Salı, Nisan 27, 2010

Yine bu yıl ada sensiz..

Bahçe yazılarına bayağı bir ara verdim. Oysa aklım bahçede ve çiçeklerde. İşler yoğunlaştıkça beni rahatlatan olaylardan biri olan bahçeyle kafamı dağıttığımı söyleyebilirim. Kaktüslerim bu sene biraz bakımsız kaldı.Yeterince zaman ayıramadım şimdiye kadar , bundan sonra işsel anlamda daha rahatladığım için ilk fırsatta soluğu bahçede alacağım.Güllerin tam zamanı, kapıdaki ve bahçedeki tüm güller açtı. Ön tarafta beyaz güller dahil, ama onları daha resimlemedim. Şimdilik kırmızı ve pembelerle idare edeceksiniz :)
Aklım geçen senelerde bahçıvanın çürüttüğü clematislerde ama..İlk fırsatta yeniden sahip olmaya çalışacağım..
Sellukaya da bakacağım. Hiçbir şeyden vazgeçmiş değilim. Cumartesi günü bizim etkinliklerin sonu, mayıs ayının 23 üne kadar (çalış karnavalı el sanatları pazarı)başka bir etkinlik yok şimdilik..Bu arada((mayıs 14-17 civarı) bir istanbul yapıp gelmeyi düşünüyorum. Babamı ve Çarliyi özledim. Burcularda bu aralar istanbula geçiyorlar, artık onlarda istanbulda olacak :)) Bunun için çok seviniyorum,bir gittiğimde herkesi görebileceğim artık.

Bir terslik olmazsa liseden sınıf arkadaşlarımla buluşacağım bu gidişte, bir gece de okul arkadaşlarımla buluşacağım.Senelik toplantılar bunlar, geçen sene kaçırmıştım.


Aslında sizlere uzun uzun Gülen yazmak istiyorum :) Şimdiden sonra sanırım uzun uzun yazacak daha çok zamanım da olacak ama gittiği güne kadar belli bir zaman ayırabildiğim Gülen için cumartesi günü özel zaman ayırdım.. Son gün yani gittiği gün kahvaltıya gittik Koca Çalışa , ben Gülen ve Zehra ile Derin, daha sonra bize acemi hobici de katıldı. Çok hoş sohbet bir kahvaltıdan sonra Acemi Hobici eve, bizde Gülen'in yeni evine gittik. . Daha sonra Zehra ve Derinde eve döndüler..Gülen, babası ve ben yeni evde biraz zaman geçirdik ve mola vermelerini isteyerek onları Kayaköy'e kaçırdım.. Gülen benim tanıdığım en sorgusuz sualsiz ,doğal davranışlı biri ama bir yandan da kullandığı kelimelerle insanı şaşırtabilen biri. Bana Batıkentte şöyle diye tam bir cümle kuruyordu ki ben atladım ve ona bana Batıkent deme ! hani Çağıl Ankara kazanacaktı ve biz Batıkente gelecektik, sana komşu olacaktım , ben yokken Çağılla ilgilenecektin oysa sen Fethiyeli oldun diye hesap sordum.

Tamam o kelimeyi (Batıkenti) kullanmıyorum bak diyerek gönlümü aldı :)) Çok tatlı biri o, bana kıyamadı ve ismi lazım değil diyerek bir daha Batıkent demedi :P

Bu arada bu gece Çağıl dershaneyle beraber önce Ankara'ya iki gün , daha sonra da Eskişehire gidecek,üniversiteleri tanımak için.Hoş o İstanbul istiyor ama ben çok gitsin istedim. Pek o tarafları görmediğimizden fikri olsun istiyorum okullar hakkında.

Gülen, O gün kahvaltıda plajda gezmedik nokta bırakmadı , bir ara denize de üstündekilerle atlayacak sandım, hayat dolu ve etrafa da bunu hissettiriyor.. Biz ona kolayca alıştık, gidince özledim bile.. Gel artık diye telefonda itiraf bile ettim :)

Birde anlatmam lazım ki Kaya' dan dönüşte yol üstünde bir demet çiçek satan küçücük bir kız çocuğundan babası bizim için çiçek aldı, papatyaları bana verdi.Ben de onları eve geldiğimde suya koydum ve Gülen diye sevdim. Yalnız o papatyalar kadar narin ve kırılgan birde bunu hissettim.. Ona alıştığımı da...
Kendimi kötü hissettiğimde bu balkonda soluğu alıyorum.Güneşte kitap okuyup, çiçeklerle dertleşiyorum. Bu balkonun son hali.. Petunyalar işyerinin doğumgününde geldi..

Kaktüs köşesi..

Bu sehpayı 2. el pazarından aldık..Ferforje. Üstüne kaktüslerimi koyuyorum.

Yazıya akşam başladım, gece 2.30 civarı da uykum geldiğinden bıraktım. Hatta gmailde Gülenle karşılaştık ve sohbet ettik uzunca.. ama aması var işte. Onunla ilgili değil de bugün biraz keyfim yok. Canım acıyor nedenini paylaşmak istemiyorum, belki daha sonra ..

