmışım.Sizin yorumlarınızı yayınlamışım..İlla katılmak zorunda değilim ki..!

Loli siz var ya değil özgür kadın, kadının varlığına bile gıcık oluyorsunuz buna eminim :))
Yazdıklarınızdan olayın boyutunu kavrayamadığınıza da farkettim..Tartışmaya bile girmemek lazımmış,geç farkettim.Bazı şeyleri anlamak için sunucu-yapımcı olmak yetmiyor kardeş... :)
Özellikle farklı kaynaklardan okumak lazım..