Cumartesi, Şubat 12, 2011

Yok sensiz olmaz


1. bölüm: Bu yazı iki gecedir yazılmayı bekliyor.Uzun oldu yazmayalı yine,  ama annemle babam bendeydi.Hatta Atahan ve Çağıl. Geldiler, sanki geldikleri gibi de gittiler. Öyle hızlı geçti ki.Tek fark evde biraz kalabalıktık.Yoksa Atahan ilk defa anne ve babasından bu kadar uzak kaldı,bir gün bile sesi çıkmadı.Çok uyumluydu.Ares ve Uzunbey'le kanka oldu. Çağıl bir hafta kaldı,gitti.Biz gezdik,evde sohbet ettik,keyifli sofralar kurduk ve konuştuk. Onlar geldiğinde ben işim çıkmadıkça pek büroya uğramıyorum.Mail ve telefonla işimi görüyorum. Gitmem gereken toplantılar varsa katılıyorum,onun harici çalışmıyorum.
Bu pastalar Zehra'dan. Aldığım en güzel hediyelerden hem de. Perşembe günü ona uğradım işten çıkınca, çarşamba gecesi annemleri geçirmiştim,geç yattım.Uğra sana bir şey vereceğim dedi.Böyle güzel hediyeleri olduğunu bilmiyordum.Bir kahve içtik beraber, çok yorgunum beşte kalkıp rapor yazdım dedim.Bütün günde hareketli geçti.Salmadı beni evime.Uzunbey'e telefon açtırdılar karı koca, eve çağırdılar.Bizde balık yiyeceğiz dediler. Zehra sofrayı kurdu, eşi balık pişirdi bize.Nefistiler her zamanki gibi :)) Zaman nasıl geçiyor anlamadık, eve geldiğimizde saat onikiydi. Oturdum bilgisayar başına ama yazı yazamadım.Üçte de yattım.

Annem yine çok güzel takılar getirmiş bana. Bu maviler benim istanbulda beğenip illa bana ver diye tutturduklarım.O zaten sana yapacağım ama bunlar bana örnek kalsın ,gelirken getiririm dediği için sonradan geldi.Yüzük ve bileklik.
Ares ve kankası Atahan :)  Son gece vedalaşıp ayrıldılar..

Gülderen İstanbuldaydı üç hafta.Görüşemedik yılbaşında da. Bizde buluştuk çarşamba günü çalışta, beraber kahve içtik.Üstündeki yelek onun eseri. Bana da aşağıdakileri hediye almış :)
Salı akşamı Üzümlü Wine House'ta Quiz' deydik. Yani yabancıların kendi aralarında eğlenerek ödüllü oyunlar oynadığı geceler diyebiliriz.Onlar bir fark yaratmışlar ve oyunlardan kazandıklarını hayvanlarla ilgili bir oluşuma bağışlamaya karar vermişler. Animal Aid Fetav'ın alt gruplarından biri ,hayvanlarla ilgili çoğunluğunu yabancıların oluşturduğundan bağış makbuzunu vermeye de  İngiliz-Türk  karışık bir grup gitti.
Soldaki Perihan Hanım, Fethiye Hayvan Dostları Derneğinin eski başkanı. Fetav adına bağış makbuzunu verdi.
Bu sepet yabancılara oyunlarda hediye verilen meyve sepeti.

Bu topların bir sırasını oluşturan gruptansanız bir kutu açıp içindeki hediyelerden birini kazanabiliyorsunuz.

