Salı, Şubat 01, 2011

deniz kokar tüm sokaklar

Sevdiğim tüm sokaklar denize açılır ve ben deniz kokan sokaklar hastasıyım  :)  Öyle ki alır götürür beni,çıplak bir bozkır rüzgarına teslim eder. Deniz kenarından birden yalçın bir uçurum olur etrafım.Toz toprak savurur ve saçlarımı yalayan bir alevdir aynı zamanda. Oysaki oranın kendine ait bir havası  vardır,herkes bilmez, herkes görmez. Dokunulmaz; saçları atkuyruğu bir rüzgardır o hızına erişilmez. Alır götürür beni bahar sersemliğine...
Bir akşam, günbatımında çarpar adamı, öyle bir çarpar ki okuduğunu anlatamaz, gördüğünü yaşayamaz duruma getirir, sessiz ve sakin derinden giden ağaç kökleri gibidir,topraktan beslenir ama sen onu ancak meyve verdiğinde farkedersin. Dokunursun tek tek yapraklarına o fırtına da sığınmak istersin ama izin vermez, veremez.O nice fırtınalarda çok yolcu saklamıştır aslında.Dokunamazsın özsuyuna,oysa dokunmak istersin, hepsini içmek, sende fırtınalara karşı öyle dik,dimdik  durabilmek. Bahar gelmeden ne sen ona ne de o sana alışabilir.Tam atacak derken kar yağar üzerine.Şimdi öyle savunmasız ve tek başına beklersin. O ağaç hep seni korusun,sonsuza dek bırakmasın, saklasın gizli dallarında.Oysa arasıra o çok sevdiğin kuşlar gelir, bir tohum getirir bazen de bir dal.Dokunmak istersin ama dokunamazsın.Nedeni yok, konuşmak istersin konuşamazsın.Yine nedeni yok.Anlatmak istersin,paylaşmak için  ama paylaşamazsın.Sonsuzluk işareti gibidir aslında, bir taraftan sonsuzluksa diğer taraftan da sonsuzluğa giden bir işaret.Sen ortada kalmış bir nokta. Hangi tarafa hareket edeceğini şaşırmış bir su, bazen bir damla bazen  noktalar bütünü ya da. Tam kaldım derken içinden bir filiz yeşerir ve canlanırsın ama o kadar. Sende bir ağaçsındır artık.Büyümüş, çiçekler açan ama kökleri sıkı sıkıya toprağa bağlı, içinde yeşerenleri kaybetmek istemeyen.

... ... ...

Annem, Babam, Çağıl ve  Atahan cumartesiden beri bizde.Cumartesi kardan dolayı çok geç geldiler.Pazar Zehra'larla beraber kar görmeye Eren Dağı'na sucuk,ekmek,şarap gezisine gittik. Kar gördük,kaydık,oynadık.

Bugün Çalış'ta denizin kokusunda kaybolduk,dalgalarda daldık, içtiğimiz çayları muhabbetimize katık ettik.

Akşamda Kayaköy İlköğretim Okulu projesinin toplantısına gittim. Çarşamba günü 2. el pazarında yiyecek standını biz aldık.O gün dostlarla beraber tüm yiyecek satışları okulun kapanmaması için bizden.

Uzun zamandır şarkılar yok, aklıma geldikçe ekliyorum ki güzel bir liste oluştursun.Bazen onları tek tek bulup dinliyorum..Bu da öyle bir yerlerden düştü önüme... Güzeldi,ilk duyduğum günkü gibi. Bu tarz şarkıları seviyorum. Sonra buna rastladım.Kıyamadım bu gece iki şarkımız var, ikisi de birbirinden güzel.

5 yorum:

Beyaz Piyon dedi ki...

Geçsede yolumuz bozkırlardan, denizlere çıkar sokaklar..

(ikinci şarkı daha güzel :)

Asortik Krep dedi ki...

BeyazPiyon, yorum için teşekkür ederim.Doğan Canku, bizim yaş grubumuzda gitar çalanlar için duayendir :)
İkinci şarkı başka bir kategoride ama müzik açısından yine bizim yaş grubumuz için çok önemlidir.
İki klasik diyebiliriz.Yaşı olmayan şarkılardan.

Zehra Gürgen dedi ki...

çok güzel bir haftasonuydu, dünde harikaydı..bugün seni görmeye gelirsem pazara bugünde çok güzel olacak...

denizanasi dedi ki...

ya senın yazılarını her okuyuşumda burnuma nefiz bir deniz kokusu geliyor:)

Anonim dedi ki...

Canım sıkılıyor :/..öğrenci olmak güzel ama !
ashley