Zen'e gittim sabahtan.. (Cümleyi okuyunca Zen aradı, orasıyla ilgili değil,oradan çıktıktan sonra oldu)Oysa bugün gayet neşeli ve güzel, cıvıl cıvıl bir yazı olacaktı bu yazı. Belki ararım öğleden sonra özlediklerimi, keyfim yerine gelir mi bilmiyorum.. Yeni konuştum oysa ama şimdi ihtiyacım var konuşmaya. Bugün öğleden sonra yine Fethiye Kültür Merkezinde görevliyim.Dörtten sonra etkinliklerdeyim. Neyse kafam karışık ve içim acılı şu an , bu kadarı bu yazıya yeter de artar bile.

Son kaktüslerim.. Yeni aldım..

Petunyalar..
Ares..
Güneş vurduğunda öyle güzel gözüküyor ki..!
Bahçe kapısı güllerden geçilmiyor..Dün bir kaç tane de büro için kestim. Biraz da Fatoşa götürdüm pembelerden..

pembe gül.

Bunlar sonradan diktiklerimizden..

Bahçe düzenlemesi yarım kaldı, yapan firmanın işi çıktı, bu aralar ortalarda yok ama zaten artık mevsim geldi, ben toparlayacağım artık bahçeyi..

Bunlar soğanlılardan ,bu kış diktim. Bu konuda acemiyim biraz, yeni öğreniyorum.
Gölge seven ve fazla su istemeyenlerden..

Çam ağacının altının düzenlemesi bitince görüntüleyeceğim.Yeni çiçekler düşünüyorum oraya ama sevdiklerimden. Sevmediğim hiçbirşeye hayatımda tahammülüm yok bu aralar..

Bu bitki bir kere çürüdü bahçıvan çok sulamış, sonra kalanlardan tekrar canlandırdım zorla.. Seviyorum bu tarz değişik çeşitleri de..

Hatice Teyze'den değişik bir sukulent.

Bunlardan bende yoktu, bu bahçede yani, komşumdan aldım geçen bahar..

Bu mine çiçeklerini seviyorum ama etrafı boş olacak,oysa Uzunbey sokak kapısının yanına üç renginden dikti ve kaldıracağımı söylediğimde bana küsüyor.Bu yüzden oraya karışamıyorum. Bir gün devrim yapacağım ama ne zaman bilmiyorum :)
Pembe-sarısı ve kırmızı sarısı da var ama açmadığından görüntüleyemedim..

Aşkın Gözyaşı.. İsim süper...

Pembe ceylan sardunya..

Pembe sardunya.

Sukulent.

Bu da çardağa sarılı olan sarmaşık güllerden..
Fazla oyalanmadan gönderiyorum yazıyı. Canım acıdı.. keyfim kaçık, yüzüm düştü bugün.
Not: Gülen'in son yazısıyla alakalı bir durumumuz yok , bizimle ilgili bir olay değil.

17 yorum:

Mine Özgür dedi ki...

Sevgili Asortik,resimler çok güzel.Selluka için biraz sabret,büyüsün göndereceğim..
Ayrıcaaaaaaa hiç bir şey için üzülme sakın..Bu bir teyze tavsiyesi..Yabana atma sakın..Sevgilerimle...

evren dedi ki...

Bahçeniz çok güzel yine, umarım keyfiniz de düzelir. Yanlış anlamadıysam o tamamen beyaz olanlar da mine çiçeği, değil mi? O türlüsünü hiç görmemiştim.

minimalist dedi ki...

Asortikcim Selam;

Balkonun harika. Son aldığın kaktüsleri koyduğun fincanlar ve görüntüsü çok hoş.

Çağıl ne zaman Eskişehir'e geliyor? Uygun olursa beni arasın, bulsun. Eskişehir'e gelmelerine yakın bir zamanda beni ararsa kendimi ayarlayabilirim. (Aniden arandığımda derste olabiliyorum ya da bir iş olabiliyor çünkü.)

Buarada Eskişehir'de de BAtıkent var ve ben orada oturuyorum :)))

Asortik Krep dedi ki...

Mine Hanım, çok tatlısınız.. Beni hiç yalnız bırakmadınız,teşekkür ederim :)

Evren, evet mine çiçeği.

Minimalist, Çağıl iki gün Ankara da cumartesi günü Eskişehire geçiyorlar.Sizin okulu ziyaret edecekler.Cumartesi olduğundan okulda olmayacağını biliyorum, teklifin için teşekkürler.. Biliyorum ordasın bu da beni rahatlatıyor. Sağol :)
Zaten bir yakışıklımız sana emanet :))
Batıkent konusuna gelince "özel görüşeceğiz" dermişim :)

Arzuco dedi ki...

benim mavi kuşla ilgili sorum olacak belli bir son günü varmı. mayıs demiştiniz. yurtiçi kargo bana çok ters olduğu için bugun yarın derken kaldı. hazırlandım göndermek istiyorum

Asortik Krep dedi ki...