Merak edenler  için quiz sorularından görüntü aldım.Her masa bir grup oluyor genelde.
Üzümlü Wine House,güzel bir şarap evi,biz  uzunbeyle her üzümlüye gittiğimizde uğrarız.
Hediyelerin konulduğu kutular.Rakamlı olanlar başka oyunlarda rakamsızlar başka oyunlarda kullanılıyor.
Biz ordayken oynanan bir oyunu anlatayım.Mesela bilgisayardan bir parça çalıyorlar. İlk bilen işaret ediyor ve müziği durdurup yanına gidiyorlar.Bilirse alttaki kutulardan birini açıp hediyesini alıyor,bilemezse müzik bilen birisi olana kadar çalmaya devam ediyor.Müzik biterse başka parçaya geçiyorlar.
Annemle bir gün özel olarak eski komşum Hatice Teyzeye gittik.Gördüğünüz tospalar gerçek,büyük olanlar yani.Ölü tospa bulursa çevrede onu toprağa gömüp çürüyene kadar toprakta bırakıyor,sonra da çıkarıp kabuklarını alıyor Hatice Teyze.Tospaları çok sevdiği için canlısını  tutsak etmek istemiyormuş :) Öndekiler biblo zaten.
Bu sehpaları da rahmetli eşi yapmış hobi olarak ahşap çalışırmış,ilk gördüğümden beri severim bu yüzden görüntüledim.
Annem bu bilekliği kendine yapmış, ben de gümüşü var :) O gün Hatice Teyzeye giderken takmıştı.
Bu örtü de annem tarafından  Hatice Teyzeye hediye gitti.Çok ısrar ettim ama bana bırakmadı :)
Bana gelenler 2. bölümde.
Bir gün de koylara gidip yürüdük hep beraber.

Geçen hafta kadın kolları toplantısından (perşembe günü )kırlent sergisi için gelenlerden.Salı günü onları sergiye hazırlayacağız. Gelecek haftasonu sergimiz var 19-20 şubat FKM'de.
Bir sabahta Yörük Müzesine kahvaltıya gittik beraber,Çağıl gelmedi.
Bu fotoğraflar oradan.
Bu müthiş kahvaltı masasında öğlene kadar keyif yaptık biz.
Cuma da annemler gittikten sonra Zehra ile çarşı pazar gezip,dolaştık, tost yedik,merkezde iksirci diye çok güzel meyvesuyu satan bir yerde.Mutfak mazağalarını gezdik ve alacaklarımız için ön araştırma yaptık.

Atahan'a paten aldık 2. el pazarından , annesinden izin almadan aldı uzunbey ona ,sonradan pişman oldum ama allahtan kızmamış burcu.Kaydı bütün gün pazarda. Biz o gün Kayaköy ilköğretim okulu yararına yiyecek sattık beraber.Uzunbey ona, kal burda seni kayaköy ilköğretime göndereyim, kapanmasın dedi.Şimdi yazıyı yazarken burcuyla konuştuk,hiçbirşey anlatmamış orda. Oysa ben burda kaldığı günlerden kitap yazabilirim :) Her gece ben yatırdım onu, ben giydirdim.Dertleştik bol bol ,o kızlardan dem vurdu ben ona kızları nasıl anlayacağının tiyosunu verdim.

Ares, ben ve uzunbey bu sabah yürüyüşe gittik yine.Annemler gittiğinden beri her sabah deniz kenarına gidiyoruz beraber.Bugün hava o kadar güzeldi ki hırka ile gezdim deniz kenarında.Hatta terledik.Sonra da kahvaltı ettik kargı da karataş plajında.Plaj ilk defa temizdi, temizlemişler yani.Gözüme çok güzel gözüktü.Orayı seviyorum.Çantamı almamıştım giderken, makine yoktu yanımda yoksa görüntüleyecektim.

Yarın piknik günü. Zehralarla pikniğe gideceğiz bir terslik olmazsa. Bugün  normalde çalışmıyorum ben ama bir açılış vardı ,oraya gittim.

Önümüzdeki hafta çok yoğun Fethiye'de. 19 u akşamı oda müziği konseri var FKM 'de büyük salonda. Gündüz bizim kırlent sergimiz var yine cumartesi - pazar sergi salonunda.Pazar günü Çalış Karnavalı 2. el pazarı (car boot sale) var Çalış'ta.