Sevgili Arzuco, mayıs ayının sonuna kadar kargoları bekliyorum. Daha zamanımız var. 23 mayısta çalış karnavalının el sanatları sergisi var, 29 mayısta çalış karnavalı sergisi var. O iki gün elimizdeki ürünleri çıkaracağız.Satılmayanlarda zaten raflarda gerçek sahiplerine ulaşmak üzere bekleyecek.
İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

beste dedi ki...

ozlemistik bahceyi, guller sahane o pembeden anneannem surup yapardi. kaktus sehpaniz kupalar cok hos, niyeyse ben mesafeliyim kaktuslere batiyorlar diye herhalde:) Komsudan alinan sukulent aloe vera'ya benziyor! ciceksiz kalmaz hic ayni gonlunuz gibi:)

Gülen Tezer Üstün dedi ki...

:) Asortiğim :) söylediğin bütün her şey için çok teşekkür ederim. Senin gibi özel bir insan tarafından böyle algılanmak ebni çok ama çok mutlu etti :) Gelince çok daha güzel günlerimiz olacak. Ben seni çok sevdim. Babam için bizim bahçeye de çiçek dikeceğiz değil mi??
Çok ama çok özlediğimi söyleyerek öpüyorum canım canım :)
O sıkıntıları da konuşuruz, benimkileri de..

içimdeki yolculuk (funda) dedi ki...

bu kadar yoğun tempoda bu bahçeye nasıl vakit ayırabiliyorsun?? şaşırdım doğrusu birde yazı yazıyorsun üstelik:)) ya bendemi fethiyeye taşınsam ne:))şimdi siz çaylar fasıllar sürekli beraber olursunuz aman arada bende kaçarım..gerçe önce aşkoşun güleni affetmesi lazım dimi gülencim:))

Asortik Krep dedi ki...

Beste, benimde babamın teyzesi pembe güllerden yapardı.Camlara koyup renklenene kadar bekleyemezdim,çok severdim. Çatalca da otururdu ve kocaman bir rum evinin kocaman balkonunda gülleri ve sardunyaları ile otururdu.Ne zaman gül yaprağı görsem aklıma o gelir.
Gelinciklerden de annem şurup yapmıştı 2-3 sene önce, trakyadan ayçiçek tarlalarından topladıklarımızla.

Aleo vera olabilir, haklısın.Nedense kaktüslerin latince adlarını sevmiyorum bu yüzden de öğrenemiyorum.

Gülen, siz gelin ben özel olarak getireceğim bahçemdekilerden Baban için..

Funda, bence sık sık Fethiyeye gelmek zorunda kalacaksın :)bak söylemedin deme:))

bilge dedi ki...

bahçeniz ve güller kupalar daki kaktüsler harika keşke fethiye ye gelmiştim keşke sizinle karşılaşsaydık o güzel bahçenizde bir merhaba derdim bende işlerden fırsat buldukça bahçemle ilgilenmeye çalışıyorum inşallah sizin bahçeniz gibi güzel bir bahçe olur benimki de sevgiler..

Asortik Krep dedi ki...

Sevgili Bilge, sizinle yeni tanıştım ama Fethiye de olduğunuzu bilseydim kesinlikle görüşmek isterdim.Belki de karşılaştık bir yerlerde, üzüldüm şimdi..Benim okuduğum bloglarda ya da tanımadığım blogda olsun buraya gelipte aramak isteyen herkese kapım açık..Müsait olduğum her zaman görüşebiliriz..
Sizi izlemeye alıyorum.Bir daha ki sefere de özel bekliyorum.Arkadaşınıza selamlar hiç değilse onu kahveye bekliyorum :))

Ayca HOSER dedi ki...

Merhabalar , blogunuzu kisa sure once takip etmeye basladim...Acikcasi bu yazinizi da digerleri gibi hayranlikla okudum...Firsat buldukca da devam edicem...

Su ana kadar yorum yazmamistim blogunuza , fakat "Askin goz yaslari" cicegini gorunce icim yine ciz etti ve yazmadan edemedim...

Yillar once benim de vardi ve anlamlandiramadigim bir sekilde kurudu gitti...Rica etsem bana "gozyaslarindan" yani tohumlarindan :) gonderme imkaniniz var mi ?

Gorusmek yazismak uzere , sevgiyle kalin...

TuTsİ dedi ki...

Çiçekler harika görünüyor
ekrandan kokuları geldi burnuma sanki.

Asortik Krep dedi ki...

Sevgili Ayça, adres gönderirseniz size kargo ile hazır olmuşlarından gönderebilirim..
asortikkrep1@gmail.com
Biraz geç cevap verdim yoğunluktan kusura bakmayın..

Tutsi, çok güzellerdir,daha da güzelleri açacak bir müddet sonra.

elmalı kurabiye dedi ki...

bahçenize hayranım zaten.Herşey çok güzel.

Asortik Krep dedi ki...

Elmalı Kurabiye,teşekkürler..Size özel bahçe yazıları gelecek ..