Ben iyiyim, çalışmayı özledim aslında.Bahçeyi de özledim :) Bu sene hava durumundan dolayı iki ayrı seferde bahçedeki ağaçlar devrildi.Biri bizim kaya bahçesindeki bitkiyi ortadan ezdi, diğeri de değişik ve güzel bir çam ağacının bir tarafındaki dalların hepsini kırdı.Begonvilin yatak odama kadar  çıkan tüm dallarını budattım.Sert bir budama oldu ama bu yaz coşmasını bekliyorum.Kaktüsler iyi , büyük bir kaybım yok.Balkonda kediler bir kaç saksımı kırmış sadece. Ortadaki kaya bahçesini tekrar güzelleştirmek istiyorum. Lale ve sümbül soğanlarım açmadı hala. Bir ara çok güzel bahçe slaytları gönderiyordu bir arkadaşım kendi çektiği fotoğraflardan, yine bana fikir vermesini bekliyorum bu bahar :) 
Bahçeye Hatice teyzeden aldığım çarkıfelek diktim.Bakalım tutacak mı..? Nasıl bir şey derseniz tık

Biraz da gönlümün bahçelerinde gezelim isterseniz... Mutfakcamı Burcu benim kızkardeşim biliyorsunuz.Asortik Krep ismini de bana o taktı :)  Bazen yakınımdaki   insanlar gerçekten asortik bir krepsin diyorlar, burcunun kulaklarını çınlatıyorum, demek ki beni iyi tanıyormuş :)  Doğal görünmeyi ve davranmayı seviyorum ama bazen beklentiler sanki başka yöndeymiş gibi geliyor.Bu beni rahatsız ediyor diyemem çoğunlukla umursamıyorum ve susuyorum. Çok net göründüğümü ve mesajlarımın da aynı davranışlarım kadar net olduğunu düşünüyorum.Umursamadıklarım arasında son zamanlarda bana sorulan istanbula mı gideceksin ya da ne zaman gideceksin  soruları da var. Bir kaç ayrı kişiden aynı cümlelerle duyunca insan kendi aralarında konuştuklarını anlıyor zaten. Eh madem bloğu izliyorsunuz o zaman blogculuğun da bir kuralı olarak  bu dengeyi bozmayalım ve blogdan cevap verelim derim. İstanbulu özlemem, gitmek istediğimden değil, gerçekten gitmek istesem giderim ama ne yalan söyleyeyim özlüyorum. Burada yaşamayı da seviyorum.Hem ben nerede olursam olayım Asortik bir Krep'im. Yani nerede yaşadığım önemli değil, dere kenarında bir çadırda bile yaşasam inanın aynı şartlarda yaşardım.Başkaları gibi bukalemun olamıyorsam asi duruşumdandır, inadımdandır, kimseye benzemeye çalışmadığımdandır.Başkalarından bir beklentisi olmayınca insan böyle olabiliyor :) Umarım en az görüntüm kadar samimi bir yazı olmuştur. Sevgilerimle yazımı bitiriyorum.

Babamın bize büyürken öğrettiği gibi her koyun kendi bacağından asılır, başkalarını takip edene kadar kişi kendini geliştirmeli derim.

Not: Bu akşamın şarkısı nefis bir albüm çıkaran Nilüfer'den...

10 yorum:

Çınar dedi ki...

Fotoğraflar yine çok güzel. Gezileriniz ve etkinliklerinizle ilgili yazını yine keyifle okudum.

Annenin hediyesi takılarına bayıldım:)

Sevgiler

Berceste dedi ki...

Seni gidi Asortik Krep seni! Gene annene hayran biraktin beni :) Elleri dert gormesin, takilar, patchworkler, hepsi birbirinden guzel!

Benim carkifeleklerim burada bak :)
http://berceste.blogspot.com/2010/07/saat-cicegi-passiflora-carkfelek.html

Arkadasliklar, hediyeler super... Yerler, manzaralar, yiyecekler super... Ama sizin oralar biraz kucuk Ingiltere olmus sanki :(

Ozlem dedi ki...

Seviyorum seni canımmm:)

Zehra Gürgen dedi ki...

Canım, annen gerçekten hem marifetli hem tam bir İstanbul Hanımefendisi..unutmuşsun az da olsa güzel sesi ile bizi kırmayıp arabada sanat müziği söylediğini..
Sen de annenden almışsın zarafetini, babandan da ışıltını.
ailenle birlikte olduğum her an çok güzeldi.
takılar ve örtüler kıskançlık yaratacak kadar güzeldi, bu nedenle kıskanmamı artık hoşgörürsün.

Güllere gelince sen beğendinya asıl onlara güzellik katan bu. Beğenilmeleri...yoksa kıymetsiz olurlardı..

kıymetli arkadaşım hep mutlu ol!!
sevgiler...

Özgen dedi ki...

Canım merhaba ne güzel anlatmışsın yine olup biteni.Allah kavuştursun göndermişsin anneciğini.Ben seni öyle tatlı,doğal ve şirin buluyorum ki kendine has özel bbir havan var.Sakın bozma.Ayrıca annen ne kadar marifetliymiş öyle.Yaşantına hayranım biliyormusun,herşeyiyle buraların güzelliklerinin tadına çıkarıyorsun, sevgiyle kal arkadaşım...

minimalist dedi ki...

kesinlikle kendin gibi samimi bir yazı olmuş merak etme :))) 15 tatil planım suya düşünce Fethiyeye gelemedim ve şu sıra Eskişehir'den arkama bile bakmadan kaçasım var. Ahhh o kadar özledim ki havasını, suyunu, ailemi. Seni okudukça bir nebze olsun hafifliyor :(((

zeynep dedi ki...

her bölümü haz veren yazılarını arkası yarın gibi izliyorum.
resimler, konular ve anlatım bir içim su.
iyiki seni tanıdım..
sevgiler....
zeynep


not bana yollayacağın mail ne oldu?

Asortik Krep dedi ki...

Çınar, yazının ikinci bölümünde kendine yaptıkları da var :)
Bende yaptıklarına hayranım :) Ucundan kıyısından bana da yeteneklerinin geçtiğini hayal ediyorum bazen :))
Zaman bulup yaparsam deneyeceğim birgün :))

Berceste, annem üç senedir bakırköyde halkeğitimin kırkyama kursuna gidiyor.Çok hoş çalışmaları var arkadaşlarıyla ama ben onu bildim bileli dikiş diker ve öğretmen okulu öncesi kız meslekte okumuş.İstediğin zaman görüştürebilirim oda senin yaptıklarına bayılacaktır eminim :)
Çarkıfeleklerin çok güzel, annem çok sever, biraz da bunun için bahçeme diktim.
Küçük İngiltere durumlarında haklısın ama unutmayalım ki yine de buralarda yaşamak zor, çoğunlukla bizleri sevenler buraya geliyor :)
Özlem, ben deeee :)

Zehra'cım, unutmadım unuturmuyum geçirdiğimiz güzel günleri :) İlk aklıma gelenleri yazdım, ikinci bölümde daha ayrıntılı yazayım o zaman.Onlarda sizi sevmiş, beraber olmaktan mutlu olmuşlar :)

Güller enfesti, tadları da..ve haklısın ben ikisinin ortaya karışık haliyim :))

Özgen, bu aralar ilk müsait olduğumda sizi arayacağım, şömine havası geçmeden bir muhabbet yapalım istiyorum bir gece.

Minimalist,bence buraların havası emekli olunca daha çok çıkar ama tatillerde de fena olmaz.Dün aksazlarda denize girenler vardı :) söylemeden edemedim..

Zeynep,teşekkür ederim yazdıkların için.Bende seninle tanıştığıma çok memnunum.Tatile buraya bekliyoruz biliyorsun.Maili unutmamıştım ama dönüp baktığımda diğer mailimdeydi ,bulamadım o anda ama hatırlattığın iyi oldu çünkü dönüp iyice taradım ,buldum ve sana yolladım :) Beğeneceğini umuyorum :))

JİVAGO dedi ki...

Kandilinizi
ve Sevgililer Günü'nünü kutlarım...

Asortik Krep dedi ki...

Jivago, teşekkür ederim.